Değirmenlidere Köyü Hakkında Bilgi Şenkaya Erzurum

'Erzurum Tanıtımı' forumunda DeMSaL tarafından 16 Ocak 2011 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Değirmenlidere Köyü Hakkında Bilgi Şenkaya Erzurum konusu değirmenlidere köyü bilgileri - değirmenlidere köyü resimleri - değirmenlidere köyü tanıtım



    Değirmenlidere, Erzurum ilinin Şenkaya ilçesine bağlı bir köydür.

    Tarihi

    Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur. köy kuruluşu hakkında bilgi yoktur köye gelen ayas sulalesı hakkında bilgi vardır [gucumanlılar]bunlar şimdiki gürcistan sınırları içinde kalan ahıska bölgesinden anadoluya ğöç etmişlerdir bunlar[4] kardeş olarak bırı ağrı [karaköse]ikincisi kars [lelevarginis] üçüncüsü ardahan dördüncüsü köyümüze yerleşmiştir köyümüze gelenın dört oğlu olmuştur bunlar[gapbo,gefo,ibo,ASLAN,,]diğerinin ismini unuttum ayaslar bunların töreğidir bırbırlerıne yabancılıkları yoktur diğer soylar hakkında fazla bilgim yoktur bu bilgileri büyüklerimden aldım[bettal.sıtkı.esso.bedirhan dede.vs]ben gündüz ayas(Bende bir Ayas ım:Aslan oğlu,Kasım oğlu,Ferman oğlu,Gazi oğlu,Talat Ayas.)Ahıska bölümü kesinlikle doğru.Dolayısıyla köyümüzün yerleşkesini gerçekleştirenler Ahıska TÜRK ü dür.Yani köyümüzde dolanan asılsız şeyler değildir.


    BURADAN KÖYE AİT BİLGİLERE AZ ÇOK ULAŞMAK MÜMKÜN:

    Ardahan'ın Kurtuluşu 1'in devamı

    PARİS BARIŞ ANTLAŞMASI 30 MART 1856

    İşgâl altındaki Ardahan’ın kaderi 1 yıl sonra Paris Antlaşması ile belirlendi. İngiltere’nin zorlaması ile Rusya Kars ve öteki Osmanlı arazisini boşaltacaktı. 30 Mart 1856’da yürülüğe giren antlaşma ile Ruslar Kars ve Ardahan’ı boşalttılar.
    Ardahan, bu tarihten sonra tekrar Osmanlı idaresine geçti. 1877-1878 (93 Harbi) Savaşlarına kadar hükümet havasına kavuşmuş oldu.

    ÜÇÜNCÜ RUS İSTİLASI 1877-1878

    XIX.Yüzyılın son yarısında korunma yapılarından kaleler önemini kaybetmeye başladı. Artık yerleşim merkezleri ve önemli merkezler tabya denilen yapılarla korunmaya başlandı.
    Osmanlı Devletinde de boğazlar ve sınırlarda bu tür yapılara ihtiyaç duyuldu.Batum,Erzurum,Kars ve Ardahan da Tabya denilen tahkimli yapılar kuruldu.
    Ardahandaki tabyaların sayısı Kars ve Erzurumda’kinden azdı.En stratejik noktalara para ve insan gücü seferber edilerek büyük tabyalar yapıldı.Ardahan civarına yapılan tabyaların hepsi Ardahan kalesinin güney,doğu ve kuzet istikametinde olup,şehre ve Kür düzlüğüne hakim idi.İnşa edilen bu tabyaların isimleri şöyle idi.Ramazan,Emiroğlu,Senger,Kaz,Kaya tabyaları.
    Rus komutanı Devel 27 Nisan 1877’de Çıldır’ın merkezi Zurzuna’yı ele geçirdi.Oradan Ardahan’a doğru ilerledi.Bu esnada Posof’ta bir başka Rus kolu tarafından ele geçirilmişti.Genel hücum 16 mayıs 1877’de başlatıldı.Türklerin Osmanlı ordusunun mukavemeti yetersis kalınca Ruslar Ardahan’a doğru ilerlemeye başladılar.Gölebert tepesini ‘de geçen Rus ordusu Ardahan kalesini yakından muhasaraya aldı.Ardahan komutanı Hüseyin Sabri Paşa Gölebert tepesinin kaybedilmesinden sonra 16 Mayıs’ı 17 Mayıs’a bağlayan gece beklenmedik bir kararla Ardahan’ı boşalttı.Kalede kalan Mehmet Bey uslara direnme kararında idi.Fakat Ermeniler yine hıyanetlerini göstererek Kumandanın askerlerin çoğu ile şehri boşalttığını Ruslara haber verdiler.Az sayıdaki Türk askerinin direnişi fayda vermedi.Ruslar Ardahan’a girdiler 17 Mayıs 1877.Ardahan’ın yömetimi Albay Komarov’a bırakıldı.Böylece Ardahan’da 40 yıl sürecek olan Esaret ve hasret dönemi başlamış oluyordu.
    Ardahan’ın düşmesinin sorumlusu olarak gösterilen Hüseyin Sabri Paşa Divan-ı Harp’te yargılandı ve suçlu görülerek sürgüne gönderildi.

