Bursa İznik ilçesi

'Marmara Bölgesi' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 20 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Bursa İznik ilçesi konusu Bursa İznik ilçesi

    İznik, aynı adı taşıyan İznik Gölü kıyısında, il merkezine 86 km. uzaklıkta bulunan bir Bursa ilçesidir.


    İlçe 29-30' (Demirışık köyü batısı) ve 29-57' (Elmalı köyüdoğusu) doğu boylamları ile 40-21' (Hisardere tepesi) ve 40-37' (Ayvaşa dağı) kuzey enlemleri arasındadır. Rakımı 85m, yüz ölçümü 753 km2dir. İznik; Bursa'ya 77 km, İstanbul'a 210 km, Eskişehir'e 149 km uzaklıktadır.

    Bölgede ılıman Marmara iklimi görülür.

    Nüfus
    İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 44 770'dir. Bunun 20 169'si ilçe merkezinde, 24 601'i ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır.

    İlçe bağlısı olarak merkez hariç olmak üzere ilçe merkezine bağlı; 2 belde, 37 köy ve 7 mahalleden oluşmaktadır.

    Ekonomi Ağır sanayi yatırımlarının bulunmadığı İznik ovası, zeytin, üzüm, şeftali, kiraz, erik, armut, elma, ceviz, domates, taze fasulye, brokoli, brüksel lahanası üretiminde önemli bir potansiyele sahiptir. İznik’te üretimi yapılan tarımsal ürünler içinde zeytin, çiftçi ailelerinin %70 gibi önemli bir kısmının gelir kaynağı olarak birinci sırayı almaktadır. Yöreye has bir ürün Müşküle üzümü, ilçede halen yetiştirilmektedir.

    İlçenin doğası, arkeolojik ve tarihi kalıntıları ile gölün doğal kıyı şeridi piknik yapmaya elverişli geniş ağaçlık alanlarıyla turizme canlılık katar. Hacı Osman Köyü ve çevresinde yamaç paraşütü ve çim kayağı sporları için uygun alanların tespiti ile bu sporlara ilgi duyanlara ev sahipliği yapmaya başlamıştır.

    İznik gölünde tatlı su kereviti ve yayın, sazan, akbalık, gümüş gibi balık çeşitleri bulunur. Gümüş balığının tamamı ihraç edilir; diğer ürünler bölgede tüketilir.


