Canlılarda İskelet, Kas ve Endokrin Sistemi

'Diğer Mesleki Bilgiler' forumunda UquR tarafından 19 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. UquR

    UquR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Canlılarda İskelet, Kas ve Endokrin Sistemi konusu Canlılarda İskelet, Kas ve Endokrin Sistemi

    Hareket sistemi

    Hareket sistemi vücut şeklinin ortaya çıkmasını ve hayati öneme sahip organların korunmasını sağlar.

    Hareket, omurgalı hayvanlarda ve insanlarda bir iskelet ve onun etrafındaki kas dokusu yardımı ile gerçekleşir.
    Hareket sistemi iskelet ve kas sistemi olmak üzere iki kısımda incelenir.

    İskelet sistemi
    Kemiklerden meydana gelen, vücuda şeklini veren, iç organları koruyan ve kaslara tutunma yeri olan yapıya iskelet adı verilir.

    [​IMG]
    İskelet sistemi vücudu destekleyen, dış uyaranlara karşı direncini sağlayan dokular bütünüdür.
    Yerçekimine karşı gelerek kasların da yardımı ile vücudun hareketini sağlar, organları korur. İnsanlarda iskelet 206 kemikten oluşur.
    Kemik sürekli değişen ve pek çok fonksiyonu olan vücut dokusudur. Bütün kemikler bir araya gelerek iskeleti oluşturur.
    İskeleti oluşturan kemikler genel olarak 5 grupta incelenir.

    1- Uzun kemikler
    2- Kısa kemikler
    3- Yassı kemikler
    4- Düzensiz kemikler

    Kemik yapısı

    Yapısında inorganik madde bulunan tek dokudur. Dıştaki sert katman büyük oranda kollajen proteinlerden ve hidroksiapatitten oluşur.


    [​IMG]
    Kollajen teller gerilmeye karşı direnç sağlar. Kalsiyum ve diğer minerallerden oluşan hidroksipatit, vücudun kalsiyum deposudur ve kemiğin sağlamlığından sorumludur. Kemiğin organik yapısında kalsiyum ve fosforun yanı sıra kalsiyum sülfat, sülfat, sodyum ve magnezyum bulunur. Vücutta bulunan kalsiyumun(yaklaşık 1 kg) % 99’ u kemikte bulunur.
    Yetersiz kalsiyum ve fosfor alımı kemiğin sağlamlığının azalmasına, kolay kırılabilir olmasına ve bazı kemik hastalıklarının oluşmasına sebep olur.
    Kemiğin içinde bulunan kemik iliğinin yumuşak ve gözenekli bir yapısı vardır; burada kan hücrelerinin üretildiği hücreler bulunur. Damarlar kemiklerin içinden geçer ve etrafı sinirlerle çevrilmiştir.

    Kemik dokusu tipleri
    Kompakt kemik dokusu : kemiklerin oldukça sert olan en dış tabakasıdır.
    Spongioz kemik dokusu : kısa ve uzun kemiklerin metyafiz ve epifizlerinin iç kısımları ve yassı kemiklerin iç yüzeylerinde bulunur.

    İskeleti oluşturan kemikler 4 grupta incelenir. Bunlar baş kemikleri, omurga kemikleri, göğüs kemikleri, alt ve üst taraf kemikleri
    Baş kemikleri (ossa cranii)

    Baş kemiklerinin en temel fonksiyonu hayati önemi olan beyni korumaktır.
    Kafatası kemikleri baş ve yüz kemikleri olmak üzere 2 kısımda incelenir.

    Baş kemikleri


    [​IMG]
    Oksipital kemik (artkafa kemiği):
    Kafatasının alt ve arka kısmında bulunur.

    Sphenoid kemiği (temel kemik): Kafatasının tabanında bulunan kemiktir.
    Frontal kemik (alın kemiği): Kafatasının ön yüzünde ve göz yuvalarının (orbita) üst bölümünde yer almıştır.
    Parietal kemik (yan kafa, çeper kemiği): Kafa boşluğunun yan bölümlerini kaplayan, geniş yüzeyli bir çift kemiktir.
    Temporal kemik (şakak kemiği): Parietal, sphenoid ve occipital kemikler arasında yer alan bir çift kemiktir. Bu kemiklerin iç tarafında işitme ve denge organları bulunur.

    Etmoid kemik (kalbur kemiği) : Sfenoid kemiğin önünde ve frontal kemiğin arkasında arda bulunan kemiktir.

    Yüz kemikleri


    Maxilla ( üst çene kemiği) :
    Hareketsiz olan çene kemiğidir. Ağız boşluğunun üstünde, göz çukurunun altında bulunur.
    Os lacrimale (gözyaşı kemiği) : İnce bir kemik olup, göz çukurunun iç duvarının ön parçasını oluşturur.
    Os palatinum (damak kemiği) : Burun boşluklarının arkasında yer alır.
    Os nasale (nazal kemik, burun kemiği) : Ortada bir çizgi boyunca bağlanmıştır. Üst çene kemiğinin alın çıkıntıları arasında ve dört köşeli yassı bir kemik olup burun sırtının iskeletini yapar.
    Os zygomaticum (elmacık kemiği) : Göz çukurlarının dış alt kısımlarında bulunur.
    Mandibula (alt çene kemiği) : Yüz kemiklerinin en büyüğüdür. Çiğneme fonksiyonu ile sindirim sistemine yardımcı olur.
    Os hyoideum (dil kemiği) : Dil kökünün aşağısında ve gırtlağın üst kısmında yer alır.
    Vomer (sapan kemiği) : Burun boşluklarını birbirinden ayıran kemiğin arka ve alt parçasını yapan, ince dikdörtgen şeklindeki kemiktir.
    Omurga

    [​IMG]
    Vücudun dorsalinde (arkada, sırtta) omurlardan meydana gelmiş, vücudun ağırlığını taşıyan ve destekleyen iskelet bölümüdür. Boşluğunda sinir sisteminin önemli bir parçası olan omurilik (medulla spinalis) koruma altına alınmıştır.omurgayı meydana getiren omurların sayısı 33 tanedir. Bu sayı erginde 26’dır.