    İŞGALDEN SONRA BARIŞ (MART,HAZİRAN,TEMMUZ 1878)

    93 Harbi sonucunda Kars ve Erzurum Rus pençesine düştü Ardahan ise istila edildi. 3 Mart 1878’de İstanbul’un banliyösü durumundaki Yeşilköy’de Ayestefanos’ta (Yeşilköy) Osmanlı ve Rus tarafları biraraya gelerek Yeşilköy antlaşmasını imzaladılar.Buna göre Kars,ardahan,Batum ve Eleşkirt savaş tazminatı olarak Rusyaya bırakılıyordu.Böylece kara günler ve vatan hasreti başlamış oluyordu.Dönemin Ardahan’lı ozanlarından birisi anonim bir halk deyişinde Ardahan’ın düşüşü ile yaşanan acıyı ve kaybı şöyle dile getirmektedir.
    Ardahan can idi gitti
    Lisanı Türk idi gitti
    Sultan Hamid’e haber verin
    İstanbul’un kilidi gitti

    Geçekten’de binlerce yıllık Türk diyarı Serhat Ardahan’ın düşüşü bütün Türk kamuoyunda büyük infial uyandırmıştı.

    Ardahan’ı topraklarına katan Ruslar şehri bir vali aracılığıyla yönetmeye başladılar.Bu tarihten sonra Kurtuluş’a kadar Ardahan Tarihinde kayda geçilen hadiseler ve iz bırakan olaylar bir takım kuraklık ve kıtlık olaylarıdır.Örneğin 1895 yılında Meşe Ardahan tarafında vuku bulan bir dolu hadisesi halkı önemli ölçüde maddi ve manevi zarara uğratmıştır.Hanaklı Gümrük memuru Dursun Mete bu olayı destan şeklinde tespit etmiştir.
    1907 yılında Yurt çapında meydana gelen bir kuraklık Ardahan’da kıtlık felaketinin meydana gelmesine sebep olmuş yemsizlikten bütün hayvanlar telef olmuştur.1907 sanman destanı böyle bir zamanda söylenmiştir.
    1908 yılında meydana gelen bir hayvan hastalığı salgını çok sayıda hayvanın telef olmasına sebep olmuş zaten ekonomik açdan fakir olan bölge halkı için hayatı daha da zorlaştırmıştır.
    1878 Ardahan’ın Ruslar’ın eline geçmesinden sonra haritalar düzenlendi ve Kars-ardahan Çar’ın toprakları arasında gösterilmeye başlandı.1912 yılında Osmanlı ve Rus temsilcileri biraraya gelerek kesin sınırları bir daha tespit ettiler.1912 sınırlarından sonra karakol noktaları bir daha belirlendi.artık Kars ve Ardahan gibi yerlerden Erzurum’a gidilmesi için pasaport alınması gerekiyordu.

