CEZBE - İslami Sözlük

'Dini Terimler Sözlüğü' forumunda Dine tarafından 26 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    CEZBE - İslami Sözlük konusu CEZBE

    Sürüklemek, kendisine çekmek Sâlikin beşerî vasıflarından soyutlanma ile ilâhî sıfatları kazanma ve tecellileri müşahede etmesi anlamında bir tasavvuf terimidir

    Cezbe; Hakk'ın, kulunu kendisine çekmesinden hasıl olan istiğrak, derin şaşkınlık ve hayret sûretlerinde görünen manevî bir haldir

    Cezbe, kulun Hakk'a külfetsiz yaklaşması ve ilâhî inayetler ve lütuflar gereği hareket etmesidir Aynı zamanda o, riyazet ve ibadete devamla duyguların yok edilmesidir Cezbe, Allah'ın kulunu kendisine çekmesi, kulun Allah'a kavuşmasıdır

    Cezbe iki türlü olur Bunlar da: 1-Hafî (gizli) cezbe, (kulun Hakk'ı sevmesi) 2-Celî (açık) cezbe; (Hakk'ın kulu sevmesi)dir

    Cezbeye tutulanlara meczûb denilir Meczub; Hakk'ın rızasını kazanan, Hak tarafından yakınlığına lâyık görülen, her türlü hevâ ve heves lekesinden temizlenen ve bu sayede sülûk makam ve mertebelerine çalışmadan ve yorulmadan erişen ergin kimsedir Bunlar, gayb esrârına vâkıf velîler olarak telâkki edilir Bundan dolayı meczûb olanlardan çekinilir, gönülleri kırılmaktan sakınılır Şathiyyat denilen sözleri hakkında sükût tercih edilir Cezbede şart olan, istidattır Bu istidat, Allah vergisidir Kazanmakla elde edilmez Sâlikte istidât ve kâbiliyet olmazsa, sadece riyâzet ve tasiye ile Hakk'a kavuşmak nasip olmaz

    Cezbeyi akıl hastalıklarından biri diye gösterirlerse de, cezbe cinnet değildir Meczub da mecnun olamaz Çünkü cezbe, hali değişken bir kimsenin idrakinin mutad beşer idrakinden daha da yükselerek, keşf-i hakâyıka doğru gitmesidir Cinnet ise, beşer idrakinin manasız ve düzensiz bir şekilde aşağılara düşmesidir Cezbede yükselme, cinnette alçalma vardır (Osman Ergin, Balıkesirli Abdülaziz Mecdî Tolun, İstanbul 1942, s 31-35)

    Tasavvuf erbabınca manevî yolculuğa seyr-i sülûkla çıkılır Burası, fena mertebelerinin (Tevhid-i Ef'âl, Tevhîd-i Sıfat ve Tevhîd-i Zât) kazanılıp tadına varıldığı kısımdır Cezbe ise, Bekâ makamlarının (Cem', Hazretü'l-cem ve Cemü'l-cem') tadına varıldığı bölümdür Sülûk mertebelerinde urûc; cezbe makamlarında da tedellî (nüzul) müşahede edilir Sülûkun başlangıcı cezbenin nihayetidir (H Fehmi Kumanlıoğlu, Muhammed Nürü'l-Arabî, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, İzmir 1988, s 60)

    Bekâ billâh ismi verilen seyr-i fillâh, Cezbe makamıdır Burada, Hakk'ın sıfatlan ve ahlâkıyla süslenip ufuk-'ul a'lâ'ya ulaşılır (Selçuk, Eraydın, Tasavvuf ve Tarikatler, İstanbul 1984, s 174)

    Cezbeye tutulanlara Üveysi-meşrep de denilir Şurasını ifade etmek gerekirse; mutasavvıflar, teklifi düşüren cezbe halini ve bir kimsenin bu mânâda cezbeye tutulmasını hoş görmezler, hatta tutulmuş olanları da kurtarmaya çalışırlar Onlar, cazib olmayı meczup olmaya tercih ederler

    Hasan Fehmi KUMANLIOĞLU
     

Bu Sayfayı Paylaş