Düşük Yapma ve bebegi kaybetme ile ilgili bilinmeyenler

'Gebelik ve Annelik' forumunda Dine tarafından 11 Ekim 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Düşük Yapma ve bebegi kaybetme ile ilgili bilinmeyenler konusu Düşük kabusunu erkek bebek bekleyenler daha sık yaşıyor. Prof. Dr. Teksen Çamlıbel, ilk düşükten sonra hemen çiftlerin önlem almasını ve üç ay önceden gebeliğe hazırlanmaya başlamalarını öneriyor..
    [​IMG]
    Jinemed Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Direktörü Prof. Dr. Teksen Çamlıbel düşükle ilgili soruları yanıtladı:

    * Bu kadar teknolojik gelişmeye karşın kadınlar neden hâlâ düşük yapıyor?
    Bugün tıp dünyasının düşüklere dair bilmediği daha pek çok şey var. Bildiklerimiz bilmediklerimizin yanında çok daha fazla. Rahimde birtakım sorunlar olabiliyor onları hâlâ çözemedik, ailesel kökenli hastalıklar olabiliyor, annesi düşük yapan kadınların düşük yapma olasılığı çok daha fazladır. Bunların hepsi düşüklere yol açıyor. Erkek bebeklerin düşük olma riski daha yüksektir. Tabiat bir şekilde kadını tercih ediyor.

    İLK DÜŞÜK SİNYALDİR
    *
    Bir kadın kaç kez düşük yaparsa tekrarlayan düşük olarak kabul edilir?
    Aslında iki kez düşük yapan bir kadın tekrarlayan düşük yapıyor demektir. Benim şöyle bir amacım var, bir tek kez bile düşürmüş olsa ciddiye alınmasını istiyorum. İnsanlara artık tekrar tekrar düşük yapmak ağır geliyor. Düşük polikliniği kurduk, bu sorunu yaşayan kadınları ilk düşükten itibaren orada detaylı olarak inceliyoruz.

    * Tekrarlayan düşüklerin ne kadarı kadın, ne kadarı erkek nedeniyle oluyor?
    Büyük çoğunluğu kadın nedeniyle olur çünkü rahimden kaynaklanın bir sürü neden var. Bazen kadınla erkek arasında genetik bir uyum oluyor bağışıklık sistemi sorunu doğuyor. O zaman aşı verilerek erkeğe karşı kadında uyumsuzluk yaratılıyor... Bazen de erkekte kromozom bozukluğu düşük yapabiliyor.

    * Tekrarlayan düşüklere yol açan en basit neden nedir?
    En sık neden kromozom anemisi. Anne babadan bağımsız yanlış üretim olmasıdır. Doğarsa hayatla bağdaşmayacak kadar ağır anomalilerin nedenidir. İlk üç ay düşüklerinin yüzde 70'inde neden budur. Yani bu bebekler düşmeseler sakat olarak dünyaya gelecek olan anomalilere sahipler. Mongol ya da turner sendromlu ya da çok ağır sakat olarak dünyaya gelebilecek bebekler.

    40 YAŞINDA ÇOK ZOR
    *
    Yaşı ilerleyen kadınlarda düşük riski artıyor mu?
    Yirmili yaşlarda düşük riski çok azdır, otuzdan sonra belirgin bir şekilde artış gösterir ve 40 yaşından sonra büyük ölçüde artar. Bünye yaşlandıkça kromozom bozuklukları artıyor. Çünkü bir hücre bölünürken kromozomun da sağlam olarak bölünmesi lazım ama yaşlandıkça bunu çok beceremiyor.

    * Düşüklerin ne kadarı tedavi ile önlenebilir?
    Düşüklerin sebebine bağlı. Düşük polikliniğine gelenler içinde detaylı araştırma yapılanların yüzde 70'inde başarılıyız.

