Dört Halife Dönemi Hz.ALİ, Hz.Ali’nin Hayatı

'Siyer - Peygamberlerimizin Hayatı' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 28 Eylül 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Dört Halife Dönemi Hz.ALİ, Hz.Ali’nin Hayatı konusu
    DÖRT HALİFE DÖNEMİ

    HZ.ALİ
    Hz. Muhammed (s.a.v);



    Ey Müslümanlar bu abu bin talib dir.Bu muhacir ve ensarın büyüğüdür.Benim kardeşimdir.

    amcamın oğlu ve damadımdır.Teni tenimden kanı kanımdandır.ilk torunumun babasıdır.
    Hasan ve Hüseyin cennet gençlerinin seyirleridir. Ali bir çok sıkıntını giderdi.çok kuvvetli
    düşmanları susturdu.Bu Allahın aslanı ve kılıcıdır.Allahın ve bütün lanet edenlerin laneti,buna buğz edenlere olsun.Allahü Teala ona buğz edenlerden uzaktır,bende uzağım.Allahtan uzak
    olmak istemeyen Ali’den uzak olmasın.Burada olanlar bu vasiyetlerimi burada
    bulunmayanlara ulaştırsın.Ya ali senin hakkında ne söyledimse Allahü Teala biliyor ki
    fazlasıyla doğrudur.

    Hz. Ali miladi takvime göre 21 mart 598 de doğdu.
    Küçük yaşından beri Resulullahın yanında büyüdü.10 yaşında İslami kabul ettiği bilinmektedir.
    Hz. Hatice’den sonra Müslümanlığı ilk kabul eden o dur.
    Hz. Peygamber (A.S) la Hz. Hatice’yi birgün ibadet ederken gören
    HZ.Ali ye peygamber efendimiz
    (A.S)ŞİRKİN KÖTÜLÜĞÜNÜ TEVHİDİN MANASINI ANLATTIĞINDA HZ ALİ(R.A)
    Hemen Müslüman olmuştu. Mekke döneminde her zaman resulullahın yanındaydı.
    Kebedeki putları kırmasını şöyle anlatır.
    Bir gün Resul-u Ekrem ile kabye gittik Resul-u Ekrem omzuma çıkmak istedi.
    Kalkmak istediğim zaman kalkamayacağımı anladı.
    omzumdan indi beni omzuna çıkardı. Ve ayağa kalktı kendimi ufukları tutacak
    sanıyordum. Kebenin üzerinde bir put vardı onu sağdan soldan ittim.
    put düştü parça parça oldu.Resulullahın omuzlarından indim ikimiz geri döndük.
    Resul -u ekrem en yakın akrabasını uyarmak ve hakkı teblig etmek hususunda
    allahı tealadan emir alınca onları safa tepesinde toplayıp ilahi emirleri tebliğ edince
    kureyş müşrikleri onunla alay etmişti.ikinci toplantısını yapmasını hz.ali (r.a)bıraktı.
    alide bir ziyafet hazırlayarak haşim oğullarını davet etti.Resulullah yemekten sonra
    Ey abdulmuttaliboğullları ben öncelikle size ve bütün insanlara gönderilmiş bulunuyorum.
    içinizden hanginiz benim kardeşim ve dostum olarak bana beyat edecek dedi.
    Yalnız Hz ali (r.a) ayağa kalktı. Ve
    tüm akrabalarının tepkisini göze alarak orda Hz. Muhammed (s.a.v)sözlerini tektrar etti.
    Şahadet ederim ki allah birdir Muhammed onun kulu ve elçisidir.
    Babası ebu talibe danışmadan İslami seçtiği için kendisini eleştirenlere ise
    şu cevabı verdi.
    Allah beni Ebu talibe danışmadan yarattı. Allaha kulluk etmek için ona danışmama ne gerek
    vardır.
