CENÂZE - İslami Sözlük

'Dini Terimler Sözlüğü' forumunda Dine tarafından 26 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    CENÂZE - İslami Sözlük konusu CENÂZE
    Gömülmemiş ve gömülmeye hazırlanmış insan ölüsü Ölüyü gömmek için yapılan tören ve işlemler İslâm bu tören ve işlemler ile ilgili olarak bazı emir ve nehiyler getirmiştir Genellikle bunlar sünnet ile sabit olan ve Hz Peygamber (sas) tarafından bizzat uygulanan ve bize kadar intikal eden hususlardır Ölüm döşeğinde can çekişme durumunda olan kimseyi -kendine zorluk olmazsa- yüzü Kıbleye karşı gelmek üzere sağ tarafa çevirmek sünnettir Başını biraz yükselterek sırtı üstüne yatırmak da caizdir

    Hasta can çekişiyorken ve gerçekten mümin birisi ise ona yardımcı olmak, yakınları için bir gereklilik ve ayrıca da sevaptır Onun için yanında "kelime-i şehadet" getirmek ve söylemesine yardımcı olmak sünnettir Çünkü Rasûlullah (sas) şöyle buyurmuşlardır:

    "-Ölülerinize, Lâ ilâhe illallah "ı telkin ediniz Zira ölüm halinde onu söyleyen (bir mümin)'i bu kelime Cehennem'den kurtarır " "Son sözü Lâ ilâhe illallah olan kimse Cennet'e girer " (Müslim, Cenâiz, 1-2; Ebû Davud, Cenâiz, 16)

    Hastanın yanında şehadet getirilir ki o da hatırlayıp şehadet getirsin Yoksa ısrar ile sen de yap denilmez Zira o anda zor bir durumdadır Ona zorluk çıkarmamalıdır Bir defa da söylese yeter Bu telkini, hastayı sevenlerden biri yapmalıdır Maksat hastada isteksizlik uyandırmamaktır

    Hasta vefat edince ağzı kapatılır Bir bez ile çenesi başından bağlanır Gözleri yumulur Eller yanlarına getirilir Bunu yaparken şu dua okunabilir:

    "Bismillâhi ve alâ milleti rasülillâh Allahümme yessir aleyhi emrahu ve sehhil aleyhi mâ ba'dehû ve es'id bi likaike vec'al mâ harace ileyhi hayran mimâ harace anhu "

    Manası: "Allah'ın ismiyle ve Rasûlullah'ın milleti (dini) üzerinde olsun Allah'ım, onun işini kolaylaştır, bundan sonrasını ona kolay eyle, onu seni görmekle mutlu eyle Dünyadan kendisi için çıkanı, kendisinin çıktığı şeylerden hayırlı eyle"

    Sonra ölünün üstüne bir örtü çekilir Öldükten sonra yıkanıncaya kadar yanında Kur'an okumak mekruhtur Öldüğü iyice anlaşılınca hemen yıkanır

    Cenaze'nin Yıkanması

    Cenazenin yıkanmasından gömülmesine kadar, yapılan işlemlere "teçhiz" (hazırlamak) denir İslâm'da, ölen kimsenin en kısa zamanda yıkanması, kefenlenmesi ve cenaze namazının kılınarak toprağa verilmesi gerekir Bu konuda acele davranmak müstehabtır Ölü şöyle yıkanır:

    Yıkanacak ölü teneşir veya yüksekçe bir yere sırt üstü konur ve diziyle göbek arası bir örtü ile örtülür Teneşir, ölülerin yıkanması için yapılmış, sedire benzer yüksekçe bir tahta masadır: Erkek ölüleri erkekler, kadın ölüleri de kadınlar yıkar Ölüyü yıkayan kişiye birisi su dökerek yardımcı olur Ölüyü yıkamak, ona gusül abdesti aldırmaktır Boy abdesti* almasını bilen herkes ölüyü yıkayabilir; ölü yıkamanın gerektirdiği ayrı bir bilgi ve dua yoktur

    Yıkayacak kişi eline bir bez sardıktan sonra, ölünün avret yerini yıkayıp temizler Bundan sonra ölüye bir abdest aldırır Abdest aldırırken ağzına, burnuna su vermez, parmaklarıyla mesheder Yüzünü, kollarını yıkar, başını mesheder ve ayaklarını yıkar

