Caferiye Köyü Kocaali Sakarya

'Sakarya Tanıtımı' forumunda DeMSaL tarafından 9 Mayıs 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Caferiye Köyü Kocaali Sakarya konusu Kocaali Caferiye Köyü - Caferiye Köyü Hakkında - Caferiye Köyü Tanıtımı - Caferiye Köyü Resimleri





    Tarihi

    1877 yılında Abhazya’daki Rus zulmünün artması ve can güvenliğinin kalmaması sebebi ile anayurdunu terk etmek zorunda kalan Açba Cafer Bey Osmanlı topraklarına ilk olarak İğneada da ayak basmıştır.

    Buradaki bir Rus müfrezesini arkadaşlarının yardımı ile etkisiz hale getirip Osmanlı kuvvetlerine teslim etmiş, bu başarısından dolayı dönemin Osmanlı Padişahı 2. Abdülhamit tarafından takdir ile karşılanmış ve istediği bir yerde halkı ile yerleşmesini sağlayacak bir ferman ile ödüllendirilmiştir.

    Cafer Bey yerleşim yeri tercihini hem anayurduna benzeyen hem de kendisinden önce gelip yerleşen arkadaşlarının (Abuğba Hüseyin Efendi, Abuğba Sarı Ahmet Efendi, Abuğba Cerrah İsmail Efendi, Öyüzba Recep Efendi, Argun Hüsrab Efendi) yaşadıkları ve hala torunlarının da yaşadığı bu köyden yana kullanmıştır. Köye ilk 1856 yılında gelen ve diğerlerinin de gelmesine önayak olan kişi ise Recep Efendidir.


    Ancak; Cafer Bey ve arkadaşlarının bu köye yerleşmeleri çok kolay olmamıştır.onlardan önce bu toprakları mera olarak kullanan Türk Beyleri buna karşı çıkmış, aralarında uzun ve hararetli tartışmalar yaşanmıştır. Hem Padişah Fermanı hem de Cafer Bey ve Arkadaşlarının kararlı tutumları Türkmenlere geri adım attırtmıştır.

    Köye; Cafer Bey’in adından esinlenerek, Onu liderleri olarak gören arkadaşları tarafından CAFERİYE adı verilmiştir. Cafer Bey 1897 yılında 58 yaşında bir düşmanı tarafından zehirlenerek öldürülmüştür ve mezarı Caferiye köyündedir.

    Kültür

    Köy halkının çoğunluğunu Abazalar oluşturduğu için Abaza gelenekleri baskındır. Abazaların sosyal hayatında gelenek-görenekleri büyük önem taşır ve belirleyicidir. Basit eğlencelerin bile törensel bir havası vardır ve bütün törenler kadın erkek birlikte yapılır.

    Cenazeler ve düğünler çok önemlidir, uzak yakın bütün akrabaların, aynı köyden olanların düğün ve cenazelerine katılma zorunluluğu vardır. Bu törenler yalnızca akrabaların değil köy halkının da sorumluluğudur.

    Günümüzde düğünler her ne kadar düğün salonlarında yapılsa da bir gün önce mutlaka köyde geleneklere uygun bir tören düzenlenir ve bu törende akordeon eşliğinde Abaza oyunları oynanır, misafirlere yemek ikram edilir. Kendi kültürlerinde olmamasına rağmen davul - zurna uzun zamandır bu eğlencelerdeki yerini almıştır.

    İnsanlar arasındaki ilişkilerde ‘yaş’ her türü kariyerin önündedir ve belirleyicidir. “Büyüğe saygı” ilişkilerin özüdür. Aile içi ilişkilerde de bu kural esas alınır.

    Çiftler aile büyüklerinin yanında birlikte bulunmazlar. Gelinler eşlerinin aile büyükleriyle -onlar özel bir törenle bu durumu değiştirmeden önce konuşamazlar. Uzak yakın akrabalar arasında evlilik kesinlikle yasak olduğu gibi aynı köyde yaşayanlar arasında da evlilik yapılmaz.


    Müzik ve Dans

    Özgün Kafkas motifleriyle Karadeniz figürlerinin belirgin olduğu danslardır. Apsuwa adıyla anılır. Çoğunlukla bölgenin her yerinde olduğu gibi bir kadın bir erkek olarak oynanır. Kadın ve erkek aynı ayak figürlerini aynı hız ve ritimle yapar. Çiftlerin uyumu son derece önemlidir. Danslar, bir buçuk vuruşluk tempoyla (kalp ritmi) yapılır. Diğer gençler tahtalara vurup vokal yaparak müziğe eşlik ederler. Oyunlar ya Atgara (düğün) adı verilen büyük eğlencelerde ya da Açare adı verilen küçük eğlentilerde sergilenir. Türkiye'de Adapazarı, Düzce, Eskişehir çevresinde yaygındır.

