Dünden Bugüne Kastamonu Evleri

'Karadeniz Bölgesi' forumunda NeslisH tarafından 12 Haziran 2009 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Dünden Bugüne Kastamonu Evleri konusu
    [​IMG]

    Bugün Kastamonu`da kale ve vadi yamaçlarına serpilmiş vaziyette eski günlerden intikal eden tarihi konaklara bazen ince daracık kaldırımlı sokaklardan geçerek, bazen de merdivenlerden çıkarak ulaşılabiliyor. Birer sivil mimari örneği olarak varlığını günümüzde de devam ettiren ahşap evlerin genellikle ön ve arka taraflarında tabiatla bütünleşmiş büyükçe bahçelerinin bulunması insanın dikkatini çekiyor.

    Evler gerek güvenlik, gerekse coğrafi yapının etkisiyle iç içe yan yana yapılmış. Bu nadide eserler Kastamonu insanının sosyal ve kültürel tarihinin en önemli tanıkları arasında yer alır. Kastamonu evleri 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın ilk yarısında yapılmış, Türk toplum yaşantısını günümüze aktaran önemli mimari örneklerdir.

    [​IMG]



    Kalabalık aile yapısının, ekonomik gücün ve yörenin iklim özelliklerinin etkilerini taşıyan bu evler cazibeli görüntüleri ile de dikkat çekmektedir. Evlerin birbirinin manzarasını ve güneşini kapatmamasının mimari planlamada dikkate alındığı hemen ilk bakışta fark edilir.

    Evlerde daha çok tuğla, ker¤¤¤, ahşap gibi malzemeler kullanılırken; han, çarşı, hamam, cami ve medrese gibi yapılarda ise kalıcı malzeme, yani taş kullanıldığı görülmektedir. Sokak ve mahalle araları da genellikle taşlarla kaplı idi. Mevcut taş kaplama tarzı rutubeti en aza indiren, sel sularına karşı dayanıklı ve ağaç köklerinin yeterli su almasına uygun yapıdadır. Evlerin zemin katları taş kaplı ise buralara taşlık da denirdi. Evlerin ön kapıları dışında geniş arka bahçelere açılan arka kapıları da vardır. Buralarda depo, kiler samanlık hatta ahırlar da bulunurdu.

    [​IMG]



    Konutların dış kısımları çıkmalar ve pencere düzenlemeleri ile dışarı doğru genişletilmiş, hareketli bir yapıya büründürülmüştür. Pencereler sedirde oturanların sokağı baştanbaşa görmesine imkân sağlar. Özellikle kar ve yağmurun yağışı, sokaktan gelip geçenler, avlu kapısını çalanlar, sokakta oynayan çocuklar, eve dönen aile fertleri pencerelerden rahatlıkla görülebilir.

    Sofalarda, eyvanlarda ve odalarda zaman zaman kalemişi süslemelere rastlanır. Iç bahçeye ve sokağa hâkim olarak düzenlenmiş evlerin pencereleri genellikle ahşap kafeslidir. 20. yüzyılın başlarından itibaren demir parmaklıklar da yapılmaya başlanmıştır.

    [​IMG]



    Tarihi kayıtlardan evlerin birbirine bitişik ve ahşap oluşu dolayısıyla şehirde çıkan yangınların kolayca yayıldığı anlaşılmaktadır. Evler için büyük tehlike oluşturan bu yangınlara karşı değişik tedbirler alınmıştır. Mesela uykuda olanları yangın sırasında uyarmak için kaleden top atılırdı.

    Bazı evlerin saçak köşelerine ya da kapı üstlerine uğur getirmesi için geyik boynuzu asılması geleneği vardır. Öte yandan evlerin saçağa yakın köşelerinde sokaktan görülecek yüzeylerinde ya da sofa çıkmalarının alınlıklarında bazı dualar ve bazen evin yapılış tarihi yazılıdır.

    [​IMG]



    Bu levhalardaki özlü sözlerde bir tevekkül anlayışı mevcuttur. Genellikle bir çerçeve içinde tuğra şeklinde besmele, kelime-i şehadet, Allah, Muhammed, Ya Hafız, Maşallahu kâne, Hâza min Fazl-ı Rabbi gibi yazılar dikkat çekmektedir.

