Cengiz Kağan Destanı, Türk Destanı

'Masallar-Hikayeler-Destanlar' forumunda KaRDeLeN tarafından 2 Aralık 2009 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Cengiz Kağan Destanı, Türk Destanı konusu
    Cengiz Kağan Destanı, Türk Destanı


    On üçüncü yüz yıl ortalarına doğru teşekkül etmeğe başlamıştır En eski Oğuz ve
    Uygur soyuna ait bir kısım destanımsı söylentilerin, daha sonra diğer Türk
    Boyları arasında anlatılıp genişlemesi ve bunlara yapılan ilaveler, bilinen
    Cengiz Han Destanının esasını teşkil etmektedir


    Daha doğrusu Cengiz Han Destanı, aslı bu söylentiler olan ve sonradan Cengiz
    Han' ın şahsiyeti ve adı etrafında toplanıp geliştirilen yakıştırma bir destan
    görünüşündedir


    Cengiz Han Destanını anlatan eserler, Cengizname adını taşır Tıpkı Oğuz Han
    Destanını anlatan eserlere Oğuzname denildiği gibi Moğol, Türk ve İslami
    motifleri işleyişleri bakımından Cengiz Han Destanı üç ayrı rivayet halindedir Türk rivayetlerinin işlediği bütün motifler, daha önce de belirttiğimiz gibi eski Türk Destanlarının motiflerine benzer İslami rivayetiyle Cengiz Han Destanı, bir İslam mücahidin destanı gibidir Moğol rivayetinde ise Cengiz Han' ı bir Moğol bahadırı olarak görürüz



    Cengiz Han, baba tarafından Oğuz Han' a dayanmaktadır; ana soyundan da Altın
    Han' a varmaktadır Altın HaN Akdeniz' de, Malta' da hüküm sürmektedir Çok
    güzel bir kızı vardır Altın Han, dillere destan olan bu çok güzel kızını, güneş
    yüzü görmeyen, hiç bir yanından iç tarafına hiç bir ışık sızdırmayan bie saraya
    kapatıp gözlerden ırak tutmaktadır Günlerden bir gün, bütün dikkatlere rağmen
    gün ışığı Altın Han' ın güzel kızını bulur Kızın, bu gün ışığından bir çocuğu
    olacağını anlayan Altın Han utancını ve yüz karasını kimseye göstermemek için
    kızını, kırk cariye ile birlikte bir gemiye koyar denize salar



    Gemiye, denizde bir kahraman rastlar Bu kahramanın adı Tumavi Mergendir Altın
    Han' ın kızını görür görmez beğenir, alır Kızın bir oğlu olur Adını Dobun
    Bayan koyarlar



    Altın Han' ın kızının, tumavi Mergen' den de çocukları olur Bunları da,
    Bilgidey ve Büdenedey diye çağırırlar



    Dobun Bayan büyür, evlenecek çağa gelir; evlendirirler Alanguva adında bir
    güzel kız alırlar Dobun Bayan' ın, Alanguva' dan üç oğlu olur Bundan sonra
    Dobun Bayan ölür



    Dobun Bayan' ın ölümünden bir müddet sonra, Onun bir nur halinde yeniden dünyaya
    döndüğü anlaşılır Bu nur halinde dönüşten sonra, yine Alanguvan' ın kocası
    olmuştur ve Alanguva bir erkek çocuk daha doğurmuştur Bu çocuğun adını Cengiz
    koyarlar



    Cengiz doğunca, ruhu nur halinde dünyaya dönmüş olan dobun Bayan, kurt halinde
    dünyayı bir daha terkeder



    Fakat, en çok kardeşleri, Cengiz' in hem nurdan doğmuş olduğuna hem de kendi
    kardeşleri olduğuna bir türlü inanmak istemezler Kardeşlerine türlü eziyetler
    ederler Fakat halk ötekilerden çok Cengiz' i sevmektedir



    Bir gün Cengiz kardeşlerinden kurtulmak için kaçar, dağda yaşamağa başlar Türk
    boyları, aralarında temsilciler seçerek cengiz' e gönderirler ve yaşamakta
    olduğu dağda Cengiz' i bulup kendilerine Han seçerler



    Cengiz Han, bütün ömrünü yurduna ve milletine verir; çalışıp didinir, dünyanın
    en büyük ve en sağlam devletlerinden birini kurar Sonunda bu devleti çocukları
    arasında taksim ederek ölür



    Cengiz Han Destanının İslami rivayeti:


    Bu rivayete göre Cengiz' in bir adı da Timuçin' dir Doğacağını çok önceden
    kahinler haber vermişlerdir Doğduğu zaman da , babası, Tatar Hanlarından
    Timuçin' i mağlup etmiştir Bu yüzden doğan oğlunun adını Çimuçin (Timuçin)
    koyar



    Tıpkı Davut Peygamber gibi Timuçin de on yedi yaşına kadar çobanlık yapıp, dağda
    bayırda sürüsünü otlatır Babası ölünce de, halk, Timuçin' in kendilerine Han
    olmasını isterler Zaten Timuçin' in Han olarak seçilmesini Tanrı da
    buyurmuştur



    Eyliyalardan Abız gelerek Timuçin' e Cengiz adını vermiş ve bütün dünyayı
    fethedip efendisi olacağını muştulamıştır Bu sırada bir kuş ötmeğe başlamış ve
    öterken: "Cengiz! Cengiz!" diye haykırmıştır



    Bunun üzerine Hanlığı kabul eden Cengiz evliyanın dediklerini doğrulamıştır



    KAYNAK:Türk Destanları
     

Bu Sayfayı Paylaş