Burun Kanamaları Sebepleri

'Genel Sağlık' forumunda SeLeN tarafından 18 Ekim 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Burun Kanamaları Sebepleri konusu burun kanamaları sebebleri - Sinüzit belirtileri - kronik sinüzit



    Tekrarlayan burun kanamalarının nedeni ne olabilir?
    Burun kanamalarının bir çok nedeni vardır: Genel (bütün vücudu ilgilendiren) nedenler arasında yüksek tansiyon ve kanın pıhtılaşma bozukluğuna neden olan hastalıklar (kan, karaciğer, böbrek hastalıkları gibi) başta gelir. Buruna ait nedenler arasında ise iltihaplanmalar (nezle, sinüzit gibi), burun dokusunun travması (darbeler, burun karıştırma gibi) ve tümörler sayılabilir.

    Tekrarlayan burun kanamalarının da nedeni bunlardan biri olabilir. Bir sağlık kurumuna müracaat edilmesini gerektirecek derecede şiddetli burun kanaması geçiren ve tekrarlayan kanamaları olan bütün hastaların, kanama durduktan sonra ciddi bir neden olup olmadığının araştırılması için bir Kulak-Burun-Boğaz hastalıkları uzmanı tarafındanmuayene edilmesi gerekir.
    SİNÜZİT
    Sinüzit hangi belirtileri verir ve tedavisi nedir?
    Sinüzitin genel olarak iki şekli vardır. "Akut sinüzit" genellikle bir soğuk algınlığını takiben gelişen ve burun tıkanıklığı, yüzde burun çevresinde ağrı, ateş gibi alevli belirtiler veren bir durumdur. Akut sinüzit, 10-14 gün süreyle kullanılan antibiyotikler ve yardımci ilaçlar ile tedavi edilir. "Kronik (müzmin) sinüzit" ise geniz akıntısı, burun tıkanıklığı, yüzde dolgunluk hissi gibi silik şikayetlere neden olan ve genellikle ameliyatla tedavi gerektiren bir hastalıktır. Kronik sinüzit teshisinin doğrulanması, ameliyat gerekliliğinin belirlenmesi, gerekli ise nasıl bir ameliyat yapılmasi gerektiğinin ortaya konması için bir Kulak-Burun-Boğaz hastalıklari uzmanının görüşüne ihtiyaç vardır.
    Kronik sinüzitim olduğu söylenmişti. Birkaç defa sinüs röntgeni çektirdim ama sinüzit lehine bulgu yoktu. Teşhis için başka hangi incelemelerin yapılması gerekir?
    Standart sinüs röntgen filmleri, kronik sinuzitle ilgili teşhis ve tedavi kararlarının verilmesinde yaklaşık %40-50 yanılma olasılığına sahiptirler. Kronik sinüzit şikayetleri olan bir hastanın burun içinin endoskop adı verilen optik aletlerle muayene edilmesi ve bu muayenede elde edilen bulgulara göre gerekli görülürse bilgisayarlı tomografi ile sinüslerin detaylı olarak görüntülenerek tedavi kararının verilmesi gerekir.
    Kronik (müzmün) sinüzitim olduğu ve ameliyat olmam gerektiği söylendi. Ancak, ameliyattan sonra da sinüzitin tekrarladığını duyuyorum. Ameliyatla başarı şansı nedir?
    İlaç tedavilerine cevap vermeyen kronik sinüzitin tedavisi ameliyattır. Bir daha hastalanmamaları için yüz kemikleri içindeki boşluklar olan sinüslerin ameliyatla tamamen çıkartılması mümkün değildir. Ameliyatlardaki amaç, sinüslerin buruna açılan kanallarını genişletmek ve normal görev yapar hale getirmektir. Sağlıklı hale getirilseler bile sinüslerde tekrar hastalık oluşmayacağı garanti edilemez.

    Kronik sinüzit ameliyatlarının başarısız olduğuna dair yaygın kanı, geçmişte kullanılan ameliyat tekniklerinin günümüzde kullanılan tekniklere oranla daha düşük olan başarı şansına aittir. Özellikle son 15 yıl içindeki teknolojik gelişmeler, sinüs ameliyatlarının büyük bir kısmının burun içinden "endoskop" adı verilen optik aletlerin yardımıyla yapılmasını sağlamıştır. Endoskopik cerrahi adı verilen bu yöntem, kronik sinüzitlerde ortalama %80 başarı şansına sahiptir.
    Sinüzit için yıllardır çeşitli ilaçlar kullandım, fakat yararı olmadı. "Cırtlatan" isminde burun içine uygulanan bir bitki önerdiler; bunu kullandım ve yararını da gördüm. Şikayetlerim oldukça kullanabilir miyim?
    Bu bitki, halk arasında "acı kavun" veya "yabani kavun" isimleriyle de bilinmektedir. Burun içindeki dokular üzerinde kuvvetli bir büzme etkisi olduğu için halk arasında sinüzitte faydalı olarak bilinmektedir.

    Bu bitkinin kullanımı hakkında Türkiye'de çeşitli araştırmalar yapılmıştır; şiddetli allerjiye neden olabilecek maddeler içermesi, burun içinde ileri dereceli tahribat gelişen hastaların ve allerjiye bağlı ölümlerin görülmüş olması nedeniyle kullanılması bilimsel olarak sakıncalı bulunmuştur.
     

Bu Sayfayı Paylaş