"Bu krize daha güçlü yakalanamazdık"

'Ekonomi Ve Borsa' forumunda NeslisH tarafından 6 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    "Bu krize daha güçlü yakalanamazdık" konusu BALIKESİR (İHA) - Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonomik krizin Türkiye'ye yansımalarıyla ilgili olarak, "Türkiye böyle bir krize bundan daha güçlü yakalanmazdı. Büyüme bir miktar yavaşlayabilir. İnsana yatırıma, alt yapıya yatırıma devam edeceğiz" dedi.

    Balıkesir Sanayi Odası'nın (BSO) düzenlediği geleneksel ödül töreni için Balıkesir'e gelen Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, yaptığı konuşmada dünyada yaşanan küresel ekonomik krizi ve Türkiye açısından sonucunun ne olabileceğini değerlendirdi. Bakan Şimşek, aralarında Türkiye'nin de yer alacağı ve devlet bakanı olarak Türkiye'yi kendisinin temsil edeceği Brezilya'da yapılacak olan G 20 (Gelişmiş 20 ülke) toplantısında küresel ekonomik krizin ele alınacağını, buradan önemli kararlar çıkacağını kaydetti.

    Amerika'da konut kredisiyle başlayan ve kısa sürede ekonomik krize dönüştükten sonra dünyayı etkisi altına alan ekonomik krizi genel ve Türkiye açısından değerlendiren Bakan Şimşek, "Dünya gerçekten çok önemli bir kriz ile karşı karşıya. Küresel kriz. Bu sorunun Türkiye'ye yansıması da söz konusu olacaktır, çünkü biz de dünyanın bir parçasıyız. Amerika'nın reel faizlerine baktığımızda 11 Eylül'den sonra son 40 yılın en düşük reel faizlerini Amerika yaşadı. Amerika'daki krizin başlangıcı konut kredileri oldu, sonra ekonomik krize dönüştü ve dünyaya yansıdı. Finans kuruluşları ile konut sahipleri arasındaki saadet zinciri kırıldı. Şimdi tüm dünyada, başta Amerika olmak üzere kredi koşulları giderek zorlaştı" diye konuştu.

    "TÜRKİYE'DE HEM BANKALARIN, HEM HANE HALKININ DURUMU DAHA İYİ"
    "Bankacılık sektörüne baktığımız zaman, Türkiye böyle bir krize bundan daha güçlü yakalanamazdı" diyen Bakan Şimşek şunları söyledi:
    "Milli gelirimizin dörtte birini harcayarak bankalarımızın sermaye yapısını güçlendirdik. Bizim bankaların sermaye yapısı son derece güçlü. Dünya bankaları yüzde 8'lik sermaye oranını tutturamıyor, bizde ise bu yüzde 18. Bankalara çekirdek işleyişleriyle ilgili olmayan varlıklarını sattırdık, öz sermayeleri yükseldi. Biz halimizden genelde çok şikayet ederiz, ancak hane halkının toplam borcunun milli gelire oranı yüzde 10 civarında. Aynı oran Amerika'da çok daha ciddi, harcanabilir hane halkı gelir oranı yüzde 140. Türkiye'de hem bankaların hali daha iyi, hem hane halkının durumu daha iyi. Dünya milli gelirinin üçte biri Amerika'nındır. Amerikan tüketicisi dünyanın yüzde 21'ine bedeldir, bu çok önemli, büyük bir rakam. Amerikan tüketicisinin başına ne geldi, borsa yüzde 40 değer kaybetti. Konutların değeri 4 trilyon dolar düştü. Toplamda 12 trilyon dolar bir kaybı var. Türk hane halkının borç oranı son derece düşük. Hangi ülke grubuyla karşılaştırırsanız karşılaştırın. Bunlar bizim için avantajdır. Banka ve hane halkı açısından dünya ülkelerine göre nisbi oranda daha iyi durumdayız. Peki reel sektör? Özel sektör genellikle büyümek için borç alır, yaklaşık 86 milyar dolarlık döviz varlığı var, açık 81 milyar dolar. Bunu hemen ödemek zorunda değil, 2011 sonrası borçlanma vadesi 69 milyar dolar."