    Omurga beş bölümde incelenir.
    Boyun bölgesi (servikal) omurlar : Boyun bölgesi 7 omurdan meydana gelmiştir.
    Göğüs (torasik) omurlar : Göğüs omurları 12 tanedir.
    Bel (lumbar) omurları : Bel omurları 5 tanedir. Vücut ağırlığının taşınmasında önemli role sahiptir. Diğer omurlara göre daha büyük ve enine çıkıntılara sahiptirler.
    Kuyruk sokumu (sakral) omurları : Çocukta 5 ayrı omur, ergenlikte birleşerek tek omur haline gelir.
    Kuyruk (koksik) omurları : Sayısı 3-5 arasında değişen kuyruk omurları erginde tek kemik haline gelir.
    Göğüs iskeleti (toraks)

    [​IMG]
    Göğüs iskeleti, kaburgalar (costae) ve göğüs kemiği (sternum) olmak üzere iki kısımda incelenir.
    Omurga dışında göğüste 25 tane kemik bulunur. Bunlardan 12 çifti kaburga bir tanesi ise göğüs kemiğidir.
    Sternum önde ve yassıdır. Kaburgalar sağ ve solda 12’şer tanedir. Kaburgaların hepsi arkada omurga ile bağlantılıdır. Önde ise kaburgaların ilk 7 çifti sternuma bağlanır. 8,, 9, ve 10. çift kaburgalar 7, çifte bağlanır. 11. ve 12. çiftlerin uçları boştadır.
    Kaburgaların sternuma birleştiği yerde kıkırdak doku yer alır. Bu sayede göğüs kafesi elastikiyet kazanır.

    Üst taraf kemikleri
    Köprücük kemiği (clavicula)
    Sternum ve kürek kemiği ile eklem yapar. 15-17 cm uzunluğunda, 2-3 cm genişliğinde ve herhengi bir travmada kolay kırılabilir bir kemiktir.

    Kürek kemiği (scapula)
    Üçgen şekilli yassı iki kemiktir. Ön ve arka olmak üzere iki yüzü vardır. Ön yüzde omur kaslarının bağlandığı noktalar vardır.

    Kol yada pazu kemiği (humerus)
    Vücudun üst kısmına ait en uzun kemiktir. Üstte kürek kemiği, altta ise önkol kemikleri ile eklem yapar.

    Dirsek kemiği (ulna)
    Üst ucu kalın, alt ucu incedir.

    Radius (önkol kemiği)
    Önkolun dış yan tarafında bulunan kemiktir. Ulnaya paralel uzanır fakat daha kısadır.

    El kemikleri
    Toplam 27 kemikten oluşur. El bilek kemikleri , el tarak kemikleri (5) ve el parmak kemikleri (14) olmak üzere 3 grupta incelenir.
    Alt taraf kemikleri

    Kalça kemiği (os coxae)

    Kalça kemiği kanadı (os ilii), oturga kemiği (os ischii) ve çatı kemiğinin (os pubis) ergenlik çağında birleşmesi ile oluşur.
    Leğen kemiği (pelvis)
    Arkada sakrum ve koksik, yanlarda ise kalça kemiklerinin aralarında eklemleşmesinden meydana gelir. geniş olan üst parçasına pelvis major (büyük pelvis), alt parçasına ise pelvis minör (küçük pelvis) denir.
    Pelvis çapları önemlidir. Çünkü doğum sırasında uterus ve karın kaslarının kasılması sonucu aşağıya itilen çocuğun dışarıya çıkabilmesi için önce küçük pelvisten geçmesi gerekir.erkek pelvisi ile kadın pelvisi arasında farklılıklar vardır. Kadın pelvisi daha geniş, yüksekliği daha az, sakrum daha kısa ve geniştir.


    Uyluk kemiği, femur (os femoris)

    İskeletin en uzun, en kalın ve en sağlam kemiği olup kalça kemiği ve tibia ile eklem yapar.
    Diz kapağı kemiği (Patella)
    Tabanı yukarda olan bir üçgen gibidir. Ön yüzü deri altından hissedilir.
    Kaval kemiği (tibia)
    Vücudun en uzun ikinci kemiğidir. Tibianın üst ucu alt uca göre daha incedir. İnce fakat çok sağlam bir kemiktir.
    [​IMG]
    Baldır ,kamış kemiği (fibula)

    Yaklaşık olarak tibia ile aynı boyda fakat daha ince olan bacak kemiğidir.

    Ayak kemikleri
    Toplam 26 tanedirler. Ayak kemikleri iki sıra halinde dizilmişlerdir. Arka sırada iki büyük kemik olan eklem kemikleri (talus),ve topuk kemiği bulunur. Ayak tarak kemikleri eldeki gibi 5 tanedirler fakat daha uzundurlar. Ayak parmak kemikleri eldeki gibi 14 tanedir.
    Eklemler

    [​IMG]


    İskeleti oluşturan kemikleri birbirine bağlayan anatomik oluşumlardır.
    Eklemlerde iki kemiğin uç noktaları, yumuşak, yoğun, koruyucu ve sürtünmeyi azaltıcı görev üstlenen kıkırdakla kaplıdır. Eklem kıkırdağı 2-5 mm kalınlığındadır. Kemik yüzeylerini örten eklem kıkırdağının özelliklerinden biri sürtünme katsayısının çok düşük olmasıdır; bu sayede iki yüzey rahatlıkla birbirleri üzerinde kayar. Diğer özelliği baskıya karşı dayanıklılığıdır. Ne kan damarları ne de sinir uçları kıkırdağa girmez. Kıkırdak, sinir ucu içermemesi nedeni ile ağrıya duyarsızdır.
    [​IMG]


    Komşu eklem yüzleri arasındaki büyüklük ve şekil farklılığı fazla ise bu yüzlerin birbirine uyumunu sağlayan iki eklem yüzü arasına sokulan menisküs ve disküs denen oluşumlar bulunur.

    Menisküsler, eklem yüzlerinin yan kısımlarında bulunur ve eklem yüzlerini büyütürler. Ayrıca dokuların elastikiyeti sayesinde ve hareket sırasında basıncın etkisi ile eklem yüzlerinin şekil ve durumlarını değiştirirler.

