Canım Cok Acıyor! Yaram Kanıyor!

'Şiirler' forumunda Dine tarafından 6 Aralık 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Canım Cok Acıyor! Yaram Kanıyor! konusu
    Bana seni yazdıran yarım kalmışlığındır..
    Bu gece yokluğunun dökümünü yapıyorum.




    Aylar önce sensizliğe yazdığım şiiri okudum bir de dün gece yazdığımı…
    Hiç fark yok… Neden azalmıyorsun bende? Neden gidişin dün gibi?
    Neden sana yazdığım her yazı hep ayni yerde tıkanıyor?



    Ben bugüne kadar kimseyi yokluğunda bu kadar önemsemedim kimseyi yokluğunda bu kadar özlemedim…


    Ve suna emin ol; hiç kimse yok’ken bu kadar sevilmedi
    Benim karşımaaşk diye bu sonucu çıkaran yarım kalmış’lıktan başka bir şey değil bunun farkındayım..
    Ama iyi ama kötü bitmeli her hikaye!


    Sen bitmedin.
    Bitmeyensin..


    Ayrılığın adını koyamadık sevgilim.
    İşte bu yüzden kopamadık birbirimizden bir türlü..
    Ben yarım kalan ve adı konmayan hiçbir şeyi unutmam… Unutamam…
    İçimde sızısı kalır.
    Ya her şey yaşanacağı yere kadar yaşanıp sona ermeli ya da

    ayrılık söz konusu olduğunda bir daha kimsenin çıtı çıkmamalı!

    Biz bunu başaramadık ayrılamadık!





    Sen yaşanıp da bitseydin eğer hatırıma gelmezdin.

    Seni bu kadar yazılası yapan yarım kalmışlığındır..
    O gecenin sabahında ayrılığın aklına nerden geldiğini biliyorum…
    Anlamıştın benim soyut’ a tutkun olduğumu…
    O yüzden gittin kim bilir…




    Oysa bu o kadar zor bir şey değildi sevgili…


    Farklı bir dokunuşağızdan çıkan ve bugüne kadar kullanılmamış bir söz yeterdi zamanı durdurmaya…

    Ben aşktan söz açıldığında zamanı durduramayan kimseyi sevemedim…

    Ondandır belki de varlığında sevemediğim insanları yokluğunda düşlemek…
    Belki de ondandır yanındayken yüreğinin gurbetine düştüğüm bir sevgiliyi sılasında özlemek..





    Yokluğun hiç de adil değil...

    Beni yok ediyor seni var ediyor sevdiğim..
    Evet seviyorum seni varlığına rağmen!
    Üç mevsim değişti bu şehirde ama ben varlığınla-yokluğunun tezatını çözemedim…
    Seni yasamak istemiyorum! …
    Öyle bir sen yarattım ki sen yokken yaşanıldığı an yitirir anlamını…
    Sen yokken yarattığım sen yasakladı sana dokunmamı…





    Sana düşman bir sen var içimde…

    Seni senle savaştırıyorum olan bana oluyor…
    Uzun zaman önce bir yerden duymuştum bu sözü:
    “Hani ruhlarımız öpüşür ya? Başkasındayken ağzımız…”
    Şu an varlığınla yokluğunun tezatını bu şekilde tanımlıyorum





    seni senle şavaştırırken mağlup olan yüreğime…


    Varlığındaki seni yokluğundaki sen kadar sevemezdim…
    “Keşke sen yanımda olsaydınkeşke bir şeyler yapıp da seninle zamanı durdursaydık” diye hayıflanmıyorum artık…
    Her ne kadar adı konmasa da bir kopuşun[​IMG]
    Her ne kadar vazgeçmeyi beceremesek de ayrılık ihtiyaçtandı bu hikayede..



    Yazık! Son sözü zaman söyleyecek…


    Yazık! Bu sefer hayatın acımasız akışına bıraktık aşkı…

    Ben senden kalan ayrılığa bile yas tutamıyorum adam gibi!

    Bunu engelleyen senin varlığın…
    İste bu kadar güzeldir senin yokluğun…
    İste bu kadar ayrılğına üzülmemi engelliyor varlığın…








    Varlıgının canı cehenneme yoklugunu alma barı…

    aLıNtı



     

Bu Sayfayı Paylaş