    * Her düşükten sonra tedavi daha mı zorlaşıyor?
    Evet, düşük kadını biyolojik ve psikolojik olarak zorladığı için daha sonra gebelik riske giriyor. O nedenle eskiden arka arkaya yapılan üç düşükten sonra tekrarlayan düşük kabul edilip tedaviye alınan kadınlar artık iki kez üst üste düşük yaptığında hemen riskli sınıfına sokuluyor. İşi ciddiye almak şart.

    * Düşükten sonra inceleme yapmak aileler için çok maliyetli değil mi?
    En pahalı bin, binbeş yüz liralık tetkik gerekir. İlk düşükten sonra yapılacak tetkikler daha azdır. Kromozomlara bakılabilir. İkinci ve üçüncü de inceleme maliyeti giderek artar. Adet düzensizlikleri olan kadınlarda düşük riski fazladır. Onların tedavi edilmesi gerekir, kan pıhtılaşmasına bakılmalıdır. Bazen rahmin içine dürbünle bakmak gerekiyor, galiba en maliyetli uygulama da budur çünkü küçük bir operasyondur.

    ÜÇ AY SONRA DENEYİN
    *
    Düşükler sizi de bir doktor olarak korkutur mu?
    Doktor olarak bizler için de zordur, bazen gece yarıları büyük kanamalarla hastaneye gelirler. Ölüm korkusu yaşarlar bunlara tanık olmak çok zor. 4 Düşükten ne kadar sonra çiftler tekrar hamileliği denemeli? Eğer özel bir durum yoksa üç ay beklemek yeterlidir. Rahim kendini toparlar. Kendilerini yaşadıkları olaya hapsetmemeliler.
     
  2. Dine

    Dine Özel Üye

    Düşükten nasıl korunulur?
    Düşük önemli bir hastalıktır çünkü günümüz kadının da kısırlık giderek artıyor. Düşükten korunmak için öncelikle hamile kalmadan üç ay önce doktora gitmeleri gerekir. Kontrollü hamilelik çok daha sağlıklıdır, doktor eşin ve anne adayının hamileliğe sağlıklı bir şekilde geçişini sağlar.
    Uygun
    beslenme programı ve folik asit düşük riskini azaltır.


    Kadınlar yaşadıkları düşük kabusunu anlattı


    [​IMG]

    [​IMG]
    Hamilelik haberini alan her üç kadından biri düşük yaşıyor. Bu kabusu yaşayan kadınların sayısı o kadar çok ki... Kendi içinize attığınız bu sorunu sizlerle aynı sorunu yaşayan kişilerle paylaşın. Sabah.com.tr sitesinde açtığımız dosyaya pek çok okurumuz yaşadıklarını paylaşmış. İşte onlardan birkaçı:

    Artık bir oğlum var
    2008 Ocak ayında büyük bir sevinçle hamile kaldığımı öğrendim. O kadar sevinmiştim ki isteyerek ve planlanan bir hamilelikti ama hamileliğimin altıncı haftasında sabah yaşadığım ani bir kasık ağrısı ve kanamayla hemen doktora gitmek zorunda kaldım. Doktor bebeğin gelişemediğini ve her an düşük yapabileceğimi ifade etti. Hemen dinlenmemi söyledi ve bir ilaç yazdı ama ne yazık ki ertesi gün tekrar kontrol amaçlı gittiğimde çok geç kalındığını, düşük tehlikesi olduğunu, bebeği alması gerektiğini söyledi. İnanılmaz bir acıydı, ilk annelik sevincim kabus olmuştu. Tekrar hamile kalmak beni korkuttu ama 7 ay sonra hamile olduğumu öğrendiğimde o kadar temkinli hareket ediyordum ki, anlatamam. Her şey beni korkuttu ama şimdi çok mutluyum çünkü bebeğimi sağlıklı bir şekilde doğurdum. Şimdi 6 aylık çok tatlı bir oğlum var. Ceyda Y.

