Canlıların Çeşitliliği Hakkında Bilgi

'Konu Dışı Başlıklar' forumunda SeLeN tarafından 23 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Canlıların Çeşitliliği Hakkında Bilgi konusu canlı türleri - canlılar - kaç çeşit canlı vardır



    SINIFLANDIRMA
    A-Suni (Ampirik) Sınıflandırma:
    Canlıların dış görünüşlerindeki benzerliklerin gözlemine dayanılarak yapılan sınıflandırmadır. Aristo’nun yaptığı sınıflandırma gibi; Aristo canlıları Bitkiler ve Hayvanlar diye ayırmış, Bitkilerde; otlar, çalılar, ağaçlar, Hayvanlarıda; karada, suda ve havada yaşayanlar diye ayırmıştır.

    B-Doğal (Flogenetik) Sınıflandırma:
    Canlıların evrimsel akrabalıkları ve farklılıkları göz önüne alınarak yapılan sınıflandırmadır.
    Doğal sınıflandırmanın dayandığı temel ilkeler:
    Homoloji, Evrim, Fizyoloji, Protein benzerliği, Morfoloji, Histroloji, Anatomi, Stoloji, Genetik, Ekoloji’den alınan bilgilerdir.

    Canlıların akrabalık dereceleri homolog yapılarla tespit edilir.

    HOMOLOG ORGAN: Kökenleri aynı görevleri farklı olan organlardır. İnsanın kolu ile kuşun kanadı, balinanın yüzgeci homolog organlardır.

    ANALOG ORGAN: Kökenleri farklı görevleri aynı olan organlardır. Sineğin kanadı ve yarasanın kanadı analog organlardır.

    Sınıflandırmanın amacı; canlıları bir sisteme oturtmak ve tabiatı daha kolay anlaşılır hale getirmektir.

    Sınıflandırmanın temel birimi türdür.

    TÜR:Ortak bir atadan gelen yapı ve görev bakımından benzer özelliklere sahip, tabiatta yalnızca kendi aralarında üreyebilen ve verimli döller veren bireyler grubudur.
    İlk olarak tür kavramı John RAY tarafından ortaya atılmıştır. Ray tür olarak ataları olan organizma topluluğudur demiştir. Bilimsel anlamda yapı benzerliğine dayanan sınıflandırmayı Carl Von Linne yapmıştır.
    Linne türlerin sabit ve değişmez olduğuna ve her tür için ideal bir tipin bulunduğuna inanıyordu. Linne sınıflandırma birimlerini bulmuş, canlılara çift adlandırma metodunu getirmiştir.

    1. Her tür içinde ideal bir tip vardır. Örnek olarak bu tipe göre sınıflandırma yapılır.
    2. Türlerin sayı ve çeşitleri sabittir,değişmez.
    Binomial ad: Bir canlı türünü belirlemek için Biyolojide kullanılan ve iki kelimeden meydana gelen uluslar arası isimdir.

    MONERA ALEMİ: Basit yapılı tek hücrelidirler. Hücrelerinin çekirdekleri yoktur. Ototrof ve heterotrof olarak beslenirler.

    PROTİSTA ALEMİ: Basit yapılı ototrof ve hetotrof organizmalrdır. Hücrelerin gerçek çekirdekleri vardır.
    Prottozoalar:

    a) Kamçılılar (flagellatta): Kamçı ile hareket eder. Tek hücreli veya koloni şeklinde olurlar. Bitkisel ve hayvansal organizma arasında geçittir. Bir kısmı fotosentez yapar. Çoğu hayvansal organizmalar gibidir bazısı asalaktır.

    b) Öglena: klorofil taşır tatlı suda yaşar.
    c) Tripanosoma: Uyku hastalığına neden olur.
    d) Kök Ayaklılar (Rizopoda): Pseudopodla hareket eder.
    e) Sporlular (Sporoza): Parazit yaşar sporla çoğalır hareket organları yoktur. Plazmodyum Malara sıtmaya neden olur.
    f) Sililer (Cilliata): Silerle hareket eder ve besini yakalar. Küçük ve büyük olmak üzere iki çekirdeklidir. Örnek; Paramesyum.
    g) Cıvık Mantarlar: Bitkisel ve hayvansal özellikli basit organizmalardır.
    h) Bir Hücreli Algler: Büyük çoğunluğu sularda yaşar hareketli veya hareketsiz tek hücre veya koloni halinde bulunur.
    i)Fungiler (Gerçek Mantarlar): Çok hücreli hetetrof çok çekirdekli organizmalardır. Sporla ürerler, parazit veya çürükçül yaşarlar.