    Diskuslar, şekil ve durum değiştirme yeteneği daha fazla olan ve çeşitli hareketlerin meydana gelmesini sağlayan oluşumlardır.
    Eklemlerin diğer parçaları stabilizasyonu ve sürekli kullanımdan oluşabilecek aşınmanın azaltılmasını sağlar.
    Eklemlerde ayrıca eklem kapsülünü oluşturan ince ve yumuşak bir zar (sinoviyal zar) mevcuttur. Sinoviyal dokuda bulunan hücreler eklem kapsülünü dolduran bir sıvı (sinoviyal sıvı) üretirler. Sinoviyal sıvı, proteinler, elektrolitler ve glukozdan oluşan karmaşık, çok özelleşmiş bir sıvıdır. Eklem daha hızlı hareket ettikçe daha akışkan hale gelen bir yağ gibidir Bu sıvı sürtünmeyi azaltır, kayganlık sağlar, eklem yüzeylerinin hareketini kolaylaştırır.
    Eklem bağları (ligamentler) eklemleri sarar ve kemikleri birbirine bağlar. Bu bağlar belirli yönlere harekete imkan sağlayarak, eklemlerin stabilize olmasına yardım eder.
    Bursalar, hareket sisteminin komşu yapıları arasında tampon işlevi gören içi sıvı dolu keselerdir. Bursalar, hareket sırasında birbirine sürtünen dokuların yıpranmasını önlerler. Bir eklemi oluşturan yapılar hareketi kolaylaştırmak için birlikte çalışırlar.
    Eklemler fonksiyonlarına göre 3 sınıfta incelenir.
    Oynamaz eklemler
    Kafatası kemikleri arasında bulunan ve sutura adı verilen eklemler bu türdendir. Bu tip eklemler yoğun bir fibröz doku kitlesi ile birleştiklerinden, bazen fibröz eklemler adını da alırlar.

    Yarı oynar eklemler
    Bu tip eklemlerde hareket önemsiz seviyededir. Omurga kemikleri arasındaki eklemler bu tipe en belirgin örnektir. Kemikler arasındaki yarı gevşek eklem bir miktar harekete izin verir.

    Oynar eklemler
    Tam oynar eklemler (sinoviyal eklemler): Eller, ayaklar, kollar ve bacaklarda bulunurlar. Farklı anatomik tipleri vardır. Hepsinde bir eklem boşluğu, bunu örten bir sinoviyal zar ve bu boşluğun içinde sinoviyal sıvı mevcuttur. Tüm hareketli eklemler sinoviyal eklemler adını da alırlar.
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 26 Mart 2011
  2. UquR

    UquR Üye

    Kas Sitemi

    Toplam vücut ağırlığının yaklaşık yarısını kas dokusu oluşturur.

    İskeletin üzerini sararak vücudumuza esas şeklini veren ve eklemlerle birlikte hareketi sağlayan yapılara kas denir. Kaslar, kasılıp gevşeyebilen liflerden oluşan yapılardır.


    İnsanlarda yaptıkları işe göre büyüklüğü ve şekli değişen 600’den fazla kas vardır.
    Kas dokusu uyaranlara tepki verebilme, uyaranları iletebilme, kasılabilme, uzayabilme ve esneyebilme gibi yeteneklere sahiptirler.

    Kasların fonksiyonları


    • Kaslar, çeşitli organların veya vücudun tamamının hareketini sağlar. Duruş ve hareketten sorumlu olan iskeletin üzerindeki kaslar, kemiklere bağlıdır ve eklemlerin etrafında toplanan kaslar birbirlerine zıt yönlerde hareket ederler.
    • Vücutta madde taşınmasını sağlarlar.
    • Kalp kası, kan basıncını ayarlar ve kanı tüm vücuda pompalar.
    • Düz kaslar, sindirim, boşaltım ve üreme sistemlerinin hareketini sağlar.
    • İskelet kası lenf akımına yardımcı olur.
    • Kemiklerin etrafında bulunan iskelet kasları hareketle beraber, vücut şeklinin oluşmasını sağlarlar.
    • Kaslar ısı üretiminde görev alırlar. İskelet kası bir iş yaptığı zaman aynı zamanda ısı üretir. Vücut ısısının yaklaşık %85’i kas kontraksiyonundan meydana gelir.
    Kasların yapısı

    Kaslar kas teli denilen çok sayıda ince kas lifinden oluşur. Kas liflerinin membranına sarkolemma, sitoplazmasına ise sarkoplazma denir. Kas hücrelerinde enerji ihtiyacı fazla olduğu için sitoplazmada kasılmayı sağlayan çok sayıda mitokondri bulunur.
    Kasların yapısında aktin ve miyozin denen miyofilamentler bulunur.

    [​IMG]


    Miyozin filamenti yaklaşık 200 miyozin molekülünden oluşmuştur. Miyozin başı kas kasılmaları sırasında önemli görevlere sahiptir. Miyozin başı ATPaz işlevine sahiptir.

    Aktin ise proteinlerden oluşmuştur.
    Kaslar kemiklere kirişlerle bağlanmıştır. Kiriş; kırmızı kasların ucunda bulunan beyaz renkli, sağlam ve kası kemiğe bağlayan kısımdır.


    Kas tipleri

    3 ana tip kas vardır.; iskelet kasları, düz kaslar ve kalp kası.


    [​IMG]
    İskelet kasları (çizgili kaslar,istemli kaslar)
    İskelet etrafında bulunan, hareketi sağlayan ve istemli olarak hareket ettirdiğimiz kaslardır. Bu kaslar, tüm kas boyunca uzayan çok sayıda liften oluşmuştur. Bu lifler de miyofibrillerden meydana gelir. Her miyofibrilde ise yanyana uzayan aktin ve miyozin filamentleri bulunur. Bu filamentler, dizilişlerinden dolayı bir koyu bir açık bölge oluşturarak miyofibrilin enine çizgili görünmesini sağlarlar.
    Yüz ve mimik kasları, gövdede bulunan kol kasları, kaburgalar arası kaslar, kol ve bacak kasları isteğimize bağlı olarak hareket ettirebildiğimiz kaslardır.

    Kalp kası

    Sadece kalpte bulunur. Miyofibrillerin dizilişi yönünden iskelet kasına, istemsiz kasılması açısından düz kasa benzer. Kalp kası hücrelerinde bol miktarda bulunan mitokondri, kasın devamlı çalışmasını sağlar. Kalp kas lifi dallanmış ve birbiri içine geçmiş şekildedir.

    Düz Kaslar

    İsteğimiz dışında, kendiliğinden çalışırlar. Çalışmaları otonomik sinir sistemine bağlıdır. Vücutta en çok sindirim, dolaşım, solunum ve ürogenital sistemler gibi içi boşluklu sistemlerde bulunur. İskelete bağlı değildir. Düz kaslar barsak duvarı, damar duvarı, rahim kasları gibi iç organlarda bulunan kaslar düz kaslardır. Uzun süre yorulmadan kasılmalarını sürdürebilirler.


    Kasların kasılması
    Kasların kasılmasında kalsiyum ve magnezyumun rolü vardır. Kasın kasılması, miyozin moleküllerinin başından oluşan çapraz köprülerin aktin miyofilamentini çekmesi ile ortaya çıkar. Kasılan kasın boyu kısalır ve böylece bağlı bulunduğu kemiği çekerek iş yapmış olur.

    Kas kasılması için gerekli enerji kaynağı ATP’dir. Enerjinin çoğu çapraz köprülerin aktin filamentlerini çekmesinde kullanılır.