    Cesaretinizi kırmayın

    2005 yılında suyum kalmadığı için 17 haftalık hamileyken bebeğimi kaybettim. Daha sonra epilepsi nöbetleri geçirdim ve nörolojide tedavim halen devam ediyor. Fakat şu an 32 haftalık hamileyim. İnşallah, Allah'ın izniyle sağlıklı bir bebek dünyaya gelecek. Şimdilik bir problem yok. Herkesin her zorluğa rağmen çocuk sahibi olmasını dilerim. Ben ölümlerden döndüm ama cesaretimi toplayıp tekrar hamile kaldım. Siz de cesaretinizi kırmayın. Makbule Y.

    Dört düşük yaptım

    Toplam 4 düşük yaptım. Rahim yapımın bozuk olduğu söylendi, operasyon geçirdim, ardından bir düşük daha yaptım. Şu an genetik raporu bekliyorum. Bu acıyı yaşayan herkese acil şifalar ve sağlıklı bebekler dilerim. Pınar B.

    Sıfır beden oldum anne olamadım
    Güzellik uğruna sıfır bedene düşme çabalarım sonuç verdi ama gene de mutlu olamadım çünkü doktorum bu kiloda hamile kalmamam gerektiğini söylüyordu. Ama ben onu dinlemeyip yine de anne olmak istedim ve bünyem kaldırmadı küçücük yavrumu. Düşük yaptım, belki de bundan sonra hiç anne olamayacağım... Mine Beyaztaş

    Hamilelikten korkuttu beni
    İki ay önce düşük yaptım. Çok kötü bir şey, Allah kimseye göstermesin... Şu an bir daha aynı şeyleri yaşarım diye hamile kalmaya çok korkuyorum. Esra Parlak

    Yılmayın, ben anne oldum
    Hamile kaldığımdaki sevincim kabusa dönüşmüştü kanamalar başlayınca... Çevremdeki anne adayları rahatça hareket ederken ben yatağa mahkum olmuştum. O durumda beklemek çok zor. Gün saydım, dua ettim, dokuz ayın sonunda bebeğimi kucağıma almayı Rabbim nasip etti. Allah herkese anne baba olmanın güzelliğini yaşatsın. Hayallerin yıkılması inanın çok zor. Hatici Gürsoy Güden
     
  3. Dine

    Dine Özel Üye

    Düşük yapan her kadın yas sürecine girer

    [​IMG]

    [​IMG]
    Düşük yapmak, her anne adayını yasa sokuyor. Prof. Dr. Sedat Özkan; sadece bir aylık hamileyken düşük yapan anne adaylarının bile, bebeklerinin ardından yoğun bir ölüm travması yaşadıklarını ve depresyona girebildiklerini söylüyor..

    [​IMG]
    Düşük, anne olmaya hazırlanan her üç kadından birinin başına geliyor. Her birinin ruhu, düşükten darbe alıyor. İstanbul Tıp Fakültesi Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Özkan, düşük yaşayan kadınların psikolojik sorunlarıyla ilgili soruları yanıtladı.

    * Düşük yapan kadınlar neler hisseder?
    Düşük, psikolojik olarak kadınları mutlaka derinden etkiler. Kadının kim olduğu, yaşının ne olduğu, ilişkisi, kişiliği, hamilelikle ilgili beklentileri, daha önce çocuk sahibi olup olmadığı etkilenme düzeyini değiştirir. Ama her kadın, mutlaka bu süreçten etkilenir. Kadın bu gebeliği istememiş olsa bile, düşükten sonra etkilenir. Çünkü bu; kadın için bir başarısızlıktır. Özbenliği darbe alır. Kadınlar düşüğü bir ölüm acısı gibi algılar ve yasa girerler. Bu dönem, birçok kişi için bir travmadır.