    I.DÜNYA SAVAŞI VE SONRASI DÖNEM’DE ARDAHAN

    I.Dünya savaşına Osmanlı devletinin katılmasından sonra Harbiye nazırı Enver Paşa Kafkaslar’a doğru büyük bir harekat başlattı.Amaç Kafkaslar’da kaybedilen topraklaın alınması idi.Sarıkamış harekatının başladığı günlerde Alman subayı Stange’nin kontrolündeki milis güçlerArtvin-Ardahan ve Tiflis’i ele geçirmek için ileri harekata geçtiler.25 Aralık 1914’te Artvin üzerinden Yalnızçam geçidini geçen Türk ordusu 29 Aralık günü Ardahan’a girdi.
    Ardahan’ın kendileri açısından öneminin farkında olan Ruslar 3 Ocak günü hücüma geçti. Ardahan da bulunan Türk milis kuvvetleri daha fazla dayanamayacaklarını anlayınca şehri boşaltmak zorunda kaldılar.Böylece Ardahan’ın hürriyet sevinci bir hafta sürmüş oldu.Durumu daha iyi anlayan Ruslar Ardahan’daki kuvvetlerini üç kat arttırdılar.
    Osmanlı ordusunun Sarıkamış’tan harekete geçtiği haberi Ardahan’da yeni bir sevinç dalgasının ortaya çıkmasına neden oldu.Harekat Allahuekber dağlarının Sarıkamış cihetinden başlamıştı.Dağların Kuzey yönü ise Ardahan ve Göle yaylasına bakıyordu.Harekatın başarılı olması durumunda Ardahan kurtarılacaktı.14 Ocak 1915 gecesi Osmanlı ordusu harekata başladı.Tarihe Sarıkamış faciası olarak geçen bu harekat esnasında Osmanlı ordusunun büyük bir bölümü soğuk ve açlıktan telef oldu.Harekat başarısızlıkla sonuçlanınca Harekatın ikinci ayağını oluşturan Göle-Merdinin ve Ardahan hattı iptal edildi.Enver paşa Harekatı durdurarak İstanbul’a döndü.
    Ardahan’ın bir haftalığına Türklerin eline geçişi bütün Türkiyede çok büyük sevinç yaratmıştır.İstanbul gazeteleri olayı hemen okurlarına duyurmuş İstanbul ve izmirden Ardahan !a kutlama telgrafları yağmıştır.Ayrıca güneyden Antep,Maraş,Urfa ve Mardinden de Ardahan’a kutlama mesajları gönderilmiştir.
    Ardahan I.Dünya Savaşı sırasında ki kıtlık ve felaket günlerinde kardeş ellerden yardımlar yapılmıştır. Bakü Müslüman Cemiyet-i Hayriyesi ardahan ve İlçelerde birer şube açmış çok sayıda yetim’e el atılmıştır.Yin Azerbaycan’da Yardım aracılığıyla faaliyet gösteren “Kardaş Kömeği”de Ardahan’lı fakir ve hastalara çok büyük yardımlar yapmışlardır.
    Bu dönemin Ardahan açısından dikkat çekici en önemli özelliği bölgeyle ilgisi olmayan Ermeniler’in Rus işgali sırasnda bölgeye yerleşme ve etnik temizlik yapma faaliyetleridir.Ruslar sürekli olarak Ermenilerin Ardahan ve Kars taraflarına yerleşmelerini teşvik ettiler.1855 ‘te yürürlülüğe giren Rus arazi Nizamnamesi hayata geçirildi.Toprak mülkiyeti kaldırıldı,arazi devletin malı oldu.Bundan amaçlanan şey burada Türk ve Müslüman nüfusun hukuki dayanaklarını koparmaktı.Her türlü dini ğitim engellendi.Türk nüfus zorunlu olarak çalışmaya zorlandı.Amele sıfatıyla çalıştırılan Ardahanlılar’ın ücretleri ya ödenilmedi yada hukuka aykırı gerekçelerle önemli ölçüde azaltıldı.Ardahan Türklerinin bu kara günlerde tek dostu Bakülü Kömekciler idi.

    BREST-LİTOVSK ANTLAŞMASI VE ARDAHAN’DA YENİ DÖNEM

    1917’de Rusya’da Bolşevik’ler ihtilal yaptılar.Çarlık rejimi yıkıldı.Yeni hükümet kayıtsız ve şartsız savaştan çekildiğini ilan etti.Rusya hükümeti 3 mart 1918’de Osmanlı devletiyle barış yaptı.Müzakereler sırasında,Berlin Büyükelçisi İbrahim Hakkı Paşa,çok mükemmel bir konuşma yaparak,Elviye-i Selase yani Kars-Ardahan ve Batum meselesini gündeme getirdi.Hakkı Paşa Kars-Ardahan Ve Batum’un Türk yurdu olduğunu vurgulamış,1877-1878 Osmanlı-Rus savaşında bir kısım savaş tazminatı olarak Çarlık Rusyası’na terkedilmek zorunda kalındığını söylemiştir.Rusya delegasyonun’dan Sokolnikov,öneriye karşı çıkmışsa da bölge halkının kendi geleceklerini belirleme fikrine ses çıkarmamışlardır.
    Sovyet heyeti üyesi L.M.Karahan Brest-Litovsk’tan 4 mart 1918’de çektiği telgrafında Kars-Ardahan ve Batum’un Türkiye’ye bırakıldığını yazıyordu.Yalnız Elviye-İ Selase’den çekilme planının uygulanması gerekiyordu.Trabzon konferansı bu konudaki çalışmalarını devam ettirdi.