    Abhazya'yı ziyaret eden birçok insan şarkıların, müziğin ve dansın oradaki önemini vurgulamaktadır. Düğünlerde söylenen neşeli şarkılar, tören şarkıları, inançlarla ilgili şarkılar, ninniler, yaraların iyileşmesiyle ve çalışmayla ilgili şarkılar her fırsatta söylenir.

    Bir sülaleyi bir araya toplamak için; kahramanların yiğitliklerini anlatan ya da tarihsel olayları ve devrimci oluşumları anlatan özel şarkılar; gülünç şarkılar ve çağdaş şarkılar var. Avcılar, ava çıkmadan once şarkılarını söylemezlerse eli boş döneceklerine inanılıyor. En gözde şarkılar, Abhazların yiğit insanlara olan hayranlıklarını yansıtanlardır.

    Sofra Kültürü ve Yemekler

    Abaza yemek kültürü ağırlıklı olarak et yemekleri ve hamur işleri üzerine kurulmuştur. Genel olarak çok özel sosları ve çeşit hayvansal ürünleriyle zengin bir mutfak kültürüne sahiptir.

    Sofra, insanların nezaket imtihanından geçtiği yerdir. Yemeği ağır yemek, lokmaları orta büyüklükte bulundurmak, kibarca almak, başı sofra üzerine çok eğmemek, lokma ağza yanaşmadan ağzı açmamak, bir lokmayı çiğneyip mideye indirmeden diğer lokmayı almamak, avurdu şişirmemek, sofra üzerine aksırmamak, ekmek ve börek gibi şeyleri ısırmamak, lokmayı el ile koparmak, az yemek, fakat kibarlık edeceğim diye aç kalmamak, "Zi ahe zefemishirer Femif" yani "hakkını yemeyen hamdır" tabiriyle kastettikleri duruma düşmemek, haddini aşıp kendine "psıç" yani manda ya da bir yemeğe lüzumundan fazla iştah gösterip "Hiç görmemiş" dedirtmemek, yemekleri medhetmek gibi inceliklere dikkat etmek gerekir.

    Coğrafya

    Sakarya iline 70 km, Kocaali ilçesine 7 km uzaklıktadır. Sakarya'nın Kocaali ilçesine bağlı olan Caferiye Köyü 41°4 enlem ile 30°57 boylamlarında yer alır.

    İklim

    Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir. Caferiye köyü kuzeyindeki Karadeniz'e sıfır olup doğusundaki Melen nehri ve batısındaki çam ormanlarıyla doğayla iç içedir. Ayrıca köy içlerinde ve çevresinde bulunan fındık ağaçları da bu doğal bütünlüğü tamamlamaktadır. Köy içlerindeki evler genellikle iki ya da üç katlı olup geniş bahçeleriyle hoş bir doğal bütünlük sergilemektedir.

    Nüfus

    Yıllara göre köy nüfus verileri

    2000 - 361
    1997 - 427

    Sahil şeridi ise daha çok köy halkı dışındaki yerli turistlerden olşmaktadır. Nüfusun 3/2'si büyük şehirlerde ve yurt dışında yaşamaktadır. Kışın nüfusun azaldığı köyde yazın şehirlerde ve yurt dışında yaşayanların gelmesiyle nüfus 2 katına çıkar. Yazın yerli ve yabancı turistlerin gelmesi de nüfusu arttıran etkenlerdendir.

    Ekonomi

    Başlıca geçim kaynağı fındık, küçük çapta hayvancılık da yapılmaktadır. Köydeki Abaza topluluğunun çoğunluğu hem kentli hem köylü. Büyük bölümünün İstanbul ve Adapazarı’nda farklı işleri var ancak köye deki evlerini ve yerlerini muhafaza edip hafta sonlarını ve yazlarını köyde geçirmekteler. Köy ile ilgili her türlü faaliyette köyde yaşayanlarla eşit hak ve sorumluluğa sahipler.

    Altyapı bilgileri

    Köyde, ilköğretim okulu vardır. ayrıca taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi var kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik, telefon ve internet bağlantısı vardır.


    Kaynak : Vikipedi, özgür ansiklopedi

    Kaynak : Yerel Net


    Köyünüze Ait Bilgi ve Resimleri Bu Konu Altında Paylaşabilirsiniz
     

Bu Sayfayı Paylaş