    BAZILARI ACIYI ERTELER!
    * Kadınlar düşükten hemen sonra mı bu acıyı hisseder? Bu travma daha sonra, kendilerini en rahat hissettikleri anda ortaya çıkabilir mi?
    Düşükten hemen sonra bu acıyı yaşamıyorlarsa, bir süre sonra ortaya çıkar. Belki bir hafta belki birkaç ay sonra bu yas ortaya çıkar. Birkaç gün sürebilir, üstü örtülebilir ve ileriki aylara sarkabilir. İlk aşamada insanlar, bir şok yaşıyorlar. Ondan sonraki süreçte ise düşünce dünyalarında sorgulama geçirirler. 'Neden bu oldu?' diye düşünürler, suçlama sürecine girerler. Doktorlarını, eşlerini ya da kendilerini suçlayabilirler. Sonra da kendileriyle ya da etraflarıyla örtülü bir sorgulamaya girerler.

    * Kimler düşükten daha fazla etkileniyor?
    Özellikle, hamileliğin ikinci yarısında yaşanan düşük daha zor oluyor. Bebeğin doğumuna ne kadar atıf yapıldıysa, ne kadar beklenti yüklendiyse kayıp algısı o kadar fazladır. Hiç çocuğu olmayan ve ilk deneyiminde düşük yapan bir kadın, çocuğu olanlara göre çok daha büyük bir ızdırap çeker. Daha çok travma yaşar. Kadının eğer çocukları varsa, daha az etkilenir. O hamilelik istenmiyor bile olsa, hatta evlilik dışı bile olsa; düşük anne adayında acı yaratır. Anne adayı, düşük olduğu zaman bir şekilde psikolojik travma yaşar. Bu bence, biyolojik bir travmadır.

    * Bu acı, başka acılarla kıyaslanabilir mi?
    Düşük yapan kadın, bir trafik kazası geçirmiş gibidir. Beklemediği bir olayla, aniden karşılaşır. Halbuki tam da anneliğe hazırlanıyordur. Bu aynen, üniversite sınavına çok iyi şekilde hazırlanan ancak sınav sonucunda istediği ve hak ettiğini düşündüğü okula giremeyen çocuğun acısına benzer.
     
  4. Dine

    Dine Özel Üye

    Baba adayları kadın kadar etkilenmez!


    [​IMG]

    [​IMG]
    *
    Düşük, erkekleri de kadınlar kadar etkiler mi?
    Daha az olmakla birlikte, erkekler de düşükten etkilenirler. Böyle bir durum yaşandığında baba adayı üzülür ama yas yaşamak farklı bir durumdur. Kadın yas ve elem, erkek ise üzüntü yaşar.

    *
    Kürtajla düşüğün zorluk oranı aynı mıdır?
    Kürtaj olayında elem ve birbirini suçlama gibi karmaşık süreçler düşüğe göre çok daha fazladır. Bir düşük durumu yaşandığında baba adayına düşen görev; eşine varlığını hissettirmek, sessizce de olsa onun yanında olmak ve ona şefkatini sunmaktır. Eşlerin birbirlerine destek olmaları çok önemlidir.
     
  5. Dine

    Dine Özel Üye

    İki haftadan uzun süren üzüntü hastalık yapar

    [​IMG]

    [​IMG]
    Uzmanlar, hamilelik döneminde anne adaylarının psikolojilerine çok dikkat etmeleri gerektiğini söylüyor. Düşük olayı ise, çocuksu kadınları ve fazla anaç bir yapısı bulunanları daha derinden etkiliyor...

    [​IMG]
    * Düşük üzüntüsü ne kadar sürer? Bunun süresi; iki hafta ile iki ay arasında değişir. Böyle durumlardaki kadınlara, yaslarını makul şekilde yaşamalarının doğal olduğunu söyleriz. Diğer sevdiklerini ihmal etmemelerini, kendilerini suçlamamasını söylemeye çalışırız. Bu olayı, bir ölçüde bir kaza olarak görmelerini isteriz. Ayrıca, onları hayata bağlayan diğer sevdikleriyle daha çok görüşmelerini öneririz. Bunu yaşayan kadının, özellikle annesi ile ilişkisi son derece önemlidir. Annesiyle çatışması azsa, bu durumla baş etmesi onun için çok daha kolay olur. Çocuksu kadın tipleri, bu durumlarda çok daha fazla zorlanır. Duygusal yönden yetersiz bazı kadınlar vardır. Nörotik kadınlar, bu süreci çok daha zor geçirir. Anaç hatta biraz mazoşist kadınlar ise; ebeveyn olmadan yaşayamazlar.