    I.Dünya savaşı esnasında Ruslar’ın kontrolünde bölgede etnik temizliğe girişen Ermeniler Anadoludaki ilk büyük kıyımlarını Ardahan ve çevresinde yaptılar.Çıldır,Göle,Hanak ve Ardahan köylerinde giriştikleri katliamlar da 150 Türk köyünü yağma ve talan ile yerlebir ettiler.Yaklaşık çoğu kadın ve çocuk 20000 Türk’ü katlettiler.Aşağıda kısa bir bölümü aktarılan ağıtlar 1915 Ardahan kırgınını anlatmaktadır.

    Binüçyüzotuz’da Kanun ayında
    Karakış içinde koptu velvele

    Böyle imiş meğer takdirin işi
    Çöllerde kaldı hep ço-çocuk leşi

    Sabah ilen Urus girdi şehere
    “Kırın!”deyü emreyledi leşkere

    Ümmet-i Muhammet hep giydi kara
    Al kana boyandı düzün Ardahan

    Brest-Litovsk antlaşması ile Ardahan’ın düşman işgalinden kurtuluşu İstanbul’da büyük sevinçle karşılandı.
    Brest-Litovsk barışıyla ortaya çıkan Ardahan ve Kars’ın kurtuluş sevinci fazla uzun sürmedi.Birinci Dünya Savaşında Osmanlı İmparatorluğunun müttefikleri yenilip savaş dışı kalınca,Osmanlı Devleti’de çok ağır hükümler taşıyan Mondros Ateşkes antlaşmasının imzalamak zorunda kaldı.Mondros mütarekesine göre Osmanlı Devleti Elviye-i Selase’yi boşaltmak zorunda idi.Büyük Devletlerin gizli maksadı bölgede kendi himayelerinde bir Ermenistan devleti kurmaktı. I.Dünya Savaşı sonrası popüler olan Wilson ilkeleri prensipleri’ne göre her millet yaşadığı yerde Self-Determinizasyon hakkına sahipti.Yani nüfus olarak çoğunlukta oldukları yerlerde kendi kaderlerini tayin hakkına sahiptiler.Büyük Devletlerin himayesinde olan Ermeniler bölgede aleyhlerine olan nüfus dengesini lehlerine çevirebilmek amacı ile katliamlara yani tabir yerinde ise bir etnik temizlik harekatına giriştiler.Ayrıca Gürcülerin de Ardahan üzerinde talepleri vardı. Ermeniler Kars dahil bütün Güney Kafkasya’nın tarihi olarak Ermenisten hudutları içerisinde olduğunu iddia ediyorlardı.
    Gürcüler 28 Nisan’da Ardahan!a doğru hücüm’a geçtiler.Göle’ye kadar ilerleyen Gürcüler bu sırada Ardahan’da konuşlanmış bulunan Milli kuvvetler tarafından püskürtüldüler.Aynı anda harekete geçen eli kanlı Ermeni çeteleri yörede binlerce silahsız ve savunmasız Türk’ü katlettiler.