    DÖRT HALİFE DÖNEMİ ALLAH’IN ARSLANI
    Hz. Peygamber (s.a.v) Hicret etmeden önce elinde bulunan emanetleri sahiplerine bırakmak
    üzere Ali’ye bıraktı ve o gece Hz. Ali (r.a) resulullahında yatağına yatarak müşrikleri
    şaşırttı böyle Hz. Ali peygamber (a.s)öldürmeye gelen müşrikleri oyalayarak
    onun yerine hayatını tehlikeye atmış bu suretle hz.peygambere
    hicreti sırasında hız kazandırmıştı.Hz.ali peygamber efendimizin kendisine bıraktığı
    emanetleri sahiplerine verdikten sonra medine ye hicret etti.
    medinedede Hz.peygamber (a.s)devamlı yanından bulundu bütün savaşlara katıldı.bedirde ise
    sancakta idi artık aynı zamanda keşif kolunun başındaydı.Hakim noktaları tespit ederek
    hz.paygamber (a.s) bildirdi.Bu mevkiler işgal edilerek bedirde önemli bir savaş harekatını
    başarıya ulaştırdı.
    Bedir gazasının başlamasından önce kureyşlilerle tek tek dövüşen 3 kişiden biriydi.
    bu dövüşte hasmı velid bin muhiberiyi kılıcıyla öldürdüğü gibi
    hz.ebu hubeyde zor durumdayken koştu ve onun hasmınıda öldürdü.Kendisine allahın arslanı lakabı
    ve bedir ganimetlerinden bir kılıç bir kalkan ve birde deve verildi.
    Hz.ali (r.a)bedir savaşından sonra hz.paygamberin kızı hz.fatma ile evlendi.
    nikahını hz.peygamber(a.s)kıldı.ozamana kadar resulullahla oturan hz.ali (r.a)nikahtan
    sonra ayrı bir eve taşındı.hz.alinin hz.fatımadan 3 oglu 2 kızı dünyaya geldi.
    Hicretin 3.yılında uhud savaşında müslüman okçuların hatası yüzünden
    müşrikler müslümanların üzerine saldırmışlar ve hz.peygamber (a.s) da yaralanarak
    ve bir hendeğe düşmüş ve düşman onun öldüğünü yaymıştı.
    Dövüşe dövüşe gerileyen hz.ali(r.a)hz.paygamber(s.a.v) içine düştüğü hendeğe ulaşarak
    onu korumaya almıştı.2 tarafında kazanamadığı bu savaşta hz.ali (r.a)birçok yerinden
    yaralanarak gazi oldu.
    DÖRT HALİFE DÖNEMİ MÜMİNLERİN KOMUTANI
    Uhud savaşından sonra hz.ali (r.a)beninadirya hudilerinin hainlikleri üzerine bu kabile
    ile yapılan savaşı bizzat idare etti.Bütün çarpışmalarda hz.ali kahramanca dövüşmüş
    ve müşriklerin en meşhur savaşçılarını öldürmüştür.hudeybiye baışmasında sulh
    şartlarının yazılmasında ona görev verildi.hz.ali(r.a) anlaşmayı yazmaya şöyle başladı.
    Bismillahirahmanirrahim
    muhammed resulullah ancak müşrikler bu ifadeye itiraz ettiler.hz.peygamber (a.s)
    Resulullah yerine muhemmed bin abdullah yazmasını istemiştir.
    hz.ali(r.a) mekkenin fethi sırasında yine sancaktartdı.keda mevkiinden mekkeye girdi.
    Mekke kan dökülmeden fethedildi hz.paygambar (a.S)birlikte kabedeki bütün putları kırdılar.
    mekkenin fethinden sonra resul-u ekrem halid bin velidi benihuzeyme kabilesine gönderdi.
    Bu kabile ya cehaleti yada bedevi olmalarından müslüman olduk anlamında eslenna
    kelimesini kullanmamakta ısrar etmeleri üzerine savaş ilan etti.
    hz.peygamber(a.s)olayı duyunca çok üzüldü.hz.aliyi bu telafiyle görevlendirdi hz.ali(r.a)
    benihuzeymeye giderek öldürülenlerin düyetini ödeyim mağdur olanların zararını telafi etti.
    huneym savaşından müslümanlar bir ara bozulup dagıldılar.hz.ali (r.a)bu savaşta yalnız
    sabırla tahammül edip kalmayarak gösterdiği yiğitlik ve kumandanlıkla islam ordusunun kendi
    safında toparlanmasını sagladı.resul_u ekrem hicretin 9.yılında tebük seferine çıkarken hz.
    aliyi ehlibeytin muhafazası için medinede bıraktı.ancakhz.ali bu sefera katılamadığı için
    üzüntü duydu bunun üzerine resulullah musaya göre harun neyse sen bana karşı o
    olmak istemezmisin dedi.hz.ali bu iltifattan çok memnun oldu.