    BİTKİLER ALEMİ
    A-ÇİÇEKSİZ BİTKİLER
    1. DAMARSIZ BİTKİLER (Kara Yosunları):İletim demetleri yoktur en ilkel bitkidir, nemli yerlerde yaşar, çiçekten yoksundur.
    2. DAMARLI BİTKİLER (Eğreltiler):Çiçeksizdir, iletim demetleri vardır, yaprakları yer altı gövdesinden oluşur, sporla ürer.
    B-ÇİÇEKLİ BİTKİLER
    1.AÇIK TOHUMLULAR (Kozalaklı Bitkiler):İletim demetleri gelişmiştir. Kozalak içinde bulunan tohumla ürer, iğne yapraklıdır, çoğu sürekli yeşildir.
    2.KAPALI TOHUMLULAR (Çiçekli Bitkiler):Tohumları meyve içindedir. Tek veya çift çeneklidir. Gelişmiş iletim boruları vardır.
    a) MONOKOTİLEDON (Tek Çenekli):Embriyolarında tek çenek bulunan bitkilerdir. Yaprakları paralel damarlıdır, çiçek kısımları üçlü gruplar halindedir, kambiyum yoktur, iletim demetleri gövdede dağınıktır. Örnek:Buğday, Lale gibi.
    b) DİKOTİLEDON (Çift Çenekli):Embriyolarında iki çenek bulunur. Çiçekleri 4’lü veya 5’li gruplar halindedir. Yaprakları ağ damarlıdır. Kambiyum vardır. İletim demetleri düzenli sıralanmıştır. Bezelye, Badem, Elma vs.

    HAYVANLAR ALEMİ
    A-OMURGASIZLAR
    1.SÜNGERLER:Tatlı sularda ve denizlerde genellikle dibe bağlı olarak koloni şeklinde yaşarlar. Vücutları Ekdodem ve Endodemden oluşmuştur.
    2.SÖLENTERLER:Genellikle denizlerde yaşarlar. Vücutları Ekdodem ve Endodemden oluşmuştur. Hidra, mecran, deniz anası vs.
    3.YASSI SOLUCANLAR:Vücutları yassı oval ve uzundur. Bilateral simetrilidir. Vücutları Ektoderm, Endodermden ve Mezodermden oluşmuştur.
    4.YUVARLAK SOLUCANLAR:Sindirim sistemi ağız anüs olmak üzere iki açıklklıdır. Bağırsak solucanı, kancalı kurt ve wucheria (fil hastalığına neden olur) gibi örnekler en tanınmışlarıdır.
    5.HALKALI SOLUCANLAR: Tatlı sularda ve karalarda yaşar. Vücutları halkalardan (segment) oluşmuştur. Kapalı dolaşım görülür. Toprak solucanı, deniz solucanı ve sülük gibi.
    6.YUMUŞAKÇALAR:İstiridye, midye, ahtapot, salyangoz, mürekkep balığı en bilinen örekleridir. Vücutları yumuşak seğmentsiz ve genelde kabukludur.
    7.EKLEM BACAKLILAR:Segmentli vücutları kitin bir kabukla örtülü olup dış iskelet görevini görmektedir.
    A-KABUKLULAR:Tatlı su ve denizlerde yaşar. Solungaç solunumu yapar.
    B-ÖRÜMCEKLER:Antensiz ve sekiz ayaklı eklem bacaklılardır. Solunum trake ve kitapsı akciğerlerle yapılır.
    C-ÇOK AYAKLILAR:Vücutları uzamış solucana benzer eklembacaklılardır.
    D-BÖCEKLER:Hayvanların en yaygını, en barılısı ve en çok çeşitli olanıdır. Trake solunumu yaparlar. Açık dolaşım sistemi vardır.
     
