Demek Ayrılıklar Böyle Oluyormuş...

'Resimli Şiirler' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 14 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Demek Ayrılıklar Böyle Oluyormuş... konusu
    [​IMG]

    " Ey ayrılık; sen nasıl bişeysin Ki bütün aşklara hakimsin, aklım almıyor. Acaba bi Kere olsun aşKta kazanabilmek için sana mı aşık olmak qerek..??"
    demek ki böyle başlıyormuş ayrılıklar!
    qarip bir sıkıntı çörekleniyormuş içine..
    nefesin daralıyormuş..
    aqlamak qeliyormuş içinden...
    Bir yanın < hadi aqla > derken..
    diqer yanın < sakın ! > diyormuş kızarcasına..



    Bir siqara yakılıyormuş pencere önünde..
    qecenin siyahına bakılıyormuş..
    yüreğinin daha siyah olduğu fark ediliyormuş sonra..
    Ellerin titriyormuş siqaranın küllerini pencere parmaklıklarından dışarıya
    savururken..
    Sözde duma qözüne kaçıyormuş da bir -iki damla yaş süzülüyormuş..
    Kendine yalan söylemeli başlıyormuş insanın o an..
    ama itiraf edemiyormuş..
    Sonra bitiyormuş siqara..
    pencereden aşağı bırakılıyor ve karanlıkta qözden kayboluşu
    seyrediliyormuş...



    ayaKların direniyormuş, titreyerek de olsa..
    ağır adımlarla mutfağa kadar taşıyormuş bedenini..
    bir bardak demili çayın yanında , bir siqara daha yakılıyormuş..
    el ele çekilen resimler alınıyorumuş, şiirler ve hediyeler..
    hepsi mutfak masasının üzerinde duran eski radyonun yanına
    bırakılıyormuş..
    az sonra olacaklardan ürkerek ağır ağır oturuluyormuş sandalyeye..
    Önce siqaralar yakılıyormuş, sonra yadiqar radyo açılıyormuş..
    ağlamak isteniyormuş, ama ağlanamıyormuş..
    her melodi bi sancı..
    her nota bir hançer misali saplanıyormuş..
    kanaması durdurulamayan yüreklere...



    < qayet qüzel yaşarım ! > deniyormuş önce..
    acınası bir qülümseme ile...
    aptalca qülümsemeler devam ederken yüzünde.. ŞAH-MAT!


    [​IMG]

    evet, kaybettim diyormuş yüreğin..
    isyanın en tepelere ulaşıyormuş..
    Nedeen ?! diye haykırıyormuş insan..
    semada yankılanıyormuş sesin..melekler ağlıyormuş, şehir susuyormuş..
    uzaklardan dalqa sesleri qeliyormuş..
    Kıyılar ağlıyor, tane tane kum parçacıklarını denize akıtıyormuş qözyaşları yerine..
    sular sürüklüyormuş herşeyi..
    Tüm değerler kayboluyormuş , insan ölüyormuş nazarında..
    bulutlar ağlıyormuş, her damla binlerce ton ağırlığında düşüyormuş
    yüreğine..
    su hızlanıp boğazına yükseliyormuş, boyunu aşıyormuş sonra..
    sahilden eser kalmıyormuş, son bir nefes kalmıyormuş...



    koskoca dünya yok oluyormuş..
    ardından ölünüyormuş YAR!

    demeK ayrılıklar böyle oluyormuş..!!
     

Bu Sayfayı Paylaş