    DÖRT HALİFE DÖNEMİ HİLAFETİ
    Yemen bölgesinin islama girmsei zordu Görev yine hz.ali ye verildi.
    Hz.ali (r.a) bu çok güç bir iş dedi.resulullahda ya rab alinin dili tercümanı kalbi hidayet
    nurunun menbahı olsun diye dua edince hz.ali siyah bir bayrak alarak yemene gitti.
    kısa süren irşadları sayesinde yemenin bütün hemadan kabilesi müslüman oldu.
    hz.peygamer(a.s)vefatı sırasında hücresinde bulunanların başında geliyordu.
    hz.ebubekir halife seçildiği sırada hz.ali(r.s)resulullahın yanı başında idi.
    hz.ömer devrinde devletin bütün hukuk işleri ile ilgilenip adeta islam devletinin baş kadısı
    olarak görev yaptı.hz.ömerin şehadeti üzerine yine devlet başkanını seçmekle görevlendirilen
    6 kişilik şüra heyetinde yer alıp bu 6 kişiden en sona kalan 2 adaydan biri oldu.
    hz.osmanın hilafeti döneminde islam devletinin muhtelif vilayetlerinden gelen şikayetleri
    hep hz.osmana bildirmiş ve ona hal çareleri teklif etmişti.hz.osman döneminde çıkan
    isyanı bastırmak için büyük çaba sarfettiysede başarılı olamadı.
    hz.osmanın şehadetinden sonra islamın ileri gelen şahsiyetleri ona beyat ettiler ancak
    onun bu dönemi allahın bir taktiri olarak sonderece karışık bir dönem oldu.
    hilafete geçtiğinde halledilmesi gereken birçok problemle karşı karşıya kaldı.
    bu karşışıklıklar cemel vce sıffin gibi iç çatışmaları doğurdu.islam devleti bünyesindeki bu gibi
    ihtilafları giderme konusunda büyük fedakarlık ve gayretler gösterdi.
    DÖRT HALİFE DÖNEMİ CEMEL VAKASI
    Hz ayşe hac farızasını yerine getirmek üzere medineden mekkeye gitmiş hac ibadetini
    ifa ederek medineye dönerken hz.osmanın şehit edildiğinin haberini almıştı.
    bunun üzerine medinye gideceği yerde mekkeye geri döndü.çünkü medinede facianın doğurduğu
    karışıklıklar bocalamalar devam ediyordu.
    mekkeliler hz.ayşe ye durumu sordukları zaman hz.ayşe hz.osmanın mazlum
    olarak öldürüldüğünü medinede fesat ocagının bütün ufku karartacak şekilde tüttüğünü
    mazlum ve şehit osmanın kanının heder olmaması gerektiğini katillerin mutlaka
    cezaya çarptılırması ve şerri hüküm ve kısas hükmlerinin uygulanmasının icab ettiğini söylemişti.
    Bu amaçla hz.osmanın katillerinin cezlandılrılması için büyük bir toplanrı terkip edildi.
    hz.ali mekkedeki hazırlıklardan haberdar olunca onlardan evvel ırak a varmak ıraka hakim olmak
    beytül malik in muhaliflerin eline düşmesini engellemek istedi.
    ensar hz.ali nin medineden ayrılmasını uygun görmüyordu.hz.ali muhalifler kendisinden önce ırak
    a girecek olurlarsa yeni yeni problemerin ortaya çıkmasından endişe ettiğini
    ırak ın nüfusça az ve beytül malik ün zengin olmasından ötürü bir müddet orada bulnmanın doğru
    olacağını söylemişti.Bundan sonra hz.ali yola çımış zuka bölgesine geldiği zaman hz.talha ile hz.
    zübeyr in basraya yaklaştıklarını benihusat kabilesiyle hemen hemen bütün basranın
    onlara intilak ettiğini anlamıştı.hz.
    ali zukar da kalarak oğlu hasanı amar bin hasan ile kufeye gönderdi.
    hz.hasan kufeye varınca vali ebu musa el eşari onu iyi karşıladı.hz. hasan mescidde minbere çıkarak
    hz.alinin davasını müdafaa etti ve talha ile Zübeyir in ona beyat ettiklerini söyledi.
