Celâl Âl-i Ahmed Kimdir - Celâl Âl-i Ahmed Biyografisi

'Biyografi & Otobiyografi' forumunda KaRDeLeN tarafından 12 Kasım 2010 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Celâl Âl-i Ahmed Kimdir - Celâl Âl-i Ahmed Biyografisi konusu Celâl Âl-i Ahmed -Celâl Âl-i Ahmed Kimdir - Celâl Âl-i Ahmed Biyografisi Celâl Âl-i Ahmed Hayatı - Celâl Âl-i Ahmed Hakkında


    Celâl Âl-i Ahmed


    [​IMG]




    Celâl Âl-i Ahmed, Hayatı, Eserleri ve Edebî Üslûbu Üzerine Bir İnceleme

    Asıl adı Celâluddîn Sâdât Âl-i Ahmed’tir. 1302/1923’de dokuz çocuk-lu bir ailenin sekizinci çocuğu olarak güney Tahran’daki Pâçinâr mahallesin-de dünyaya gelmiştir. Babası Seyyid Ahmed Huseynî-yi Tâlekânî ve amcası Ayetullah Mahmûd-i Tâlekânî zamanın önde gelen din adamlarındandır.

    Ai-lesi köken itibarıyla İran’ın kuzeyinde bulunan Mâzenderân bölgesine bağlı Tâlekân şehrinin Ovrâzân köyündendir .Çocukluğu dinî-mezhebî bir çevrede geçer. İlk öğrenimini bitirdikten sonra babası devlet okullarında eğitimine devam etmesini istemez.

    Bir süre saatçilik ve elektrikçilik gibi işlerde çalışır. Ancak babasından habersiz Tahran Dâru’l-fünûnu’nda gece derslerine devam ederek liseyi bitirir. Babası, Âl-i Ahmed’i dinî eğitim alması için 1322/1943 yılında Irak’ın Necef şehrinde bulunan ağabeyi Seyyid Muhammed-i Takî’nin yanına gönderir.

    II. dünya savaşının işgale uğramış, kıtlık ve yok-lukla dolu İran’ında zor günler geçiren Âl-i Ahmed’in asıl amacı Beyrut’a gidip eğitimini tamamlamaktır. Ne var ki bu düşüncesini gerçekleştiremez ve kısa sürede apar topar Tahran’a geri döner. Din eğitimi almaktan vazgeçmesi ve dindarlıktan her geçen gün biraz daha uzaklaşması yüzünden babası ve ağabeyi ile arası açılır.

    [​IMG]


    Lise son sınıftayken Şii karşıtı düşüncelere sahip olan zamanın ünlü ideologlarından Ahmed-i Kisrevî’nin düşünceleriyle ve eserleriyle tanışır. Bu sıralarda elde ettiği düşünce birikimiyle birkaç arkadaşıyla birlikte eğitim ve kültür faaliyetlerinde bulunan “Encümen-i Islâh” adında bir dernek kurar. Bu sıralarda Muhsin Emin’in Arapça bir eserini Azâdârîhâ-yi Nâ-meşrû adıyla Farsçaya çevirir ve çeviri adı geçen encümen tarafından basılır.

    II. Dünya savaşının bütün hızıyla sürdüğü 1323/1944 yılında, İran’da gelişen Marksist akımlardan etkilenerek Halk Partisi’ne (Hizb-i Tûde) girer. Diyalektik materyalist düşüncesinin peşinden giderek geleneksel dinî hayat-tan tamamen uzaklaşan Âl-i Ahmed, başta düşünceleri ve kılık kıyafeti olmak üzere bir anda büyük bir değişim geçirir.


    1324/1945’te Sohen dergisinde yayımlanan “Ziyaret” adlı ilk öyküsüyle yazarlık macerası başlar; aynı yıl on kısa öyküden oluşan Did o Bâz-dîd adlı ilk öykü kitabını çıkarır. Bu eser bir anlamda Âl-i Ahmed’in dinî hayat-tan ve aile çevresinden tümüyle kopuşunun bir göstergesidir. Bu sıralarda çağdaş İran öykücülüğünün en büyük isimlerinden Sâdık-i Hidâyet ile tanışır. Halk Partisi ve İşçi Birliği’nin (İttihâdiyye-yi Kârgerân) bürosunu açmak için İran’ın güneyindeki Âbâdân şehrine gider.