    İznik Çinisi
    İznik 1890
    İznik Osmanlı devrinde,büyük çini merkezlerinden biridir.Osmanlı devrinden zamanımıza kadar gelen en eski çinileri 1391 tarihinde inşaatı tamamlanan İznik Yeşil Camii minaresinde görmek mümkündür. İznik'te 15.asrın ilk senelerinde başlayan çinicilik çok kısa bir zamanda büyük bir gelişme gösterdiğinden şehre "Çinili İznik" adı verilmiştir. 17.yy.da İznik'i gezen Evliya Çelebi, bu şehrin dokuz mahallesinde halkın çini ve çanak çömlek imal ederek geçimini sağladığını ve İznik'te 340 adet çini fırının bulunduğunu seyahatnamesinde dile getirmektedir. Osmanlı devrinde mimari eserlerin iç tezyinatında(süsleme) kullanılan çiniler 24x24 cm. ebadında ve 2-3 cm. kalınlığında tabakalar halinde yapılmıştır. Umumiyetle Selçuk çini tezyinatı Osmanlıların ilk devirlerinde bazı küçük değişikliklerle devam etmiştir. İstanbul Çini Köşk Müzesi mihrabında, Selçuklu hendesi ve yıldızlardan müteşekildir.İznik çinilerin de hendesi şekiller yerine zarif kıvrık dallar üzerine serpiştirilen Hatayi ve Rumi tezyinata önem verilmiştir.Bugün birçok mimari eserimizi süsleyen ve bazı Avrupa müzelerinin en mutena köşelerinde muhafaza edilen İznik çini ve seramiğinin yapılma işine 16.yy.büyük önem verilmiştir. Çinicilikteki bu inkişaf 16.asırda artan inşa faaliyetlerine sıkı sıkıya bağlıdır.16.asrın 1.yarısın da imal edilen çinilerde beyaz zemin üzerine çiçek motifleri,rumiler ve palmetler mavi, lacivert ve sarı renkte işlenmiştir. 16.yy'ın ikinci yarısından itibaren çinilerin renk ve motiflerinde kendini gösteren değişme neticesinde büyük bir zenginlik ve kalite yükselmesi görülür.Beyaz zemin üzerine natüralist çiçek ve yaprak, şakayık, lale, sümbül, karanfil,gül, erik ve nar çiçeği motifleri itina ile işlenmiştir. Sırlar parlak ve çok temizdir. 1557'den sonra ortaya çıkan mercan kırmızısı, çinilere ayrı bir güzellik vermektedir. Çiniler üzerinde kabartma şeklinde görülen domates veya mercan kırmızısının 17 yy. başlarında birden kaybolduğu görülür. Herhalde ustasının ölümü ile mercan kırmızısı sır olup gitmiştir 16. yy. İznik çinileri ile,Topkapı Sarayı harem dairesinde altın yol, 1557 yılında inşaatı tamamlanan Süleymaniye Camii'nin mihrabı, Rüstem Paşa Camii ve türbesi, Sokullu Mehmet Paşa Camii ile diğer bazı mimari eserler tezyin edilmiştir. Ayrıca bu yüzyıl çinilerinde çiçeklerden en fazla lale motifine yer verilmiştir. Rüstem Paşa Camii çinilerinde kırk bir çeşit lale motifinin bulunduğu tesbit edilmiştir. 17.yy. başlarında İznik çini sanatı ve tekniğinde bir duraklama görülür. Desenler bozulmaya renkler birbirine vurmaya başlar. Lale ve karanfil motiflerin de 16.yy. ikinci yarısında görülen mercan kırmızısı kaybolur. Yerine soluk bir kırmızı gelir. Bu yüzyılın çinilerinde zemin beyaz,yeşiller mavimsi ,firuze mavisi de yeşilimsi bir renk alır. 16.yüzyılda yapılan panolarda çiçek ve ağaçlar doğrudan doğruya yerden çıkmış gösterildiği halde,17.asırda artık vazoların içinden çıkarılmaya başlanır. Bununla beraber 17.yy.başlarında fevkalade güzel çiniler imal edilmiştir. Sultan Ahmed Camii, Revan ve Bağdat Köşkleri, Topkapı Sarayının sünnet odası kapısının iki yanı bu devir çinileriyle süslenmiştir. 17.yy sonlarında İznik çiniciliğinde başlayan gerileme, Osmanlı Devleti'nin duraklaması ile alakalıdır. Dahili ve harici huzursuzluklar ve harplerle yıpranan devlet,sulh ve sükun devrinde sanata gösterilen alakayı gösterememiştir. 16.asrın hummalı sanat faaliyetlerine bu devirde tesadüf edemiyoruz. Mimari faaliyetler parasızlık sebebiyle çok azalmış ve mimariyi kendisi ne bir tatbik sahası addeden İznik çiniciliği de böylece bozulmaya başlamıştır. İnşaatın durması ile sipariş alamayan çini imalathaneleri yavaş yavaş kapanmaya başlamış ve 1716 senesinde İznik'te çini faaliyeti tamamen sona ermiştir. 1719'da yapılan 3.Ahmet Kütüphanesi'nin Çini ihtiyacı boğaz içindeki Kara Mustafa Paşa Yalısı'nın çinileri sökülerek karşılanmıştır. 18.asırda III.Ahmet'in veziri Nevşehirli Damat İbrahim Paşa İznik'teki çini ustalarını toplayarak 1725 senesinde İstanbul' da Tekfur Sarayı'nda çini imalathanesi açarak çiniciliği tekrar ihya etmek istemiştir. Bu imalathanede İznik çinisi ayarında çini yapılamamıştır. Tekfur Sarayı çinilerinde, zemin kirli mavimtırak, motifler yeşil mavi, solgun kırmızı ve sarı renkte olup sırlar bozuktur. Kısa bir müddet sonra bu faaliyet de durmuş, ihtiyacı karşılamak için Viyana ve İtalya'dan çini ithal edilmiştir. Son yıllarda Prof. Dr.Oktay Aslanapa tarafından, İznik Çiniciliği ile ilgili bir takım araştırmalar yapılmış ve bu araştırmalar neticesinde bazı çini fırınları bulunmuştur. Günümüzde bu araştırmalar zaman zaman devam etmektedir. İlgili bakanlıkların yetersiz bir bütçe sunmasından dolayı bu çalışmalar yetersiz kalmaktadır. Son yıllarda İlçede yapılan kazılar ve atölye çalışmalarıyla birlikte İznik Çiniciliğinde bir hareketlilik gözlenmektedir. Bu hareketlilik İlçede faaliyet gösteren çini atölyelerini umut verici çalışmalarıyla da kendini göstermektedir.Günümüzde İznik'te çinicilikte en büyük eksikliğimiz alt yapı konusundadır. İznik çinisinin renkleri ve desenleri orjinal olarak kullanılmakta fakat birçok atölyede Kütahya alt yapısı kullanılmaktadır. Yapılan karolarda ise orjinal olmasa da günümüz teknolojisi ile aslına en yakın alt yapı kullanılabilmektedir. İznik çinisinin yeniden doğuşu bu alt yapı eksikliğinin giderilmesi ile olacaktır.