    Bundan sonra ölünün üzerine su dökülür, başı ile bedeni sabunlu su ile temizce yıkanır, sonra sol tarafına çevrilerek sağ tarafı yıkanır Bundan sonra sağ tarafına çevrilerek,sol tarafı iyice yıkanır Her âzâyı yıkarken üç defadan az yıkamamak sünnettir Suyun zor ulaşacağı organlar yıkanırken ovularak yıkanmalıdır Bundan sonra yıkayan kimse cenazeyi oturtur gibi kaldırıp, kendisine doğru yaslayarak karnını ovalar; altından bir şey çıkarsa, sadece orasını yıkayıp temizler, tekrar abdest aldırmaz ve yeniden bütün vücudu yıkamaz Böylece yıkama işlemi biten bir ölü havlu veya benzeri şeylerle kurulanır ve kefenlenir Sonra başına, yüzüne ve sakalına güzel kokular sürülür, secde yerlerine kâfûr dökülür Yıkanırken ölünün saç ve tırnakları kesilmez Ölünün kapalı bir yerde yıkanması daha iyidir Ölüyü, kendisine en yakın bir kimse veya ahlâki iyi olan ve cenaze yıkamasını iyi bilen birinin yıkaması gerekir Kadın kocasını yıkayabilir Fakat, yıkayacak hiçbir kadın bulunmamak gibi bir mecburiyet olmadıkça erkek, ölmüş karısını yıkayamaz

    Şişmiş olup dağılmak üzere bulunan ve dokunulması mümkün olmayan bir ölünün üzerine sadece su dökülmesi yeterlidir Yıkayan, cenazeyi yıkamaya niyet ederek besmele çeker Yıkama bitince: "Gufrâneke yâ Rahmân" yani, "Ey merhametli Allah'ım bağışlamanı dilerim" der

    Müslüman ölünün vücudunun bir parçası bulunması halinde, onu yıkamak konusunda âlimler arasında görüş ayrılıkları vardır İmam Şâfiî, Ahmed b Hanbel ve İbn Hazm, "yıkanır, kefenlenir ve üzerine namaz kılınır" demişlerdir İmam Şâfiî: "Bir kuş, Cemel vakasında Mekke'ye bir el getirip attı Parmağındaki yüzüğünden Mekkeliler onu tanıdılar Bu eti yıkayarak namaz kıldılar Olay sahabenin huzurunda olmuştur" demektedir Ahmed İbn Hanbel der ki:

    "Ebû Eyyûb, vücudun bir ayağı varken, Ömer ise bir kemiği varken üzerlerine namaz kılmışlardır" İbn Hazm: "Müslüman ölüsünden bulunan her şey üzerine namaz kılınır; şehit değilse yıkanır, kefenlenir" demiştir Bulunan parça üzerine namaz kılmaya niyet edilir Namaz ise hepsine, yani ceset ve ruhu üzerine kılınır İmam Ebû Hanife ve İmam Mâlik'e göre; "Eğer yarıdan çoğu bulunursa yıkanır ve namazı kılınır; eğer bulunmazsa yıkanmaz ve namazı kılınmaz"

    Şehid'in Yıkanması

    Savaş alanında kâfirler tarafından öldürülen şehitler cünüp bile olsalar yıkanmaz, sadece kefen olmayan uygun bir elbiseyle kefenlenir Elbise eksik gelirse tamamlanır Sünnet kefeni üzere fazla gelen elbise ise çıkarılır Kanları ile gömülür Kanlardan hiç bir şey yıkanmaz Zira Rasûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: "Şehitleri yıkamayınız Çünkü her yara ve her kan damlası kıyamet günü etrafa misk kokusu yayar " Rasûlullah (sas), Uhud şehitlerini kanlarıyla defnetmeyi emretti Onları yıkamadılar ve namaz kılmadılar İmam Şâfiî şöyle demiştir: "Şehitleri yıkamamanın ve namazlarını kılmamanın nedeni, yaraları ile Allah'a kavuşmaları içindir" Kanlarının kokusu, misk kokusu olunca Allah'ın onlara olan bu ikramı, onları bu namazdan müstağni kılmıştır Bu durum, yaralar içinde savaşan ve düşmanın geri dönmesinden korkan, bir an önce ailelerine kavuşmayı, ailelerinin de onlara kavuşmasını arzulayan müslümanlara kolaylık sağlamıştır Şehitlerin namazlarını kılmamaktaki hikmet şudur: Namaz ölülere kılınır Şehitler ise diridir Veya namaz bir şefaattir Şehitlerin de buna ihtiyacı yoktur Kâfirler tarafından öldürülmeyen fakat cihat sırasında vefat edenler hakkında şehit* sözü kullanılmıştır

