Daima Genç Kent....Birmingham [İngiltere]

'Yabancı Tatil Yerleri Hoteller' forumunda Siraç tarafından 7 Aralık 2008 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Daima Genç Kent....Birmingham [İngiltere] konusu
    Daima Genç Kent....Birmingham [İngiltere]

    İngiltere'nin ikinci büyük şehri olan ve bir milyon kişinin yaşadığı Birmingham Birleşik Krallık'ta en çok turist çeken dördüncü şehir unvanına sahip.

    [​IMG]

    [​IMG]


    Birmingham hep öncü bir şehir olmuş, liderliğe soyunmuş, yolu açmış. Endüstri ve ticaret alanında çok yol katetmiş, ünlü kişilere ve markalara ev sahipliği yapmış. Bugün, Venedik ve Amsterdam'ı andıran kanallarıyla milyonlarca ziyaretçiyi ağırlıyor. Birmingham'da, üzerinde kafelerin ve yürüyüş yollarının bulunduğu bu kanalların uzunluğu Venedik'tekilerden daha fazla. Endüstriyel Devrim sırasında ilk kanal 1769 yılında açılmış ve şehri Wednesbury'e bağlamış. Beş ana ve çok sayıdaki küçük kanalın 18. yüzyılda toplam uzunluğu 278 kilometreymiş, bugün 182 kilometresi hala kullanılıyor.


    BIRM KABİLESİNE AİT EV

    1998 yılında G8 Zirvesi'ne ev sahipliği yapan kentte yaşayanların konuştuğu İngilizce kulağa çok farklı geliyor, anlamakta zorluk çekiyorsunuz. Birmingham “Birm isimli liderin kabilesine ait ev” anlamına geliyor ve şehrin yerlisine Brummie deniyor.

    Şehrin tarihine baktığınızda 6. yüzyılda küçük bir yerleşim olarak görüyorsunuz bu koca kenti. 1538'de Birmingham'da sadece 1500 kişi yaşıyormuş. 1642 yılında çıkan İngiliz İç Savaşı'nda cumhuriyetçilerin cephesinde savaşanlara kılıç ve zırh temin edince şehir bir anda metal üretimiyle ön plana çıkmış. Birmingham, Sanayi Devrimi sırasında hem İngiltere'nin hem de dünyanın en önde gelen şehirlerinden biri olarak tarihe geçmiş. 1840'lardan 1970'lere kadar sanayi şehri olarak altın çağını yaşamış. Rea Nehri üzerindeki konumu, kömüre, demire ve keresteye kolay ulaşımı, Birmingham'ı 20. yüzyılda İngiltere'nin en önemli üretim merkezi haline getirmiş. 1970'lerden sonra kapanan fabrikaların bir kısmı kültürel ve turistik amaçlarla kullanılmaya başlamış.


    ÜNLÜLER ŞEHRİ

    Birmingham, adeta bir ünlüler şehri. James Watt, tarihe, burada buharlı makineyi icat eden kişi olarak geçmiş. Bununla da yetinmemiş, dünyanın ilk fotokopi makinesine de imzasını atmış. Dilimize yerleşen ve lambaların ışık gücünü göstermek için kullandığımız watt, onun soyadından geliyor. İlk röntgen ise 1896'da John Hall Edwards tarafından Birmingham'da çekilmiş. Boulton ve Watt'ın yanında çalışan William Murdock da dünyada gazla aydınlatmayı ilk geliştiren kişi olmuş. Geçmişin izlerini takip etmek için Soho House'a gidebilirsiniz. Ünlü mucitleri ağırlayan şık ev, bugün meraklı turistlere kapılarını aralıyor. 20. yüzyılın ünlüleri arasında ise Ozzy Osbourne, Duran Duran ve Black Sabbath var. Yüzüklerin Efendisi'nin yazarı John Ronald Reuel Tolkien de çocukluğunu Birmingham'da geçirmiş. Birmingham'da yetişmiş ünlü kişiler dışında, bu şehirde üretimine başlanan dünyaca tanınmış Cadbury's çikolataları da bulunuyor. Bournville'deki Cadbury World ise çikolataseverlerin keyifli vakit geçirip çikolata tarihi hakkında bilgi alabilecekleri bir yer. Şehirde iki de ünlü futbol kulübü var. Aston Villa ve Birmingham City sürekli birbiriyle çekişiyor.

    [​IMG]

    [​IMG]


    MİMARİ ZENGİNLİK

    New, Paradise ve Colmore Row caddelerinin kesiştiği noktada bulunan Victoria Meydanı, şehrin en merkezi noktası. Meydan, Kraliçe Victoria'nın 1901'de buraya dikilen heykelinden sonra bu adı almış. 1993'te meydan tamamen yenilenmiş ve açılışını da Lady Diana yapmış. Belediye ve Konsey binalarının olduğu meydanda Avrupa'nın en büyük çeşmelerinden biri olan Floozie in the Jacuzzi de var. Birmingham, güzel mimari örneklerle dolu bir şehir. 1830'larda inşa edilen ve Korint tarzındaki 40 kolonla süslenmiş olan Belediye Binası bunlardan biri. Hemen yanındaki Konsey Binası ise 1870'lerde Rönesans tarzında yapılmış ve şehirde yaşayanlar tarafından “Big Brum” diye adlandırılmış. Şehrin diğer önemli meydanlarından biri olan Centenary ise her biri tek tek yerleştirilmiş olan 500 bin tuğladan oluşuyor. Birmingham'daki St. Philip's Katedrali 18. yüzyılın başlarından kalma ve muhteşem bir Barok çan kulesine sahip. St. Martin ise Birmingham'ın en eski kilisesi ve 13. yüzyılda yapılmış.