    1325/1946 yılında çağdaş İran şiirinin kurucusu sayılan Nîmâ Yûşîc ile tanışır. Bir süre Şulever Matbaası’nın ve Halk Partisi’ne bağlı öğrencilerin yayın organı olan haftalık Beşer gazetesinin müdürlüğünü yapar.


    Aynı sıra-larda, başyazarlığını İhsân-i Taberî’nin ve imtiyaz sahipliğini Fereydûn-i Kişâverz’in yaptığı Halk Partisi’nin resmî yayın organı Merdom dergisini çı-karmakla görevlendirilir. Partiden ayrılıncaya dek derginin on sekiz sayısını çıkarır. Aynı yıl Tahran Edebiyat Fakültesi’nin Yüksek Öğretmen Oku-lu’ndan (Dâniş-serâ-yi Âlî) mezun olduktan sonra, Fars Dili ve Edebiyatı a-lanında doktora yapmaya başlarsa da çeşitli nedenlerle eğitimini yarıda bıra-kır. Bu tarihten itibaren Tahran’daki çeşitli okullarda uzun süre öğretmenlik yapar. Öğretmenlik deneyimi sayesinde çeşitli makalelerinde ve öykülerinde İran’daki eğitim sisteminin çarpıklıkları üzerinde durmaya başlar.

    Halk Partisi’nin içinde hızla yükselen Âl-i Ahmed kısa zamanda Par-ti’nin önemli ve etkili isimlerinden birisi olur. Ancak Halk Partisi’nin İran’ın iç meselelerinden uzak, sırf Sovyetler Birliği’nin güdümünde ve Stalinci gö-rüşler doğrusunda hareket ettiğine inanan on beş arkadaşıyla birlikte 1326/1947’de Parti’den ayrılır. Yakın çalışma arkadaşlarından Halîl-i Meli-kî’nin önderliğinde İran Sosyalist Halk Partisi’nin (Hizb-i Sosyalist-i Tûde-yi İrân) kuruluş çalışmalarında yer alır .


    Ancak basında yer alan suçlamalar yüzünden parti varlığını uzun süre devam ettiremez. Çeşitli siyasi yenilgilere ve başarısızlıklara uğrayan Al-i Ahmed, 1947-1950 yılları arasında siyasetten uzaklaşıp çeviri işleriyle uğraşır. 1328/1949’da çağdaş İran edebiyatının ünlü kadın öykücü ve romancılarından Sîmîn-i Dânişver ile evlenir.


    Zamanın başbakanı Musaddık’ın İran petrolünün ulusallaştırılması ko-nusundaki faaliyetlerinde destek vermek için yeniden siyasete geri döner ve 1329/1950’da Halîl-i Melikî ile Muzaffer-i Bekâyî’nin kurdukları İran Emekçileri Partisi’nde (Hizb-i Zahmet-keşân-i İrân ) boy göstererek adı ge-çen partinin yayın organı olan Şâhid gazetesini çıkarmaya başlar.

    Ancak Melikî ile Bekâyî anlaşmazlığa düşerek ayrılınca, Âl-i Ahmed 1331/1952’de Halîl-i Melekî’nin liderliğinde kurulan Üçüncü Güç Teşkilatı (Sâzmân-i Nîrû-yi Sevvom) adlı yeni bir partinin içinde yer alır ve bu hareke-tin yayın organı olan Neberd-i Zindegî adlı dergiyi çıkartır.

    Ne var ki yakın arkadaşlarından Nâsır-i Vukûfî’nin, haksız yere partiden ihraç edildiğini ba-hane ederek 1332/1953’te bu partiden de ayrılır. Bununla birlikte Halîl-i Me-likî ile dostluk bağlarını koparmaz. Musaddık hükümetini ve Ulusal Cephe’yi (Cehbe-yi Millî) savunduğu için 1332/1953’te kısa süre hapis yatar. Hapisten çıkınca Bakır-i Kumeylî ile birlikte Revâk Yayınevini kurar.





    Alıntı

    Derya Örs
     

Bu Sayfayı Paylaş