    Ancak bunlar yıkanır ve namazları kılınır Rasûlullah (sas), hayatta iken, bunlardan ölenleri yıkamış; müslümanlar da daha sonra şehid düşen Hz Ömer, Hz Osman ve Hz Ali (r anhum)'yi yıkamışlardır

    Eğer su bulunmazsa ölüye teyemmüm verdirilir Allah'û Teâlâ şöyle buyuruyor: " Eğer su bulamazsanız teyemmüm ediniz" (en-Nisâ, 4/43; el-Mâide, 5/6) Rasûlullah (sas) "Yeryüzü bana mescid ve temiz kılındı" (Buhârî, Teyemmüm 1, Salat 56; Müslim, Mesâcid, 3; Ebû Dâvud Salat, 24) buyurmuştur Eğer ölü yıkandığı zaman dağılma tehlikesi varsa yine teyemmüm verdirilir Yabancı erkekler arasında ölen kadın ile yabancı kadınlar arasında ölen erkeğe de teyemmüm verdirilir Ebû Dâvud ve Beyhâki'nin de Mekhûl'den rivayet ettiği hadise göre; Rasûlullah (sas) şöyle buyurmuştur: "Kadın, kendisi ile beraber başka kadın olmadığı halde erkekler arasında ölürse; erkek de kendisi ile beraber başka erkek olmadığı halde, kadınlar arasında ölürse, her ikisine de teyemmüm ettirilir ve gömülürler Her iki durumda da su bulunmamış sayılır "

    Cenazenin Kefenlenmesi Ölü, yıkandıktan sonra, kefenin ıslanmaması için kurulanır

    Kefen üç çeşittir: 1- Erkeğe göre, "kamis", boyun kökünden ayaklara kadar olur Yen ve yakası olmaz Etrafı uygulanmaz 2- "İzar" ile "Lifâfe", baştan ayağa kadar uzun olur Lifâfe en üste geleceği ve baş ve ayak uçlarından düğümleneceği için izardan daha uzun tutulur

    Kadında baş örtüsü ile göğüs örtüsü fazla olacağından kadında sünnet olan kefen beş kattır 3-Yeterli sayılan kefendir ki erkeğe göre izar ile lifâfe'den ibaret olmak üzere iki kat, kadına göre ise bir de baş örtüsü ile üç kattır Ancak zarurete binaen kadın ve erkek için "setre"; yeterli ne bulunursa ona sarılacak şeydir Nitekim sahabeden bir kısmı zarûretden dolayı sahip oldukları elbiseleriyle kefenlenip defnolunmuşlardır

    Malın azlığı ve varislerin çokluğu söz konusu olunca ikinci kefenleme; mal çok varisler az ise birinci tür kefenleme yapmak sünnettir Kefen-i zarûret ise hiçbir malı olmayan için düşünülebilir Zarûret olmadıkça tek kefene sarılmaz Kefenin beyaz pamuklu bezden olması daha faziletlidir Yenisi veya yıkanmış olmasında fark yoktur Kefenler, içine ölü sarılmadan önce tütsülenir Ancak beşten fazla tütsülenmez

    Kadının saçları örgü edilerek göğsü üstünde toplanır Onun üzerine başörtüsü yüzüyle beraber örtülür

    Cenaze Namazı

    Gusledilmiş, yıkanmış, temizlenmiş, musalla taşına konulmuş müslüman bir ölü için müslümanların, abdestli ve Kıble tarafına yönelerek kıldıkları bir namaz ve ölü için yapılan bir duadır Cenaze namazı farz-ı kifâyedir Yani bir beldede bir kısım müslümanların bu namazı kılmalarıyla, diğerlerinin üzerinden yükümlülük kalkar Cenaze namazı hiç kılınmazsa, o beldedeki bütün müslümanlar sorumlu ve günahkâr olur

    Cenaze namazının şartı niyettir Bu niyette, ölünün erkek veya kadın, küçük erkek veya kız çocuğu olduğu belirtilir İmam olan kimse; Allah Teâlâ'nın rızası için hazır olan cenaze namazını kılmaya ve o cenaze için dua etmeye niyet ederek, namaza başlar Ayrıca imamlığa niyet etmesi gerekmez Cemaatten her biri de Allah rızası için o cenaze namazını kılmaya ve onun için duaya ve imama uymaya niyet eder Ölü, erkek ise: "şu hazır erkek için", kadın ise; "şu hazır kadın için" diye niyet edilir Çocuklar için de bu şekilde niyet edilir Cemaatten biri, cenazenin erkek mi, kadın mı olduğunu bilmezse, "üzerine imamın namaz kılacağı ölüye, imam ile beraber namaz kılmaya ve dua etmeye" niyet eder

