Cocuklarda Felaket Ve Travma

'Çocuk Sağlığı ve Bakımı' forumunda DeMSaL tarafından 27 Mart 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Cocuklarda Felaket Ve Travma konusu
    Cocuk Sagligi-Cocuklarda Felaket Nedir-Cocuklarda Travma Nedir



    Yaşanılan travma olayları sadece çocukların değil, hepimizin emniyet mekanizmasını zedeleyip, itimat konusunda da inançlarımızı yitirir. Bunlar anormal olaylara gösterilen normal tepkilerdir esasında. Yalnız çocuklar biz yetişkinlere nazaran felaket olaylarına farklı gözle bakarlar. Bu yüzdendir ki felaketin etkisini üzerlerinden biran evvel atabilmeleri için onlara bilinçli bir şekilde yaklaşmamız gerekir.

    Nelere dikkat etmemiz gerekiyor?



    Çocuklar ile Geçirdikleri Üzücü Olay Hakkında Konuşmaktan Kaçınmayın

    Çocuklara bu üzücü olaydan bahsetmeyerek onlara yaşadıklarını unutturduğumuzu zannediyorsak yanılıyoruz. Kendiniz konuyu açmayın, ama çocuk açtığında bu konu üzerinde konuşmamazlık etmeyin. Çocuğu dinleyin, sorularına cevap verin, çocuğu bu konuşmanızla rahatlatıp ona destek olun.



    Dürüst, Açık ve Anlaşılır Olun

    Geçirdikleri olayla ilgili çocuklara gerçekleri söyleyin. Detay da verin bu çok önemli bir husustur. Detayları siz vermezseniz çocuklar kendi hayal güçlerini kullanıp detayları kendileri yaratırlar. Bu da yanılgılarına sebep olur.



    Aynı Detaylar Tekrar Tekrar Gündeme Gelecektir-Hazırlıklı Olun Sabırla Doğru Olan Verileri/Gerçekleri Tekrarlayın

    Eğer bir şeyin cevabını bilmiyorsanız, bilmediğinizi söyleyin; eğer sizin de merak ettiğiniz bir konu var ise, mesela ölüm, aynen çocuğa sizin de bu konuyu merak edip ancak net olarak bilmediğinizi iletin (çocuğa dini eğitim verilmiş ise ölüm ile ilgili bu yönde açıklamalar yapılabilir, eğer verilmemişse din olayına bu aşamada girilmemelidir).



    Açıklamalarınızda Çocukların Yaşlarına Uygun Kelimeler Seçin

    Zamanlamaya da Dikkat Açıklamalarınızın hem zamanlaması, hem de kelimelerin seçimi büyük önem taşır. Yaşanan üzücü olayın hemen ardından çocukların bilgiyi almaları hem de bu bilgiyi analiz etmeleri isteği azdır. Vakit geçtikçe daha fazla bilgi alabilirler, hazmedebilirler ve anlayabilirler. Bazı diğer önemli hususları şöyle açıklayabiliriz:



    Çocuklara verilen aynı bilgi yaşanan olaylardan sonra değişik zamanlarda aynı çocuklar tarafından farklı şekilde yorumlanır.



    Değişik yaşlarda çocuklarda farklı tepkiler/düşünceler olur.



    Uyku ile ölümü bağdaştırmayın. Bu çocuklarda korku yaratıp uyumalarını engeller.



    Çocuğun olayları nasıl algıladığını ne kadar iyi tanımlarsanız, o kadar iyi bir diyalog kurabilirsiniz.



    *

    Ölümün veya Olayların Neden Olduğuna Dair Yanlış Yorumları Çocuğun Düşüncelerinden Atmasına Yardımcı Olun

    Çocuklar, özellikle de daha küçük yaştakiler, üzücü olayların neden olduğuna dair yanlış kanılar üretirler. Mesela, annem öldü, çünkü - beni almaya geliyordu veya bana ateş ederken yanlışlıkla kardeşimi vurdular... gibi. Çocukları bu konuda sıkmadan deşmek gerekiyor, acaba bu üzücü olayın neden olduğunu düşünüyor? Bunu ortaya çıkardıktan sonra yanlış yorumlarını düzeltmek için gerekli açıklamaları yapın. Çocuğa da açıkça bazı olayları erişkin insanların da anlamadığını söyleyin. Bu hem doğrudur hem de çocuğu rahatlatır.

    *

    Kurtulan Çocuklar Kendilerini Suçlu Hissederler

    Kurtulan çocuklar genelde kendilerini suçlu hissederler. Kendilerini ne kadar suçlu hissettikleri çocukların ne ölçüde olayların neden olduğuna dair yanlış yorumları olup olmadığına bağlıdır. Çocuklar suçluluk duygularını dile getirmeyi bilemezler. Onların kendilerini suçlu hissedip hissetmediklerini davranışlarından ve duygular kendilerinden nefret etmek ve kendilerine zarar verme tarzında cereyan eder. Düşünceleri de şöyle olabilir; ben kötü bir insan mıyım veya bende bir problem mi var? gibi.

