Davalar Neden Uzar

'Hukuk' forumunda Siraç tarafından 29 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Davalar Neden Uzar konusu
    Davalar Neden Uzar
    Av. Ali Şenoğlu
    Yasalardaki boşluktan ötürü davaların uzadığı genel bir kanıdır.
    Halk, yasalarda boşluklar bulunduğu inancıyla, davaların uzadığına
    inanmaktadır ki, bu inanç doğru değildir.
    Genel inancın aksine; davalar, yasalardaki boşluklardan ötürü değil,
    yasaları uygulayanların ve uygulayanlara yardım edenlerin bilgi ve beceri
    eksikliğinden uzamaktadır.
    Prensip olarak, dava dilekçesinin kayda geçirilmesi ile birlikte, Yargıç
    hukuki çekişmeye el koyar. Bu safhadan itibaren, hakimin, dava dosyası
    na giren her türlü bilgi ve belgeleri okuyup-incelemesi gerekir.
    Hakim, davanın açılması ile birlikte, hukuki çekişmeye el koyduğuna
    göre; öncelikle dava dilekçesini okuması- incelemesi gerekir ki, davacının
    yarattığı hukuki çekişme hakkında bilgi sahibi olabilsin.
    Davayı Uzatan İşlemler
    Genellikle, dava dilekçesi, yargılamanın ilerlemiş safhasında okunup,
    incelenmektedir. Bunun için hakim, dava hakkında “zamanında” bilgi sahibi
    olamamakta; ve taraşarın neler yapması gerektiği hakkında hiçbir
    karar verememektedir.
    Hakim, cevap dilekçesini de, oturuma çıkmadan önce okuması gerekir
    ki, davalının, davacının ileri sürdüğü hangi olayları kabul ettiğini,
    hangi olayları inkar ettiğini, hangi olgulara yönelik itiraz veya def'iler ileri
    sürdüğünü öğrenebilsin. Hakim, cevap dilekçesini okuyup, inceleyerek,
    ancak taraşar arasındaki hukuki çekişme hakkında bilgi sahibi olabilir.
    Genellikle, dava dilekçesinde olduğu gibi cevap dilekçesi de, yargılamanı
    n ilerlemiş safhasında okunup, incelendiğinden; dava hakkında “zamanı
    nda” bilgi sahibi olunamamakta ve delillerin “zamanında” ibrazı sağ-
    lanamamakta ve ilgililere tebliği yapılmamaktadır.
    Replik dilekçesi, hukuki çekişmeyi belirlemez; ancak cevap dilekçesine
    yönelik itiraz ve def'ileri gösterir.
    Düplik dilekçesi de hukuki çekişmeyi belirlemez; ancak replik dilekçesindeki
    itiraz ve def'ileri gösterir.
    2294 İSTANBUL BAROSU DERGİSİ • Cilt: 82 • Sayı: 5 • Yıl 2008
    Hakim, dava ve cevap dilekçesi gibi replik ve düplik dilekçesini de duruşmadan
    önce okuyup- incelemesi gerekir ki, görevli olup olmadığını,
    yetkili olup olmadığını işin başında öğrenebilsin. Dahası, ispat külfetinin
    hangi tarafta olduğunu ve davanın hangi delillerle kanıtlanabileceğini bilebilsin.
    Dava şartlarının bulunup, bulunmadığını öğrenebilsin.
    Genelde, dava malzemesi okunup-incelenmediğinden, yetkisizliğe ve
    görevsizliğe, yargılamanın ilerlemiş safhasında karar verilmekte; yargılama
    yeni baştan yetkili veya görevli mahkemede görülmektedir. Bu durumda,
    yasaların boşluğu söz konusu edilemez; bilgi ve beceri eksikliği
    var demektir.
    Dava malzemeleri okunup-incelenmediğinden ve dahası, konu hakkı
    nda hukuki bilgi sahibi olunmadığından; davanın res'en araştırma ilkesine
    tabi olup-olmadığı tespit edilmeden; res'en araştırma yapılmakta, ispat
    külfeti olmayan tarafa da delillerin ibraz külfeti yükletilmekte, ispat
    külfeti altında olmayanın da delilleri incelenmekte, davanın takdiri delillerle
    mi yoksa kesin delillerle mi? ispat edilip-edilmeyeceği sorunu halledilmeden;
    kesin delillerle halli gereken bir davanın takdiri delillerle çözümü
    cihetine gidilmekte, dava koşul bulunmamasına rağmen davalar görülmektedir.
    Dilekçeler teati edilmeden önce duruşma gününün verilmemesi gerekir.
    Çünkü genelde cevap, replik ve düplik dilekçeleri ibraz edilmeden duruşma
    günü verilmekte, taraşar ilk oturumda ve ikinci oturumda ayakta
    durup-beklemenin dışında hiçbir yargılama veya taraf işlemine iştirak etmemektedirler.