    Bu konuşmasının sonunda kendisini basmadan gideceğini katılmak
    isteyenlerin onula birlikte gelebileceğini ilan etti.
    hz.hasan kendisine iltihak eden 9000 kişilik bir kuvvetle geri döndü.Bu dönüş ve hareket
    esnasında karşılıklı mücadeleler şiddetli tartışmalar meydana gelmişti.
    hz.ali ordusunu bu şekilde takviye ettikten sonra zukar mevkiinde basaraya hareket etti.
    hz.ali mahiyetinde olan elçisini çağırarak basraya gönderdi.
    ona ik taraf arasında mücadele ve çatışmanın meydana gelecek çareyi bulmasını tavsiye etti.
    hz.alinin elçisi hz.ayşe talha ve zübeyr ile görüşmüş onları ümmetin birliğini
    bozmama konusunda ikna etmişti.hz.ayşe ile hz.talha ve hz.zübeyr hz.alinin elçisinin önerilerini
    kabul ettiler.hz.ali de bu fikirdeyse bu işin barış ile neticeleneceğini söylediler.
    hz.ali bu sonuçtan oldukça memnun oldu.diger taraftan bu sırada basralılar kufeliler ile
    görüşmüş iki taraftada barış ve fitneyi yoketme düşüncesi hakim olmuştu.
    ertesi gün hz.ali hareket ederik abdulkays kabilesine gitti bu kabilede ona iltihak etti.
    oradan zaviyeye ardından da basraya hareket etti.
    Esasen herkes barışı tabii bir durum olarak görüyordu.onun için hz.alinin basraya gelişi
    barışın takkukuna bir hareket olarak algılanmıştı.ibni sebeyre yandaşları herkes uyuduktan
    sonra hz.ayşe nin tarafına saldırdı.2 tarafta kendilerini karşı hücuma uğramışlar gibi görmüştü.
    hz.ali hertarafa memurlar gönderdi ne olduğunu anlamak istiyordu. Diğer taraftan kagat bin şuur
    Hz. Ayşe’yi uyandırmış Hz. Ayşe devesine binerek çarpışmaların başladığı yere gelmişti.
    Hz. Ali kendi tarafını savaşmaktan alıkoyuyor Hz. Ayşe kendi tarafını teskin etmeye çalışıyordu.
    Fakat bir kere ok yayadan çıkmıştı. Vuruşmanın en hararetli anında Hz.ali atını sürerek savaş meydanının
    oratasıona geldi.hz.zübeyri çağırıp ona resulu ekrem hz.aleyhi selamın
    Birgün ali ile zübeyr arasında bir ihtilaf meydana gelecek ve bu iltilafta zübeyr haksız
    olacağını hatırlatmıştı.
    Bunun üzerine hz.zübeyr geri çekildi hz.talhada hz.zübeyr in bu davranışı üzerine çatışma
    meydanından çekilmek istemişti.Onun savaş alanından uzaklaşması üzerine kendisine
    zehirli bir ok atılmış ve bu ok hz.talhanın ölümüne neden olmuştu.
    Nihayet ortalıkta yalnız hz.ayşe ile etrafında bulunan bir grup kimse kalmıştı.
    Çatışmalar şiddetle devam ediyordu.Bütün bu kanların dökülmesine neden olan münafıkların
    hedefi bizzat hz.ayşe idi.hz.ayşenin devesini koruyanlardan biri yere düştükçe bir başkası onun yerini alıyor.
    oda aynı fedakarlık ve aynı kahramanlık ile dövüşüyordu.
    hz.ayşenin önünde şehit düşenlerin sayısı 70 e varmıştı.Bu çatışmalara bir son vermek için
    birisi deveye arkasından saldırarak onu yere yıkmış bu aradada hz.ebu bekirin oğlu muhammed
    hz.ali tarafından koşarak hz.ayşenin korunmasına hizmet etmişti.
    hz.ali de hz.ayşenin yanına gelerek hal ve hatırını sormuş birkaç günlük istirahattan sonra
    onu kardeşi muhammed ebu bin bekir ile birlikte medineye göndermişti.
    hz.ayşe ile beraber basranın ileri gelen aileleri ile buluşup 40 kadar kadın refakat etmişti.
