Bugün "Dünya Diyabet Günü"

'Genel Sağlık' forumunda Siraç tarafından 14 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Bugün "Dünya Diyabet Günü" konusu
    Bugün "Dünya Diyabet Günü"

    1921 yılında insülini bularak milyonlarca hastanın tedavisini mümkün kılan Fredrick Bantig'in doğum yıldönümü anısına, her yıl 14 Kasım'da Dünya Diyabet Günü kutlanıyor.
    [​IMG]



    Gün kutlamaları, diyabet görülme sıklığının tüm dünyada giderek artması üzerine, Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) ile Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 1991 yılında başlatıldı.

    Dünya Diyabet Günü dolayısıyla tüm dünyada 160'ın üzerinde ülkede düzenlenen etkinliklerde, milyonlarca insan hastalık konusunda bilinçlendiriliyor.

    Birleşmiş Milletler’e bağlı bir örgüt olan Dünya Sağlık Örgütü’nün son verilerine göre, dünyada 250 milyondan fazla kişi diyabetle yaşıyor. Hastalıkla etkin olarak mücadele edilmezse bir nesil sonra bu sayının 380 milyona yükseleceği tahmin ediliyor.

    Dikkat diyabet kör edebilir

    Damarlarda hasara yol açan diyabet hastalığı ilk olarak etkilerini göz ve böbreklerde gösteriyor. Sık idrara çıkma, halsizlik gibi pek çok şikayetin yanı sıra görme sorunları hastalığın karakteristik belirtileri arasında bulunuyor.

    ‘Diyabetik retinopati’ olarak adlandırılan şeker hastalığına bağlı göz rahatsızlığı, erken teşhis ve zamanında tedavi edilmezse körlüğe veya kalıcı hasarlara neden olabilir.

    Bu nedenle uzmanlar diyabet tanısı konan hastaların kapsamlı bir göz muayenesinden geçmelerinin de şart olduğunu vurguluyor.

    Dünya Göz Hastanesi doktorlarından Op. Dr. Füsun Uzunoğlu, kendilerine gelen bazı hastalarının şeker hastalıklarını göz muayenesi sırasında öğrendiklerini söylüyor.

    “Şeker hastalığının göz arkasında yarattığı hasarların belirginliği hastanın şeker hastası olduğunu bize gösterebiliyor” diyen Uzunoğlu, görme sorunu yaşayan şeker hastalarının diyabet tedavisi ile birlikte 6 ayda bir düzenli olarak göz muayenesi yaptırmaları gerektiğinin de altını çiziyor.

    İç hastalıkları uzmanı tarafından diabet tanısı konulan hastanın en geç 6 ayda bir düzenli retina (göz dibi, ağ tabaka) muayenelerini yaptırmaları, retina tutulumunun erken anlaşılmasını ve tedavilere ‘göz görürken’ başlanmasını sağlayacaktır.

    Erken tedavi ile başarı oranı yüzde 95

    Diyabet hastasında kaybedilen görme geri gelmediği için körlük, ancak erken müdahale ile önlenebiliyor.

    Retinada, kanama, damarlardan sızıntı, damar tıkanıklıkları, ödem (doku içinde sıvı birikmesi) ve daha ileri safhalarda kanamaya meyilli kılcal damarlar ve yaygın bantlar, çekintiler, hatta yırtıklar gibi çok sayıda ilerleyen bozukluk oluşmakta, erken tanı ve tedavi ile bu süreçte başarı oranı yüzde 95’lere çıkabiliyor.

    Yalnız, şeker hastalığının devam ettiği dikkate alınmalı ve bu nedenle gözdeki hastalığın da ilerleyeceği ve yeni tedavilerin ve incelemelerin gerekeceğinin unutulmaması gerekiyor.

    O andaki süreç bitmiş bile olsa, hasta 3 ayda bir görülmek ve ayrıntılı incelemeler gerek görüldüğünde tekrarlanmak durumundadır. Aksi takdirde, oluşabilecek yeni bozukluklar görmeyi düşürebiliyor.

    Şeker hastalığı temelde kılcal damarları tutan bir hastalık olduğu için, gözün durumunu yalnız göz dibi muayenesiyle değil, standart olarak FFA ( fluorescein anjiografi) ve OCT ( retina tomografisi) ile değerlendirmek ve tedavilerimizi ona göre planlamak durumundayız. Başka testlere de gerek duyulabilir. Bu testler, sonucu değerlendirebilmek için her gerektiğinde yeniden yapılabilir.

    Görme kaybının telafisi yok!


    Tedavideki en önemli uygulama, argon lazer uygulamasıdır. Bu tedavi, bir kaç seans sürebilir. Bazı kez çok şiddetli ve kanamaya meyilli durumlarda, ani görme kaybı ve tedaviye dirençli glokomu (göz tansiyonu) önlemek için, retinanın tamamına lazer yapılması gerekebilir.

    Bu tedavi bitmeden oluşabilecek kanamaları önlemek için, göz içine kılcal damarların gerilemesini sağlayan ilaçlar verilebilir. Lazer tedavisi, sonuçlarını ancak bir kaç ay sonra gösterir ve bu arada hasta görme alanındaki daralmadan, 1-2 sıra görme azalmasından, göz önündeki noktalardan söz edebilir.

    Bunlar, tedavi yapılmadığında oluşacak körlük ile karşılaştırıldığında, çok önemsiz yakınmalardır. Diyabette en önemli amacımız, görmeyi aynı seviyede tutabilmektir, asla ‘daha iyi görme’ garantisi verilemez.

    Diyabetli hastalar, bir çok kez, ayrıntıları dikkate almadıkları ve yüksek beklentiler içinde oldukları için, yararlı olmadığı düşüncesiyle tedaviyi yarıda kesmekte, geçen süre içinde görme kaybı arttığı için çareyi başka merkezlere başvurmakta bulmaktadırlar.

    Tedavi ile görmenin artmayacağı, tedavi yapılmış bile olsa 3 ayda bir tekrar muayene gerektiği unutulmamalıdır.

    Şeker hastalığı, diyabet uzmanı-göz doktoru- bilinçli hasta üçgeninde, başa çıkılabilir bir hastalık olarak görülebilir.​

     

Bu Sayfayı Paylaş