    KARS MİLLİ İSLAM ŞURASI VE CENUB-U GARBİ KAFKAS HÜKÜMETİ

    Şura Osmanlı dünyasına yeniliklerden sonra girmiş bir kelimedir.Konuşmak ve karar vermek için toplanma anlamına gelmektedir.Mütareke sonrası Osmanlı devletinin bölgede varlığı sona erdiğinden Büyük devletlerin himayesinde Ermenistan’a bölgeyi dahil etme çabaları başladı.Bölgede ezici bir çoğunluğa sahip olan Türk-Müslüman halk Wilson ilkeleri doğrultusunda oluşacak fiili bir durumu engellemek amacıyla Kars_Batum,Ardahan,Oltu ve DoğuBayezid’i içerisine alacak olan bağımsız bir Türk Devleti kurma çabalarının içerisine girdiler.İşte Kars Milli İslam Şurası,Oltu İslam Şurası ve I ve II.Ardahan kongreleri bu sürecin çok önemli parçalarıdır.Mütareke sonrası Kars’taki aydınlar bir araya gelerek Kars Milli İslam Şurasını teşkil ettiler.5 Kasım 1971 İLE 19 Nisan 1919 yılları arsında çalışmalarını sürdüren bu yerel hükümet kısa da olsa milli varlığımızın ortaya konması açısından önemlidir.İngilizlerin destekleyeceği bir Ermeni devletini oluşturacak gelişmelerin önüne geçmek isteyen Kars ve Ardahan’lı aydınlarca 5 kasım 1918’de Kars Milli İslam Şurası Merkez-i Umumisi teşekkül ettirildi.Daha sonra çalışmalarını hızlandıran şura 18 ocak 1919’da “Cenub-i Garbi Kafkas Hükümeti Muvakkate-i Milliyesi”adını aldı.19 Nisan’da İngilizler bu hükümete son verdiler.Kurucuları ve ileri gelenleri Malta’ya sürgüne yollandı.
    Kars’ta olduğu gibi Ardahan’da da Milli Kuruluşlar göze çarpmaktadır.Ardahan milli İslam Şurası bir avuç vatansever aydının gayretleriyle kurulmuş ve Kars ile aynı paralelde hareket etmiştir.Kars’ın faaliyetlerine İngilizlece son verilmesi üzerine Gürcüler’de harekete geçmiş Ardahan Milli İslam Şurasını 26 Nisan 1919’da askeri yöntemlerle dağıttılar.

    ARDAHAN KONGRELERİ Kongre kelimesi batı kökenlidir.”Toplantı”anlamına gelmektedir.1918 Mondros Mütarekesinden sonra İstanbul ve vatanın birçok yerinde “hukuku”korumak amacıyla sık.sık milli toplantılar yapılmıştır.5 kasım 1918’de Kars’ta islam şurası meydana getirilmiş ve 14 Kasım 1918’de bir kongre toplanmıştı.Bunu Ahıska,ahılkelek ve ardahan kongreleri izledi.Ahıska ve Ahılkelek’in Gürcülerce işgalinden sonra Milli Kongre Japonya’ya başvurarak tanınmak istedi.Batum’un ingilizlerce işgalinden sonra I.Ardahan kongresi çalışmaları başladı.Böylece Türkiyede ki kongreler edebiyatın’da Ardahan da öncelikli yerini almış oldu.Ardahan kongreleri daha sonra ypılacak olan Erzurum ve özellikle Sivas Kongresine önemli bir örnek teşkil etmiştir.Kurtuluşa,Bağımsızlığa ve Cumhuriyete giden yolun temelini atmıştır.

    I.Ardahan Kongresi 3-5 ocak 1919’da toplanmıştır.Başkanlığını III.Tümen komutanı Halit (Karsıalan) Bey yapmıştır.Halit Bey;Enver Paşa komutasındaki I.Kafkas ordusun’da bulunmuş değerli bir komutandı.Kongredeki diğer üyeler ise şunlardı.Cafer (Erçıkan) Bey,Dr.Hakkı Cenap, Dr.Fuat Sabit,Dr.abidin (Ağacıkolu),Filibeli Hilmi,Arif Bey,Rasim (Acar),Cafer Bey ( Bu zat aslen Erzurumlu olup eski Teşkilat-ı Mahsusa ajanlarından idi ve Ebulhindili Cafer diye tanınırdı özellikle Ermenilerin korkulu rüyası idi)
    Dr.Fuat Sabit,İttihatçıların Erzurumdaki kilit isimlerindendi.Arif bey Orduda Baytarlıkta bulunmuş bir yarbaydı.Ardahan kaymakamı Rasim (Acar) Bey ise yörede köklü bir aile olan Hamşioğullarına mensuptu.
    Kongre Rasim Bey’in konağında toplandı.Bu konak bugün Ardahan İl Sağlık Müdürlüğü olarak hizmet vermektedir.
    Kongre’ye katılan üyeler tecrübeli kimselerdi.Ardahan ve çevresinde olabilecek ve yapılabilecek oldu bittiler karşı kesinlikle direnme kararında olan kimselerdi.I.Ardahan Kongresi 3-5 Aralık 1919 günleri arasında devam etti ve Kongrede şu önemli karalar alındı.