    hz.ayşe basradan ayrılırken kendisi ile hz.ali arasındaki mücadelenin yanlış anlaşılmadan ileri
    geldiğini söyledi.
    hz.alide resul - u ekremin muhteremn hanımlarına hertürlü hürmeti göstermenin bir görev
    olduğunu belirtti.
    hz.ayşe hicretiin 36 yılı resep ayında medineye hareket etti.nihayet hz.ali 4 aralık
    656 tarihinde bu problemide atlattı.Bu olaydan sonra hilafet merkezini kufeye taşıyarak
    şehadetine kadar orda kaldı.
    DÖRT HALİFE DÖNEMİ İLİM BELDESİNİN KAPISI
    Vallahi altındaki herşeyiyle birlikte yedi kat gökyüzü bana verilecek olsa,
    bir karıncanın arpasını arpasını alarak allaha itaatsizlik etmem.sizin bütün dünyalığınız
    benim yanımda çekirge ağzındaki bir yapraktan daha önemsizdir.hz.ali
    hz.ali(r.a)devamlı oarak hz.peygamber (a.s)ın yanında bulunduğu için tefsir hadis ve fıkıhta
    sahabenin ileri gelenlerindendir.hatta resulullah(a.s) ın tabiri ile ilm kapısının beldesi olarak
    ümmetin en bilgini idi.hz.peygamber (a.s) yolunda insanları hakka iletmek için
    büyük gayretler sarfetmiş ve hilafet dönemi iç karışıklıklarla dolu olmasına rağmen
    islamın öğretilmesi ve ögrenilmesi hususunda büyük katkıları olmuştu.
    medinede duruma hakim olup yönetimi tam olarak eline aldıktan sonra öğretim için
    merkezde bir okul kurdu.arapça graninin öğretilmesini ebu esfed eddi veliye kuran okutma
    ve öğretme işini abdurrahman es serubiye tabi ilimler konusunda öğretmenlik görevini
    kmeyr bin ziyada verdi.arap edebiyatı konusunda çalışma yapmak üzerede hubada bin essamid
    ve ömer bin selemiyi görevlendirdi.Devlet yönetimini ve hizmetlerini maliye, ordu,teşri ve
    kaza gibi bölümlere ayırarak yürütüyordu.
    DÖRT HALİFE DÖNEMİ YÖNETİMDEKİ TUTUMU
    Ümmetin malını ümmete dağıtırkende son derece titiz davranırdı.
    Kendisine bir pay ayırma noktasında gayet dikkatli olup klmsenin hakkına tacavüz etmemekte
    büyük bir örnekti.Kendisini kufede görenler kışın soğunda ince bir elbisenin altında tir titreyerek
    camiye gittiğini aktarırlar.Devlet yönetici ve memurlarının nasıl davranmaları gerektiği konusunda
    şu yönetmeliği hazırlamıştı.
    Halka karşı daima içinizde sevgi ve nezaket besleyin.
    Onlara kötü davranmayın ve onları azarlamayın.
    Müslüman olsun olmasın herkese aynı davranın.
    Müslümanlar kardeşleriniz,Müslüman olmayanlar ise sizin gibi insandır.
    Affetmekten utanmayın cezalandırmayın acele etmeyin.
    Emriniz altında bulunanların hataları karşısında hemen öfkelenip kendinizi kaybetmeyin.
    Taraf tutmayın bazı insanları kayırmayın bu tür davranışlar sizi zulme ve despotluga çeker.
    Memurlarınızın hareketlerini kontrol edin ve bunun için güvendiğiniz samimi kişileri kullanın.
    Mektuplar ve müracatlara bizzat kendiniz cavap verin.
    Halkın güvenini kazanın ve onların iyiliğini istediğinize kendilerini inandırın.
    Hiç bir zaman vaadinizden ve sözünüzden dönmeyin.
    Esnaf ve tüccara dikkat edin;onlara gereken önemi gösterin,fakat karaborsa ve mal yığmalarına
    izin vermeyin.El işlerine yardım edin;
    Çünkü bu yoksulluğu azaltır ,hayat standardını artırır.
    Tarımla uğraşanlar devletin servet kaynağıdır ve bir servet gibi korunmalıdır.
    kutsal görevinizin yoksul, sakat ve yetimlere bakmak olduğunu hiç aklınızdan çıkarmayın.