    Kasılmada esas enerji kaynağı besinlerle alınan karbonhidrat, yağ ve proteinlerin oksidatif yıkımından elde edilen ATP’dir.
    ATP’yi yeniden oluşturabilmek için gerekli enerji kaynağı, kasta depolanmış olan glikojenden gelir.

    Kasılma tipleri

    İzometrik kasılma : Bu kasılma tipinde kasın boyunda önemli bir değişiklik olmaz.

    İzotenik kasılma : Belirli bir yüke karşı yapılan ve kas boyunda kısalmanın görüldüğü kasılma tipidir.

    Tetanik kasılma : Uyarıların hızlı bir şekilde tekrar edilmesi sonucunda kasın gevşemeden sürekli kasılması durumudur. Spazm ve kramp iskelet kasında görülen tetanik kasılmaya örnektir.



    Vücut kasları

    Mimik ve çiğneme kasları

    Yüz mimiklerinin belirginleşmesini sağlayan kaslardır. Gülümseme, konuşma, dudak hareketleri, çiğneme sırasında gerçekleşen tüm hareketler, nefes alıp verme sırasında burun deliklerinin genişlemesini, yüzle ilgili tüm ifadelerin gelişmesini sağlayan kaslardır.

    Boyun kasları

    Başın sağa sola döndürülmesini, öne eğilmesini, arkaya bükülmesini, dikliğini ve boyun derisinin gerginliğini sağlayan kaslardır.

    Sırt kasları

    Omuzu aşağıya ve yukarıya çeken, kolun rotasyonunu (kendi ekseni etrafında dönmesini) ve addüksiyonunu (orta hatta yaklaşmasını) sağlayan kaslardır.

    Göğüs kasları

    M.pectoralis major, göğüsteki yüzeysel kastır, kolun addüktörü ve içe rotatörüdür. M.pectoralis minör göğsün yukarı kısmında ve derinde bulunan kastır.
    Diyafram, göğüs kafesini kapatan, göğüs boşluğu ile karın boşluğunu birbirinden ayıran ince bir kastır. Nefes alıp vermede önemli bir role sahiptir. Kasıldığında göğüs boşluğunu genişletip büyüterek nefes alınmasını sağlar.

    Karın kasları

    Diyaframın solunum için iniş çıkışını, işeme, ıkınma ve doğum olayı ile belin öne ve yana eğilmesi gibi görevleri yerine getiren kaslardır.

    Omuz ve kol kasları

    Kolun orta hatta yaklaştıran, orta hattan uzaklaştıran, kolu büken , eklem açısını azaltan ve genişleten kaslardır.

    Önkol ve el kasları

    Önkolda ele ve bileğe doğru uzanan çok sayıda kas vardır. Önkol, el ve parmak hareketlerini sağlayan kaslardır.

    Leğen ve uyluk kasları

    Uyluk kemiğini büken, eklem açısını azaltan ve arttıran, tüm hareketlerini sağlayan kaslardır.

    Bacak ve ayak kasları

    Diz eklemini büken, ayak ekleminin içe ve dışa döndüren, ayak ve parmakların hareketlerini sağlayan kaslardır.
    İskelet, Kas ve Endokrin Sistemi



    İskelet, Kas ve Endokrin Sistemi

    Canlılarda aktif hareketi sağlayan yapılar iskelet ve kas sistemleridir. Hareket sağlayıcı kaslar destekleyici iskeletle birleşerek canlının hareket sistemini oluşturur.

    I.İskelet Sistemi
    İnsana şekil veren, organlara desteklik sağlayan ve koruyan yapıya iskelet denir. İskelet sisteminin yapı birimleri kemiklerdir. İnsan vücudu 210 kemikten oluşmuştur. Kemikler, kan hücrelerinin üretilmesi, bazı minerallerin depolanması, vücuda dik şekil kazandırılması görevlerini yapar.

    * İnsan İskeletinin Bölümleri

    1. Baş İskeleti
    Kemikler birbirine çok sıkı tutunmuşlardır ve aralarında oynamaz eklemler vardır. Baş kemikleri içerisindeki beyin ve beyinciği korur.

    2. Gövde İskeleti
    Omurga ve göğüs kafesinden oluşur.

    Omurga : Omur adı verilen düzensiz şekilli kemiklerden oluşur. İçinde şerit halinde omurilik siniri vardır. Bu sinirin bulunduğu kanala omurilik kanalı denir. Omurga tüm kemikleri doğrudan ya da dolaylı olarak bağlandığı iskelet yapısıdır.

    Göğüs Kafesi : Sırt omurları, kaburgalar ve göğüs kemiğinden oluşur. Hareketli özellikteki bazı iç organların çalışmasını kolaylaştırır. Akciğerler ve kalp burada korunur.

    3. Üyeler (kol ve bacaklar)
    Kol ve bacaklar gövdeye kemik köprüler ile bağlanmıştır. Bu köprülerle aralarında tam oynar eklemler vardır.

    Omuz Kemeri : Kürek kemiği ve köprücük kemiğinden oluşur. Kol kemiklerini omurgaya bağlar.

    Kalça Kemeri : Kalça kemiği ve uyluk kemiğinden oluşur. Bacak kemiklerini gövdeye bağlar.

    B. Kemiklerin Yapısı ve Çeşitleri

    1. Kısa Kemikler

    Boyları kısa olan kübik yapılı kemiklerdir. Omurlar, el ve ayaklardaki bilek parmak kemikleri… bu gruba girer.

    2. Yassı Kemikler

    Kalınlıkları az, levha şeklindeki kemiklerdir. Kaburga, kürek kalça, yüz ve kafatası kemikleri… bu gruba girer.

    3. Uzun Kemikler

    Boyları uzun silindirik kemiklerdir. Kol ve bacaklarda bulunan kemiklerdir. (uyluk, kaval, pazı, önkol… kemikleri gibi).

    4. Düzensiz Şekilli Kemikler

    Uzun veya kısa belirli bir şekle sahip olmayan kemiklerdir. Omurgayı oluşturan omur kemikleri bu gruba girer.

    Kemiklerin Yapısı

    ·Kemik zarı (Periost) : Kemiğin enine büyümesini, beslenmesini, kırılma ve çatlamalarda onarılmasını sağlar.
    ·Kıkırdak Doku : Eklem bölgelerinde, hareket esnasındaki kemiğin aşınmasını önler.
    ·Süngerimsi Kemik : İçinde kırmızı iliği bulundurur. Kırmızı kemik iliği kan hücreleri üretir.
    ·Sarı ilik : Yağ depolar ve kan hücreleri (akyuvarlar) üretir.
    ·Sert (sıkı) Kemik : 2/3 ü minerallerden (kalsiyum, fosfor), 1/3 de hücrelerden oluşur. Kemiğe sertlik ve direnç kazandırır.
    ·Kırmızı İlik : Alyuvarları üretir.

