Damar Tıkanıklığının Tedavi Şekilleri

'Genel Sağlık' forumunda Mavi_inci tarafından 17 Ocak 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Damar Tıkanıklığının Tedavi Şekilleri konusu Damar Tıkanıklığının Günümüzdeki Tedavi Şekilleri

    Bilimadamları, lazer ışınlarını kullanarak tıkanık kalp damarlarını açabilecek bir yöntem geliştirdi.



    İngiltere’deki Ulusal Tıp Laser Merkezi öğretim üyelerinden Prof. Stephen Brown’ın “fotodinamik terapi” (PDT) adı verilen yöntemin kalp hastalıklarının yanı sıra, beyindeki tümör, boyun cilt ve ağız kanserlerini de iyileştirebildiği kaydedildi.




    PDT’nin kalp damarlarını açmada balon yöntemine benzer şekilde kullanıldığını kaydeden Brown, İngiltere’de yedi hastanın bu teknikle tedavi edildiğini ve hastaların altı ay sonra büyük bir iyileşme gösterdiklerini belirtti. Balon yönteminde hastaların yüzde 75’inin tekrar damar tıkanıklığı yaşadıkları savunulurken, yeni yöntemle bu tekrarlanmanın çok ender görüldüğü bildirildi.



    Yeni tekniğin tıp alanında büyük bir devrim olduğunu iddia eden Prof. Brown, ışınla tedavi yönteminin tüm kalbe uygulanması üzerinde çalıştıklarını kaydetti.

    Kök hücre ile ayaktaki damar tıkanıklığı açılıyor
    Kök hücre nakli ile tedavi uygulaması giderek yaygınlık kazanıyor. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde de, bilinen bütün yöntemler denenmesine rağmen bir türlü tedavi edilemeyen tıkalı ayak damarları kök hücre nakli ile açılıyor.



    Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Neyyir Tuncay Eren, bilim dünyasının genetikte ve hücre biyolojisinde önemli ilerlemeler kaydettiğini söyledi. Eren, “Deneysel çalışmalarda, kök hücrelerden kalp veya damar hücresi elde etmenin ve çoğaltmanın mümkün olduğunu gördük. Böylece elde edilen bu hücreleri kalp ve damar sisteminin çalışmayan bölgelerine ekilerek bu bölgelerin tekrar faaliyete geçirilebileceğini tesbit ettik” dedi.

    Olumlu sonuç verdi
    İnsanlarda her türlü hücreye dönüşebilme yeteneği olan kök hücrelerle uyguladıkları tedavi yönteminde çok başarılı sonuçlar alındığını belirten Eren, bu konuda şunları söyledi: “Kök hücrelerin bu tür kullanımında hiçbir tıbbi ve etik problem yoktur. Deneysel çalışmalar da olumlu sonuçlar vermiştir. Bu sebeple, son birkaç yıldır üzerinde çalıştığımız bu tedaviyi artık insanlarda da uygulamaya başladık. Önce ayak damarları tıkalı hastalarda bu tedaviyi uygulamaya başladık. Şu ana kadar aldığımız sonuçlar oldukça başarılı. Ancak, bu yöntemin kesin ve çok etkili bir tedavi şekli olduğunu söylemek için daha çok erken.”


    Damar tıkanıklığı`na karşı yeni protein
    Alman bilim adamları, damar tıkanıklığında önemli rol oynayan bir protein tespit ettiler.
    Nature Medicine dergisinde yayımlanacak araştırmaya göre, G 13 isimli proteinin işlevinin çözülmesiyle kalp krizi ve inme gibi hastalıklara karşı etkili ilaç geliştirilmesinin yolu açıldı.


    Heidelberg Üniversitesi Farmakoloji Enstitüsü'nde görevli bilim adamları tarafından bulunan G 13 proteini, trombositlerin (kan hücreleri) birikmesine ve dolayısıyla damar tıkanıklığı `na neden olabilen önemli sinyaller gönderiyor.


    Trombositlerin yaralanmalarda pıhtılaşmayı sağlayarak kanamayı durdurduğunu belirten bilim adamları, bu kan hücrelerinin damar içinde aktif hale gelmesiyle damarların tıkanabildiğini ve kalp krizi ile inmede olduğu gibi organlara kan akışını durdurabildiğini kaydettiler.
    Bilim adamları, G 13 proteini olmayan farelerin atar damar pıhtılaşmasına karşı dirençli olduğunu ve bu farelerde ani kanamaların görülmediğini tespit ettiler.


