Deccal'in Savaşı - Kıyametin Alametleri - Deccal'in Amaçları

'Dini Sohbetler Dini Forum' forumunda SeLeN tarafından 5 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Deccal'in Savaşı - Kıyametin Alametleri - Deccal'in Amaçları konusu Kıyametin Alametleri - Deccal'in Amaçları

    Peygamberimiz (sav)'in ahir zamanı anlatan pek çok hadisinde Deccal'in kıyametin en önemli alametlerinden biri olduğu bildirilmiştir. Hadislerde ayrıca Deccal'in, karmaşa ve huzursuzluğun yaygınlaşmasına neden olan, insanları ahlaksızlığa ve kötülüğe iten, kitleleri inkara ve isyana yönlendiren, terörün, savaşların ve şiddetin kaynağı olduğuna dair pek çok işaret yer almaktadır. Deccal ahir zamanda inkarı dünya üzerinde hakim kılmak için çok büyük bir savaş yürütecektir. Peygamber Efendimiz (sav), Deccal'in fitnesinin büyüklüğüne dikkat çekerek tüm Müslümanları bu tehlikeye karşı şöyle uyarmıştır:

    Allah Hz. Adem'i yaratmış olduğu günden bu yana, Deccal'in fitnesinden daha büyük bir fitne olmamıştır.


    Deccal’in bu mücadelesindeki öncelikli hedefi; tüm dünyaya Kuran ahlakını hakim kılmakla görevli olan Hz. İsa ve Hz. Mehdi olacaktır. Hadislerin işaretlerine göre, Deccal'in Hz. İsa ve Hz. Mehdi'ye karşı yürüteceği bu büyük faaliyet çok yönlü olacak, Deccal amacına ulaşabilmek için çok farklı propaganda yöntemleri, aldatmacalar, telkin ve taktikler kullanacaktır. İnsanları Allah'ı anmaktan, Kuran'da bildirilen ahlakı yaşamaktan, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'ye uymaktan alıkoyabilmek için her yola başvuracaktır.


    Deccal Müminler Aleyhinde Propaganda Yapacaktır

    Propaganda yöntemleri, günümüzün en bilinen kitle yönlendirme hareketlerinden biridir. Kimi zaman bazı abartılı haberler, kimi zaman hiçbir gerçekliği olmayan bilgiler kullanılarak geniş kitleler istenilen şekilde yönlendirilebilmekte ve hatta toplumsal infialler bile oluşturulabilmektedir. Hadislerde işaret edildiğine göre, Deccal de, insanların Allaha imana yönelmelerini, Hz. Mehdi ve Hz. İsa'ya itaat etmelerini engellemek amacıyla çeşitli propaganda yöntemleri kullanacaktır.

    Deccal'in kullanacağı propaganda taktikleri, iman etmeyenlerin tarih boyunca başvurdukları yöntemler ile benzerlik gösterecektir. Kuran'da iman etmeyenlerin, müminler aleyhinde komplolar kurmak, çeşitli yalanlarla toplumu müminler aleyhinde kışkırtmaya çalışmak, sahte deliller oluşturmak, insanları galeyana getirebilecek üsluplar kullanmak, oluşabilecek infial ortamını şiddetlendirmek için yaygaracı üsluplar kullanmak gibi yöntemlere başvurdukları bildirilmektedir. Bu kişiler, ellerindeki imkanları kullanarak hiç olmamış bir şeyi dahi olmuş gibi gösterebilmekte ve bu şekilde toplumu diledikleri gibi yönlendirebilmektedirler.


    Deccal de ahir zamanda bu şekilde propaganda yöntemleri kullanarak çeşitli iftira ve yalanlarla toplumu istediği şekilde yönlendirmeye çalışacaktır. Deccal'in hadislerde işaret edilen bir önemli özelliği vardır ki, bu da iftira ve yalanlarını çok fazla sayıda kişiye ulaştıracak imkana sahip olmasıdır. Hadislerde Deccal’in basın ve yayın araçlarını kullanarak propaganda yapacağına yönelik işaretler yer almaktadır (En doğrusunu Allah bilir).


