Cinsiyet Değiştiren Balıklar

'Akvaryum - Balık Dünyası' forumunda Mavi_Sema tarafından 21 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Cinsiyet Değiştiren Balıklar konusu
    Cinsiyet Değiştiren Balıklar

    palyaço balığı

    [​IMG]

    [​IMG]

    Amphiprion cinsi palyaço balıklarını eşleştirmek kolaydır. 2 tane küçük almak bunun en kolay yoludur. 2 tane 2-3 cm boyunda palyaço balığı aldığınızda bunlardan büyük ihtimalle ikisi de erkektir. Zamanla daha güçlü olan dişiye dönecektir.

    Eğer mevcut Amphiprion cinsi palyaço balığınıza bir eş alacaksınız evdeki balığınızdan daha küçük bir balık seçmeniz lazım çünkü palyaço balıkları en fazla 6-8 hafta yalnız kaldıklarında dişiye dönüşürler. Fakat bu biraz daha tehlikelidir çünkü eski palyaço balığı yeni gelene saldırabilir o yüzden akvaryum izlenmelidir ve gerektiğinde müdahale edilmelidir. Yeni eklenen palyaço balığı çok büyük olmamalı, 2-3cm civarında olmalıdır ve eski palyaço balığının da çok büyük olmaması bir avantajdır.

    bu durum Palyaço balığında diğer balık türlerinden daha yaygındır.

    orfoz

    [​IMG]

    [​IMG]

    Orfoz hermafrodit olup, cinsel olgunluğa eriştiği zaman dişi cinsiyet organlarına sahiptir. Hayatının belirli bir dönemini dişi olarak geçirdikten sonra 18. yaşına geldiğinde dişi cinsiyet organları kaybolarak yerine erkek cinsiyet organları gelişir ve hayatının geri kalanını erkek olarak yaşar.

    sargos

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yerel balıklardandır yani göç etmezler yaşamlarını doğdukları denizde tamamlarlar. Hermafrodit özellikler gösterir, yani bir müddet sonra cinsiyet değiştirebilir. Üremeleri yurdumuzda suların ısınmasına bağlı olarak Nisan-Temmuz bazen de Ağustos ayları arasındadır.

    not olarak;

    SAZAN VE ÇİPURALAR BOZULDU

    Sulardaki kirliliğin türlerin geleceğini tehdit ettiği artık kesinlik taşıyor. Geçenlerde İngiltere’de elde edilen bulgulara göre bu ülkenin nehirlerindeki her üç erkek balıktan biri, kirlilik nedeniyle cinsiyet değiştiriyor. Doğum kontrol haplarında bulunan dişi hormonları, kanalizasyon yoluyla sulara karışıyor ve erkek balıklarda dişi üreme organlarının gelişimine yol açıyor. İncelenen 654 erkek sazandan 218’inde yumurtalık, yumurta ya da bozuk spermlere rastlanıyor. Çipura ve aynalı sazanlarda da aynı etkiler gözleniyor, ancak alabalık ve somon gibi göçmen balıklar nehir sularında fazla vakit geçirmediği için pek etkilenmiş görünmüyor. Bu değişimi geçiren balıkların artık üreme yeteneği kalmıyor. Üstelik çok az miktarda hormon, balığın cinsiyet değiştirmesine yeterli oluyor.

    Hatta bazı araştırmacılar, bu hormonların içme sularına karışarak erkeklerde sperm sayısının azalmasına yol açtığından da kuşkulanıyor.

    Fransız nehirlerindeki kimyasal atıklar da Fransız balıklarını efemineleştiriyor. Fransız Tarım ve Çevre Mühendisliği Araştırma Enstitüsü’nün Seine ve Rhone nehirlerinde yaptığı araştırmanın ardından geçen Nisan ayında yayınladığı rapora göre Paris ve Lyon yöresinde 20 ayrı bölgede yakalanan balıklarda kadınsı eğilimler tespit ediliyor. Erkek kefallerin testislerinde kadın üreme hücrelerine ve yumurta oluşumunda önemli işlevi olan vitellogenin adlı proteine bol miktarda rastlanıyor. Laboratuvarda kobay balıklar üzerinde yapılan deney, dişi hormonlarına maruz kalan balıkların karşı cinse özgü bir karakteristik geliştirdiğini kanıtlıyor.

    Uzmanlara göre ambalaj ve deterjan atıkları gibi kimyasal maddeler sulardaki canlılar üzerinde hormon etkisi yapıyor. Hepsinden önemlisi balıklar, doğum kontrol hapında bulunan sentetik hormonlara maruz kalıyor.

    YUMURTLAYAN ERKEK LEVREKLER

    Son rapor ise daha geçen ay ABD’den geliyor. Washington’daki Potomac Nehri’nin erkek levrekleri yumurtlamaya başlıyor. Bu olay tamamen tesadüf eseri ortaya çıkarılıyor. Balıklarda lezyona rastlanması ve hayvanların kitleler halinde ölmesi üzerine bir araştırma başlatılıyor. Balıklar kesilip biçiliyor ama, lezyon ve ölümlere yol açan neden bulunamıyor. Bununla birlikte erkek levreklerin yüzde 42’sinin cinsel organlarında yumurtalar bulunuyor. Bu arada tavuk gübresinden östrojen atıklarının sulara karıştığı da tespit edildiğinden iki olay arasında hemen bağlantı kuruluyor. Potomac levreklerinin neden dişileştiği, halen üreme yeteneğine sahip olup olmadıkları henüz bilinmiyor. Ancak bir numaralı şüpheli kanatlı hayvanlardan ya da kanalizasyon yoluyla nehir sularına karışan hormonlar.

    Amerikalı bilim adamları bugün balıkları etkileyen tehlikeli kimyasalların gelecekte insanların felaketi olabileceğini söylüyor. Ve bu tehlikeli kimyasallar sınıfına sadece sanayi atıkları, hormonlar girmiyor. Kanalizasyon yoluyla sulara karışan kafeinden türlü çeşitli ilaca kadar birçok madde şimdi test ediliyor. Acaba levrekleri transseksüel yapan bunlardan biri de olabilir mi diye.

    ÇEKİRGE ETKİSİ

    İşin kötüsü cinsiyet değiştiren kirlilik etkisi sadece nehirlerde görülmüyor, facia ta kutuplara kadar ulaşmış durumda. Norveç ve Kanadalı bilim adamlarının tespitine göre Kuzey Kutbu’ndaki kutup ayıları hermafrodit özellikler göstermeye başlamış. Her yüz ayıdan dördünde dişi ve erkek cinsel organları bir arada bulunuyormuş. Ayılardaki bu değişimin nedeni de DDT ve benzeri zehirli kimyasallar. Hikaye yine aynı; kadınlık hormonu etkisi. Peki bunlar kutup bölgesine nasıl ulaşıyor? Çekirge etkisiyle. Buharlaşan kimyasallar yeryüzünü dolaşıp çeşitli bölgelere konuyor, kuzey istikametli rüzgarlara kapılıp kutuplara düşüyor. Okyanuslar da azar azar taşıyor zehirli kimyasalları kuzeye.
     

Bu Sayfayı Paylaş