Dünya Çiftçiler Günü Şiirleri - Dünya Çiftçiler Günü İle İlgili Şiirler

'Şiirler' forumunda Mavi_inci tarafından 18 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Dünya Çiftçiler Günü Şiirleri - Dünya Çiftçiler Günü İle İlgili Şiirler konusu
    Dünya Çiftçiler Günü Şiirleri - Dünya Çiftçiler Günü İle İlgili Şiirler

    Çiftçiler



    Dinle çiftçilerin garip halini

    İlkbaharda çifte başlar çiftçiler
    Hiçbir zaman işten çekmez elini
    Durmaz yıl on iki ay, işler çiftçiler

    Ölçer tohumunu, koyar sekleme

    El gitti der oğluna, haydi bekleme
    Tarlası herk ise, ya ikileme
    Tohumu toprağa aşlar çiftçiler

    Evvel buğday eker, sonra arpayı

    Her gün gazla saçar kuşların payı
    Tarlada görürse kuşu, kargayı
    Döner sapanınan taşlar çiftçiler

    Tohumunu kurtarır, bekler yağmuru

    Gider, gelir, bakar, tarlası kuru
    Yağmur geç yağarsa, yüzün azdırı
    Bekler bulutlardan yaşlar çiftçiler

    Yağmur bol olursa, güler yüzleri

    Bakar göğ ekini görür bizleri
    Çayır çimen bürüyünce dizleri
    Öküzün boyunu hoşlar çiftçiler

    Kimi pulluk koşar, kimi makine

    Kimi eski çifti kullanır yine
    Bol bol gözü doymayınca ekine
    Şaşar, nideceğim nişler çiftçiler

    Ekin firik, ığış ığış yellenir

    Bıldırcınlar arasında dillenir
    Gelinler al giyer, kızlar sallanır
    Bulur ırgatların çiftler çiftçiler.

    Aşık Veysel ŞATIROĞLU




    Harmanda


    Yavaş yavaş kurur terim,

    Karşımda harmanlarım yığılı,
    Açık bağrımda günün huzuru,
    Kavruk yüzümle gülümserim.

    Siz de duyar mısınız bu zevki?

    Dağların gölgesi bu tarafa düşünce,
    Sanırım yalnız çalışanlara vergi
    Temmuz akşamlarının şiiri.


    Talip APAYDIN




    Hasan Dayı


    Hasan dayı çapasını

    Tarlalarda unuturdu
    Çanağını lapasını
    Çapkın rüzgar soğuturdu

    Hasan dayı koşamazdı

    Dizlerinde derman azdı
    Çocuklar da pek haylazdı
    Sataşmadan duramazdı

    Hasan dalı aksakallı

    Bir dedeydi, beli şallı
    Sözü tatlı… Çalışkandı
    Güneşlerde yüzü yandı

    Geldi çattı sisli günler

    Bağ bahçenin rengi soldu
    Geçti gitti sıcak günler
    Hasan dayı hasta oldu

    Pencerenin ta dibinde

    Afacanlar bağırırdı
    - Yapma Hasan dayı! İn de
    Kapı, duvar hep sağırdı

    Hasan dayı kulübede

    Allah’ına can vermede
    Hacı nine ağlıyordu
    Kara yazma bağlıyordu

    Afacanlar alay sandı

    Kahkahalar sedalandı
    Şaka etme Hasan dayı
    Kim sürecek bu tarlayı?

    İmam, muhtar, köylü geldi

    Hıçkırıklar yürek deldi
    Okudular Elham, Yasin
    Hep dediler: Amin, amin

    Hasan dayı toprak oldu

    Koyun, kuzu, keçi, oğlak
    “Me, me!” diye ağlayarak
    Mezarından otlar oldu.

    Ruşen Eşrefe ÜNAYDIN
     

Bu Sayfayı Paylaş