Comparative ve superlative konu anlatımı örneklemelerle

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda eren98 tarafından 16 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu

  1. eren98

    eren98 Yeni Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Comparative ve superlative konu anlatımı örneklemelerle konusu Comparative ve superlative konu anlatımını örneklemelerle verebilirmisiniz?teşekkürler.
     
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Comparative and Superlative Forms
    Karşılaştırma ve üstünlük durumları


    The Comparative Form
    Karşılaştırma durumu


    The comparative form, which is made by adding
    -er or a preceding more to the adjective, shows either a greater degree or makes a comparison between two persons or things.
    Sıfatlara –er son eki eklemek ya da önlerine more kelimesi getirmek yoluyla oluşturulan karşılaştırma durumu, ya sıfatın anlamını pekiştirir, ya da iki kişi ya da nesne arasında karşılaştırma yapılmasını sağlar.

    Examples:
    Örnekler:

    They chose a
    darker brown paint than their neighbors.
    Komşularınınkinden daha koyu kahverengi bir boya seçtiler.
    This apple is bigger.
    Bu elma daha büyük.
    This apple is smaller.
    Bu elma daha küçük.
    This man is taller.
    Bu adam daha uzun.
    This man is shorter.
    Bu adam daha kısa.
    Swimming is less dangerous.
    Yüzme daha az tehlikelidir.
    Bungee-jumping is more dangerous.
    Bungee-jumping daha tehlikelidir.
    The Superlative Form
    Üstünlük durumu

    The superlative form, which is made by adding -est or a preceding mostto the adjective, shows the greatest degree of a quality or quantity among three or more persons or things.

    Sıfatlara –est son eki eklemek ya da önlerine most kelimesi getirmek yoluyla oluşturulan üstünlük durumu, bir kişi ya da nesnenin bir özelliğe, diğer benzerlerine gore en üst düzeyde sahip olduğunu anlatır.

    Examples:
    Örnekler:

    They chose the darkest brown they could find.
    Bulabildikleri en koyu kahverengiyi seçtiler.
    This apple is the smallest.
    Bu elma en küçük.
    This apple is the biggest.
    Bu elma en büyük.
    Swimming is the least dangerous.
    Yüzme en az tehlikeli.
    Bungee-jumping is the most dangerous.
    Bungee-jumping en tehlikeli.
    Forming the Comparative or Superlative
    Karşılaştırma veya üstünlük durumunu oluşturma


    Adjective ....
    Comparative........Superlative
    Sıfat............Karşılaştırma.........Üstünlük

    Big.............Bigger .................Biggest
    Büyük.........Daha büyük.........En büyük

    Lousy........
    Lousier................Lousiest
    Berbat........Daha berbat........En berbat

    Merciful.......
    More merciful.......Most merciful
    Merhametli....Daha merhametli......En merhametli

    Quiet.........More quiet or quieter....Most quiet or quietest
    Sessiz.......Daha sessiz.............En sessiz

    Astounding....
    More astounding......Most astounding
    Şaşırtıcı.......Daha şaşırtıcı............En şaşırtıcı




    Some comparatives and superlatives have irregular forms:
    Bazı karşılaştırma ve üstünlük durumları düzensizdirler.


    Adjective .....Comparative.........Superlative
    Sıfat..............Karşılaştırma........Üstünlük

    Big.............Bigger .................Biggest
    Büyük.......Daha büyük..........En büyük

    Good..........Better............Best
    İyi.............Daha iyi..........En iyi

    Well............
    Better...........Best
    İyi..............Daha iyi........En iyi

    Bad............
    Worse..........Worst
    Kötü..........Daha kötü......En kötü

    Far........
    Farther/further......Farthest/furthest
    Uzak......Daha uzak.........En uzak

    Little......
    Less...................Least
    Ufak......Daha az...........En az

    Many.....
    More.............Most
    Çok........Daha çok......En çok

    Much.....
    More..........Most
    Çok.......Daha çok......En çok

    Some.....
    More............Most
    Biraz......Daha çok....En çok


    Be careful not to create a double comparative or superlative.
    Bir sıfatı yanlışlıkla iki yolu da kullanarak karşılaştırma ya da üstünlük durumuna getirmeyin.

    Examples:
    Örnekler:

    Comparative

    Incorrect
    - Today is more colder than yesterday.
    Yanlış

    Correct
    - Today is colder than yesterday.
    Doğru
    - Bugün dünden daha soğuk
    Superlative

    Incorrect
    - She is the most fastest runner.
    Yanlış

    Correct
    - She is the fastest runner.
    Doğru
    - O en hızlı koşucu.
    Some adjectives do not have comparatives or superlatives because they are already absolute in meaning
    Bazı sıfatlar anlam olarak zaten mutlak oldukları için karşılaştırma ya da üstünlük durumları yoktur

    Examples:
    unique, Roman, dead, favorite, empty.
    Örnekler:
    eşsiz, Romalı, ölü, favori, boş
    Incorrect:
    The tour guide was very French.
    Yanlış

    The tour guide has to be either a French person or not, so cannot be described as "very" French.
    Rehber ya Fransızdır ya da daha değildir. "Çok Fransız" ya da "az Fransız" olamaz.
    Correct:
    The tour guide was French.
    Doğru -
    Rehber Fransızdı.
    Incorrect:
    The antique was the most unique.
    Yanlış

    Unique means one of a kind. Something cannot be more one of a kind than it already is.
    "Unique" = "Eşsiz" bir kavramın tek örneğini ifade eder. Bir şey, bir kavramın tek örneği olmayı daha az ya daha çok gerçekleştiremez
    Correct:
    The antique was unique.
    Doğru
    - Antika eşsizdi (türünün tek örneğiydi).

    Alıntı
     
  3. muhtesemsiniz çok tesekkurler
     

Bu Sayfayı Paylaş