    Enstitü Başkanı Stefan Offermanns, kalp krizi ve inmenin önlenmesi için yaygın olarak Aspirin kullanıldığını hatırlatarak, bu proteinin bulunmasıyla önlem ve tedavi için etkili bir ilacın geliştirilebileceğine dikkat çekti.


    Deriden damar üretildi!
    Amerikalı bilim adamları, iki hastanın deri hücrelerinden ürettikleri kan damarlarını, yine bu hastalara başarıyla nakletti. The Guardian’ın haberine göre, California merkezli biyoteknoloji şirketi Cytograft Doku Mühendisliği’nin araştırmacıları, bu damarları böbrek hastaları için ürettiler, ancak çok yakında by-pass ameliyatlarında da kullanacak. Üretiminin altı ay sürdüğü belirtilen kan damarlarının, gelecekte şeker hastalarının zamanla zayıflayan bacak damarlarını yenileyerek, onları parmak ve bacak kesilmesinden kurtarmak için de kullanılabileceği bildiriliyor.


    “Benim testislerimden birisinin etrafındaki damarda genişleme oldu. Mor renk aldı ve şişti. Bunun için doktora gittim varikosel dedi. Ameliyat olmamı tavsiye etti, ameliyat olmaz isem kısırlık yapabilirmiş. Bu yüzden ameliyat oldum. Varikosel nedir, ne gibi zararları vardır? Beni aydınlatırsanız memnun olurum. Ayrıca bacak damarlarımda da genişleme var. Midemde yanma oluyor. Bunlar için bilgi verirseniz memnun olurum.”



    Testisleri besleyen kanın geriye gidişini sağlayan toplardamarların genişlemesine varikosel denir. Damarların içinde kan göllenir ve şişkin vaziyette izlenir. Renk mavimtıraktır. Bazen gerilme ağrısı olabilir. Varikoselde lokal ısı artımı olur. Testislerde ısı artması sperm yapımını olumsuz yönde etkiler. Yani sperm sayısı azalır, kalitesi bozulur. Bu da çocuk sahibi olmayı güçleştirir. Sizin çocuğunuzun olmayışı buna bağlı olabilir. Ameliyattan bir süre sonra sperm sayısında artma olur. Sizin ameliyattan bir yıl sonra bile çocuk sahibi olamayışınızın altında başka sebepler aramak lazımdır. Bir üroloji uzmanının takibine girseniz iyi olur. Bacak damarlarınızdaki genişleme varisten ileri gelir. Varis de aynen varikosel gibi venlerin genişlemesi ile meydana gelir. Uzun süre ayakta kalanlarda sık rastlanır. Hafif vakalarda varis çorabı giyilir. İlerlemiş, ağrılı, ayakta yanma yapan varisleri ise ameliyat ile almalı. Damar cerrahı ile görüşmeniz iyi olur. Midedeki yanma gastrit veya ülserden ileri gelebilir. Stresli bir hayatınız var. Stres insanın en fazla midesini etkiler. Acılı baharatlı gıdalardan uzak durmalı, üşütmemeli, az ve sık yemeli. Şikayetlerinizde azalma olmaz ise bir gastroenteroloji uzmanına muayene olmanız, mide filmi çektirmeniz iyi olur. Ayrıca gastroskopi dediğimiz ışıklı bir alet ile midenize bakılarak teşhis konabilir.


    Karabaş otu şurubu damarları açıyor
    Karabaş otu ezildiği zaman çok kuvvetli ancak hoş olmayan bir koku çıkaran bitkidir. Mavi veya menekşe renginde çiçekleri vardır. Karabaş otundan “karabaş yağı” denen bir esans da çıkarılır. Genellikle alçak makilik alanlarda yetişen karabaş otu oldukça faydalı bir bitki. İşte bunlardan bazıları: Kalbe kuvvet verir, ağrıları geçirir. Damar sertliğinde faydalıdır, kalb ve beyin damarlarını açar. Balgam söktürür. Sara ve beyin hastalıklarında kullanılır. Uyuşukluğu giderir, vücuda zindelik verir.