    C. Eklemler

    Kemikleri birbirine bağlayan yapılara eklem denir. Hareket yeteneğine göre 3 çeşit eklem bulunur.
    1.Oynar (hareketli) eklemler : Omuz eklemi, kalça eklemi.
    2.Yarı oynar eklemler : Omurlar arası eklemler.
    3.Oynamaz eklemler : Baş, kalça eklemleri.


    II.Kas Sistemi

    Vücudun hareketini, bazı organların çalışmasını sağlayan yapılara kas denir. Kaslar kasılıp – gevşeme özelliğine sahip olan hücrelerden oluşur.

    Kas hücrelerinin birleşmesiyle oluşan ipliksi yapılara kas teli (lif) denir. Kas tellerinin birleşmesiyle oluşan yapılara da kas demeti denir.

    * İskelet Kasları (Kırmızı Kaslar)

    İskelete bağlı çalışırlar. Yönetimini beyin sağlar. İsteğimiz ile çalışırlar. Kasılmaları güçlüdür. Hızlı kasılır, çabuk yorulurlar. İskelet kasları oynar ve yarı oynar eklem bölgelerinde kemiklerin hareket etmesini sağlar.

    Yapısında oksijen depo eden proteinleri (myoglobinler) bulundukları için kırmızı renklidirler. Çok sayıda kas demetinden oluştuğu için çizgili kaslar da denir. (Baş, boyun, kol, bacak, parmak, göz kapağı, göğüs kasları…)

    * Düz Kaslar (Beyaz Kaslar)

    İç organlarımızdaki kaslardır. İsteğimiz dışında çalışırlar. Çalışmaları yavaştır. Kasılmaları güçsüzdür. (Mide, bağırsak, idrar torbası, damar duvarları, yemek borusu kasları…) Uzun süreli kasılıp, çalışmaları esnasında yorulmazlar.

    * Kalp Kası

    Kırmızılı kasdır. Fakat isteğimiz dışında çalışır. Çalışmasını omurilik soğanı denetler. Güçlü, hızlı ve ritmik olarak çalışır. Uzun süreli kasılıp, çalışmaları esnasında yorulmazlar.


    III.Endokrin Sistemi

    A. Hormonlar ve Özellikleri

    Canlıların vücudundaki yapılar arasında bir iletişim ve koordinasyon vardır. Bu koordinasyon sinir sistemi ve hormonlar ile sağlanır. Sinir sistemi ve hormonal sistem ortaklaşa organların çalışmasını düzenler.

    Hormonlar insanlarda iç salgı bezleri tarafından üretilir. Üretilen hormonlar kan sıvısına verilerek etkileyeceği hedef organa yollanır.

    Hormonlar kan yolu ile vücutta yayılırlar ancak sadece ilgili hedef organları etkileyebilirler. Hormonların organları etkilemesi yavaş ve uzun sürelidir.

    * Hormon Üreten Organlar

    Özel salgılar oluşturup, paketleyerek dışarıya salan organlara salgı bezi denir. Salgı bezleri içerdikleri çok sayıdaki golgi organelleri yardımıyla özel maddeler üretirler. Ürettikleri salgı maddelerinin özelliklerine ve salgılama yerine göre 3 çeşit salgı bezi vardır.

    ·Dış salgı bezi : Ürettiği salgıyı (enzim, tükürük…) özel bir kanalla ilgili organa yollar.
    ·İç salgı bezi : Ürettiği salgıyı (hormon) doğrudan kana verir.
    ·Karma salgı bezi : 2 çeşit salgı maddesi (enzim ve hormon) üretip hem kana hem de ilgili organa ayrı ayrı yollar.

    1. Hipofiz Bezi

    Hipofiz bezi, beynin taban kısmında hipotalamusun altındaki kemik boşluğundadır. Fasulye büyüklüğünde, pembe renkli bir bezdir. Ön ve arka lob olmak üzere iki parçalı bir yapıya sahiptir.

    ·İç salgı bezlerinin patronu olup, salgıladığı hormonlarla diğer bezlerin çalışmasını kontrol eder.
    ·Sinir sistemi ile hormonal sistem arasında ilişki kurar.
    ·Vücudun büyümesi ve gelişmesi tamamen bu bezin ürettiği büyüme hormonuyla sağlanır. Büyüme hormonu insanda fazla salgılanacak olursa devlik, az salgılanacak olursa cüceliğe sebep olur.
    ·Ayrıca ürettiği özel salgılar yardımıyla kan basıncını, su dengesini… ayarlar.

    2. Tiroit Bezi

    Boynun ön, üst kısmında gırtlağın hemen altında yer alır. Parçalı bir yapıya sahiptir. Tiroit bezi iki çeşit hormon üretir.

    a.Tiroksin Hormonu : Vücut metabolizmasının hızını, büyümeyi ve gelişmeyi etkiler. İyot olmadan tiroksin hormonu sentezlenemez. Bu sebeple yiyeceklerde iyot bulunmasına dikkat edilmelidir.
    Not : Eğer vücuda yeterince iyot alınmazsa tiroit bezi aşırı şişerek tiroksin üretmeye çalışır. Sonuçta tiroit bezinin hacmi artmakta ve “guatr” adı verilen rahatsızlığa sebep olmaktadır.

    b.Kalsitonin Hormonu : Kandaki kalsiyum ve fosfat miktarını düzenler. Kalsiyum ve fosfat gibi baz minerallerin kemiklerin yapısında depolanmasıyla kemiklerin sertleşmesini sağlar.

    3.Böbrek Üstü Bezi

    Karın boşluğunun bel bölgesinde bir çift olarak bulunur. Böbrek üstü bezi, kabuk ve öz bölgesi olmak üzere yapı ve görev bakımından farklı iki kısımdan oluşur.

    a.Kabuk bölgesi : Aldosteron hormonunu salgılar.
    Aldosteron : Vücudun su ve mineral oranını ayarlar. Vücutta ve kanda bulunan, su ve minerallerin böbreklerden süzülme oranını ayarlar.

    b.Öz bölgesi : Adrenalin hormonu üretir.

    Adrenalin : Bu hormon karbonhidrat metabolizmasını ve kanın akış hızını ayarlar. Korku ve sevinç anında kalbin atış hızının artması bu hormona bağlıdır. Vücuttaki organların ve yaşamsal olayların hızını artıran hormon çeşididir. Heyecanlanma, kızma, korkma… gibi durumlarda bol miktarda üretilir.