    Deccal çıktığında müthiş bir şekilde bağırır, nara atar ki, Doğu ve Batının bütün halkı onu duyar.


    "Deccal, evlerinize girmiş, çocuklarınızı esir almıştır" diye bir ses duyulacaktır.


    Bu ifadelerde Deccal'in sesinin dünyanın her yerinden duyulacağı ve kitle iletişim araçlarını kullanarak tüm evlere gireceği haber verilmektedir. Hadislerdeki işaretlere göre, Deccal bu araçları kullanarak ahlaksızlığın propagandasını yapıp salih müminleri karalamayı hedefleyecektir. Bu nedenle Müslümanların, Deccal'in her türlü yöntem ve oyununa karşı son derece dikkatli olmaları gerekir. Deccal'in hilelerini anlayıp onun fitnesinden sakınmak isteyen Müslümanların yapması gereken, tam anlamıyla Kuran ahlakına uymak ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetini kendilerine rehber edinmektir.


    Deccal Hakkı Batıl Batılı Hak Göstererek İnsanları Etkileyecektir

    Deccal kelimesinin sözlük anlamlarından biri de "hak ile batılı karıştıran, sözü süsleyip batılı hak gösteren"dir. Deccal'in doğruyu yanlış, yanlışı doğru; iyiyi kötü, kötüyü iyi gösterdiğine işaret eden bir hadis şu şekildedir:

    Şüphesiz beraberinde bir cennet ve bir cehennem (diye isimlendirdiği iki ırmak) bulunması da onun fitnesidir. Aslında cehennemi bir cennet olup, cenneti de bir cehennemdir…


    Hadislerde de belirtildiği gibi, Deccal'in insanlara iyi olarak tanıttığı değerler, aslında onların kötülüklerine ve hatta felaketlerine neden olacak şeylerdir; onlara kötü gibi gösterdiği değerler ise aslında onların iyiliklerine ve menfaatlerine olan şeylerdir. Ne var ki insanların büyük bir kısmı, olayları Kuran ahlakına ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetine göre değerlendirmedikleri için, Deccal'in kendilerini iyiliğe çağırdığını sanarak ona tabi olacak ve asıl tabi olmaları gerekenlerden de yüz çevireceklerdir. Bu kişiler Deccal'in savaşında, müminlerin karşısında, onun yanında yer alacaklardır. Bunun ne kadar büyük bir hata olduğunu ise, Deccal'in oluşturduğu zulüm ortamı sayesinde anlayacaklardır. Bu nedenledir ki, Peygamberimiz (sav) insanları uyarmış ve Deccal'in kötü olarak gösterdiği şeyin iyi olduğunu bilerek insanların bu bilinçle hareket etmeleri gerektiğini şöyle bildirmiştir:


    Deccal çıkar. Beraberinde su ve ateş vardır. İnsanların su olarak gördüğü yakıcı bir ateştir. İnsanların ateş olarak gördükleri de soğuk ve tatlı bir sudur."


    Deccal Maddi Çıkar Sunarak Kendisine Taraftar Toplayacaktır

    Kuran ahlakını yaşamayan insanlar için dünya hayatına yönelik menfaatler büyük önem taşır. Peygamberimiz (sav)'in hadislerindeki işaretlere göre, pek çok toplumda hakim olan bu çarpık bakış açısını Deccal de kendi hedeflerine ulaşabilmek için kullanacaktır. Zira Deccal'in hadislerde bildirilen özelliklerinden biri de insanları, menfaatlerine hitap eden vaatlerle kandırmaya çalışmasıdır. Peygamberimiz (sav)'in, Deccal'in bu özelliğine dikkat çeken bir hadisi şöyledir:

    Beraberinde çorbadan bir dağ, soğumayan sıcak et akan bir nehir, yemyeşil bahçelerden oluşan orman, duman ve ateş dağı mevcuttur... İnsanlara işte bu cennetimdir, bu da cehennemimdir... İşte yemek, işte içecekleri, diyecek...


