Can Kırıkları

'Şiirler' forumunda Dine tarafından 8 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Can Kırıkları konusu

    Isırgan yanığı ellerimle, siliyorum yüzümü
    Yokluyorum gözlerimde misin diye?
    Bu yokluk, yokoluş değildi
    içimde virane bir şehir
    Her lahza mevsim kış
    Ve saçaklarında ölüyor kuşlarım
    Uçur gönlünden bir avuç duayla selamı
    Konsun pervazlarıma
    Nemenem bir iştir bu ayrılık
    Bilemedim

    Öksüz gibi okşa başımı
    Yaslasam dizlerine damla damla sızımla, yüreğimi
    Toprağından aldım
    Yerine bir demet nergiz bıraktım
    Yine gelirim
    Yeniden kuyulardan seslenirim sana
    Yine sarmalarım seni, kapanarak toprağına

    Özlemin can kırıkları! ...



    Bir buse-gâh koydum başucuna
    Ömrümün kıtlık zamanı sevgili
    Sensiz düşmüyor baran yamaçlarıma
    Nehirlerimin suyu çekildi
    Bir nazar eyle
    Düşümde vuslat bulsun ruhum
    Doyur açlığımı
    Bitkinim
    Bu tavaf
    Bu ceza
    Bu dumurluğum
    Bu fakr-ı hâllerim son bulsun

    Kuşların gagasından almıştık sevda mektublarını
    'canımın içinde can' diye başlayan
    Ram olduğum, kuşlar uğramaz oldu yurduma
    Oysa biz de; 'nun, kalem ve yazdıklarına and olsun ki ' demiştik

    Yürek şehirlerim terkedilmiş diyarlar gibi
    Çığlığım yusufî kuyularda,
    nereye baksan züleyha
    Kınaları yoğurduğumuz tas karşımda, bir de toprağın
    Kurşun yemiş ceylan gibi
    Gözlerimde yaşlarla tenhalara kaçıyorum
    Buralarda mevsim hala kış sevdiceğim
    Duldalıklarda ölü kuşlar
    Toprağın altından çıkamayan nergizler
    Oralarda mevsim ne?
    Güneş orda da doğuyor mu?
    Sen de özlüyor musun beni?
    Ve çağır artık
    Çağır beni

    Çağır ey sevgili! ...
     

Bu Sayfayı Paylaş