    "TÜRKİYE'DE KAMU SEKTÖRÜ EVİNİ DÜZENE SOKTU"

    Kamu sektöründe önceden büyük açıklar olduğunu bugün bu açıkların küçüldüğünü belirten Şimşek, "Kriz yoktur demek istemiyorum. 1990-2000 yılı arasında devletin net borçlanma ihtiyacı yüzde 7 idi. Son 2-3 yıldır eksi veya sıfır, yani borçları azaltmaya başlamışız. Faiz dışı fazla da 90'lı yıllarda aynı, son birkaç yıldır bu da ciddi şekilde düşmeye başlamış. Türkiye'de kamu sektörü hakikaten evini düzene soktu diyebiliriz. Milli gelirin 15 lirasını faiz olarak verirken, bugün bu rakam 6'ya düştü. Tabii ki borç artıyor. 2002 yılında Türkiye'nin toplam borcu 257 milyar YTL faizlerin yüksek olduğu dönem. 2006'da zirveyi buldu. 2007'de faize rağmen düştü" şeklinde konuştu.

    "Türkiye bu krizde bağışık değil, dış ticaret ve finansman kanadıyla kriz Türkiye'yi etkileyecek" diyen Şimşek şunları kaydetti:
    "Ama diyoruz ki, bankacılık sektörü sağlam, hane halkının durumu son derece iyi. Devletin de durumu iyi. Özel sektörün durumu da piyasalar açıldığında çok kısa sürede iyileşecek. Türkiye'de vergi oranları çok yüksek denilir, aslında dolaylı vergiler yüksek. Ama Türkiye'nin aldığı toplam vergilerin milli gelire oranı yüzde 20'dir, çünkü büyük bir kayıt dışı var. Bu da bizim için ciddi bir sorundur. Gelir ve kar üzerinden alınan toplam vergilerin milli gelire oranı yüzde 6.4'tür. Halbuki AB ortalaması
    yaklaşık yüzde 13.4'tür. Bizi biraz daha iyi gösteren göstergelerden biri de rezervlerdir. Aslında Türkiye geçmişe göre çok daha az kırılgan ama bağışık değil. Eğer dünya kendi aldığı önlemlerle bir noktaya getirirse bize de etkisi sınırlı olur. Bankalara dedik ki bu sene kar ettiniz, o karı hissedarlara dağıtmayacaksınız, sermayenize ekleyeceksiniz dedik. Bilançolarını düşük tuttular. Bunun vatandaşa maliyeti yok, ama önemli bir önlem alınmış oldu. Başka, bankalara merkez bankası olarak dedik ki, döviz fazlasını açığını bize getirin dedik, aldık. Dengeyi sağladık. Piyasada oluşabilecek bir krize tedbir almış olduk. Bono tahvillerini alıp 15-20 milyon YTL'lik kaynak verdik. Devlet olarak hep beraber bu krizin etkilerini sırtlamak istedik. Şu kesim şöyle, bu kesim böyle düşüncesi doğru bir yaklaşım değildir."

    Dış ticaret hacminin bu yıl 350 milyar dolar ya da daha fazla olabileceğini belirten Şimşek, "Türkiye dünyanın en gelişmiş 20 ekonomisinden biri. Bizim bu sene dünyadan aldığımız turist sayısı 27 milyonu aştı. Türkiye'de nüfusun yüzde 28'i 15 yaşın altında, bu nüfus tasarruf edemiyor. Böylesi tasarruflarımız az olunca maalesef dışarıya ihtiyacımız oluyor. Büyüyeceğimiz, genişleyeceğimiz zaman dış tasarrufa ihtiyacımız oluyor. Cari açık gelecek sene azalacak. Çünkü, petrol fiyatları düşüyor. Gelecek sene hem enflasyon geçici olarak yükseldikten sonra düşecek, hem cari açık düşecek. Bizim için büyüme çok önemli, reformlara devam edeceğiz. Özel sektörümüz ve bankalarımızla beraber bu işi götüreceğiz. Biz şunu söylüyoruz, Türkiye'de insana yatırıma, alt yapıya yatırıma devam edeceğiz. Enerjide reformu yaptık, kaynak çeşitliliğine gideceğiz, en büyük dar boğazımız bu" ifadelerini kullandı.