    SEBEBİ PSİKOLOJİK OLABİLİR
    * Tekrarlayan düşüklerden sonra hamile kalan kadınlar, 9 ayı diğerlerine göre zor mu geçiriyor?
    Bu kadınlar bu süreci tetikte geçirir. Cephede gibidirler. Onlara, psikolojik destek baştan verilmelidir. Düşük olaylarının kuşkusuz tıbbi sebepleri vardır ancak psikolojik sebeplerin de hamileliğin gidişatında etkili olduğunu eşler ve kadın doğum uzmanları dikkate almalıdır. Sürekli alarm yaşayan bir kadının hormonal profili zorlanacaktır. Bu kadının beyin kimyası, sürekli adrenalin salgılanmasından etkilenecektir. Hamilelikte psikolojik bir hastalık yaşanmamalıdır.

    * Düşük riskine karşı, bazı kadınların 9 ay boyunca yatması gerekiyor. Bu durum; kadınların psikolojilerini nasıl etkiliyor? Anneler bu dönemde o kadar büyük bir psikolojik mutluluk yaşıyorlar ki; başka hiçbir koşulda katlanamayacakları zahmete bu dönemde katlanabiliyorlar. Başka kimse ve hiçbir şey için gösteremeyecekleri direnci ve sabrı gösteriyorlar. Ancak daha önce düşük yaşamış bir kadın için ikinci kez riskle karşılaşmak, hiç de kolay değildir. Bu durumda, psikolojik yardım gerekebilir.
     
  6. Dine

    Dine Özel Üye

    Akapunktur ve hipnoz, peş peşe düşük yaşayan kadınların tedavisinde etkili midir?
    Bunların bir zararı olmayabilir ama bunların bilimsel yöntemler olmadıklarını da vurgulamak istiyorum. Ameliyat yapılması gereken bir bedenin üstünün kapatılması yanlıştır. Bazen de psikolojik olarak tedavi gerektiren bir egonun akapunktur ya da hipnoz gibi yöntemlerle kapatılması, sorunu daha da karmaşıklaştırır. Ortada bir depresyon varsa, o depresyonu bizim ameliyat eder gibi temizlememiz gerekir. Onu bastırmak doğru değildir. Bu yöntemlere de çok dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum. İnsanlar kendileriyle yüzleşemiyor ve kendilerini kandırıyorlar. Kendini iyi hissetmekle, düzelmek farklıdır.


    Çalışan kadınlar bu süreci daha mı zor, daha mı kolay atlatıyor?
    Çalışan kadınlar bu tür travmaları daha kolay atlatıyor. Kadının ebeveyn olma olasılığı, biyolojik anlamda ne kadar varsa, bu süreci o kadar kolay atlatacaktır. Kendi var oluşunu sadece annelik üzerinden yaşayan kadınlar, biraz mazoşist olurlar. Yani kendilerine eziyet etmekten hoşlanırlar. Çalışan kadınlar ise, bu muhasebeyi çok daha kolay yapar.


