Delgado'dan hayır yok

'Beşiktaş' forumunda Dine tarafından 18 Aralık 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Delgado'dan hayır yok konusu [SIZE=+0][/SIZE]Delgado'dan hayır yok


    [SIZE=+0][/SIZE]Her sözü, her kararı tartışıldı, gündemin hep ilk sırasındaydı. Verdiği sözleri birer birer tuttu. Nostradamus da oldu, Beşiktaş'ın tarih hocası da...
    [​IMG]
    Kara Kartallar zirveye kanat çırparken, Mustafa Denizli basın mensuplarıyla biraraya geldi, merak edilen tüm soruları yanıtladı. İşte Denizli’nin sözleri...

    “Ligin üst sıralarındaki takımlar daha balayı dönemini yaşıyor. Şampiyonluk mücadelesi öyle kolay değil. Daha önce ’30. hafta bu iş çözümlenir’ demiştim. Bu benim takımımla ilgili düşüncelerim. Bu, ’30. hafta itibariyle Beşiktaş kesin şampiyon olur’ demek değildir. 30. hafta şampiyon takımın belli olabileceği yönündeki bir tahmindir. Arzum, tabii ki şampiyonun Beşiktaş olmasıdır. Muğlak bir ifade. Beşiktaş kesin kazanacak diye bir şey değil. Tablo arapsaçına döndü. Tahminin gerçekleşmeyeceği bir tablo ortaya çıktı. Düşüncem, söylediğim dönemki kadar ağırlıklı değil. Gelinen nokta bizi daha zor duruma soktu. Üç yılı söyleyen kendi düşüncesini söylemiştir. (Aziz Yıldırım’ı kastediyor) Ben de kendi düşüncemi söyledim.”

    "Bursalılar gelmeliydi"
    “Taraftarların maçlara gelmemesi, kolaycılıktır. Arzum bütün maçlarda taraftarların yer alması. 5-6 bin Bursasporlu taraftar gelirse mutlu olurum. Bana göre kolaycı bir uygulama. Bu yönde sosyal bir projede yer alacağım. Özellikle Bursaspor-Beşiktaş projesinde yer alacağım. Bursa’nın ayrı bir yeri var benim için. Her iki camiada olumlu izleri olan biri olarak bu projede yer alacağım. Haksızlık devam ederse yine yanlış. Kabul edilmemesi gereken uygulamalar...”

    "Devler Ligi’nde iyiydik"
    “Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi’nde oyun olarak eleştirilecek bir şeyi yok. İstanbul’daki Wolfsburg maçı kötü oldu. Dördüncü torbada Wolfsburg’dan daha güçlü takım yoktu. Şampiyonlar Ligi başladığında düşündüğümüz çizgide değildik. 7-8 puandan bahsetmiştim. İki iç saha galibiyeti, 2 dış saha beraberliği olarak düşünmüştük. CSKA Moskova’yı yensek 3 takım 7 puanda olacaktı. Hedef doğruydu. Sonuçta konulan hedefe ulaşamadık. Bu liglerde kaçan her fırsat tarihidir.”

    "Matias çizginin gerisinde"
    “Delgado bize ekim ayında hazır olacağını söylemişti. Çalışma programı buydu. Aşama kaydetti, ama yüzde 100 değil. Bir ay süremiz var. İçimizde olsa bir maçta görev alacak durumda değil. Acelemiz yok. Daha oynayacağımız 2 maç var. Bu maçlarda da Holosko veya Delgado gibi olaylar yaşanabilir. Matias’ın sağlıklı dönmesi önemli. İki testi var. İyi çıkması lazım. Şu an fiziksel olarak maç oynayacak durumda değil. Bazı hareketlerde zorluk yaşıyor. Zamanı var. Bizim vaktimiz ve sabrımız da paralel...”

    "1-0 değil, 6-5 kazanırım"
    “Takımımın 2-0 veya 3-0 kazanmasındansa, 6-5 kazanmasını tercih ederim. Hücum futbolunun en büyük destekçisi benim. İte kaka 1-0 kazanılan maçlar da olur. Taraftar da mutsuz olur. Bazı kazanılan maçlardan sonra yüzüm asık soyunma odasına giderim. Ayrıca Beşiktaş’ın 4-5-1’e yakın bir sistemle oynadığı gözlemleniyor. Tek forvetle değil, 3 forvetle oynuyor. 4-3-3’e yakın, zaman zaman da 4-2-2-2’ye yakın oynuyor. Bence yine ligin en fazla gol atan takımı olacağız.”

    "İki kupa muhteşemdi"
    “İki kupadan sonra İnönü Stadı’na çıktığımız gece çok mutluydum. Geçen sezon çok üzüldüğüm, 3 gün uyuyamadığım bir yenilgi almıştık. Bırakın o maç da bana kalsın... Batuhan’da yıldız oyuncu sınıfına girecek özelliklerin tamamı da var, bir bölümü de... Genç oyuncular, ’öğrendim’ dediklerinde başladığında zararı kendileri görür. Rıza Çalımbay’ın onu istemesi doğal. Tabata konusuna gelince, sanırım ‘Beşiktaş isterse alırız’ demiş. Söyledikleri açık: Beşiktaş isterse...”

    Mini Yorum

    Holosko’yu bekliyor
    Mustafa Denizli, geçen yıla göre daha rahat ve net... Takımına güveniyor. Holosko konusunda biraz endişeli. İkinci yarı Delgado değil onu bekliyor. Ernst’in temposunu zaman zaman bilerek düşürüyor. Hoca çok şey söylüyor gibi duruyor, ama aslında bambaşka şeyler kuruyor kafasında... İki kupayı da bırakmaya asla niyeti yok. Bunun için aynen şöyle diyor, Aziz Yıldırım’a da gönderme yaparcasına: Herkes kendi fikrini söyler. Ama önemli olan bunu hayata geçirmektir. Beni bilirsiniz yapamayacağım şeyler hakkında görüş bildirmem. Her görüşe de ayrıca saygı duyarım. NOKTA!

    Son bir şey daha, hoca Çeşme’ye yerleştiğinde bir şekilde Altay kulübünde uzaktan da olsa görev alacak. Ne de olsa yetiştiği ve Divan Kurulu üyesi olduğu ilk göz ağrısı...

    Orhan Yıldırım



    Fanatik
     

Bu Sayfayı Paylaş