    1. Mondros’ta dikte ettirilen kararlara uyulmamalıydı 2. Eldeki silahlar teslim edilmeyecektir.Hatta yani bir mücadele için her çare denenerek yeniden silahlanmaya gidilecektir. 3. Ahıska ve Elviye-i Selase (Kars,Ardahan,Batum) düşman işgalinden yeni kurtulmuştur.Buralar hiçbir şekilde terk edilmemelidir.Anavatan için boğazlar son derece elzemdir.Limanlar ve demiryolları düşman kontrolüne bırakılmamalıdır.Zafere ulaşıncaya kadar yılgınlık gösterilmemelidir.Herkesin uyum içerisinde çalışması gerekmektedir. 4. Vakit kaybetmeden Milli Şura Hükümeti ile temas kurulmalıdır.Bu bölgelerden gelecek temsilciler ile II.Ardahan Kongresi toplanmalıdır. Ardahan bir süre sonra I.Kongre’de alınan karar gereği II.Kongre’ye ev sahipliği yapmaya hazırlanmaya başladı.7-9 Ocak 1919’da daha geniş bir katılımla II.Ardahan Kongresi toplandı.İlk Kongre’ye katılanların yanında Ahıska,Çıldır,Oltu,Kars,Ahalkelek,Kağızman ile Şüregel’den gelen davetli delegeler,bu tarih öncesinde hazır bulundular.Kongre’nin reisi yine Halit Beydir.II.Ardahan Kongresine katılan birçok önemli davetlinin başında Şura Hükümeti Cumhurbaşkanı Cihangirzade İbrahim Bey Gelmektedir.

    II.Ardahan Kongresi çalışmaları ilkine göre daha kapsamlı idi.İngiliz ve Ermeni tehdidinin başlamak üzere olduğu bir sırada doğu’da başka bir deyişle Elviye-i Selase’de çıkan en cesur ses olma özelliğine sahiptir.Bu Kongre’de alınan karalar ise şunlardır:

    1. Güneybatı Geçici Milli Kafkas Hükümeti kurulmalıdır.Bunun için Milli Şura temsilcilerinin seçip göndereceği delegelerle Kars’ta Büyük Kongre toplanması sağlanmalıdır. 2. İngilizler Mütareke hükümleri içerisine alınmıştır.Ordudaki silahlar halka dağıtılamalıdır.Gürcü ve Ermeniler asla memleket içerisine sokulmamalıdır.Tarabzon’da İstikbal ve İkbal,Batum’da Saday-ı Millet ve Erzurumda Albayrak gibi Milli yayınlar çıkarılmalıdır. 3. Eldeki silahlar kesinlikle teslim edilmeyecek.III.Tümen 1914 sınırları gerisine çekilecek.Güneybatı Kafkasya Hükümetine her türlü önderlik Halit Bey tarafından yapılacaktır. I ve II. Ardahan Kongreleri,Doğu Anadolu Kongreler grubu içerisinde yer almaktadır. Burada ve sonra Kars ‘ta ki toplantı son derece önemlidir.Bir Müddet sonra’da Erzurum’da önce vilayet ve sonra’da Mustafa Kemal Paşa’nın katıldığı büyük kongre toplanacaktır.Böylece,Ardahan’da başlatılan Hukuk savaşı bütün doğu’yu içine alacaktır. Gürcüler yukarıda da belirtildiği gibi Ardahan istikametin’de ilerleyerek 20 Nisan 1919’da Ardahan’ı işgal ettiler.Kongre sonrasında oluşan şurayı2da dağıttılar.Ayrıca Gürcüler Ardahan civarındaki Seyduran ve Dikran köyleriyle,Göle’deki Arpaşen köyünü tahrip ettiler.Ardahan ve havalisin^de 1000 kadar insan katlettiler. Bu olaylar olduğu sırada İngilizler Kars’a girmiş ve 13 Nisan 1919’da Milli Şura Hükümetine son verdiler. Yöre halkı Ermeni ve Gürcülerin arasında kalmıştı.