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Canlıların Çeşitliliği

    BİTKİLER

    Çevremizi incelediğimizde pek çok Canlı türünün olduğunu görürüz. Gözle görebildiğimiz Canlılar dışında, göremediğimiz milyonlarca Canlı türü de vardır.Canlı türleri içinde Bitkilerin ö nemli bir yeri vardır. Bunlar içinde de renkleri ve güzellikleri ile dikkati en çok çekeni çiçekli bitkilerdir.

    Bitkilerin sınıflandırılması günümüzde hala tartışma konusudur. Sistematik bilimindeki güncel eğilim, geleneksel bölümlemenin geçerliliğinin yeniden ele alınmasına kadar gitmese de, en azından basit morfolojik özelliklerden çok, evrimsel akrabalık ilişkilerini Göz önünde bulundurarak değerlendirme yapılması yolundadır. Gruplar arasındaki akrabalık ilişkilerinin araştırılmasıyla ortak ataların ort Aya çıkması amaçlanır.

    Çiçekli bitkiler, insanların ve Hayvanların hem besin hem de Oksijen kaynağıdır. bitkilerden, başka mantarlar,, bakteriler, hayvanlar ve insanlar olmak üzere birçok canlı türü vardır. Her canlı yaşadığı ortama uygun özellikler taşır. Canlılar, taşıdıkları bu özelliklere göre benzerlik ya da farklılıklar gösterir.

    Bitkiler, çiçekli (tohumlu) ya da çiçeksiz (tohumsuz) olmak üzere iki gruba ayrılır:


    Damarsız- çiçeksiz bitki
    Çiçeksiz (tohumsuz)
    bitkiler Damarlı- çiçeksiz bitki

    BİTKİLER
    Açık tohumlu (kozalaklı) bitki

    Çiçekli (tohumlu)
    bitkiler

    Kapalı tohumlu bitkiler

    Çift çenekli Tek çenekli

    bitkiler yetiştikleri bölge ya da yerin değişik iklim şartlarına uyar ve varlıklarını korur. Hayvanlar gibi yer değiştirmeyen, yaşamları boyunca toprağa bağlı kalan bitkiler; acaba kötü iklim ve ortam koşulları karşısında yaşamlarını nasıl sürdürebiliyor?

    Bitkiler yaşadığı ortama göre uygun özellikler taşır. Bu özelliklere göre de benzerlik ve farklılıklar gösterirler.

    1.Çiçekli Bitkiler:
    Bugün karada yaşayan bitkilerin çoğu çiçekli bitkilerdir. Çiçekli bitkilerin yeryüzünün büyük bir bölümüne dağılıp uyum sağlayabilmesi, üreme özelliklerinin üstünlüğü ile açıklanabilir. Bitkilerin üreme organı çiçektir.

    Çiçekli bitkilerin kök, gövde, yaprak ve çiçek gibi organları vardır. Bu organların yapıları gibi görevleri de birbirinden farklıdır.

    Besin kaynaklarımızın önemli bir kısmını oluşturan sebze ve meyveler çiçekli bitkilerdendir. Ayrıca elma, kayısı, erik, armut, nar, portakal, vişne, kiraz, şeftali, kavun, karpuz gibi meyveler ile; kabak, salatalık, patlıcan, domates, biber, fasulye, Patates, soğan gibi sebzeler de çiçekli bitkilerdendir.

    KÖK
    Kök, bitkiyi toprağa bağlayan ve toprak altında gelişen kısmıdır. Ayrıca, topraktan su ve madensel tuzları emerek gövdeye gönderir. Havuç ve pancar gibi bitkilerde ise besin depolama görevi yapar.

    Bitki tohumundan çıkan ilk köke ana kök, ana kökten çıkıp yanlara Doğru uzanan köklere de yan kök denir. Kökler yaşlandıkça uzar, büyür ve kalınlaşır. Bu arada ana kökten yan kökler, yan köklerden de daha ince kökler çıkar. Ana kök iklim ve toprak şartlarına bağlı olarak bir kök sistemini oluşturur. Ana ve yan köklerin hepsine birden kök sistemi denir. Kökte büyüme bölgesini meristem hücreleri oluşturur. Kök ucuna yüksük denir.