    Kastamonu eski şehir fotoğraflarında gördüğümüz günümüzde sayıları gittikçe azalan konaklarımıza atalarımız mesken demişler. Saadet yeri hane anlamında. Ahşap ve toprak yapılı bu evler, üç kuşağın birlikte yaşadığı ferahfeza yerlerdi. Modern araç gereçlerin olmadığı evlerde sohbetler daha koyu ve candan, dostluklar daha uzun ömürlü olurdu.

    [​IMG]



    Bu aydınlık hanelerin belli bir bölümünde güngörmüş nineler veya dedeler oturur; yer yer şanlı geçmişimizin altın destanlarından yer yer de başlarına gelen tecrübe dolu sıkıntılardan nakiller yaparlardı. Torunlarını dizlerine oturtur, başını okşar, halk hikâyelerinden, kahramanlık destanlarından bahisler açar heyecanlı konuşmalarıyla eski devirlere doğru onları alıp götürürlerdi. Bu muhabbet meclisine konak sakinleri de iştirak eder, bu tatlı hatıraları kaçırmak istemezlerdi. Onları dinlerken farkına varmadan, geçmişin tatlı hülyalarına yelken açar ve birdenbire kendilerini, yiğit naraları, at kişnemeleri, muharebe uğultuları içinde buluverirlerdi.

    [​IMG]



    Kastamonu evlerinde çok iyi nitelikte ve bol ahşap malzeme kullanılmıştır. Bugün şehrin toplam alanının yarıdan fazlasının ormanlarla kaplı olması ahşap malzeme tercihinde etkili olmuştur. Daha önceki dönemlerde bu oranın daha çok olduğunu söylemek mümkündür.

    Hemen her ev, iç ve dış aksesuarıyla geçmiş zamanın belli bir dilimini, tarihin belli bir parçasını temsil ediyormuş hissi veriyor insana. O gelin endamlı eski evlerimizin önünden geçerken, onları daha bir sıcak ve samimi olduğu şeklinde bir düşünce geçiyor insanın içinden. Şehrin özellikle Akmescid, Hisarardı, Honsalar, Isfendiyar, Beyçelebi mahallelerinde bolca bulunan asırlık konaklarla, son yarım asır içinde yapılan beton binalar dün ve bugüne ait pozlar veriyor.
    Kastamonu konutları genellikle alt katları taş, üst katları ahşap karkas arası tuğla ve ker¤¤¤le dolgulu evlerdir. Ev sahibinin imkanları evin tek veya iki katlı olması, oda sayısının az ya da çok olması, evin içinde haremlik selamlık gibi bölümlerin yer almasında etkili olmuştur. Şehirde oturuyor olmakla birlikte bağı-bahçesi olanlar, hayvan besleyenler evlerin yanına samanlık, ahır ve ambar gibi yapılar da yapmışlardır. Evlerin çatıları kırma veya beşik çatılı şeklinde yapılmıştır.

    [​IMG]



    Evlerin üst katlarındaki sofa ve odaların bol ışık almaları için oldukça uzun pencereler yapılmıştır. Pencereler, düşey, sürme kanatlı, dikdörtgen şeklinde yapılmış klasik söveler ile süslenmiştir. Duvarlara ve tavana ahşap işçiliği çok detaylı olarak işlenmiştir. Kökboyalı el dokuması halı ve kilimlerle birlikte hasır ve halitalar odaların zemininde sergi malzemesi olarak kullanılmıştır. Çatılar genellikle alaturka kiremitle örtülmüş olup evlerin çoğu beyaz renktedir. Evler yapılırken mahremiyete önem verilir, camlarından bakıldığında diğer bir evin içerisini görmek mümkün değildir. Özellikle alt katlarda pencere bulunmaz. Alt katların ışık alması için mazgallar bulunurdu.