    4.Pankreas Bezi

    Karın boşluğunda midenin hemen alt kısmında bulunan önemli bir organdır. Hem iç salgı hem de dış salgı yapan bir bezdir. Ürettiği iki çeşit hormon ile kandaki şeker (glikoz) dengesini ayarlar.
    Pankreas iki çeşit hormon üretir.

    a.Glukagon : Pankreasın alfa hücreleri tarafından üretilir. Kan şekerinin (glikozun) artmasını sağlar. Karaciğerde depolanan şekeri kana geçirir.
    b.İnsülin : Pankreasın beta hücreleri tarafından üretilir. Kan şekerinin azalmasını sağlar. Şekerin karaciğer ve dokulara geçerek depolanmasında etkilidir.

    Not : İnsülin hormonunun yeterince sentezlenmediği durumda, kanda bulunan şekerin bir kısmı böbreklerden süzülerek idrara geçer. Bu olaya şeker hastalığı denir. Şeker hastalığı olanlar dışarıdan hazır insülin hormonu kullanırlar.

    5.Eşey Bezleri
    Erkekte testisler (erbezleri), kadında ovaryumlar (yumurtalıklar) bu gruba girer. Bu yapılar sperm ve yumurta üretmenin yanında salgıladığı özel cinsiyet hormonları (östrojen, testesteron…) yardımıyla cinsiyet karakterlerinin oluşmasına kaynaklık denir. (Karma bez özelliği)
    Eşey bezlerinin çalışmaya başlamasıyla beraber ergenlik çağı değişmeleri de başlar. (Sesin değişmesi, kıl oluşumu…)
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 26 Mart 2011
  3. UquR

    UquR Üye

    ENDOKRİN SİSTEMİ Çok hücrelilerde vücudun uyumlu bir şekilde çalışmasını sağlayan sistemlere düzenleyici sistemler denir. Düzenleyici sistemler endokrin sistem ve sinir sisteminden oluşur.

    A. SALGI BEZLERİ
    Hayvanların ve insanların vücudunda kandan aldıkları ham maddelerle özel kimyasal salgılar üreten organlara salgı bezi denir. Salgı bezleri salgılarına ve salgılarını verdikleri yere göre üç çeşittir.

    1. Açık Bez (Dış Salgı Bezi = Ekzokrin bez)
    Salgısını görev yerine bir salgı kanalıyla ulaştıran bezlerdir. Gözyaşı, tükrük, süt ve ter bezleri bu gruba girer.

    2. Kapalı Bez (İç Salgı Bezi = Endokrin bez)
    Salgısını doğrudan kana veren bezlerdir. Hipotalamus, hipofiz, böbreküstü, paratroit ve tiroit bezleri gibi bezler bu gruba girer.

    3. Karma Bez
    Hem açık hem de kapalı bez olarak görev yapan bezlerdir. Pankreas, mide, ince bağırsak ve eşeysel bezler bu gruba girer.
    İç salgı bezleri tarafından kana salgılanan, kan yolu ile hücrelere dağılarak belirli hedef organlara giden ve düzenleyici görevleri olan kimyasal maddelere hormon denir.

    Hormonların Özellikleri :
    • Az miktarlarda üretilir ve etkisini gösterirler.
    • Hayvanlarda ve insanda kanla, bitkilerde ise soymuk borularıyla taşınırlar.
    • Kanalsız bezlerden salgılanırlar.
    • Sinir doku tarafından da salgılanırlar. Sinir uçlarından hormon salgılanmasına nörosekresyon denir.
    • Etkilerini yavaş yavaş ve uzun sürede gerçekleştirirler.
    • Hormona has reseptörünü (zardaki alıcısını) kaybeden hücreler hormon tarafından etkilenmez.
    • Az veya çok salgılandıkları zaman çeşitli metabolik bozukluklar meydana getirirler.
    • Genellikle protein veya steroid yapıda olan büyük moleküllerdir.
    Görevleri :
    • Vücudun büyümesini kontrol ederler.
    • Üremeyi düzenlerler ve ikincil eşey özelliklerinin gelişmesine yardımcı olurlar.
    • Vücudun iç dengesinin kurulmasında (homeostasi) görev alırlar.
    • Sinir sistemiyle birlikte koordinasyon ve bütünleştirme görevini yaparlar.
    B. İNSANDA ENDOKRİN SİSTEMİ
    İnsan vücudundaki düzenleme ve denetim olaylarını sağlayan en önemli merkez beynin tabanında bulunan hipotalamustur. Hipatalamus bütün iç organlarla ve beynin diğer bölgeleriyle sinirsel bağlar kurmuş durumdadır.
    İnsanın endokrin sistemini meydana getiren başlıca iç salgı bezleri hipofiz, tiroit, paratiroid, böbrek üstü, pankreas, epifiz, timus ve eşeysel bezlerdir.

    1. Hipofiz Bezi
    Ön lop epitel hücrelerden, arka lop ise sinir hücrelerinden meydana gelmiştir. Hipofiz küçük bir bez olmasına rağmen diğer endokrin bezlerin hakimi olarak bilinir.

    Hipofiz Ön Lobunun Hormonları
    a. STH (Somatotropin = Büyüme Hormonu)
    • Uzun kemiklerin boyca uzamasını sağlar, kasların büyümesini kontrol eder.
    • Protein, sentezini artırır, yağ ve karbonhidrat metabolizmasını etkiler.
    • Büyüme çağında fazla salınması devliğe (gigantizm), az salınması cüceliğe (nanizm) neden olur.
    • 25 yaşından sonra çok salgılanacak olursa el, ayak, burun ve yüzde uzama görülür.
    b. Gonadotropinler (Üreme Hormonları) :
    • FSH (Folikül Uyarıcı Hormon) : Dişilerde ovaryumdaki folikülleri uyararak yumurta olgunlaşmasını etkiler. Erkeklerde spermlerin üretilmesini (spermatogenez) ve testosteron salgılanmasını kontrol eder.
    • LH (Lüteinleştirici Hormon) : Dişilerde ovulasyonu (yumurtanın ovaryumdan yumurta kanalına atılması) ve sarı cisim denilen hormon salgılayan yapının oluşmasını sağlar. Erkeklerde Leydig hücrelerinin testosteron hormonu salgılamasını uyarır.
    • LTH (Luteotropik hormon = Prolaktin) : Gebelik sırasında ve doğumdan sonra süt bezlerinin gelişmesini, sütün memeden akmasını ve annelik duygusunun oluşmasını sağlar. LTH ayrıca yumurtalıktaki sarı cismin sağlam kalmasını da sağlar.
    c. TSH (Tiroit Uyarıcı Hormon = Tirotropin) : Tiroid bezini uyararak Tiroksin hormonunun salınmasını sağlar.
    d. ACTH (Adrenokortikotropik Hormon) : Böbrek üstü bezlerini uyararak Aldosteron ve Kortizol hormonlarının salgısını kontrol eder.
    e. MSH (Melanosit Uyarıcı Hormon) : Melanin pigmentinin oluşumunu kontrol eder. Bu pigment derinin bronzlaşmasında etkilidir.