    *

    Derin Üzüntü ve Yas - Bu İki Terimi Ayırt Edelim

    Derin üzüntü duygusal, fiziksel, beyinsel davranışlarla gösterilen tepkileri içerir. Bunların belirgin olanları şöyledir : kızgınlık, üzüntü, korku, uyumakta zorluk çekme, kabus görme, uykuda çığlık atma, iştahsızlık, mide ağrısı, aile fertlerinden uzaklaşmak, yatağı ıslatmak, hiper hareketlilik gibi. Bazıları ise belirgin değildirler; örneğin, daha sessiz olup daha fazla okumak veya ergenlik çağındakiler için arkadaşlarıyla sık sık görüşmemek, çıkmamak gibi. Dikkatinizi çekmesi gereken bir husus var, bu da belirgin olmayan semptomlar çoğu zaman anne ve babalar tarafından olumlu hareketler olarak algılandıkları için önemsenmezler. Tepkiler tabii ki yaşla bağlantılıdır.

    Genelde Özetlersek

    5 Yaş ve Altı: Bazıları fazla bir tepkide bulunmayacaklardır, çünkü neler olduğunun farkında değillerdir.

    6 ile 12 Yaş Arası: Somut korkuları vardır, örneğin; dolapta bir terörist saklanıyor.

    Ergenlik Çağı: Daha iyi anlayabilirler ama korkularını abartırlar.

    Yas ile kaybedilen kişi veya kişilere yönelik adetlerin gerçekleştirilmesidir. Örneğin; cenaze töreni, siyah kıyafet, mevlit gibi. Bu tarz olaylara çocukların da katılmasında fayda vardır.


    *

    Derin Üzüntü Normaldir. Bunun Uzun Süre Devam Etmesi Normal Değildir

    Eğer yukarıda bahsedilen semptomlar 6 aydan fazla kendilerini göstermeye devam ederlerse veya çocukların hayatlarındaki diğer alanlarda olumsuz etkileri oluyorsa, bu konuda uzmanlardan yardım alınması gerekmektedir. Diğer alanlar ile neyi kastediyoruz? Okuldaki durumlarında her hangi bir değişme, ilgi alanlarındaki faaliyetlere katılmamaları ve hatta ilgi göstermemeleri, oyun oynamalarında değişiklik gibi.

    *

    Çocuklar Konuyu Açtıklarında Duymamazlıktan Gelmeyin

    Çocuklar üzüntü verici olay hakkında konuşmak istediklerinde daima onları dinlemek için orada olun. Yalnız, konuşmak istemeyen çocukları da zorla konuşturmaya çalışmayın. Siz de üzüntülerinizi açıkça paylaşın çocukla, yalnız olmadığını hissettiğinde daha rahat olacaktır.

    *

    Daima Onlarla Olun; Şefkatle Yaklaşın; Güvenli Hissetmelerini Sağlayın ve Onlara Karşı Aynı Tarzda Yaklaşın

    Bütün bunlar çocuğun bu olayı üzerinden atmasında yardımcı olacaktır. Dikkat edilmesi gereken husus; davranışlarınız ve söyledikleriniz aynı düzeyde olsun, yani aynı şey için bir gün ak deyip öbür gün kara demeyin.

    *

    Çocuğun Çevresindeki Kişiler, Yaşları ne Olursa Olsun, Bilgilendirilirlerse Çocuğa O Kadar Daha Fazla Yardımcı Olabilirler

    En azından bir müddet daha sabırlı veya anlayışlı davranırlar. Bu da çocuğun bu olayı üzerinden çabuk atmasına yardımcı olacaktır.

    *

    Çocuklar İlginç Görsel Tecrübeler Yaşayabilirler, Buna Hazırlıklı Olun

    Üzüntücü olaydan altı aya kadar çocuklar ilginç görsel olayları yaşayabilirler. Örneğin, kaybedilen kişi veya kişilerin seslerini duyabilirler veya kalabalıkta onları görebilirler. Bunlar halusinasyon değildir. Çoğu bilim adamı bunları çocukların dini inanç sistemiyle bağdaştırır. Bundan dolayı çocukların duygularının rencide edilmemesi gerekmektedir.

    *

    Tüm İmkanlardan Faydalanın

    Etrafınızda olan profesyonel insanlardan hem kendiniz hem de çocuğunuz için yardım alın. Bunlardan faydalanmayı öğrenin. Ayrıca aşağıdakileri de göz önünde bulundurmalıyız



    Çocuğunuzun kendisini güvencede hissettiğinden emin olun.


    Çocuklarla daha fazla zaman harcayın ve size daha ilgili olmalarına izin verin. Aynı zamanda sizde normalden fazla takipçi olun.


    Özellikle küçük yaştaki çocuklarla (7'ye kadar) daha fazla oynayın. Onların oynaması için de ayrıca imkanlar yaratın.



    7 ile 12 yaş grubuyla konuşmayı deneyin. Onları düşüncelerini ve duygularını paylaşmak için teşvik edin.



    Olanaklar dahilinde gündelik alışkanlıklarınızı sürdürmeye devam edin. Örneğin, yemek saatleri, yatma saati, masal okuma, öğle yemeği sonrası uyku gibi.

    Lütfen unutmayalım ki yukarıda bahsedilen önlemler hiçbir zaman bir psikologun veya bir psikiyatrisin yerini tutamaz. Çocuğunuzda bir takım tepkilerin devam ettiğini gördüğünüzde lütfen gerekli yerlerden yardım alınız
     

Bu Sayfayı Paylaş