    Tarihi binalar
    Ayasofya Kilisesi (İznik)
    İznik Kilisesi (İznik)
    Zoimesis Tes Theotokos (İznik)
    Aziz Tryphonos Kilisesi (İznik)
    Sarı Saltuk türbesi (İznik)
    Yeşil Cami (İznik)
    Nilüfer Hatun İmarethanesi/ İznik Müzesi

    Camiler
    • Ayasofya Camii (Haigha Sophia Kilisesi-İznik)

    • Eşrefzade Camii (İznik)

    • Mahmut Çelebi Camii (İznik)

    • Yeşil Cami (İznik)

    . Şeyh Kudbettin Camii(İznik)


    Okullar
    Alpaslan İlköğretim Okulu (İznik)
    Cumhuriyet İlköğretim Okulu (İznik)
    Kılıncaslan İlköğretim Okulu (İznik)
    Kadir Koyutürk İlköğretim Okulu (İznik)
    Selçuk İlköğretim Okulu (İznik)
    SELÇUK İLKÖĞRETİM OKULU

    Okulumuz adını, Selçukluların atası olan Selçuk Bey' den almıştır.Selçuk Bey Oğuzların Kınık Boyundan Dukak'ın oğludur.960 yıllarında yönetimindeki oymaklarla birlikte, Orta Asya' dan göç ederek,Seyhun Irmağı' nın aşağı çığırında ki Cend şehrine yerleşmiştir.Burada yönetimini daha da güçlendirerek, Buhara ve Semerkant'ı eline geçirmiştir.999 yılında Gaznelilerin denetimindeki Horasan' a yerleşmiştir.1009 yılında da ölmüştür.
    Öldüğünde, torunları olan Çağrı ve Tuğrul Beylere miras bırakılan beylik, düzenli devlet biçimine dönüştürülmüştür.Çağrı ve Turgut Beyler kurdukları bu devlete dedelerinin adını vererek Büyük Selçuklu Devleti demişlerdir.
    İlçemizde 1964 yılında 3. olarak hizmete sunulan bu ilkokula SELÇUK İLKOKULU adı verilmiştir.Daha önce hizmete girmiş olan Kılıcaslan ve Alpaslan İlkokulları birer Selçuklu Beyi adı olması nedeniyle, okulumuza da bir Selçuklu Beyi adı verilmiştir.
    Okulumuz eğitim ve öğretime 02 Mart 1964 ' de başlamıştır.İlk müdürlüğünü Tahsin ÖZBAY yapmıştır.İlk açıldığında tek katlı olan ve 1999 depreminde zarar görüp yıktırılan bina hizmete girmiştir.İlk müdür Tahsin ÖZBAY' dan başlıyarak, 1970 yılına kadar, okul müdürlüğü yapmış olan Mithat ARAS ve Abdullah DOĞANCI aynı zamanda, İlköğretim Müdürlüğünü de yürütmüşlerdir.Daha sonra Nuri BALTACI,Mustafa SAYDAN, Mehmet GÖK ve Mustafa BİLİCİ Ergün BALABAN'ın okul müdürlüğünü yürütmüşlerdir. İsmet ERTÜRK’ÜN okul müdürlüğü halen devam etmektedir. (2005)
    Okulumuz Cumhuriyetin ilanından üç yıl sonra şimdiki Kılıcaslan İ.O. (O zaman merkez ilkokulu)açılmıştır.İznik’in ihtiyacını o zamanlar bu okul karşilayabiliyordu.Ardından ihtiyaç duyulunca Alpaslan İ.O. Eğitim ve ögretime açılmıştır.Bu iki okul İznik’in ihtiyacını belli bir süre karşiladı.Nüfus artışı olunca 1963 yılında yeni bir okul planlandı.Selçuk İlkokulu 02.03.1964 yılında 6 derslikle eğitim ve ögretime başladı.İlköğretim Müdürlüğü de bir süre okulumuzda hizmet verdi.Okulumuza Selçuk adının verilmesiyle bulunduğu mahalle ve sokağın adının da Selçuk olarak değişmesini sağlamıştır. Okulumuz bina ve dersliklerinin yetersiz kalmasıyla 1993 yılında 3 katlı yeni bir bina yapılmış, okulumuzun adı da Selçuk İlköğretim Okulu olarak değiştirilmiştir.Böylelikle okulumuz 8 derslik ve konferans salonuna kavuşmuştur. İdare odaları da bu bu yeni binaya taşindı. 17 Ağustos 1999 depreminde eski bina zarar görünce yıkım kararı alındı.eni bina yapılırken inşaat çukurunda tarihi hamam kalıntısının bulunması inşaatı geciktirdi.Ama 16.09.2001 tarihinde 3 katlı bu yeni bina hizmete girdi.İdare odaları bu binaya taşindı.

    Okulun arsası 2,5 dönümdür.1 dönümü binaların kapladığı bahçenin çevre duvarı ve ağaçlandırma çalışmAları öğretmenlerin,öğrencilerin ve halkın katkıları ile gerçekleştirilmiştir.
    Şehit Sedat Pelit Lisesi (İznik)
    İmam Hatip Lisesi (İznik)
    Çok Programlı Lise (İznik)
    Anadolu Lisesi (İznik)
    Endüstri Meslek ve Teknik Meslek Lisesi (İznik)
    İznik Uludağ Üniversitesi(İznik)
    Süleyman Paşa Medresesi
     

Bu Sayfayı Paylaş