    Hipofiz Arka Lobunun Hormonları
    a. Vazopressin (Antidiüretik Hormon = ADH) : Kan damarları duvarlarındaki düz kasları etkileyerek bu kasların kasılmasını ve dolayısıyla kan basıncının yükselmesini sağlar. Böbrek hücrelerini etkileyerek idrar tüplerinden suyun geri emilmesini sağlar. Yetersiz salınması halinde bol idrar atılır. Kişi sürekli su içmek ister. Bu belirtiler şeker hastalığında da olduğu için bu duruma “şekersiz şeker hastalığı” denilmiştir.
    b. Oksitosin : Düz kasların kasılmasını uyararak özellikle doğumda rahim kasılmalarını artırır, doğumu kolaylaştırır. Ayrıca sütün dışarı verilmesine yardımcı olur.

    2. Tiroid Bezi
    Tiroid bezi insanda gırtlak bölgesinde bulunan iki loptan meydana gelmiş bir bezdir. Tiroid bezinden tiroksin hormonunun salgılanmasını TSH kontrol eder. Tiroit bezinin iki hormonu vardır.
    a. Tiroksin : İyot içeren amino asit türevi bir hormondur. Çok hücreli canlılarda hücrelerdeki oksidasyon (O2'li solunum) hızını düzenler. Kandaki tiroksin miktarı artarsa hücrelerin O2 kullanımı artar. (Bazal metabolizma yükselir.)
    b. Kalsitonin (Tirokalsitonin) : Kandaki Ca++ miktarını düşürücü etkiye sahiptir. D vitamini ile beraber çalışarak kandan kemiklere kalsiyum geçişini sağlar. Bu hormon paratiroit bezinin hormonlarıyla birlikte (zıt) çalışır.

    Tiroid Bezinin Aksaklıkları :
    Kanda tiroksin az ise;
    • Bazal metabolizma düşer.
    • Aşırı şişmanlık görülür.
    • Vücut ısısı düşer.
    • Hücreler arası maddede Na ve H2O nun artmasına kandaki kolesterolün yükselmesine neden olur.
    • Uyuşukluk hali görülür.
    • Büyüme çağındaki azlık ise; cüceliğe ve ahmaklığa (beynin gelişmemesine) neden olur.
    Kanda tiroksin fazla ise;
    • Bazal metabolizma artar.
    • O2 li solunum hızlandığından kilo kaybı olur.
    • Vücut ısısı artar.
    • Sıkıntı ve depresyon hali, göz bebeklerinde büyüme ve kalp çarpıntısı görülür.
    3. Paratiroid Bezi
    Bu bezler tiroid bezinin arka yüzeylerine gömülmüş olarak bulunan dört küçük bezdir. Parathormon salgılarlar.
    Bu hormon kemiklerden ve bağırsak epitelinden kana Ca++ geçişini hızlandırır. Vücutta Ca++ ve P metabolizmasını düzenler. Eksikliğinde, kanda Ca++ azalacağı için kaslarda ağrılı kasılmalar ve titreme (tetani hastalığı) görülür.

    Parathormonun Görevleri
    • Kanda Ca++ ve fosfat dengesini düzenleyerek kalsiyumun belli bir düzeyde kalmasını sağlar.
    • İnce bağırsaklarda sindirimi tamamlanan besinlerdeki kalsiyum iyonlarının kana absorbsiyonunu (emilim) sağlar.
    • Böbrek tüplerinden kalsiyum iyonlarının kana geri emilmesini sağlar.
    • Gerektiğinde kemiklerden kana kalsiyum geçişini sağlar.
    4. Böbrek Üstü Bezleri
    Böbreklerin üst kısmında bulunan iki küçük bezdir. Zengin kan damarları taşıyan bu bezler yapı ve fonksiyon bakımından iki kısma ayrılırlar.
    a. Kabuk kısmı (= Adrenal Korteks) : Bu kısımdan salınan hormonların en önemlileri kortizol ve aldosterondur. Bu salgıyı hipofizden gelen ACTH uyarır.
    Kortizol; Protein ve şeker metabolizmasını düzenler. Yağ metabolizmasında az da olsa etkilidir. Kas hücrelerinde amino asitleri, yağ dokularından yağ asitlerini serbest hale getirir. Böylelikle açlık ve diğer stresli durumlarda gereken enerji glikoz yerine öncelikle yağ asitlerinden elde edilir. Bu sayede kandaki glikoz seviyesi korunmuş olur. Ayrıca protein ve yağlardan glikoz sentezlenmesini de uyarır.
    Aldosteron; böbreklerden Na+ ve Cl– iyonlarının geri emilmesini hızlandırarak K+ iyonlarının ise atılmasını sağlayarak tuz ve su dengesini düzenler. Yetersizliğinde, kanda fazla K+ birikir ve deri tunç rengini alır (Addison hastalığı).
    b. Öz Bölgesi (Adrenal medulla) : Buradan salgılanan epinefrin (adrenalin), sempatik sinirleri çalıştırarak;
    • Kalp atışlarını hızlandırır,
    • Kan basıncını yükseltir.
    • Saç ve vücut kıllarını dikleştirir.
    • Göz bebeklerini büyütür.
    • Karaciğer ve kaslarda glikojenin glikoza dönüşümünü (yıkımını) uyarır.
    Bunların sonucunda;
    • Beyne daha fazla kan gider.
    • Kanın pıhtılaşma süresi kısalır.
    • Vücutta yorgunluğa karşı dayanıklılık artar.
    • Hipofizin ACTH salgılaması uyarılır.
    • Kan şekeri artar.
    Soğuk, ağrı ve bazı ilaçlar epinefrin salgısını fazlalaştırır.​

    Nörepinefrin (Nöradrenalin) ise; kan damarlarını daraltarak kan basıncını yükseltir.

