Cumhuriyet - Sınıf İçi Piyes

'Tiyatro ve Skeçler' forumunda KaRDeLeN tarafından 8 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Cumhuriyet - Sınıf İçi Piyes konusu
    Cumhuriyet - Sınıf İçi Piyes



    Sahne: Bir salon... İki çocuk (Aydın, Behiç) Masa başında ellerindeki kAğıtlara bakarak bir şeyler ezberlemekle meşguller. Küçük bir kız (Güler) bir sandalye veya koltukta bebeği ile oynamaktadır. Perihan Abla (Hepsinden büyük) sonradan girer. Masanın üzerinde bir sürahi veya bardak vardır. Elbiseler, hareket ve konuşmalar piyesi oynatanlar tarafından düzenlenecektir. Aydın yerinden kalkar pencereden bakar, üzüntülüdür.)

    AYDIN:
    Saat üç oldu tamam,
    HAlA Perihan Ablam,
    Bir türlü gelemedi.

    BEHİÇ:
    O, üç buçuk da dedi,
    Gelir meraklanma hiç...
    AYDIN:
    Aman sen de hep Behiç
    Onu korursun hemen.

    BEHİÇ:
    Biliyorum çünkü
    O söz verince tutar,
    Daha yarım saat var. (O sırada kapı çalınır. Yerinden fırlar.)
    Muhakkak gelen odur. (Aydın eliyle Behiç'e işaret ederek)

    AYDIN:
    Ben açayım dur.
    (Perihan Abla gülerek girer. Çocuklar etrafını alırlar. Onları okşayarak hemen koltuğa oturur.)

    PERİHAN:
    Günaydın sevgililer, Aydıncığım bir su ver Ama hava çok sıcak Yolum da epey uzak
    (Aydın m verdiği suyu içer. Mendili ile kurulanır.) Annem, babam ve özden Hepsi gözlerinden Ayrı ayrı öptüler. (Bebeğinin yanına giden Güler'e dönerek.)
    Ne o dalgınsın Güler? (Güler bebeği ile meşgul olarak.)

    GÜLER:
    Hayır dalgın değilim, Hep böyle benim halim...

    PERİHAN:
    Ben oraya gelirken Sizin bayan öğretmen Okula gidiyordu Sizleri bana sordu: "Aman çok çalışsınlar, Rollere alışsmllar, Şaşırmasınlar" dedi.

    GÜLER:
    Hepsi de ezberledi.
    PERİHAN:
    öyleyse çocuklar,
    Zaten vaktimiz pek dar,
    Durmadan başlayalım,
    Behiç başla bakalım. (Behiç cebinden bir kAğıt çıkarır.)
    KAğıtla rol ne demek,
    Ezbere söylenecek.
    BEHİÇ:
    Ezbere biliyorum.
    PERİHAN:
    Ezbere oku yavrum.

    BEHİÇ:
    A canım prova bu. (Perihan Abla omuz silkerek)
    PERİHAN:
    Nasıl istersen oku...
    (Behiç kAğıdı elinde tutar, ezbere başlar, sonunu getiremezse kAğıda bakar ve sahnenin önüne yaklaşarak gür sesle okur.)

    BEHİÇ:
    Cumhuriyetten önce
    Saltanat devri vardı.
    Başta olan padişah, .
    Ne isterse yapardı.
    O sarayda yaşardı,
    Her şeyin sahibiydi.
    Yurt ve ulus hep onun
    Malı, kulu gibiydi.
    Sömürdü bütün yurdu
    Senelerce bu tek baş,
    Yurda kan ağlatmıştı.
    Birinci genel savaş,
    Bu savaşı bitirdik

    Yorulup yıpranarak, Yer yer vatanımıza Basmıştı düşman ayak. Geçti Anadolu'ya Tamam işte bu zaman "Mustafa Kemal" adlı Kahraman bir kumandan. Bu kahraman, inançla Ulusunu yoğurdu Büyük Millet Meclisi Hükümetini kurdu Sonra birden kükreyip "Bu ulus ölmez" dedi, Şanlı ordumuz yurdu Düşmandan temizledi. Yapılan büyük savaş İstiklAl savaşıydı. Yurduna kurban olan Koç yiğitler başıydı. Bu zaferle Türklüğün Tekrar namı yüceldi, Ordumuzun önünde, Düşmanlar dize geldi.

    (Bitirince selAm verir. Dönerek Perihan Ablaya bakar.) (KAğıdı ile kalkar, sahnenin önüne yaklaşarak ezbere)

    PERİHAN:
    Ah ne güzel okudun eridim heyecandan Kurban olsun kardeşi Sana Perihan Ablan. Aferin aldın yine, Şimdi Aydın'da sıra.
    AYDIN:
    (Yüksek sesle başlar, takılırsa bakar.)
    Peki Perihan Abla.
    Böylelikle bu yurda
    Yeniden temel attık.
    Kişisel egemenlik,
    Yıkıldı gitti artık.
    Ulusal egemenlik
    Yasamızda yer aldı.
    Ortada padişahın
    Sade bir adı kaldı. O da yıkıldı gitti Ulus buldu huzuru Parladı güneş gibi Cumhuriyetin nuru. Bin dokuz yüz yirmi üç Ve yirmi dokuz Ekim İşte bu günde doğdu Şanlı Cumhuriyetim. Yurdumuzda ulusal Bir bayramdır bu bayram. En büyük armağan bu Bize mutlu bu bayram. Cumhuriyet uğrunda Kanını Türktü döken Onu koruyacağım Bütün inancımla ben. (Behiç, Aydın Güler bir ağızdan) Yaşasın Cumhuriyet, Yaşasın Cumhuriyet. (Perihan Abla neşeyle ayağa kalkarak.)

    PERİHAN:
    Yaşayacaktır elbet...
    Mükemmel olmuş Aydın
    Güzel okumasaydm
    Ne pasta vardı, ne çay,
    GÜLER:
    Vay Perihan Abla vay.
    öğle yağma yok hemen
    Fazla dayanamam ben
    Artık gidelim yeter. (Perihan Abla Güler' i kucaklayarak)
    PERİHAN:
    Pek şekersin sen Güler.
    Haydi gidelim artık
    Epeyce geçti vakit.
    (Hep birden kapıya yürürler. Güler geriye dönerek bebeğine seslenir.)
    Benim güzel bebeğim,
    Çok çabuk geleceğim,
    Sakın ağlama, sana
    Lokum getireceğim.
    (Eliyle bebeğine bir öpücük gönderir ve çıkar.) (Perde iner.)
     

Bu Sayfayı Paylaş