    Cenaze namazının rüknü tekbirler ve kıyâm'dır Bu namazda rukû ve secdeler bulunmadığı gibi Kur'an okumak ve teşehhüd de yoktur Şartları altıdır: Ölünün müslüman olması, kendisinin ve konulduğu yerin temiz olması, cemaatin önünde bulunması, vücut azalarının çoğunun veya başıyla beraber yarısının mevcut olması, arz üzerine konulmuş olması, namaz kılacak kimsenin özürsüz olarak bir şeye binmiş veya oturmuş olmaması Cenaze namazında cemaat şart değildir Yalnız bir müslüman erkek yahut bir müslüman kadının kılması ile farz yerine getirilmiş olur Cenaze namazının sünnetleri dörttür

    1-İmam cenazenin göğsü hizasına durur Bu namazda erkek, kadın, büyük ve küçük arasında fark yoktur

    2-Birinci tekbirden sonra "sübhâneke allâhümme" duasının "ve celle senâüke" kısmı ile birlikte okunması lâzımdır Dua kasdıyla fatiha okunması da caizdir İbn Abbâs cenaze namazında Fâtiha okumuş ve "bunun sünnet olduğunu" bildirmiştir (Buhârî, Cenâiz, Kıraetu Fâtihati'l-Kitab) İmam Şâfiî'ye göre Fâtiha okumak farzdır

    3- İkinci tekbirden sonra, Peygamber (sas)'e salât getirmek: "Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, Kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdun mecîd" Sonra "bârik" duâsı okunur

    4- Üçüncü tekbirden sonra ölüye, kendi nefsine ve müslümanlara dua etmek Duânın ahirete ait olmasından başka bir şart yoktur Fakat Hz Peygamber'den nakledilen duâları yapmak daha güzeldir Bu duâ da şudur:

    "Allâhumma'ğfirlî hayyina ve meyyitinâ veşâhidinâ ve gâibinâ ve zekerinâ ve unsânâ ve sağîrinâ ve kebîrinâ Allâhumme men ahyeytehû minnâ fe ahyihî ale'lislâm ve men tevef feytehü minnâ feteveffehû ale'l-imân ve hussa hâza'l-meyyite birravhi ve'rrâhati ve'f-mağfireti ve'r-rıdvân Allâhümme in kâne muhsinen fezid fî ihsânihî ve in kâne musîen fetecâvez anhu ve lakkıhi'l-emne ve'l-büşrâ ve'lkerâmete ve'z-zülfâ bi rahmetike yâ erhame'r-râhimîn"

    Manası: "Allah'ım, dirimizi, ölümüzü, burada olanımızı, olmayanımızı, erkeğimizi, kadınımızı, küçüğümüzü, büyüğümüzü bağışla Allah'ım, bizden yaşattığını İslâm üzerine yaşat; öldürdüğünü iman üzerine öldür Bu ölüye de sevinç, rahat, mağfiret ve rıza ihsan eyle Allah'ım, eğer (bu kimse) iyi idiyse iyiliğini artır, eğer kötü idiyse kötülüklerinden geç Onu güven, müjde, ikram ve rahmetine yaklaştır Ey merhametlilerin en merhametlisi"

    Eğer cenaze kadınsa, "ve hussa dan sonraki zamirler müennes okunur" Hâzihi'l-meyite in kânet muhsineten fe-zid fr-ihsânihâ ve in kânet musîeten fe-tecâvez an seyyiâtihâ ve lakkîhâ'l-emne " gibi

    Duâyı bilmeyen kimse, sadece "Allâhümmağfirlî ve lehû ve li'lmü'minîne ve'l-mü'minât (Allâhım, beni, onu ve bütün inananları bağışla" der Akıl hastası ve küçük çocuklar için istiğfar edilmez Çünkü onların günahı yoktur Onlara Feteveffehû ale'l-imân "dan sonra şu duâ ilâve edilir "Allâhümme'c'alhu lenâ feratan ve'c'alhulenâ ecran ve zuhran ve'c'alhu lenâ şâfian müşeffean" Manası: "Allah'ım, onu bize ecir; mükâfat, ahiretimiz için yararlı kıl, onu bize âhirette sözü geçen bir şefaatçı eyle"

