Cennetin Anahtarı Muhabbet

'Dini Sohbetler Dini Forum' forumunda Dine tarafından 26 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Cennetin Anahtarı Muhabbet konusu Cennetin Anahtarı Muhabbet


    Dünya nüfusunun üçte biri müslüman; yani biz, yaklaşık iki milyar insan…
    Tek olan Allah'a iman ediyoruz
    Bütün peygamberlere imanla birlikte Hz Muhammed Mustafa sav'i son peygamber olarak kabul ediyoruz Ne getirdiyse hepsine iman ediyoruz
    Rasul-i Ekrem sav'in "İman etmedikçe cennete giremezsiniz" dediğini hepimiz biliyoruz Elhamdülillah iman ettik, cenneti ümit ediyoruz
    Peki, Efendimiz sav'in bu mübarek sözlerinin hemen peşinden ifade buyurmuş olduğu hakikate aynı hassasiyeti gösteriyor muyuz? İşte bunu iyi düşünmek lazım
    Efendimiz sav "İman etmedikçe cennete giremezsiniz" diye başlayıp, sözlerine şöyle devam etmişti:
    "Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız!"
    İnanıyorsak Sevmemiz Lazım
    İnananlar olarak birbirimizi seviyor muyuz? Ya da soruyu şöyle soralım: Yeteri kadar seviyor muyuz?
    İşte bunu anlamak için yine Efendimiz sav'in yukarıdaki iki mübarek cümleden sonra söylediğini ne kadar uyguladığımıza bakmalıyız Şöyle buyurmuştu:
    "Yaptığınızda birbirinizi seveceğiniz bir şeyi size işaret edeyim mi? Aranızda selamlaşmayı yayın" (Müslim, İman 22)
    Hepimiz cennete girmek ve oradaki nimetlerle birlikte, en büyük nimet olan Allah'ın cemalini seyretmek istiyoruz Buna ulaşmak, iman etmekle mümkün İman ettik diyoruz ama imanın hakikatine ulaşabilmiş miyiz? Bunu anlayabilmek için şöyle kendimizi bir yoklamalıyız Kalbimize bakmalıyız "Mümin kardeşlerimi seviyor muyum veya ne kadar seviyorum?" diye sormalıyız kendimize
    İnsan en kolay kendini kandırır Sorumuza cevap ararken temennilerimizi gerçek zannedip yanılmak yerine sabit ölçülerle hareket etmek gerekir Efendimiz <******> sav'in bu konuda koyduğu ölçü de şudur:
    "Sizden biriniz, kendisi için sevdiği bir şeyi mümin kardeşi için de sevmedikçe (tam manasıyla) iman etmiş olamaz"
    (Buharî, İman 6)
    Şimdi dürüstçe cevap verelim: Seviyor muyuz? Sevebiliyor muyuz?
    Gönlümüz ne durumda?
    Kardeşlerimizin derdiyle ne kadar dertleniyoruz?
    Hakikaten bir ve beraber miyiz? Bir araya gelebiliyor muyuz?
    Birlikte neyi paylaşıyoruz, güzellikler mi üretiyoruz, soğuk rüzgârlar mı esiyor aramızda?
    Kardeşlerimizin Hakk'a ve hayra yönelmesine, yol almasına, şevkine ve heyecanına katkıda bulunabiliyor muyuz?
    Müminler olarak aramızdaki bağlarla ilgili önemli eksiklerimiz olduğunu kabul etmeyen yoktur sanırız Peki, çare nedir?

    Mehmet Işık
    Semerkant
     

Bu Sayfayı Paylaş