    Düşükten sonra, kimlerin psikiyatriste gitmesi gerekir?
    Bu sorunla başa çıkamayan kişilerin gitmesi gerekir. Geçen gün bir hastam geldi. Kendisi düşük yapalı aşağı yukarı 6 ay olmuştu. Düşük yapmasına hiçbir neden bulunamamış ve kafasındaki soru işaretleri temizlenemediği için travması daha çok olmuş. Hayata yeniden tutunmakta büyük zorluk çekiyordu. Tedaviye başladık. Ama her düşükten sonra mutlaka psikiyatriste gitmek gerekmiyor. Bu bir üzüntüdür, yaşanması gerekir. Birkaç hafta çekilen uykusuzluk ve kabuslar hemen psikiyatriste koşmak için yeterli değildir. Ama bazı kadınların hayatları derinden yara alır. Bir daha çocuk yapmaya cesaret edemeyebilirler. Bu durumda mutlaka tedavi görmeleri gerekir. Üzüntünün fobiye dönüşmesine boyun eğmemek gerekir. Tedaviye kadınla erkeğin birlikte gitmesi de, başarı şansını artırır. Çünkü bu; eşlerin paylaşması gereken bir durumdur.
     
  7. Dine

    Dine Özel Üye

    Kadınlara kocalarından düşük aşısı yapıyoruz!

    [​IMG]

    [​IMG]
    Düşük yapan kadınların bağışıklık sistemlerinde bir sorun varsa, onlara eşlerinden alınan kanla üretilen bir aşı yapılıyor. Dr. Seval Taşdemir, birçok kadının bu aşı ile anne olduğunu söylüyor.....

    [​IMG]
    Ferti-Jin Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi Klinik Direktörü Op. Dr. Seval Taşdemir, düşük aşısı ile ilgili sorularımızı yanıtladı:

    * Tekrarlayan düşüklerde, günümüzde kullanılan en yeni tedaviler nelerdir?
    Düşüğün nedenine göre üç ayrı tedavi uyguluyoruz. Düşük kromozom bozukluğundan oluyorsa yani doğacak bebekte anomali olacaksa ve anne ile baba bunun taşıyıcısıysa, o hastalığı bebek doğmadan önce ayıklayabiliyoruz. Bu yöntemin adı PGD. Düşüklerin en büyük nedeni kromozom bozukluğudur ama anne ya da baba taşıyıcı değilse, bunu yapmaya gerek yoktur. İkinci tedavi kan pıhtılaşmasını engelleyici tedavidir. Kadınlarda kan pıhtılaşması sorunları düşüğe neden olabilir. Bunun için kanın pıhtılaşmasını önleyici birtakım ilaçlar da kullanıyoruz. Bazen de düşükler bağışıklık sistemi sorunundan ortaya çıkıyor. Anne, bebeği yabancı bir madde gibi algılıyor ve vücuttan atmaya çalışıyor. Bu durumda bebek düşüyor. Anne ile babanın kromozom yapıları tesüdüfen birbirlerine benziyorsa, bu soruna daha çok rastlıyoruz. O zaman tedavi için 'İntravenöz İmmünglobulin' ve 'Lenfosit aşısı' denen bir tedavi uyguluyoruz. Çok iyi sonuçlar aldık. 10 yıl boyunca sürekli düşük yapan bir hastam, bu yolla anne oldu.

    YAN ETKİSİ YOK!
    * Düşüklere karşı koruyan aşı, nasıl yapılıyor?
    Lenfosit aşısı, 1978 yılından beri var. Günümüzde açıklanamayan kısırlık ve yardımcı üreme teknikleri ile ısrarla gebelik elde edilemeyen vakaların tedavisinde de kullanılıyor. Erkek eşten alınan kan örneğindeki lenfositler ayrıştırılıyor. Anne adayının koluna ve cilt altına, 4 ayrı noktadan bu aşı yapılıyor. Aşı hazırlanmadan önce baba adayı mutlaka Hepatit ve HIV açısından inceleniyor. Lenfosit aşısı hamilelik sırasında da uygulanabiliyor. Anne adayına ve gelişmekte olan bebeğe herhangi bir zararı bulunmuyor. Lenfosit aşısı ile tedavi gören anne adaylarının bebeklerinde doğumsal anomali artışı veya gelişme geriliği saptanmamıştır. Ayda bir kez olmak üzere üç kere hamilelik öncesinde, iki kere de hamilelik sonrasında yapılıyor.