    "DÜNYADA HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK"

    BSO Başkanı ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Rona Yırcalı ise, her şeye rağmen umutlarının ve desteklerinin devam ettiğini kaydetti. Yırcalı, "Zorlu bir yılı geride bırakırken belirsizlik, ekonomik sıkıntı ve zorluk getireceği şimdiden görülen yeni bir yıla doğru yüzümüzü çevirdik. Amerika seçimleri neticelendi. Demokrat Parti adayı Barack Obama kazandı. Bir dış politika bildirgesinde kendisi, 'Türkiye ile stratejik ortaklığı onarmalıyız' demişti. Bunun yanında seçim sırasında Ermeni ve
    Rum lobilerine de yakınlık gösterdiğini hepimiz biliyoruz. Biz, DEİK olarak bu konuda Türkiye'nin lobi faaliyetlerini devamlı olarak yapmaya devam ediyoruz. Biliyoruz ki, Amerika'nın yeni idarecileri önlerinde enerji, Rusya, Irak, İran dosyalarını bulacaklar. Unutmayalım ki, bu dosyalar Türkiye sayfası olmadan açılamaz. Bu konular Türkiye'nin dahili olmadan halledilemez" dedi.

    Yırcalı, şiddetini gittikçe artıran dünyadaki ekonomik krizin işleri iyice zora soktuğunu söyledi. Bugün dünyada adeta bir ekonomik tsunami yaşandığını kaydeden Yırcalı, "Şimdiye kadar ülkemizde siyasi istikrar üzerine kurulmuş gelişmekte olan bir ekonomik tablo vardı. Ama, bugün durum değişti. 2007 yılının ikinci yarısından bu yana süregelen bazı siyasi ve ekonomik zorluklar üst üste binmeye başladı. Bu yıl içinde başlayan ve gittikçe şiddetini artıran dünya ekonomik krizi bizim işimizi iyice
    zorlaştırdı. Bugün bütün dünya adeta bir ekonomik tsunamiye uğramıştır. Tamiri ve telafisi yakın gelecekte mümkün olamayacak gibi görünüyor. Artık yeni bir ekonomik düzen gerekiyor. Dünyada hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Sayın Bakanım, sizin de dediğiniz gibi, cephanemiz sınırlı. Çar çur etmeyelim. Ama, bir kısmını da kullanma zamanı gelmedi mi?" dedi.

    Konuşmaların ardından BSO'ya üye olan vergi şampiyonları ödüllendirildi. Gelir ve Kurumlar Vergisi'nde altın madalya almaya hak kazanan Rona Yırcalı ve yönetim kurulu başkanı olduğu BEST A.Ş. adına altın madalya ve belgesini Yırcal'ya Devlet Bakanı Mehmet Şimşek tarafında verildi.
    Salih Tozan Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen törene, Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Vali Selahattin Hatipoğlu, Milletvekili İsmail Özgün, Ergün Aydoğan, Belediye Başkanı Sabri Uğur, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Gökçınar, BAÜ Rektörü Prof. Dr. Şerif Saylan, Balıkesir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Yavuz ile çok sayıda işadamı ve bürokrat katıldı.

    Bakan Şimşek, akşam saatlerinde sona eren törenin ardından Balıkesir'den ayrıldı.
     

Bu Sayfayı Paylaş