Bunlar Şarapti

'İslami Kıssalar & Hikayeler' forumunda princess_28 tarafından 20 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Bunlar Şarapti konusu Kâdı Yâkûb şöyle anlatır:

    Birgün Şam'da bir mescidin kenarındaydım. Orada bir köprü vardı. Hava çok sıcaktı. Abdullah el-Yuneynî, abdest almak için dereye indi. O sırada bir nasrânî, şarap yüklü katırı ile köprüden geçiyordu. Katır bir ara ürktü ve yük yere yıkıldı. Çevrede başka kimse yoktu. Abdullah el-Yuneynî, yukarı çıkıp bana;
    "Yükü yüklemeye yardım et!" dedi.

    Nasrânîye yardım ettim ve yükü katıra yükledik. Nasrânî, oradan uzaklaşıp gitti. Kendi kendime; "Bu zât böyle yapmamı niye istedi?" diye düşündüm. Sonra nasrânîyi tâkib ettim. Nasrânî, katırıyla şarap satan bir dükkânın önüne geldi. Katırdaki yükü indirip açtı. Hepsi sirke olmuştu.
    Şarap satıcısı;
    "Yazıklar olsun sana! Senden şarap getirmeni istedim. Bunlar sirke!" dedi.

    Nasrânî hayretten dona kalmıştı. Şaşkınlığından ağlamağa başladı ve;
    "Bunlar şaraptı. Fakat neden sirke oldu sebebini anladım!" diyerek hemen katırını bir yere bağladı. Doğru Abdullah bin Abdülazîz hazretlerinin dergâhına koştu. Huzûruna girer girmez: "Eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlühü." diyerek müslüman oldu ve artık huzûrundan ayrılmayıp talebeleri arasına girdi.
     

Bu Sayfayı Paylaş