    5. Pankreas
    Açık bez olarak birçok enzim, kapalı bez olarak iki çeşit hormon salgılar.
    a. Dış Salgı (Enzimler) : Pankreasın dış salgısını oluşturan pankreas özsuyu oniki parmak bağırsağına bütün besinlerin sindirimini sağlayan enzimleri taşır.
    b. İç Salgı (Hormonlar) : Pankreasın iç salgısını oluşturan hormonlar kana salınır. Langerhans adacıklarında iki tip hücre bulunur. Alfa (a) hücreleri glukagon hormonu, beta (b) hücreleri de insülin hormonu salgılarlar.
    İnsülin; Kanda şeker (glikoz) seviyesi yükselirse, pankreastan salgılanan insülin kan yoluyla karaciğere geçer. Karaciğerde glikozun, glikojen ve yağlara dönüşümünü hızlandırır. Böylece kandaki glikoz miktarı normal seviyesine düşer ve glikozun fazlası karaciğer veya kaslarda depolanmış olur. İnsülinin karbonhidrat metabolizmasına ait etkisi üç madde halinde özetlenebilir:
    I. Glikoz metabolizmasının hızını artırır.
    II. Kan şekerinin miktarını azaltır.
    III. Dokularda glikojen depolanmasını sağlar.


    İnsülin hormonunun az salgılanması halinde kanda glikoz normal değerinden yükselir ve şeker hastalığı ortaya çıkar.
    Glukagon : Karaciğerden kana glikoz geçişini hızlandırarak kan şekerini yükseltir.
    Kanda glikoz seviyesi düşerse, böbrek üstü bezlerinden salınan adrenalin karaciğerdeki glikojenin glikoza dönüşümünü sağlar. Pankreas ise glukagon salgısını artırır, glukagon da glikozun, karaciğer ve kaslardan kana geçmesini sağlar. Böylelikle kan şekeri belirli seviyede tutulmuş olur.




    6. Timus Bezi
    Göğüs boşluğunda kalbin üst kısmında bulunur. Çocukluk evresinde büyüktür, fakat gençlik çağının başlamasından sonra küçülür.
    Çocukluk çağında çalışan bu bez ergenlik döneminden itibaren körelir. Bu nedenle büyümede ve eşeysel olgunluğa erişmede etkili olduğu düşünülmektedir.
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 26 Mart 2011
  4. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Göğüs Kafesini Oluşturan Kemikler

    Göğüs kafesini oluştururlar ve 12 çifttir. Bunlardan baştan itibaren 7 çifti göğüs kemiğine, 8, 9, 10'uncu kaburga kemikleri 7'nci kaburga kemiğinin kıkırdak bölümü*ne bağlanmıştır. 11 ve 12'nci kaburga kemiklerinin ön uçları boştadır. Tüm kaburga kemikleri sırt omurlarına bağlantılıdır. Göğüs kafesi, akciğerleri ve kalbi korur; diyaframla birlikte hareketi solunuma yardımcı olur.

    [​IMG]
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 26 Mart 2011
  5. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    İnsan İskelet Sistemi (Kemik Çatı), İnsanlarda İskelet Yapısı

    [​IMG]


    İskelet, eklem ve kaslar hareket sistemini oluştururlar. İskeletin yapısında irili ufaklı 206 kemik bulunur. Uzun, yassı ve kısa olmak üzere üç guruba ayrılan kemiklerde uzunluğuna ve enine olmak üzere iki türlü büyüme vardır. İskeleti oluşturan kemikler beş grupta incelenir:
    Baş kemikleri, 8 kafa kemiği ve 14 yüz kemiği olmak üzere ikiye ayrılır.

    Kemik Çeşitleri

    Omurga kemikleri, Omurgayı Oluşturan Kemikler

    Omur adı verilen 33 kemikten oluşmuştur; ancak sağrı bölgesindeki 5 omur birleşerek kuyruk sokumu kemiğini, kuyruk bölgesindeki 4 omur da birleşerek kuyruk kemiğini oluşturduğu için omurganın 26 kemikten oluştuğunu söylemek daha doğrudur. Omurganın boyun bölgesinde 7, sırt bölgesinde 12, bel bölgesinde 5, sağrı bölgesinde 1 (5 kemik birleşmiştir) ve kuyruk bölgesinde 1 (4 kemik birleşmiştir) kemiği vardır.

    Göğüs kemikleri


    Göğüs kafesini oluştururlar ve 12 çifttir. Bunlardan baştan itibaren 7 çifti göğüs kemiğine, 8, 9, 10'uncu kaburga kemikleri 7'nci kaburga kemiğinin kıkırdak bölümüne bağlanmıştır. 11 ve 12'nci kaburga kemiklerinin ön uçları boştadır. Tüm kaburga kemikleri sırt omurlarına bağlantılıdır. Göğüs kafesi, akciğerleri ve kalbi korur; diyaframla birlikte hareketi solunuma yardımcı olur.

    Kol kemikleri, Kol Kemik

    Göğüs kafesinin arkasında yer alan kürek kemiğiyle üst ön tarafta bulunan köprücük kemiklerinden oluşan omuzlara bağlanmış olan kollarda pazı kemiği, önkol, kemiği, dirsek kemikleri ve el parmak kemikleri bulunmaktadır.

    Bacak kemikleri, Bacak Kemik

    Bacaklar iki kalça kemiği ile sağrı kemiğinden oluşan ve leğen kemiği adını alan bir kalça kemeri ile vücuda bağlanmıştır. Kalça kemiği aslında çatı kemiği, oturga kemiği, kalça kemiği kanadı (Uyum) adı verilen üç kemiğin birleşmesinden oluşmuştur. Bacaklarda uyluk kemiği, kaval kemiği, baldır kemiği, dizkapağı kemiği, ayak bilek kemikleri, ayak tarak kemikleri ve ayak parmak kemikleri vardır.

    Eklemler, Eklem Çeşitleri


    Eklemlerin Görevleri;Kemiklerin hareket ettirilmesi, kemikleri birbirine bağlayan eklemler aracılığıyla gerçekleşir. Eklemler oynamaz, yarı oynar ve oynar eklemler olmak üzere üçe ayrılır. Oynamaz eklemler, kafatasını oluşturan eklemlerdir. Omurga, yarı oynar eklemlidir. Kalçalar, omuzlar, kol ve bacak eklemlerinin tümü oynar eklemler gurubuna girerler.

    İskelet Sistemi Hastalıkları


    Küçük çocuklarda görülen raşitizim, kazalar sonucu oluşan kırık ve çatlaklar, omurga çarpıklıkları, kemik veremi, kemik kanseri, eklemlerde görülen çıkık, iltihap ve romatizma başlıca bozukluklardır.
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 26 Mart 2011

Bu Sayfayı Paylaş