    Deccal, Peygamberimiz (sav)'in hadisinde bildirilen tüm imkanlarını kendisine taraftar toplayabilmek için kullanacak ve bu yolla onları, hidayet yolundan, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'den uzak tutmaya çalışacaktır. Pek çok insan Deccal'in kendilerine sunduğu bu dünya menfaatlerini daha cazip görecek ve onun sapkın telkinlerine açık hale geleceklerdir. Deccal'in gerçekte kendilerini nasıl bir felakete sürüklediğini göremeyecek; onun hiç yok olmayacak bir güce sahip olduğunu sanacaklardır. Nefisleri Deccal'den yana tavır alacak, inkara kolaylıkla eğilim göstereceklerdir. Pek çok insan, onun kendilerini kötülüğe çağırdığını bildikleri halde, sahip olduğu mal, zenginlik ve imkanlara duydukları hayranlık dolayısıyla Deccal’in bu fitnesine kanacaktır. Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde, bazı insanların Deccal'in sunduğu menfaatlerden faydalanabilmek için kötü olduğunu bile bile onu destekleyecekleri şöyle haber verilmektedir:


    Bir kısım insanlar Deccal’le sohbet edecekler. Ve diyecekler ki: Biz onun kafir olduğunu biliyoruz; yemeğinden yemek, ağacından faydalanmak için onunla arkadaşlık yapıyoruz...


    Deccal Hipnoz Telkin ve Benzeri Aldatıcı Yöntemlerle İnsanları Kandıracaktır

    Peygamberimiz (sav)'in hadislerindeki ve İslam alimlerinin açıklamalarındaki işaretlere göre, Deccal'in sahip olduğu maddi güç, insanların nefsani isteklerinin karşılandığı bir ortam hazırlaması ve verdiği telkinler toplumun büyük kesimi üzerinde adeta hipnoz etkisi yapmasına neden olacaktır. Deccal toplumlar üzerinde oluşturduğu bu hipnoz etkisini pek çok unsurla destekleyerek daha da güçlendirecektir.

    Büyük bir cehaletle Deccal'in geçici imkanlarının büyüsüne kapılan, vicdanlarının sesini bastırıp nefislerinin tutkularına göre yaşayan insanların zihni, bir anlamda tamamen Deccal'in kontrolü altına girecektir. Deccal'in insanlar üzerindeki bu kontrolü, radyolarda, televizyonlarda yapılan yayınlarla, gazetelerde ve dergilerde yer alan bilgilerle, kimi zaman da kasetler, kitaplar ve filmlerle daha da pekiştirilecektir. Tüm bu araçlar kullanılarak, farklı üsluplar, kelimeler, cümleler ve tekniklerle insanların bilinçaltlarına aynı telkinler verilecektir. Bu şekilde insanlar, Allah'ın varlığını, hesap gününü, ölümün yakınlığını, cennetin ve cehennemin varlığını unutup, sorgusuzca dünyevi hırsları ve güzellikleri tüketmeye yönlendirilecektir.


    Ancak Allaha samimi bir kalple iman eden ve ahiret yurdunu amaç edinen müminler, bu çok yönlü telkin ve propaganda faaliyetine aldanmaz ve bu telkinlerden etkilenmezler. Allahtan gereği gibi korkmayan, aklı ve imanı zayıf olan insanlar ise kolaylıkla Deccal'in hipnozu altına girerler. Bu durum, insanların Deccal’in fitnesini görmelerini engelleyecek ve süregelen telkinleri kolaylıkla kabullenmelerini sağlayacaktır. Üzerlerinde oluşan hipnoz etkisi nedeniyle, nefislerini memnun eden bu ortamlarda din aleyhinde ve Müslümanlar hakkında yapılan olumsuz konuşmaları son derece makul karşılayacak ve sorgusuzca kabulleneceklerdir.