    Memurlarınız onları incitmesin,onlara kötü davranmasın.
    Onlara yardım edin,koruyun ve yardımınıza ihtiyaç duydukları herzaman huzurunuza
    çıkmalarına engel olmayın.
    Kan dökmekten kaçının, islamın hükümlerine göre öldürülmesi gerekmeyen kimseleri
    öldürmeyin.
    Hz.ali (r.a) İslamın bütün güzelliklerine vakıftı.Çünkü o resulullahın daima yanında bulunmuştu.
    vahiy katibiydi Hafız müfessir ve muhaddisti.hz.peygamber(a.s)dan 500 den fazla hadis rivayet
    etti.
    DÖRT HALİFE DÖNEMİ PEYGAMBERİMİZİN HZ.ALİ’YE NASİHATLERİ
    Peygamberimiz hz.(a.s) hz ali ye buyurdu.
    Ya ali altıyüzbin koyunmu, istersin yahut altıyüzbin altınmı veya altıyüzbün nasihatmı istersin?
    Hz.ali (r.a) dedi.
    “Alt yüzbin nasihat isterim.”
    Peygamberimiz hz.(a.s) buyurdu;
    Şu altı nasihate uyarsan altıyüzbin nasihate uymuş olursun;
    Herkes nafilelerle meşgul olurken sen farzları ifa et.
    Herkez dünya ile meşgul olurken sen Allahu tealayı hatrla islama uygun yaşa;
    islama uygun kazan;
    islama uygun harca.
    Herkes birbirinin aybını araştırırken sen kendi ayıplarını ara.Kendi ayıplarınla meşgul ol.
    Herkes dünyayı imar ederken sen dinini imar et zinetlendir.
    Herkes halka yaklaşmak için vasıta ararken hakkın rızasını gösterirken
    sen hakkın rızasını gözet hakka yaklşaştırıcı ve sebep ve vasıtaları ara.
    Herkes çok amel işlerken sen amelinin çok olmasına değil,ihlaslı olmasına dikkat et.
    DÖRT HALİFE DÖNEMİ HZ.ALİ’NİN NASİHETLERİ
    HZ.Ali(r.a) buyurdu;Kişi dili altında saklıdır.konuşturunuz kıymetinden neler kaybettiğini
    anlarsınız.
    İnsanın yaşlanıp rabbini bildikten sonra ölmesi küçükken ölüp hesapsız cennete
    gitmesinden dahahayırlıdır.
    Kul ümidini yalnızca rabbine bağlamalı ve yalnız günahları kendini korkutmalıdır.
    Cahil bilmediğini sormaktan utanmasın.
    Alim içinden çıkamayacağı bir meselede En iyisini allahu teala bilir demekten sakınmasın.
    Sizin için korktuğum şeylerin başında,nefsinin isteğine uymak ve uzun amelli olmak gerekir.
    Birincisi hak yoldan alıkoyar;
    İkincisi ise ahireti unutturur.
    Amellerin en zoru üçtür.
    Bunlar; Nefsin hakkını verebilmek,her halde allhu tealayı hatırlayabilmek,kardeşine bol bol
    ikramda bulunabilmektir.
    Takva hataya devamı bırakmak;aldanmamaktır.
    DÖRT HALİFE DÖNEMİ HZ.ALİ’NİN OĞULLARINA ÖĞÜTLERİ
    Ogullarım;
    Allaha onun huzurunda veya huzuru dışında bağlılık ve haşyetten ayrılmayın.
    Ahirete yaklaşma veye dünyadan uzaklaşma duygusunu kaybetmetyin.
    Dünya kayıplarında kedere düşmeyin ve daima hayır işlemeye bakın.
    Zalime düşmanlık ve mazluma dostluık gösterin.
    Öfke ve yumuşaklık halinizde daima hak kelimesi üzerinde olun.
    Genişlik ve darlıkta doğru yoldan sapmayın.
    Dos ve düşmanınıza adaletle muamele edin.
    Sevinçli ve gamlı anlarınızda iyi iş ve ölçülere baglılık şuurunu kaybetmeyin;ve şiddette
    sevinçte kederde allahtan razı olun.