    [​IMG]



    Evlerde çardak veya sofa olarak bilinen mekânlar kalabalık aile bireylerinin ortak kullanım alanları olarak düzenlenmiştir. Kış hazırlıkları için buralar daha çok kullanılırdı. Ikinci kat diğer katlara göre daha basıktır ve bu kat gerektiğinde yatak odası olarak da kullanılabilen bir mutfak ve odalardan oluşurdu. Evlerde ısınma ocaklarla sağlanır, ocaktan alınan közler mangala konarak taşınır odanın uygun yerine yerleştirilirdi. Katlar arasında zaman zaman tecrit malzemesi kullanılmış olsa da ahşap evlerde ısının muhafazası güçtür. Bu nedenle prensip mekânın değil insanın ısınmasıdır. Soba ise son dönemlerde kullanılmıştır. Cennet saraylarını hatırlatan o selamlıklı, avlusu talimhane gibi geniş evlerin sağında solunda, önünde, arkasında, tepesinde sessiz ölüm ağıtları yankılanıyor, baba ocakları bir bir yıkılıyor, çok katlı yapılar yükseldikçe yükseliyor. Bununla birlikte bu fırtınadan ekonomik imkânların yetersizliği, sanayileşmenin olmayışı gibi bin bir sebeple şans eseri kurtulan talihli evler de az değildir.

    Türk evlerinin önemli özelliklerinden biri de odaların kullanımıdır. Her oda her işleve uygun şekilde kurulmuştur. Aynı oda yemek yenen, yatılan, misafir ağırlanan oda olabilir. Bunun göçebe toplumun bir parçası olan çadır düzeninden gelen bir alışkanlık olduğu kabul edilir. Bu yüzden odaların ortası genelde boş tutulur. Sedirler odaların kenarına yerleştirilir. Evlerde bulunan ve kullanılan malzemeler çoğunlukla seyyar yapıdaydı. Kolaylıkla çıkarılıp tekrar konabiliyorlardı.

    Erkek evlat evlendirilince gelin aynı eve getirilir. Amcalar, teyzeler, halalar ve torunların da dâhil olduğu aile hep birlikte bir evde yaşarlardı. Nüfusu daha az olan evler de vardı. Ev işlerinde yardım etmek amacıyla evlerin çoğunda evlatlık kız bulunurdu. Daha çok muhtaç durumdaki köylü ailelerinden küçük yaşta alınan evlatlık tamamen aileden biri gibi muamele görür. Evlatlık evin kızı gibi evlendirilir ve ardından yeni bir evlatlık bulunur. Erkek evlatların evden ayrılması daha çok ekonomik yönden yeterli ve güçlü hale gelmeleriyle mümkün olurdu.

    Aydınlatma aracı gazyağı lambasıdır. Son zamanlarda ``lüks lamba``diye tanımlanan, daha büyük boyutlu ve daha fazla ışık veren lambalarla birlikte elektrik kullanılmıştır. Evlerin, camilerin, dükkânların han ve hamamların cephelerindeki kuş evleri ise ``sevgi ve merhamet sembolü`` niteliğindedir.

    Yakın geçmişimizde değerini bilip takdir edemediğimiz, pek çoğunu yitirdiğimiz o konaklar günümüzde tekrar canlanmakta, hayatımıza yeniden dönmekte. Bugün pek çok konak restore edilip turizme kazandırılmaktadır. Bugün 1400`e yakın tescilli eserin bulunduğu Kastamonu`da başlatılan çalışmalarla pek çok külliye, cami, han, hamam, türbe gibi mimari eserlerle birlikte 227 konak restore edilmiştir.

    [​IMG]



    Belki gündelik işlerimizin zihnimizde oluşturduğu keşmekeşten dolayı, yanından sessizce geçtiğimiz pek çok güzelliği yeterince fark edemiyoruz. Zengin bir tarihi mirasın sahipleriyiz. Ata yadigârı binlerce eserle birlikte yaşadığımız için şanslı sayılırız.

    Bundan fazla değil 40-50 yıl önceki siyah beyaz Kastamonu fotoğraflarına bakanların gönüllerinde burkuntu, ve hayret oluşur. Kastamonu`nun dört bir yanına serpilmiş tarihimizi ve kültürümüzü tanımlayan tüm değerlerimiz özellikle de konaklarımızdaki ihtişam, güzellik, zarafet insanı duygulandırır, mazinin yamaçlarına doğru savuruverir.
     

Bu Sayfayı Paylaş