    Ahir zamanda Deccal'in telkinleriyle oluşacak bu ortama Bediüzzaman da eserlerinde dikkat çekmiş, insanlar üzerinde sersemlik oluşturacağını söylediği bu etkiye karşı tüm Müslümanları uyarmıştır. Üstad eserlerinde ayrıca, söz konusu hipnozun oluşturulmasında bazı basın yayın araçlarının üstlendiği role de işaret etmiştir:


    ... Her sabah ve akşam gazetelerle günahları ve malayaniyatı (faydasılığı) birbirine nakledip öğretmektedirler. İşte bu sefih (zevk ve eğlenceye düşkün) medeniyet sebebiyle, gaflet perdesi o kadar kalınlaşmış ve onun süs ve fantaziyeleriyle hicab (utanma duygusu) o kadar kesafet peyda etmiştir ki (bulanık hale gelmiştir ki); adeta yırtılmaz bir hale gelmiş.


    Bediüzzaman Said Nursi bu sözlerinde, basın ve yayın araçlarıyla yapılan bazı telkinlerin insanları yönlendirmedeki etkisine işaret etmiştir. Bu yolla yapılan telkinlerin oluşturduğu hipnoz halinin neredeyse ortadan kaldırılamayacak bir boyuta gelmesi ise ahir zamanın önemli özelliğidir. Ancak, Allah'ın izniyle, Hz. İsa'nın ikinci kez yeryüzüne gelişi ve Hz. Mehdi'nin büyük fikri mücadelesi sonucunda bu gaflet perdesi tam anlamıyla ortadan kaldırılacak, insanları haktan ve doğrudan alıkoyan hipnoz hali son bulacak, Kuran ahlakı tüm dünyaya hakim olacaktır.


    Deccal Teknolojinin İmkanlarını Kullanarak İnsanları Etkisi Altına Alacaktır

    Deccal ile ilgili bazı hadislerde mecazi anlatımlar kullanılmış ve İslam alimleri de eserlerinde bu anlatımların nelere işaret ediyor olabileceğine dair yorumlarda bulunmuşlardır.

    İslam alimleri, Deccal'in insanları hak ve doğru olandan uzaklaştırmak için, devrinin her türlü teknolojik imkanından faydalanacağı konusunda hemfikirdirler.


    Bu konuda kaynak gösterilen hadislerden biri Nevvas b. Seman'dan rivayet edilmiştir. Söz konusu hadiste, Deccal'in "Yeryüzünde 40 gün kalacağı, ancak doğudan batıya; kuzeyden güneye her yeri gezeceği" ifade edilmektedir. Diğer hadislerde ise şu şekilde bildirilmektedir:


    Deccal önüne bulutu katan rüzgar gibi hızlı gider.


    Yeryüzünün ayaklarının altında koçun derisinin yünden dürüldüğü gibi dürüleceği...


    Tüm bu haberler, birçok İslam alimi tarafından Deccal'in günümüzün uçak, hızlı tren gibi modern ulaşım araçlarını kullanarak faaliyet sahasını tüm dünyaya yayacağı ve dünyanın dört bir yanına ulaşabileceği iletişim araçlarını kullanacağı şeklinde yorumlanmıştır.


    İslam alimlerinin bu açıklamalarına göre Deccal, İslam ahlakının yayılmasına engel olabilmek için dünyanın dört bir yanında faaliyet gösterecek ve çağımızın sunduğu tüm teknolojik imkanlardan faydalanacaktır (en doğrusunu Allah bilir). İnternet vasıtasıyla dünyanın hemen her köşesiyle bilgi alışverişinin sağlandığı; uydular sayesinde dünyanın herhangi bir ülkesinde herhangi bir kişinin istenildiği gibi takip edildiği; uluslararası yayın yapan televizyon kanalları sayesinde her türlü haberin her yere iletilebildiği; mobil telefonlarla dünyanın en uzak noktalarındaki kişilere dahi kolaylıkla ulaşıldığı günümüzde, bu imkanların nasıl, ne şekilde ve hangi amaçla kullanıldığı büyük önem taşımaktadır. Hadislerde işaret edildiğine göre, Deccal tüm imkanlarını, Kuran ahlakının tüm yeryüzüne hakim olmasına engel olabilmek için kullanacaktır (en doğrusunu Allah bilir).