    Karabaş otu ile yapılacak şurubun hazırlanışı oldukça kolay: Bir bardak suyu ateşte kaynatıp, içine üç-dört tane karabaşotu meyvesi atılır. 10-15 dakika kadar demlemeye bırakılır, daha sonra süzülerek soğutulur. Çok acı olduğu için karabaş otu şurubunu içmeden önce balla veya şekerle tatlandırmak gerekir. Bir bardak su ile hazırlanan şurup ikiye bölünerek sabah ve akşam tok karnına içilir.


    Ameliyatsız by pass için büyük rekabet
    ABD'li ve Alman bilimadamları arasında kalp ameliyatını gereksiz kılacak genetik by-pass metodunu geliştirmek üzere müthiş bir rekabet yaşanıyor.


    Genetik by-pass metodu, ameliyata ihtiyaç duyulmadan kalpte damarlar oluşturarak tıkanık damarların bu yolla by-pass edilmesini öngörüyor. Genetik-by pass mucizesiyle ilgili ilk açıklama, Boston'daki Tufts Üniversitesi ile St.Elizabeth Tıp Merkezi ortaklaşa yürüttükleri projeye imza atan Dr Jeffrey Isner'dan geldi. Isner ve ekibi yeni metodu ilk önce bacaklarında ileri derecede damar tıkanıklığı bulunan 9 hastaya uyguladı.



    Bacakta başarılı oldu

    Bacak kaslarına büyüme faktörü içeren bir madde enjekte edilen 9 hastanın 8'inde yeni damarlar oluşarak, tıkanık damar by-pass edildi. Damar tıkanıklığı yüzünden hastalardan 5'inin bacağı kesilme tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Söz konusu hastalar da bu uygulama sonucu ayağa kalktı. Bacakta başarılı sonuç veren bu yöntemin kalpte de uygulanabileceğini belirten Dr Isner, gelecekte bu metodun anjiyo ve by-pass operasyonları kadar yaygınlaşacağını söylüyor.



    Rekabete Almanlar da katıldı

    Amerikalı bilimadamlarından sonra Almanlar da benzer bir teknik üzerinde çalıştıklarını açıkladılar. Fuldalı kalp cerrahı Thomas Joseph Stegmann, hastaların kalp duvarına genetik bir madde şırınga ederek kalbin kendi kendine yeni damarlar oluşturmasını sağladı. Büyüme faktörü enjekte edilen 19 hastada kalbe kan ve oksijen taşıyacak tali damarlar oluştu. Ancak tıkalı damarı rahatlatan bu kılcal damarların kapasitesinin şimdilik tıkanıklığı by-pass etmeye yetmediği belirtiliyor.



    Ameliyata gerek kalmayacak

    Almanya'nın genetik-by pass metodunu kalp üzerinde denediğini açıklamasının ardından Amerikalı doktorlardan oluşan bir başka grup daha benzer denemeler yaptıklarını ilan ederek yarışı hızlandırdılar. Minnesota Üniversitesi'nden Dr. Timothy Henry, 15 hastaya uyguladıkları bu yeni teknikten olumlu sonuçlar aldıklarını duyurdu. İleride bu ameliyatların açık kalp ameliyatlarını gereksiz kılması bekleniyor.


    Diabet, damarları tıkayabilir
    Diabet (Şeker hastalığı), yan etkilerini öncelikle damarlarda gösteren bir hastalıktır. Hastalığın komplikasyonu olarak ortaya çıkan sağlık sorunlarının büyük bir kısmının temelinde yatan etken, damarlarda tıkanmaya gidiştir. Öncelikle kılcal damarlar etkilenir, giderek daha büyük damarlar da hasar görür. Sizin bacaklarınızda hissettiklerinizin de damarlardaki daralmalara bağlı olduğunu sanıyorum. Ağrı ve krampların bir süre yürüdükten sonra belirmesi, daralmış olan damarlardan gelen az miktardaki kanın, istirahat sırasında buradaki dokuları beslemeye yetmesi, ancak, kasların işinin ve buna bağlı olarak beslenme ihtiyacının arttığı efor hallerinde kan artışı sağlanamadığı için beslenme yetersizliği oluşmasına bağlıdır. Diabetinizi tedavi eden merkezin ya da hekimin zaman zaman bu açıdan kontroller yapması gerekirdi. Böylece daha şikayet vermeyecek boyutlardaki damar tıkanıklıklarının teşhisi mümkün olabilirdi.



    Bu aşamada sizin yapmanız gereken şey, en kısa zamanda, kalp-damar hastalıkları konusunda uzman bir hekime başvurmak olmalıdır.
     

Bu Sayfayı Paylaş