    Taraşar, duruşmalara katılmakta, davacı, dava dilekçesini,
    davalı da, cevap dilekçesini tekrar etmenin dışında hiçbir işe yaramamaktadı
    r.
    Yargılama yapmak bilgi ve beceri işidir. Hem bilgi sahibi olacaksın
    hem de bildiğini uygulama becerisine sahip olacaksın. Yasalar çerçevesinde,
    yargılamanın ucuzluğu ve çabukluğu ilkesini uygulayacaksın. Genellikle
    uygulamada bilgi ve beceri eksikliğinden, davaların uzadığına tanı
    k olmuşumdur. Bunlardan birkaçını paylaşmak istiyorum.
    Davalı, sigortadan aldığı parayı, almamış gibi davacı hakkında icra
    takibine geçmiştir. Davacı da, sigortadan tahsil edilen tarihten, takip tarihine
    kadar işlemiş yasal faiziyle birlikte, sigortadan alınan para miktarı
    kadar borçlu olunmadığına ilişkin menŞ tespit davası açmıştır. Mahkeme
    üç ay sonraya gün vermiştir. Davacı, davalının, dava dilekçesinde
    gösterilen adresten ayrıldığını haricen tespit etmiştir. Bunun için, davalı-
    nın adresinin zabıtaca tespitini ve zabıtaca tespit edilecek adrese ve yine
    tebligatın dönmesi halinde, tebligatta yeni adres belirtilmiş ise bu adrese
    de dava dilekçesinin tebliğini ve yine faiz hesabının duruşmadan önce yapı
    lmasını, raporunda tespit edilecek yeni adrese tebliğini talep etmiştir.
    Davacının amacı, ilk oturuma kadar taraf teşkilini oluşturmak ve bilirkişi
    raporuna karşı davalının itirazları var ise itirazları doğrultusunda ye-
    Karatahta 2295
    niden bilirkişi incelemesi yaptırtarak itirazları giderip, ilk oturumda yargı
    lamayı sonuçlandırtmaktır.
    Hakim, tebligat parçası dönmediğinden ve taraf ta teşkil edilmediğinden
    talebi reddetmiştir. Oysa, ilk oturuma kadar zabıtaca adres tespitinin
    yapılmasını ve taraf teşkilinin sağlanmasını ve faiz hesabı yönünden
    bilirkişi incelemesi yapılmamasını yasaklayan bir hüküm yoktur.
    Diğer bir anı, dosya Yargıtay’dan bozularak geldi. Bozma kararı, Tebligat
    Yasası’nın 35. maddesine göre davalıya tebliğ edildi ve hakim, ilk duruşmada,
    bozmaya uydu. Fakat davalının adresinin, zabita marifeti ile
    tespiti cihetine gitti. Ara kararının kaldırılması talep edildi. Talep iki kez
    reddedildi. Dört celsedir, davalının adresi zabitaca aranmaktadır.
    Diğer bir anım da, davacı, tazminat davasını davalı şirkete, menŞ tespit
    davasını da davalı şirkete ve başka bir davalıya karşı açtı. Mahkeme
    iki davayı birleştirdi. Birleşmeye itiraz ettik. İtirazımız da, “menŞ tespit
    davası ile tazminat davasındaki davalı şirketin müşterek olduğu” fakat
    davalı şahsın her iki dosyada taraf olmadığı ve sadece menŞ tespit davası
    nda taraf olduğu, her iki davanın konuları da farklı olduğu bildirilmesine
    karşın talebimiz reddeldi. Dört yıl sonra iki davanın ayrılmasına karar
    verildi.
    Donanımlı Yargıç
    Hukuk Usulu Muhakemeler Yasası, davacının dava dilekçesinde bildirdiğ
    i delilleriin, her zaman celbine karar verileceğini düzenlemiştir. Dava
    dilekçesinin tebliğ edilmediğine ilişkin tebliğat parçasının dönmeden,
    zabıta araştırması yapılamayacağını, hele hele, taraf teşkil edilmeden, faiz
    hesabının bilirkişi marifeti ile hasaplanamayacağını da yasaklamamıştı
    r. Kanunda yasaklanmayan bu taleplerin yerine getirilmesi, yargılamanı
    n çabukluğu ilkesine de uygun düşmektedir.
    Davacı, menŞ tespit davasına ilişkin tüm delillerini dosyaya sunmuş,
    sadece faizin hesabını yapmamıştır. İlk oturumdan önce faizin hesap
    edilmiş olması halinde, karar verilebilecek, bir durumda ilk oturumun
    beklenilmesi ve bundan sonra bilirkişi incelemesinin yapılması yargılamayı
    gereksiz yerde uzatmış olacaktır.
    Hukuki bilgi ve yargılama yapma becerisine sahip olan donanımlı bir
    yargıç, dosyaya giren bilgi ve belgeleri zamanında okuyup incelemesi halinde
    yargılamayı en kısı süre içinde bitirebilir.



     

Bu Sayfayı Paylaş