    Bu duâlardan sonra imam dördüncü tekbiri alır, sonra önce sağ tarafa, sonra da sol tarafa sesli olarak, cemaat ise gizlice selâm vererek namaza son vermiş olurlar Bu vacip olan selâm ile ölüye, cemaate ve imama selâm verilmesine niyet edilir Cenaze namazının başına yetişmeyen kimse hemen iftitah tekbirini alıp imama uyar ve diğer tekbirleri imamla beraber almaya devam eder İmam selâm verdikten sonra geçirdiği tekbirleri birbiri ardınca kaza eder, bu tekbirler esnasında herhangi bir dua okunmaz Birkaç cenaze varsa hepsine ayrı ayrı namaz kılma daha iyidir En erken getirilenin namazı önce kılınır Hepsi birlikte gelmiş ise halk nazarında daha faziletli olanın ki önce kılınır Hepsine bir tek namaz kılmak da yeterli olur Bu takdirde cenazeler, geniş bir sıra halinde dizilir ve imam bunlardan birisinin göğsü karşısında durarak namaz kıldırır Yahut cenazeler tek sıra hâlinde kıbleye doğru uzunlamasına da konulabilir

    Namaz kılmak mekruh olan üç vakitte, yani; güneş doğarken, tam tepedeyken ve batarken cenaze namazı kılınmaz Ancak, bu vakitlerde kılınmışsa kazası da gerekmez Kabristanda ve cami içinde cenaze namazı kılınmaz, ancak; imam ve cemaatin bir kısmı cami dışında, bir kısmı da cami içinde olarak kılmalarında bir mahzur yoktur Namazı bozan şeyler cenaze namazını da bozar

    Sağ doğup ölen çocuğun adı konulur, yıkanıp kefenlenir ve namazı kılınır Ölü doğan çocuğun adı konulur, yıkanıp bir bezle sarılır ve cenaze namazı kılınmadan defnedilir Ölen gebe kadının karnındaki çocuk hareket ederse, kadının karnı yarılarak çocuk alınır Kasden ve zulmen ana veya babasını öldürenlerin, öldürülmüş eşkıya ve yol kesicilerin namazları kılınmaz

    Cenazede cemaat şartı olmamakla birlikte, cemaat sayısı ne kadar çok olursa, sevap da çoğalır Hz Âişe, Rasûlullah (sas)'ın şöyle dediğini nakletmiştir: "Bir cenazenin namazını yüz müslüman kılarak hepsi ona şefaat dilerse, kendilerine o kimse hakkında şefaate izin verilir " (Müslim Cenâiz, 58)

    İbn Abbas (ra), Rasûlullah'ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Bir müslüman öldüğü zaman, cenazesini, Allah'a hiç bir şeyi ortak koşmayan kırk kişi tutup kaparsa, Allah kendilerine o kimse hakkında şefaate izin verir " (Müslim, Cenâiz, 59)

    Namaz kılınıncaya kadar cenazede hazır olan kimseye bir kırat, gömülünceye kadar hazır bulunana da iki kırat sevap vardır " İki kırat nedir?" diye sorulunca, Hz Peygamber (sas) "İki büyük dağ gibi" diye cevap verir, yani iki büyük dağ kadar sevap verilir (Müslim, Cenâiz, 52)

    "Cenaze defninde acele ediniz Eğer bu ölü iyi bir kişi ise, bu bir iyiliktir Onu (bir an evvel kabirdeki) hayır ve sevabına ulaştırmış olursunuz Eğer bu cenaze iyi bir kişi değilse, bu da bir ferdir Bir an evvel omuzlarınızdan atmış olursunuz " (Buhârî, Cenâiz, 52)

    "Ey mü'minler! Siz ölüyü teşyî ediyorsunuz Onun önünde, arkasında sağında, solunda yürüyünüz "

    Yukarıda naklettiğimiz hadislerden de anlaşılacağı gibi, cenazeyi bekletmeden en kısa zamanda toprağa vermek gerekir Ölü hakkında iyi ve kötü şahitliği Cenâb-ı Allah kabul eder Bu münasebetle ölüleri hayırla anmak sünnettir Bir müslümanın cenazesinde bulunmak herkese farz-ı ayın değilse de; mümkün mertebe çok sayıda cemaatin bulunması ölü için rahmet ve bağışlanma vesilesidir Ayrıca cenazeye katılan müslümana da çok büyük bir sevap vardır