    Birmingham Müzesi ve Sanat Galerisi, Viktorya mimari tarzında yapılmış güzel bir yapıda bulunuyor ve dünyanın en büyük Raphael öncesi koleksiyonuna sahip. Fransız, Flaman ve İtalyan Barok sanatçıların görkemli eserlerinin yanı sıra çağdaş sanatçıların eserleri, gümüş, seramik ve arkeolojik objeler de müzede sergileniyor. Birmingham Üniversitesi, şehrin en önemli eğitim kurumlarından ve çok hoş bir kampüse sahip. İçindeki Barber Institute of Fine Arts ise dünyanın en güzel, küçük galerilerinden biri. Galeride Degas, Monet, Renoir ve Turner gibi ustaların eserleri var.

    [​IMG]

    [​IMG]


    DÜNYANIN İLK SERGİ SALONU

    Dünyanın ilk sergi salonu 1850'de Birmingham'da açılmış ama şu anda yerinde ICC dedikleri ve her yıl 400'den fazla konferansın düzenlendiği Uluslararası Konferans Merkezi bulunuyor. ICC'nin yanında ise Senfoni Orkestrası'nın Salonu var. Salon otoritelerce Avrupa'nın en iyilerinden biri olarak kabul ediliyor. Birmingham Hippodrome Kraliyet Balesi'ne ev sahipliği yapıyor. Yandaki National Indoor Arena ise spor etkinlikleri ve konserler için kullanılıyor. Birmingham'da sanata çok önem veriliyor, tiyatrolar, sinemalar, müzeler, sanat galerileri sanatseverlere kapılarını ardına kadar açmış. Broad Street, gece hayatının merkezi olarak geçiyor. The Arcadian ve The Mailbox ise Broad Street'in şehirdeki diğer rakipleri. Birminghamlılar, çok genç bir nüfusa sahip olmakla övünüp gençlere hitap eden her türlü eğlenceye sahip olduklarını dile getiriyorlar.

    BULL RING

    800 yıllık bir pazar olan Bull Ring beş ayrı bölümden oluşuyor ve yılda 20 milyon kişi tarafından ziyaret ediliyor. Farmer's Market olarak bilinen pazarda, çiftçilerin kendi yetiştirdikleri ya da ürettikleri ürünler, en doğal haliyle tüketiciye ulaşıyor. İngiltere'deki mücevher üretiminin %40'ının gerçekleştiği “Jewellery Quarter” adlı bölüm, şehirdeki kuyumcuların tarihine ve sanatkârlıklarına şahitlik edebileceğiniz bir yer. Yüz civarındaki kuyumcunun dükkânları arasında dolaşmak apayrı bir keyif.

    [​IMG]


    BALTİ ÜÇGENİ

    Doğa düşkünleri için şehirde çok güzel noktalar bulunuyor. National Sea Life Centre'da 3,000'in üzerinde deniz canlısını, camdan yapılma tünellerin içinde dolaşırken görebilirsiniz. Kings Heath ve Cannon Hill parklarında dolaşabilir, Castle Bromwich Hall'de ise 18. yüzyıldan kalma bir yazlık malikanenin bahçelerinin görkeminden etkilenebilirsiniz.

    Birmingham'da Asya'nın değişik ülkelerinden gelme büyük bir nüfus var. O yüzden doğuya has bol körili, kimyonlu, kişnişli ve zencefilli lezzetleri Birmingham'da muhakkak tatmanız lazım. Özellikle “Balti Üçgeni” denilen bölge, Pakistan mutfağını denemek isteyenlere değişik alternatifler sunuyor. Balti, aslında kova demek ama yanlarında kulpları olan bu tencere, göçmenler sayesinde Pakistan'ın Baltistan denilen bölgesinden buraya kadar gelmiş. Sparkbrook, Balsal Heath ve Moseley bölgelerinde bulunan bu üçgene gittiğinizde, kendinizi ülkeler arasında bir yolculuk yaparken buluyorsunuz; hem yüzler değişiyor hem de yaşam biçimi... Burada sadece restoranlar yok; kıyafet, mücevher ve yemek malzemeleri satan dükkanlar da var. Eğer Çin mutfağını tercih ediyorsanız, China Town'a (Çin Mahallesi) uğrayabilirsiniz.

    Birmingham'ın “Bin ticaretin şehri” olarak adlandırıldığı günleri biraz geride kalmış ama hala ziyaretçilerine sunduğu çok sayıda sürprizi var.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

     
  2. Google

    Google Özel Üye

    Paylaşım için teşekürler..
     

Bu Sayfayı Paylaş