Dans Tiyatrosu

'Tiyatro ve Skeçler' forumunda Mavi_Sema tarafından 26 Ağustos 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Dans Tiyatrosu konusu Binbirinden gizemli ülkeleri siz nasıl betimlersiniz? Yazarak, çizerek, besteleyerek? Pina Bausch binbiri birde topluyor ve dansıyla, dansçılarıyla bizlerin karşısına çıkıyor. Yirminci yüzyıl Modern Dans Tiyatrosu`nun öncüsü Pina Bausch her seferinde bir ilke imza atıyor. Uluslar arası Istanbul Tiyatro Festivali Pina Bausch`u bizlerle ilk kez "Cam Temizleyicisi" adlı gösterisiyle buluşturdu. Onunla Hong Kong`un bilinmezliğinde gittik. Daha sonra Bausch`un unutulmaz Masurca Fugo`suyla Lizbon`a doğru yol aldık.

    Wuppertal Dans Tiyatrosu

    Pina Bausch yolculuğuna 1973`de Wuppertal Dans Tiyatrosu`nu kurarak başlar. Daha önce Folkwang da baş dansçı olması, Juillard`daki çalışmaları ve Kourt Joss`la birlikte Folkwang Dans Okulu`ndaki yılları günbe gün Pina`yı Pina yapan dönemeçlerdir.
    Ilkleriyle Pina Bausch. Son yıllarda çokkültürlülük dilden dile dolaşan bir kavram. Oysa ki yıllar önce Wuppertal Dans Tiyatrosu çok renkli kadrosuyla, Amerikalı, Alman, Çinli dansçılarıyla ilk çokkültürlü ansambelın öncüsü olur. Topluluk, çok dilliği ve çok kültürlülüğü bir potada buluşturur. Çok kültürlü olmakla yetinilemez bir de sıradışı bir tarz bulmak gerekir.
    Pina Bausch bilindik klasik dans kalıplarına baş kaldırır; durmaksızın sorarak, sorgulayarak koreografisini yapmaya başlar. Doğaçlamalar tiyatrosunun özünü oluşturur. Yaşamla hesaplaşır. Bireyi bireyin toplumdaki yerini irdeler. Bellek ve beden ortaklaşa çalışır. Yeni bedenler yaratılır. Tiyatro eleştirmeni Sevgi Şanlı, "Willkommen Pina Bausch" başlıklı yazısında (Cumhuriyet Gazetesi, 07 Haziran 2000) "Pina Bausch`un kolları kullanmasını bir fenomen" olarak niteler. "Kollar iç içe girip çıkarak beden içinde yeni bedenler doğurur."

    Pina Holmes`la Kentler ve Insanlar

    Bausch`un Hong Kong`dan başlattığı "Kentler ve Insanlar" projesi Lizbon`a doğru uzanan tam bir takım oyunu. Wuppertal Dans Tıyatrosu iz peşinde. Pina Bausch ve topluluğu bir kenti karış karış keşfe çıkar. Gecesi gündüzüyle nedir bir kenti kent yapan öğeler? Sokaklarını insanlarını soluyarak kolayca alımyabilir miyiz koca kenti? Esrarengiz bir arayıştır onların ki... Gözlemler, anlar, anılar, birbiri ardına sıralanır. Fotoğraflar, videolar, soruşturmanın en önemli delilleridir.
    Wuppertal`e dönüşte tüm ipuçları masaya yatırılır. Pina Holmes sorgulamasına başlar... "Dolunay size neyi çağrıştırır, peki ya anne sevgisi..." üçlemesi: what, why, when (ne, neden, ne zaman) sorularını ya sözle ya da beden diliyle yanıtlarlar. Bu sorgulama kolay kolay bitmez. Bausch anlatıları gözlemler, durdurur, uyarlar, dener... Erkek, kadın, özlem, kin, sevgi... Aynı temalar üzerinde çalışır. Binlerce mozaik taşı Pina`nın tualinde bir bilmecedir.

    Son Durak Brezilya 2001

    Bembeyaz boş bir sahneye palmiye görüntülerinin yansımasıyla çılgınca bir karnaval başlar. Tropik ormanlardan liman şehirlerine, kokteylerden vahşi hayvanlara başka bir diyarda Brezilya`dayız. Dansçılar kimi zaman maymunlar gibi doğayla başbaşayken, ansızın Brezilya`nın burjuva sınıfından snop tiplemeler oluverirler, kadeh tokuştururlar birbirleriyle.
    Ilkelden moderne doğru uzanırlar, birbirinden ilginç yaratıklar olarak karşımıza çıkarlar. Doğaçlamalar oyun boyunca süregelir. Bausch`un düşgücü karagüldürüyle buluşur; yücelikleri ve cücelikleriyle insanoğlu sahnede beliriverir. Dev projeksiyon görüntüleri bedenlerle birleşir, bazen de bedenler görüntülerden önde gelir. Görsellik, müzik ve beden özümlenir. Bu üç öğe bedende tekrar varolur. Samba, Latin Amerika, Etnik Brezilya, Regıee, Hard Rock müziği dansqların büyüleyici duoları ve sololarıyla buluştuğun da Brezilya`nın sıcaklığını içimizde hissederiz.
    Neit Bausch kuşağı, son dönem Wuppertal Dans Tıyatrosu`nun dansçıları kedi gibi yumuşak, break dansçı gibi esnek, atlet gibi çevik. Hip hop yapıyorlar, taklalar atıyorlar, şimşek hızıyla tırmanıyorlar. Bir patch ğorku unutulmaz bır rıtüele dönüştürüyorlar.

    Bu gizemli Brezilya serüveni, sıcak yaz günlerinde çocukların birbirlerini ıslatmalarına öykünen bir biçimde sonlanır. Pina`nın çocukları devasa şelale görünütüsünün önünde maden sularıyla birbirlerinin çığlıklar atarak ıslatırlar. Bu şölende bir oyundur. Çocuk ve oyun bir ikilidir. Onlar da çocuklar gibi oynayarak oyunlarla keşfederler Brezilya`yı. Çocuk naifliği ve yaşam coşkusuyla bizleri başbaşa bırakırlar. Bu masal burada bitti diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.
    Pina yine harikalar diyarında...

    Pina Bausch
     

Bu Sayfayı Paylaş