    Ebû Hüreyre'den rivayet edildiğine göre, "Peygamber (sas), Necâşî'nin vefat haberini öldüğü gün vermiş, ashabını namazgâha çıkartarak saf bağlatmış ve dört defa tekbir almıştır" (Buhârî, Müslim),

    Burada Necaşi, Habeş imparatoru Ashama olup, Hicret'in dokuzuncu yılında vefat etmiş ve Allah Rasûlü Medine-i Münevvere'de onun için ashabıyla, gıyabında cenaze namazı kılmıştır Bu uygulama, zaruret sebebiyle vukû bulmuştur Hanefî ve Mâlikilere göre gâibin cenaze namazını kılmak mutlak olarak caiz değildir

    Hanefilere ve bazı fâkîhlere göre ölüm haberini hısım ve akrabaya, eşe dosta bildirmek caizdir Günümüzde bu duyuru, müezzinlerin "salâh" okuyuşları ile yapılmaktadır

    Cenazenin Taşınması ve Defni

    Cenazeyi kabre kadar taşımak bir mümine yapılacak en son hizmetlerdendir Bu taşıma aynı zamanda bir ibadettir Bilhassa namaz kılınan yerlerde, mezarlıkla namaz kılınan yerin yakınlığı durumlarında cenazeyi vasıta ile taşımak bu ibadeti terk etmek olur

    Sünnet üzere, cenazeyi tabutun dört tarafından dört kişi tutarak taşır Tabutun dört tarafından onar adım taşımak müstehaptır Daha çok taşımanın sevabı da çoktur Önce cenaze sağ ön tarafından, sonra sağ arka tarafından taşınır Sonra sol tarafına geçilerek sol ön ve sol arka tarafından omuzlanır Böylece her tarafından onar adım olmak üzere kırk adım taşınmış olur cenazeyi acele götürmek de müstehaptır Zira o iyi bir kişi ise kabirde karşılaşacağı iyi hâle bir an önce kavuşturulmuş olur Kötü bir kişi ise bir an önce şerrinden ve yükünden kurtulmuş olunur

    Cenazeyi takip edenler, yolda lüzumsuz lâkırdı etmezler Yüksek sesle konuşmazlar Hatta yüksek sesle zikretmez ve Kur'an okumazlar Ölümü ve ahireti düşünürler

    Cenaze kabre konacağında, kabre inen bir kaç kişi cenazeyi alarak yüzü kıbleye karşı, başı batıya gelmek üzere sağ yanına yatırırlar Bu esnada: "Bismillahi ve ala milleti Rasûlillahi" (Allah'ın adı ile ve Rasûlullah'ın milleti (dini) üzere derler Kefenin bürgüsünün baş ve ayak tarafındaki bağları çözerler Kadını kabre mahreminin indirmesi evlâdır

    Cenazenin arkasına, cesedi toprağın sıkıştırmasından koruyacak taş, tahta gibi şeyler dizilir Sonra kabir, toprakla doldurulup örtülür Bu arada kabir başında Kur'an'dan bazı sûrelerin okunması mümkündür Bu arada salih bir kişi kalkıp ölünün baş tarafında ve yüzü hizasında durup ölünün anasının adı ve ölünün adı ile üç defa "Yâ filan oğlu -kızı- filân" der ve aşağıdaki telkinatı yapar: "Ey filân oğlu -kızı- filân Dünyada iken Allah'tan başka ilâh yoktur, Muhammed Allah'ın elçisidir, Cennet haktır, Cehennem de haktır, öldükten sonra dirilmek de haktır Şüphesiz kıyamet günü gelecektir Allah, kabirde olanları diriltecektir" diye yaptığın şahitliği hatırla Sen, Rab olarak Allah'a din olarak İslâm'a, Rasûl olarak Muhammed'e önder olarak Kur'an'a, kıble olarak Kâbe'ye, kardeşlerin olarak müminlere razı olmuştun De ki:

    "Allah'tan başka ilâh yoktur, ona dayandım O, ulu arşın sahibidir" Ey Allah'ın kulu de ki, "Allah'tan başka ilâh yoktur De ki, Rabbim Allah'tır, dinim İslâm'dır, Rasûlüm Muhammed (sas)'dir Yâ Rabbi onu yalnız bırakma Sen, mülk verenlerin en hayırlısısın"

    Ölünün evinde yemek vermek, ölü sahibine başsağlığı dilemek, kabirleri zaman zaman ziyaret etmek sünnettir Başsağlığı dilemek üç gün içinde müstehaptır, sonrası sünnete aykırıdır

    Hamdi DÖNDÜREN
     

Bu Sayfayı Paylaş