    Ogullarım;
    Bir işki dışı şeli ve kerih görünür fakat sonu cennettir siz o fiili işleyin.
    Bir işki dışı güzel ve cazibeli durur ,fakat sonu cehennemdir siz o fiilden kaçının.
    Cennet nimetitinin aşagısında herşey hakir ve kıymetsizdir.
    ahiret azabının aşagısında olan her bela ise afiyettir.
    Ogullarım;
    Bir insan kendi nefsinin aybını görür ve bilirse başkasının aybını göremez ve ondan haberi olmaz.
    Bir insan allahın taktir ve rızasına taksimine gösterirse kayıp ve eksikliklere esef etmez.
    Bir insan nefs ve hırs kılıcını çekip havale edcek olursa akıbet o kılıçla kendi maktul düşer.
    Mümin kardeşi yuvarlansın diye kuyu kazan akıbet o kuyuya kendi düşer.
    Başkasının yanlışını büyüten kimse kendi hatasını unutur.
    Bir kimse rey ve tedbirinde gurura kapılacak olursa hata ve delalete sapmış olur.
    Başkasının rey ve fikrinden müstagni davrananlar yani danışmaya yanaşmayanlar zillete düşer.
    Halka kibir gösterenler neticede hakir ve zelil olur.
    Bir kimse serseri ve ipsiz kişilerle düşüp kalkar ve kötülük yerlerine girip çıkarsa iştiraki
    olmasa bile itham altına girer.
    İyiler ve ilim sahipleriyle düşüp kalkanlar ise yücelir saygı görürler.
    Kendi fiileri sözleri ve amelleri ile magrur olan nefsi tarafından magdur olur.
    Çok söz söyleyen çok hata eder.
    Hatası çok olanda edebi ve haya azalır.Edep ve hayası az olanda takva fakirleşir.Takvası
    fakirleşenin ise kalbi ölür.
    Ogullarım;
    Fakirliğin süsü sabır zenginliğinde şükürdür.
    İslamdan üstün şeref olamaz Zhd ve takvadan üstün keramet olmadığı gibi…
    Tövbe ve istigfardan yüksek şefaatçi yoktur.
    Vücut afiyetinde güzel elbise olmadığı gibi…
    Hırs ve tamah yorgunluk ve meşakkatin anahtarıdır.
    Bu ögütler nefs tedbirinde malda ve ahlakta kitap ve sünnete tam uygun birer ölçü belirtir.

    DÖRT HALİFE DÖNEMİ HZ.ALİ’NİN ŞEHADETİ
    Toplam 4 yıl 9 ay halifelik yapan hz.ali birgün mescidde ibadet ederken haricilerden olan
    ibni mülcem isimli bir kişinin saldırısına uğramış ağır bir şekilde yaralanmıştı.
    Bu yarasının ağırlığı nedeniyle Ali ye suikast yapan kişi Konusunda müslümanlar hiddetlenmiş
    haricilerden olan bu kişiyi öldürmek istemişlerdi.
    Buna engel olan hz.ali huzuruna getirilen suikastçiye
    Ya ibni mülcem!
    Sana ne yaptım;
    Irzınamı, malınamı, canınamı iliştim?
    Beni niçin öldürmek istedin?
    Diye sorduğunda ibni mülcem hiçbir cevap veremedi.
    Hz.ali zalim ibni mülcem in hapse atılmasını emretti.
    İmamı hasan (r.a) dönüp
    Eger ben bu yaradan kurtulursam,onun hakkındaki muamele bana aittir,
    yok eger ölürsem bir kılıç darbesi ile onu öldürün ki Kanun-u ilahi yerini bulsun.
    Sakın ona beni öldürdüğünden dolayı eza ve cefa etmeyin.
    Mescidden evine götürülürken hz.ali 2 gün baygın olarak yattı.
    şehit olduğu haberi geldiğinde takvimler 19 ramazan hicri 40 tarihini gösteriyordu.
    hz.alinin şehadeti ile 4 halife dönemide sona erdi.artık islam cografyasındaki
    huzur ve güven ortamının yerini Kan ve gözyaşı alacaktı.
     
    Son düzenleme: 28 Eylül 2008
  2. Google

    Google Özel Üye

    Paylaşım için teşekkürler..
     

Bu Sayfayı Paylaş