    Deccal Birtakım Olağanüstü Güçlerle İnsanları Aldatacaktır

    Deccal'in hadislerde bildirilen özelliklerinden biri de kendini bir mürşit gibi hatta bir peygamber gibi tanıtmasıdır. Bu da Deccal'in kötülüğü organize ederken insanları sözde Allah adına, sanki dini bir amaç güdüyormuş gibi görünerek yönlendireceğine işaret etmektedir (en doğrusunu Allah bilir). Hadislerde yer alan açıklamalara göre, Deccal en sonunda da sözde ilahlığını iddia edecektir (Allah'ı tenzih ederiz). Bu konuyu bildirilen hadislerden biri şöyledir:

    (Deccal) Çıktığı zaman ... Herkes onu sahici bir mürşit sanıp peşine takılacak, sonra Küfeye gelince aynı şekilde çalışmalarını sürdürecek, derken peygamberlik iddia edecek... Bunu gören akıl sahibi kişiler ondan ayrılacaklar... Daha sonra uluhiyet (ilahlık) davasında bulunacak... Haşa Ben Allah’ım diyecek...


    Hadiste verilen bilgilerden de açıkça anlaşıldığı gibi, Deccal kendisini safha safha gösterecektir (en doğrusunu Allah bilir). Asıl düşüncesi kendisinin sözde ilah olduğudur. Ancak bunu ilk planda açıkça ifade etmesi durumunda planlarının zarar görebileceğini düşündüğünden, bu konuda insanlara yavaş yavaş telkinde bulunur. Bu nedenle önce yol gösterici, sonra peygamber, ardından da sözde ilah olduğunu ilan eder.


    Tüm bu aşamalarda ise Deccal şeytanın telkinleriyle hareket eder. Peygamber Efendimiz (sav), Deccal'in dostunun ve yardımcısının şeytan olduğunu, Deccal'in savaşında şeytan ve dostlarından yardım alacağını şöyle bildirmiştir:


    ... şeytanlar ona: "ne istersen söyle, yapalım!" diyecekler. O da: Haydi gidin, insanlara benim onların Rabbi olduğumu söyleyin! deyip her birini bir tarafa salacak...


    Hadislerde Deccal'in sözde ilahlığını iddia ederken şeytanın da yardımıyla bazı aldatıcı yöntemler kullanarak, birtakım olağanüstü güçlere sahip olacağı haber verilmiştir. Bu hadislere göre Deccal, kendisinin ilah olduğu sapkınlığını öne sürerken kendince bunu delillendirmek için insanlara, kendisini ölüleri diriltiyor gibi gösterecektir.


    Hadislerde, Deccal'in hileleri arasında "ölü develeri diriltmiş gibi göstererek bir topluluğu kendisine inandırdığı" bir başka kişiyi "anne babasını diriltmiş gibi göstererek kandırdığı ve testereyle parçalara ayırdığı bir kişiyi yeniden dirilteceğini söylediği gibi bilgiler sayılmaktadır.


    Tüm bu hadislerde de işaret edildiği gibi, Deccal'in bu eylemleri, taraftar toplamak ve insanları Kuran ahlakından uzaklaştırmak için yaptığı aldatmacalar ve fitnelerdendir. Deccal'in bu hileleri, İslam alimleri tarafından "istidrac" yani Allah'ın insanları denemek için yarattığı ve kafirlerde görülen yalancı mucizeler olarak nitelendirilmiştir. Ancak bunları Kuran ayetleri ve Peygamberimiz (sav)'in hadisleri doğrultusunda değerlendirmeyen insanlar bunları adeta birer "mucize" zannedebilirler. Oysa mucize Allah'ın veli kullarına lutfettiği bir nimettir. Deccal'in yaptığı hilelerin hepsi ise, insanların denenmesi için Allah'ın Deccal'e verdiği özelliklerden kaynaklanmaktadır. Dünya hayatı insanların denenmesi için yaratılmış bir mekandır. Ahir zamanda da Deccal'in fitneleri ve hileleri pek çok insan için imtihan konusu olacaktır. Salih müminler, bu hileleri gördüklerinde Deccal'i tanıyıp, onun hadislerde haber verilen Deccal olduğuna kanaat getirirlerken, insanların önemli bir kısmı da bu aldatmacalara kapılacaklardır.