    * Kimlerde başarılı oluyor?
    Lenfosit aşısı ve İntravenöz İmmunoglobulin tedavisi; açıklanamayan kısırlık vakalarında, tekrarlayan düşük vakalarında, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığında başarılı oluyor. Bu konuda tedavi ettiğimiz 11-12 kez düşük yapmış ve bu destekleyici tedavi yöntemi ile çocuklarını kucaklarına almış birçok hastamız var.

    MALİYETİ DÜŞÜK!
    * Çok maliyetli mi?
    Hayır. Tüp bebek tedavisi ile kıyasladığımızda, maliyeti çok düşük. Kürtaj ücretiyle de çok yakın.

    * Dünyada bu yöntemi uygulayan ülkeler var mı?
    Bu yöntem Almanya,
    İngiltere ve Danimarka'da kullanılıyor. Türkiye'de de biz uygulamaktayız. Bu destek tedavisinin işe yaramadığını söyleyenler de var. Ancak literatürde destekleyici çalışmalar bulunuyor. Bugüne dek, bu tedavilerle son derece olumlu sonuçlar aldığımız birçok hastamız oldu.
     
  8. Dine

    Dine Özel Üye

    Gıdaları iyi yıkayın!
    Birçok hazır gıdanın tazeliğinin korunabilmesi için nitrat içeren katkı maddeleri kullanılır. Gebelik döneminde bu ürünlerin tüketilmemesi önerilir. Bunun yanında taze meyve ve sebzelerin üretimi sırasında kullanılan böcek ilaçları ve gübrelerin içerdiği kimyasallardan arınabilmeleri için yenmeden önce çok iyi yıkanması gerekir.

    Metaller zararlı!
    Çalışma ortamında ve çevremizde birçok metale maruz kalabiliriz. Bu metaller üreme sağlığını ve gelişmekte olan bebeği son derece olumsuz etkiler.
    * Kurşun, etrafta yaygın olarak bulunur ve çevre kirliliğine yol açar. Kurşun hem erkeği, hem de kadını etkileyerek düşük ve anomalili doğumlara yol açar.
    * Civa ise, sulara karışarak balıklara ve bu balıkları tüketenlere bulaşır. Civa, üreme organlarında birikerek düşüğe yol açar.

    Evinizi boyatmayın!
    Gebelik öncesi ve gebelik döneminde evi boyatmaktan, duvar kağıdı kaplatmaktan, ilaçlatmaktan kaçınılmalı veya bu işlemlerden sonra iyice havalanma sağlamadan evde kalınmamalıdır. Temizlik maddelerini kullanırken eldiven giyilerek, cildin bu maddelerle temasından kaçınılmalıdır. Ayrıca, iyi havalanan ortamlarda çalışılmalıdır.

    Gözleriniz dinlensin!
    Bilgisayar ekranlarının özellikle arka kısımları radyasyon yayar. Bilgisayarla çalışıyorsanız; 2 saatte bir, 15 dakika dinlenmeniz gerekir.
     
  9. Dine

    Dine Özel Üye

    Düşük Nedenleri

    *
    Genetik faktörler.
    *
    Anatomik nedenler.
    *
    Rahim ağzı yetmezliği.
    *
    Aşerman sendromu.
    *
    Miyomlar.
    *
    Kalıtsal rahim anomalileri.
    *
    Luteal faz yetmezliği.
    *
    Polikistik over sendromu.
    *
    Tiroit bezi hastalıkları.
    *
    Şeker hastalığı.
    *
    Enfeksiyonlar.
    *
    Sigara.
    *
    Alkol.
    *
    Kafein.
    *
    Çevredeki toksik maddeler.
    *
    Evde kullanılan zararlı maddeler.
    * Radyasyon.
     
  10. Dine

    Dine Özel Üye

    Doğum kontrol hapları düşükleri artırıyor

    [​IMG]

    [​IMG]
    Doğum kontrol hapını bırakır bırakmaz hamile kalan kadınları düşük tehlikesi bekliyor. Prof. Dr. Neşe Kavak, "Gebe kalmayı, doğum kontrol hapını bıraktıktan en az iki ay sonra deneyin" diyor..

