Dünya madenciler günüyle ilgili şiir şiirler

'Şiirler' forumunda Mavi_Sema tarafından 2 Nisan 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Dünya madenciler günüyle ilgili şiir şiirler konusu dünya madenciler günü şiirleri,
    dünya madenciler günüy ilgili şiirler,
    dünya madenciler günü ile ilgili şiirler


    MADENCİNİN ARDINDAN


    Kömür Karası
    Yürek Yarası
    Nasıl tutulacak?
    Bu acının yası
    Kaşığın yetim kaldı
    Havlun nemli
    Nasıl geçecek hayat
    Sensiz gayrı
    Gözlerini
    Göremeyecek miyim?
    Nasırlı ellerini
    Yarım yamalak yemeğini
    Nasıl atardın, yorgun bedenini
    Gündüzleri
    Güneşte
    Geceleri, Ay’da arayacağım
    Yüzünü
    Kolların farz edeceğim
    Gökyüzünü
    Üzüleceğini biliyorum
    Ağlamayacağım

    Kubilay Enginol


    BİZ MADENCİYİZ

    Biz madenciyiz;
    İşimize besmeleyle başlarız
    Azrail ile kol kola çalışırız!

    Biz madenciyiz;
    Her gün sevdiklerimizle vedalaşmaya alışığız
    Yarını düşünmeye bugünümüze bağlıyız!

    Biz madenciyiz;
    Emeği alınmamış teri alnında kapkara
    Umutları serpili gelmez baharlara!

    Biz madenciyiz;
    Maaşımız açlık sınırının altından
    İşimiz işlerin en ağırından!

    Biz madenciyiz;
    Çocuklarımızın nafakası tek derdimiz
    Bundandır hakaretleri sineye çektiğimiz!

    Biz madenciyiz;
    Yüzlerce metre yer altı ekmek aradığımız
    Toz, duman, gazlardır nefes aldığımız!

    Biz madenciyiz;
    Hangi branşta olursak olalım üretim ortak hedefimiz
    Havasızlık,su baskını, göçük, gazlarla mücadelemiz!

    Biz madenciyiz;
    Dualarla yaradana sığınır kader deriz
    Her gidişi omuzlarda dönmeyle bekleriz!

    Özcan Akkuş



    MADENCİNİN KADERİ

    Göçük olur, grizu patlar
    Ocakları felaket kaplar
    İnletir alemi feryatlar
    Bazen şehit olur madenci

    Arkasından dünya ağlar
    Analar karalar bağlar
    Ağıtlar yürekler dağlar
    Asla unutulmaz madenci…

    Kenan Tunç
     
  2. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    MADENCİ

    Kara Elmas
    Kükremiş Yine
    Kim bilir
    Kızdığı kimdir
    Patlamış grizu
    Yanmış Ocaklar
    Otuz can yitmiş
    Sönmüş ocaklar
    Buyurmuş Baş Mabeyenci
    Bu sizin kaderiniz
    Bilmiyor muydunuz?
    Enin de sonunda
    Madende ölür Madenci
    Ne işiniz var madende
    Bak ne güzel yüzdürüyor
    Gemiciğini!
    İşini bilen gemici
    İneceğine her gün
    Madene
    Kul hakkı yetim Hakkı deme
    Sende ye
    Al gemiciğini
    Pupa yelken
    Sür maviliklere
    Arkada kalmasın gözün
    İnen bulunur nasıl olsa
    Yerin altına bin metre
    Kara derinliklere
    Ali Dost Aydın

    MADENCİ ÇOCUĞUNA MEKTUP

    “anne biz de babamın elbiselerini koklarız”

    beş yüz kırk metre derinde babanın cesedi
    seni düşünmeye,
    anneni düşünmeye zaman bulamadan
    kendi bile bilmeden
    öldü
    patlama sesini duymadan önce
    boğuldu kendi nefesinden
    kokla yavrum
    kokla babanın elbisesini
    genizlerinde bir baban kokusu kalsın
    için acıdıkça
    ihtiyaç duydukça
    baba kokusunu duyarsın

    ağlayacaksın zaman zaman biliyorum
    başka bir çocuğun baba deyişi yaranda diken olacak
    o küçücük yüreğine onarılmaz bir yaradır açılan
    gördükçe komşu çocuğun elinde oyuncağı kanayacak
    kanayacak
    ilk okula gittiğin
    kanayacak ilk aşık olduğun gün
    bil küçük yavrum
    hep içinde olacak acısı ölümün.

    bir madencinin değeri on bin lira ile değerlendirilemez
    yüz kere on bin lira bile ödeyemez bir babanın babalığını
    her bayram bir baba eli arayacaksın öpmeye
    saçlarında babanın parmaklarını hissetmek isteyeceksin
    hissetmek isteyeceksin baba şefkatini
    bir babanın yasaklarını bilmek
    görmek isteyeceksin çatılmış alnında kırışıklarını
    yaralı bir yürekte yaralı olur sevmek bile

    sakla yavrucağım, sakla babanın elbisesini
    babanın elbisesini koklayarak yaşayacaksın artık
    baba hasretini

    Rahim Recep Akdora
     

Bu Sayfayı Paylaş