Düzce Aktaş Şelalesi

'Düzce Tanıtımı' forumunda Fatma tarafından 8 Şubat 2009 tarihinde açılan konu

  1. Fatma

    Fatma Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Düzce Aktaş Şelalesi konusu Aktaş Şelalesi


    [​IMG]
    Aktaş Şelalesi


    Melenağzı dönüşü Melen Çayı paralelinde ilerleyince önce Uğurlu Köyü’ne, daha sonra da tipik evler ve mısır saklanan bagenler arasından bir Abaza köyü olan Esma Hanım Köyü’ne ulaşılıyor.

    Köy meydanında Melen Çayı’nın bir kolu ile beslenen asırlık, gösterişli, şık bir çınar ağacı yer alıyor. Diğer evlerden farklı olarak ön taraflarında geniş bahçe bırakılmış olan Abaza köy evleri dikkat çekiyor.

    Oldukça yüksek bir tepede yer alan Hemşin’den Melen’in denize dökülüşünü seyredip yola devam ettiğimizde Aktaş Köyü’ne varılıyor. Araçtan inip bu defa Aktaş Şelalesi’nin dökülüşünü izlemek üzere orman içine inen patikadan yürüyüş başlıyor.

    Yol boyunca kaldirik ve kabalak bitkisiyle kaplı nem oranı yüksek orman yolunda üç küçük köprü geçilerek dere paralelinde ilerlerken, kireç taşı gözenekli yapısıyla minik bir mağara, yosun tutmuş kayalar, yüksek dallarından sarkan sarmaşıklarıyla anıt ağaçlar, su sesine karışan görünmeyen orman kuşlarının korosu, balta girmemiş Amazon Ormanları’nda olduğunuz hissi uyandırıyor.

    Şelalenin dökülüş yerine ulaştığınız anda 40–50 m.lik kambur bir kaya üzerinden dökülen şelale suyunun, dere olup yoluna devam edişini görüyorsunuz. Düz ve yüksek duvar görünümlü, doğal kayalardan oluşan çevreniz bitkilerle kaplı gökyüzünü görmenize çok küçük bir pencere bırakıyor.

    [​IMG]
    Aktaş Şelalesi Yolunda sıkça karşımıza çıkan kabalak bitkisi

    Şelalenin ışık aldığı saatlerin 11.00 -15.00 arası olduğunu anlıyor, kestane, meşe, kayın, ardıç ağaçları, eğrelti otu, karayemiş, orman gülleri eşliğinde dönüşe geçiyorsunuz.

    Enerjinizi ekonomik kullandıysanız indiğiniz zorlu yokuştan tırmanıyor, soluğu girişte bulunan çay ocağında alıyorsunuz. Çay bahçesi olarak hizmet veren kulübede tost benzeri yiyecekler, köy kahvaltısı, Robinson hayatı yaşamak isteyenler için kamp sahası da bulunuyor.

    Medeniyetten uzak kalacak olanlar için, pat pat aracıyla kamp sahasına çıkmak isteyenler oradaki köylü vatandaşlardan yardım alabilirler. 450 rakımlı Derebaşı çadır yerinden önce yeşil bir orman denizi, Akçakoca sahilleri, Alaplı, Zonguldak Ereğlisi, Karadeniz görülüyor.

    Köylüler, bölgeye gelenlere küçük bir ücret karşılığında rehberlik yapıyor, şelalenin üzerinde ki kademelerde yer alan göllere götürüyor, sarkıt dikitlerle süslü mağarayı gösteriyorlar. Aktaş’dan ayrılıp bir başka şelale olan Sarıyayla’ya giderken yol kenarında bir su dikkat çekiyor.
     

Bu Sayfayı Paylaş