    Kök Çeşitleri
    Saçak Kök

    Kökün gövdeye bağlandığı yerden çıkan ve hepsi aynı boyda olan köklere saçak kök denir. Saçak kök, kökün toprakla olan temas ve emme yüzeyini arttırır. Soğan, buğday, arpa, yulaf, Mısır, pırasa gibi bitkilerin kökleri saçak köktür.

    Kazık Kök
    Ana kök çok iyi gelişmiş ve uzamıştır. Diğer kökler ise ana kök üzerindedir. Böyle bir yapıya sahip köklere kazık kök denir. Fasulye, ebegümeci, gelincik, yonca, papatya gibi bitkiler ile yüksek yapılı bitkiler kazık köklüdür.

    Depo Kök
    Bazı bitkilerin kazık kökleri besin depo edecek şekilde gelişmiştir. Bu tip köklere depo kök denir. Turp, havuç, şekerpancarı, kereviz, karahindiba gibi bitkiler depo köke sahiptir.

    Bu kök çeşitleri dışında hava, tutunma ve destek kökleri de vardır.

    GÖVDE
    Genellikle bitkinin toprak üstünde gelişen, dik durmasını sağlayan, üzerinde yaprak ve çiçekleri taşıyan kısmıdır.

    Gövdenin Görevleri
    Bitkini dik durmasını sağlar. Yaprak ve çiçekleri üzerinde taşır.
    Kök vasıtasıyla alınan su ve suda çözünmüş maddeleri bitkinin diğer kısımlarına taşır.
    Bitkinin organları arasındaki bağlantıyı ve madde taşınmasını sağlar. Madde taşıma işlemi çift yönlüdür.
    Patates ve şeker pancarı gibi bitki türlerinde besin depo eder.
    Kaktüs gibi bitki türlerinde su depo eder.

    Gövde Çeşitleri

    Otsu Gövde

    Bir yıl yaşayabilen bitkilerin sahip olduğu ince ve zayıf gövde çeşididir. Fasulye, buğday, ayçiçeği, mısır, nohut, domates, kabak, ot gibi bitkiler otsu gövdelidir.

    Odunsu Gövde
    Çok yıllık bitkilerin sahip olduğu gövde çeşididir. Gövde sert ve dayanaklı bir yapıdadır. Armut, şeftali, kayısı, ceviz, kestane gibi meyveli ağaçlar ile çam, kavak, söğüt, meşe, çınar, k ayın, gürgen gibi meyvesiz ağaçlar odunsu gövdelidir.

    Sürünücü Gövde
    Kavun, karpuz, kabak, salatalık, çilek bitkilerinin gövdeleri toprak üzerinde sürünerek gelişir. Bu tip gövde çeşidine sürünücü gövde denir.

    Yer altı Gövdeleri
    Bu tip gövdeler toprak altında bulunur. Bunlara rizom adı verilir.Patates ve yer elmasındaki gövdeler yer altı gövdesidir.

    Depo Gövde

    Kaktüs gibi sıcak ve kurak iklimlerde yaşayan su depo eden gövdeye, su depolayıcı gövde denir.

    Sarılıcı Gövde
    Bazı bitkilerin gövdeleri diğer bitkilerin gövdelerine, dallarına ya da duvar gibi yerlere sarılarak yükselir. Böyle gövdelere sarılıcı gövde denir. Örneğin; fasulye, Asma, yabani çilek ve sarmaşık sarılıcı gövdeli bitkilerdir.

    2. Çiçeksiz Bitkiler:

    Çiçeği olmayan bitkilere çiçeksiz bitkiler denir. Bu bitkilerin büyük çoğunluğu sporla ürer. Çiçeksiz bitkiler iletim borularının olup olmamasına göre iki gruba ayrılır.