    [​IMG]
    Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neşe Kavak kendisi de düşük yaşamış bir doktor. Kavak, hamile kalan her üç kadından birinin başına gelen düşükle ilgili tıp dünyasında yapılan son çalışmalarla ilgili bilgi verdi:

    20 HAFTA!
    * Düşük tam olarak nedir?
    Düşük, gebeliğin, yirminci gebelik haftasından önce sonuçlanması, yani bitmesidir. İlk 20 haftadaki kayıpları biz düşük diye tanımlıyoruz. Gebelik n0 haftalık bir süreçtir, yirminci haftadan sonra olursa olay erken doğuma girer. Diğer bir tanımı da 500 gramın altındaki bebeğin doğumu ya da kaybıdır. İlk haftalar daha tehlikelidir, düşüklerin yüzde 62'si gebeliğin ilk 12 haftasında, yani ilk üç ayında ortaya çıkar.

    * Düşüğe neler neden olur?
    En sık düşük nedeni yüzde 60 ihtimalle kromozom anomalileridir. Bebeğin yapısında genetik bir problem vardır. Yaradılışında bir problem varsa, doğa bunları kendiliğinden eler ve bebek düşer. İkinci sıradaki düşük nedeni ise bilinmeyen nedenlerdir. Her yüz düşükten otuzunun nedeni bulunamaz. Çok küçük bir oran da, annenin enfeksiyonları nedeniyle görülür ama bunlar tekrarlayan düşük nedeni kabul edilemez. Yine travmalar düşüklerin nedenlerinden biridir. Annenin karnının üzerine düşmesi, çarpması da düşük nedenleri arasındadır. Annenin yumurtalığında tümör çıkması da düşüğe neden olabilir. Anne adayının tiroit ya da nedenlerinden biridir. Günümüzde şehirli kadınların geç yaşta doğumu tercih etmesi, düşükleri artırıyor. Otuzundan sonra anne olmaya başlayan kadınlarda kromozomal sorunlar artıyor. Dolayısıyla düşüklerin görülme sıklığı da artıyor. Doğum kontrol haplarını kullanıp bıraktıktan sonra hemen hamile kalan kadınların bebeklerinde kromozom anomalisi görülme riski çok fazla. Bu da düşüğü artıran bir neden. O yüzden biz doğum kontrol hapını bırakan hastalara muhakkak iki ay korunmalarını öneriyoruz. İki aydan sonra hamile kalmalarını teşvik ediyoruz ki, bebekte bir poblem olmasın.

    KÜRTAJ ŞART DEĞİL
    * Düşükten sonra mutlaka kürtaj yapılmalı mı?
    Düşüğün tedavisi anne adayının durumuna göre değişir. Eğer aniden çok kanama başlar ve şiddetli kanama olursa bütün materyal kendiliğinden dışarı atılmış olabilir. O zaman kürtaja gerek kalmaz ama yine de bunun ultrasonla izlenmesi gerekir. Rahmin içi temizse sorun yoktur. Ama çok kanaması olduğu halde rahmin içinde atılmamış parçalar varsa, o zaman temizlik için kürtaj gerekir.

    * İlk gebeliğinde kürtaj yaptıranların sonradan düşük yapma riski artıyor mu?
    Öyle bir olay yok ama kürtajın iyi bir elde yapılması çok önemli. Özellikle küçük dönem gebeliklerde ilk 8-10 haftaya kadar sadece vakum kürtajı öneriyoruz. Çünkü bundan sonra rahim içinde yapışıklık olma ihtimali çok az. Rahimler kazınırsa bu işlemden sonra rahim içinde yapışıklık olma ihtimali fazla. O zaman düşük ihtimali artıyor. Kürtaj basit değildir. Çünkü insanın bütün kaderi ile oynayabilir.
     

Bu Sayfayı Paylaş