    KURTULUŞ VE ŞANLI BAYRAĞIMIZA KAVUŞMA 23 ŞUBAT 1923 Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa’ya bağlı Doğu ordusu 30 Ekim 1920’de Kars’a girdi.TBMM.22 şubat’ta yaptığı toplantı’da Artvin ve Ardahan’ın derhal işgal edilmesi karalaştırıldı.Hariciye vekaleti bir nota hazırlayarak ertesi gün Gürcistan elçiliği’ne verdi.Nota’da Ardahan’ın Kayıtsız ve şartsız TBMM Hükümeti’ne bırakılması isteniyordu.Gürcüler 23 Şubat’ta Ardahan’ı boşaltacaklarını taahhüt ettiler. Ardahan uzun zaman’dan beri beklediği kurtuluş ve şanlı bayrağımıza kavuşma hülyasını 23 Şubat 1321 günü gerçekleştirdi.Gürcü birliklerinin şehri boşaltmasından sonra öğleden sonra Yüzbaşı Osman Bey’in komutasındaki Türk birlikleri şehre girdi.Halkın içten karşılaması,Allaha yapılan şükürler,kesilen kurbanlar çok güzel bir havayı aksettiriyordu.Ardahan’a Türk Bayrağı çekildi.TBMM Doğu Cephesi komutanı Kazım Karabekir Paşa’ya bir teşekkür telgrafı çekti.Fevzi Paşa’da Kazım Karabekir Paşa’ya çektiği telgraf’ta “Ardahan ve Artvin’i kurtaran Doğu Ordumuzun kahraman komutanlarını ve askerlerini tebrik ederim”diyordu. 24 Şubat 1921’de Ardahan Livası adına Celal Hamşioğlu,İsa, ileri gelenlerden Mehmet Ali ve Karaman imzalarını taşıyan bir telgraf Kazım Paşa’ya teşekkür olarak gönderildi.Aynı meal’de bir telgraf’ta TBMM’ne gönderildi. Şark cephesi komutanı Kazım Karabekir Paşa 24-26 Ekim tarihleri arsında ardahan’ı ziyaret etmiş beraberindeki heyete Ermeni ve Ruslar’ın burada yaptıkları kıyımları anlatmıştır. ARDAHAN’IN MUTASARRIFLIK YAPILMASI 1921 Ardahan Anavatan’a katıldıktan sonra ,7 Temmuz 1921 tarih ve 133 sayılı kanunla vilayet ile kaza arasın’da bir yönetim olan Mutasarrıflık haline getirildi. Eylül 1924’te Reis-i Cumhur Mustafa Kemal Paşa yanı’da eşi Latife Hanım olduğu halde Karadeniz gezisine çıkmıştı.Bu sırada merkez üssü Erzurum olan deprem felaketi nedeniyle gezisini keserek Ezurum’a geldi.7 Ekim 1924 günü Kars’a gelen Mustafa Kemal Paşa olağanüstü karşılandı.Reis-i Cumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa gezi programına Ardahan’ı da almıştı.Fakat tam bu sırada çıkan Musul-Kerkük hadiseleri Gazi’nin Programını tamamlamasına engel oldu.O sebeple Mustafa Kemal Paşa Başvekil İsmet Paşa’ya şu telgrafı göndermişti. “ Başvekil İsmet Paşa Hazretlerine Kars Vilayeti kazaları ve Ardahan Vilayeti,davet ve arz-ı tazimat için Kars’a hususi heyetler göndermişlerdi.Bütün serhat vilayetlerimizi görmeye,vaktin müsaid olmadığına pek müteessirim”06.10.1924 Salı,M.Kemal” Çok fazla istemesine rağmen mühim yurt sorunları nedeniyle Gazi Paşa’nın Ardahan ziyareti böylece gerçekleşememiş oldu. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİN’DE 1926’YA KADAR ARDAHAN MİLLETVEKİLLERİ Ardahan 1921’de Mutasarrıflık haline getirildiği için Kars gibi BMM’de Milletvekilleri ile temsil hakkına sahip oldu.İki yasama dönemi için şu Milletvekilleri’ni seçmiş ve TBMM’ne göndermiştir.