    İslam alimleri ayrıca, Deccal'in bu ve bunun gibi hileleri hipnotizma ve benzeri yöntemler kullanarak gerçekleştiriyor olabileceğine dikkat çekmişlerdir (En doğrusunu Allah bilir). Bediüzzaman Said Nursi, Deccal'in bu özelliğini şöyle dile getirmiştir:


    Büyük Deccal'in ispirtizma nevinden teshir edici (hipnotize edici) özellikleri bulunur... Sadece dünyayı maksad edinen bu münkir (inkarcı), mutlak inançsızlıktan çıkan bir cüret ve cesaretle mukaddesata (kutsal değerlere) hücum eder. İşin hakikatini bilmeyen halk, bunu harikulade bir iktidar ve cesaret olarak görür.


    Bediüzzaman, Deccal'in bu yönünü bir başka sözünde de şöyle açıklamıştır:


    Ve onların başına geçen en büyükleri, ispritizma ve manyetizmanın hadisatı nev'inden (hipnotizma ve cinlerle bağlantı şeklinde olaylarla) müthiş harikalara mazhar (sahip) olan Deccal ise, daha ileri gidip, cebbarane (zorla) suri (hakiki, ciddi ve samimi olmayan) hükümetini bir nevi rububiyet (Rablik, sahiplik) tasavvur edip Uluhiyetini (ilahlığını Allah'ı tenzih ederiz-) ilan eder...


    Üstad'ın da sözünde belirttiği gibi, Deccal hipnotizma ve büyü gösterileri gibi aldatmacalarla yeterince bilgi sahibi olmayan veya imanen zayıf olan pek çok kişiyi kandırabilir. Ancak hiç unutmamak gerekir ki, her ne kadar bazı insanlar bu hilelere aldanıp, Deccal'in geçici gücünün etkisi altına girseler de hak muhakkak ortaya çıkacak ve Deccal'in tüm düzenleri -Allah'ın izniyle- yerle bir olacaktır.


    Deccal’in Savaşı Hüsranla Sonuçlanacaktır

    Deccal'in insanları din ahlakından uzaklaştırmak için yürüttüğü savaş, Allah'ın izniyle, samimi olarak iman edenler üzerinde etkili olmayacaktır. Karşısına çıkan her olayı Kuran ahlakı ile değerlendiren, Peygamberimiz (sav)'in sünnetini kendisine rehber edinmiş bir Müslüman, Allah'ın bir nimeti olarak iyiyi kötüden ayırt edecek güçlü bir vicdana ve akla sahip olur. Kuran ayetleri doğrultusunda düşüneceği için, bir olayın neden olabileceği yarar veya zararları, zamanında fark edip gereken tedbirleri en güzel şekilde alabilir. Bu nedenle Deccal çıktığında da salih müminler, Allahın izniyle onu hemen tanıyacak ve gerekli tedbirleri alacaklardır.

    Sevgili Peygamberimiz (sav) hadislerinde, müminlere Deccal'in fitnelerinden ve oyunlarından nasıl korunmaları gerektiğini şöyle haber vermiştir:


    Hz. Peygamber (sav), Deccal'in çıkışından önceki kıtlıktan ve zorluklardan bahsediyordu. Bu arada ashab: "Ya Resulullah! O gün hangi şey daha hayırlıdır?" diye sordular. "Ehlini sulayan güçlü bir genç. O gün yiyecek bir şey yoktur," buyurdular. Ashab-ı Kiram: "O halde o gün müminlerin yiyeceği nedir?" diye sordular. Cevaben Hz. Peygamber (sav): "Tesbih, tekbir, tehlildir," buyurdular. (Tesbih: En güzel sıfatlarıyla Allah'ın ismini anmak. Tekbir: Allah'ın en Yüce ve Büyük olduğunu anmak. Tehlil: Allah'ın bir ve tek olduğunu, O'ndan başka İlah olmadığını anmak.)