    Damarsız-çiçeksiz bitkiler
    (Kara yosunları, ciğer otları)
    Çiçeksiz (tohumsuz) bitkiler

    Damarlı-çiçeksiz bitkiler
    (At kuyruğu, kibrit otları, eğrelti otları)

    Kara yosunları
    Damarsız çiçeksiz bitkilerin taşıma sistemi (iletim boruları) yoktur. Kara yosunları, ciğer otları bu grubun yaygın örnekleridir. Kara yosunlarına nemli duvarlarda, nemli yerlerde, ağaç gövdelerinde, yemyeşil bir örtü halinde rastlanır. Kara yosunları incelendiğinde küçük yaprakçıklar ve bu yaprakçıkların dizili bulunduğu bir gövdecik göze çarpar. Toprağa köksü yapılarla (rizoid) tutunan klor ofilli bitkilerdir.

    Kara yosunu bitkisinin ince saplarının ucunda küçük kapsüller bulunur. Bu kapsüllerin içinde spor keseleri vardır. Spor keseleri içinde oluşan sporlar, kesenin açılmasıyla etrafa saçılır. Uygun şartlarda sporlar çimlenerek genç kara yosunu bitkisini oluşturur. Bu şekildeki üremeye eşeysiz üreme denir. Genç kara yosunu bitkisinde farklı görünüşte erkek ve dişi üreme organları vardır. Erkek üreme organında oluşan sperm, dişi üreme organının tepeciğine gelir ve burada yumurta hücresiyle birleşip kaynaşır. Bu kaynaşm aya zigot denir. Zigot bölünerek çoğalır ve yeni bir kara yosunu bitkisini oluşturur. Bu üreme şekline eşeyli üreme denir.Kara yosunu bitkisinde eşeysiz ve eşeyli üremenin birbirini takip etmesine, döl değişimi (döl almaşı) denir.

    Su Yosunları
    Sularda pek çok canlı yaşar. Bu canlıların bazıları aktif hareket edemez, diğerleri ise kamçıları yardımıyla hareket edebilir. Koloniler halinde yaşayanları da vardır. Bu canlıların çoğu yeşil renkli su yosunlarıdır. denizlerde ve tatlı sularda yaşayabilen su yosunları tek hücreliler ve çok hücreliler olmak üzere iki türdür. Çok hücreliler, tal denilen birbirine benzeyen hücre topluluğundan oluşurlar.

    Su Yosunları

    Eğrelti otları

    Eğreltiler, damarlı çiçeksiz bitkilerdir. Genellikle otsudur. Rizom denilen, şişkin toprak altı gövdeleri vardır. Bu gövdelerden ek kökler çıkar. Bunlar bitkinin toprağa tutunmasını ve topraktan suyu emmesine yarar. Yaprakları parçalıdır. Genç sürgünlerin ucu helezon gibi kıvrıktır. Yaşlı yaprakların alt yüzeylerinde kahverengi lekeler bulunur. Bunlar spor keselerini taşıyan topluluklardır. Sporlar olgunlaşınca yere düşer.Çimlenerek ön çim (protal) gelişir.Aynı protal üzerinde erkek (anteridi) ve dişi (arkegon) organları oluşur. Erkek organda gelişen spermler dişi organa giderek dişi hücre(oosfer) ile birleşir.Buna döllenme denir.Döllenme sonucu meydana gelen zigot (döllenmiş hücre ) gelişerek genç eğrelti otu bitkisini oluşturur. O halde eğrelti otu bitkisinde eşeysiz üremeyle eşeyli üreme birbirini izler. Buna döl almaşı denir.

    Çiçekli Bitkilerle Çiçeksiz Bitkiler Arasındaki Farklar

    Çiçekli Bitkiler
    1.Üreme organı olan çiçekleri vardır.
    2.Kök, gövde ve yaprakları vardır.
    3.Gövde ve yapraklarında iletim boruları vardır.
    4.Eşeyli olarak çoğalırlar.

    Çiçeksiz Bitkiler
    1.Çiçekleri yoktur.
    2.Kök, gövde ve yaprakları yoktur.Bazı ileri yapılı çiçeksiz bitkilerde kökümsü tüyler vardır.
    3.Eğrelti otu dışında iletim boruları yoktur.
    4.Eşeyli ve eşeysiz olarak çoğalırlar.

    Alıntı
     
  3. üreme hücreleri arasındaki benzerlik ve farklılıklar nelerdir
     

Bu Sayfayı Paylaş