    I.Dönem’de Ardahan’ı temsil edenler;Hilmi Bey ve Osman Server Bey’dir.Hilmi Bey 1885 yılında Şavşat’ta doğdu.Filibeli Mustafa Efendi’nin oğludur.Harbiyeden mezun oldu.İttihat ve Terakki’de aktif bir rol üstlendi.Cumhuriyet’in ilanından sonra,Atatürk’e karşı İttihatçılarca organize edilen gizli oluşumlar’da rol aldı.14 Haziran 1926 yılında ortaya çıkan Mustafa Kemal Paşa’ya karşı suikast tertibinde tutuklandı.Ankara İstiklal Mahkemesin’de suçu sabit görüldü. 26 Ağustos 1926’da Ankara’da idam edildi.
    I.Yasama döneminin ikinci milletvekili Osman Server Bey Atabeyler ailesinden’dir.1886 Ahıska doğumludur.Yüksek tahsil için Avrupa’ya gitti.Almanya’da Mühendislik ve ziraat,İsviçre’de ise Hukuk eğitimi gördü.Milli İslam Şurası ve Güneybatı Kafkas Hükümetlerinin kuruluşlarında aktif roller aldı.1921 seçimlerinde Ardahan’ı temsilen Ankara’ya gitme hakkı kazandı.1923’den sonra mühendis olarak özel kurumlar’da bulundu.Atabek soyadını aldı.1962 yılında İzmir’de geçirdiği bir trafik kazasın’da vefat etti.
    1923’deki II.Dönem’de Ardahan üç Milletvekili ile Meclis’te temsil edildi.Milletvekillerin hepsi asker kökenli idiler.Bu milletvekilleri Halit,Talat ve Tahsin Beyler’dir.
    Halit Paşa Kars ve Ardahan’ı kurtaran ordunun komutanı olan Halit Paşa’dır.Daha sonra Karsıalan soyadını almıştır.1925 ‘te vefat etti.
    Talat Bey 1922 yılında Ardahan Mutasarrıflığı’na tayin edilmiş ve ertesi yıl Arahan’dan Milletvekili seçilmiştir. Sönmez soyadının alan Talat bey 1950’de vefat etmiştir.
    Tahsin Bey I.Dünya savaşın’da Rus istilasına kadar Erzurum Valiliğin’de bulundu.1923 seçimlerin’de Ardahan’dan Meclis’e girdi.Atatürk tarafından kendisine Uzer soyadı verilmiştir.
    Ardahan tekrar tasarruf nedeni ile ilçe haline sokulunca milletvekili olarak meclis’te temsil edilmesi sona erdi.

    1926’YA KADAR ARDAHAN VALİLERİ

    Adahan’ın Vilayet statüsün’de bulunduğu 1923-1926 yılları arsında görev yapan valiler ve görev süreleri şöyledir.

    1. Ali Rıza CEYLAN 1923-1925 2. Mehmet Eşref SAYIT 1925-1926 3. Mehmet Hurşit AKKAYA 1926 ARDAHAN’IN KAZA HALİNE GETİRİLİŞİ

    1926’ya kadar Vilayet halinde olan Ardahan 30 Mayıs 1926 tarih ve 877 sayılı kanun ile kaza haline dönüştürüldü.Bu karar 26 Haziran 1926 tarih ve 404 numaralı Resmi Ceride’de ilan edimiştir.877 numaralı kanun “Teşkilat-ı Mülkiye” kanunu adını taşımaktadır.Bu kanun’un Ardahan’ı ilgilendiren 1 numaralı cetveli şöyledir.

    “İsimleri belirtilen 1 numaralı cetvelde yazılı olan Üsküdar,Beyoğlu,Ardahan,Çatalca,Gelibolu, Genç,Ergani,Siverek,Kozan,Muş ve Dersim kazaya çevrilmiştir. ARDAHAN’IN İL OLMASI (1992)

    Ardahan yarım yüzyıldan fazla tam 66 yıl Kars iline bağlı bir ilçe olarak yer aldı. 27 Mayıs 1992 tarih ve 3806 sayılı kanun ile tekrar 1921 deki gibi bir İl haline getirildi.Ardahan ‘ın Bakanlar kurulu kararı ile il yapıldığı 3806 sayılı kanun’un 1.maddesi şöyledir:

    Madde 1- Kars iline bağlı Ardahan ilçe merkezi olmak ve ekli (13) sayılı listede adları yazılı ilçe, bucak,kasaba ve köyler bağlanmak suretiyle Ardahan adı ile “İL”kurulmuştur.

    Kaynak: Ardahan İl Yıllığı 2001
    Kültür

    köyümüzün en önemli geleneklerinden biri ziyaret haziran ayının sonlarına dogru köy halkı kurban keserek bereketli bi yıl geçmesini dilerler zaman zaman bi şenlik havasında geçer
    Coğrafya

    Erzurum iline 175 km, Şenkaya ilçesine 44 km uzaklıktadır.
    İklim

    Köyün iklimi, karasal iklimi etki alanı içerisindedir.
    Nüfus
    Yıllara göre köy nüfus verileri
    2007 1811
    2000 1720
    1997 1689
    Ekonomi

    Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılıkve ormancılık,adayalıdır.
    Muhtarlık

    Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.


    Altyapı bilgileri

    Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı vardır ancak sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
    [​IMG]

    kaynak-vikipedi
    özgür ansiklopedi

    yerel.net

    Köyünüze ait bilgi ve resimleri bu konu altında paylaşabilirsiniz
     

Bu Sayfayı Paylaş