    Peygamberimiz (sav)'in bu hatırlatması müminler için çok önemli bir rehberdir. Nitekim, Kuran'da da Peygamberimiz (sav) döneminde müşrikler ve inkarcılarla mücadele ettikleri bir sırada- iman edenlere kurtuluş bulmaları için "Allah'ı çokça zikretmeleri" bildirilmiştir:


    Ey iman edenler, bir toplulukla karşı karşıya geldiğiniz zaman, dayanıklılık gösterin ve Allah'ı çokça zikredin. Ki kurtuluş (felah) bulasınız. (Enfal Suresi, 45)


    Hadislerde Deccal'in fitnesinin etkisiz hale getirilmesinin bir yolu daha bildirilmiştir: Allah'ın varlığını ve birliğini tüm delilleri ile en güzel şekilde anlatarak tüm insanları imana davet etmek ve dinsizlikle fikri alanda en etkili şekilde mücadele etmek. Ki bu samimi olarak iman eden herkesin üstlenmesi gereken büyük bir sorumluluktur. Ahir zamanda bu sorumluluk Hz. Mehdi'nin önderliğinde gerçekleşecek, Hz. Mehdi insanları samimi imana davet için büyük çaba harcayacak, gerçek din ahlakını tüm insanlara tebliğ edecektir. Bu mübarek şahıs, hiçbir şüphe ve itiraza yer bırakmayacak şekilde kesin deliller ile, en etkileyici şekilde Allah'ın varlığını ve birliğini insanlara tebliğ edecek, insanları ahiret gününe karşı uyaracaktır. Müslümanlar Hz. Mehdi'nin önderliğinde, Deccal'e manevi kuvvetle karşı koyacak, insanları hak dini yaşamaya davet ederek Deccaliyet'in etkisini yok etmek için fikri mücadele yürüteceklerdir.


    Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde, Deccaliyetin, fikri olarak tam anlamıyla ortadan kaldırılmasının ise Hz. İsa vesilesiyle olacağı müjdelenmiştir:


    Allah'ın düşmanı olan Mesih-i Deccal, İsa aleyhisselamı görünce, tuzun suda eridiği gibi erir. Hz. İsa onu terk edip bıraksa bile helak oluncaya kadar eriyip gidecektir. Lakin Allah onu bizzat İsa aleyhisselamın eliyle yok edecektir.


    Hadislerde haber verildiği gibi, Hz. İsa yeniden yeryüzüne dönecek, Beytü'l Makdis'te (Mescid-i Aksa) Deccal'le karşılaşacak ve Deccal, Hz. İsa'yı görünce "tuzun suda erimesi gibi" yok olacaktır. Ancak Deccal'in ortaya çıktığı ortam, vicdan ve iman sahibi tüm insanların var güçleriyle karşı koymaları ve çok güçlü bir fikri mücadele yürütmeleri gereken bir ortam olacaktır. Bu durumda, iman edenlerin ve Deccal'in fitnesinden korunmak isteyenlerin, Hz. İsa ve Hz. Mehdiye tüm güçleriyle destek olmaları son derece önemlidir. Bunun için, Müslümanlar Deccal'in fitnelerini ve aldatmacalarını deşifre etmeli ve Deccaliyet'in ideolojik zeminini oluşturan unsurlarla fikri mücadele içinde olmalıdırlar. Ayetlerde haber verilen bilgiler ve hadislerde anlatılan gelişmeler, dünya tarihinin en önemli dönemlerinden birinin iyice yaklaştığını işaret etmektedir. Böylesine tarihi bir dönemde yaşama şerefine erişecek olanların, bundan dolayı büyük bir heyecan duymaları aynı zamanda sorumluluklarının da büyük olduğunun şuurunda olmaları son derece önemlidir.




    İlmi Mercek Dergisi


    Alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş