Bu Üniversitesi'nin Gözü Yükseklerde

'Üniversiteler' forumunda Dine tarafından 30 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Bu Üniversitesi'nin Gözü Yükseklerde konusu Bu Üniversitesi'nin Gözü Yükseklerde

    Akdeniz Üniversitesi yeni bölümler kuruyor...

    Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Fen Edebiyat Fakültesi bünyesinde Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Bölümü kurulması yolundaki çalışmalar son aşamasına gelirken, üniversite, uzaya uydu ve ardından da mekik göndermeyi hedefleri arasına koydu.


    Organ nakli ve teknokentindeki nanoteknolojik çalışmalarıyla adından sık sık söz ettiren Akdeniz Üniversitesi, Rektör Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe'nin girişimleriyle uzay alanında da çalışmalar yapmak üzere kolları sıvadı. Fen Edebiyat Fakültesi bünyesinde Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Bölümü kurulması için çalışmalara başlayan üniversite, çalışmaların başına da, doktorasını NASA'da yapan ve bir süre önce kadroları arasına kattığı Yrd. Doç. Dr. Mustafa Helvacı'yı getirdi.
    Üniversitenin uzay alanında çalışma yaparak bir anlamda kabuk değiştirmesini isteyen Rektör Kurtcephe, Üniversitelerarası Kurul'un 3 Şubattaki toplantısında, AÜ bünyesinde Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Bölümünün kuruluşu konusunun karara bağlanacağını bildirdi.
    -''TÜRKİYE, BÜYÜK GÜÇ OLMA İDEALİYLE HAREKET ETMELİ''-
    Kurtcephe, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'yi bilim araçları vasıtasıyla daha güçlü hale getirmek ve ülkenin, uzayın sunduğu tüm imkanlardan faydalanmasını sağlamak istediklerini söyledi.
    Türkiye'nin ''büyük güç olma'' idealiyle hareket etmesi gerektiğine inandığını ifade eden Rektör Kurtcephe, ''Bugün bizden beklenen rol, büyük güç olmak ama bu sözle olmuyor. Bunun içini doldurmamız gerekiyor. Bu çağda da uzayda olmayan hiçbir devletin büyük güç olamayacağı fikrini taşıyorum'' dedi.
    Uzayın sunduğu fırsatların askeri, ekonomik ve kültürel bakımdan toplumların hayatını olumlu ya da olumsuz etkilediğine işaret eden Prof. Dr. Kurtcephe, şöyle devam etti:
    ''Şu ana kadar Türkiye uzayla ilgili ciddi bir program yürütebilmiş değil. Fransa'ya yaptırdığımız, uzayda bizim adımızla temsil edilen üç uydumuz var. Dördüncüsünü İstanbul Üniversitesi Uzay Bilimleri Bölümü kendisi yaptı, Hindistan'dan uzaya fırlattılar. Bir başka varlığımız yok. Bunun biri Türk patentli, diğerleri Fransızların yaptığı uydulardan oluşuyor.
    Diyoruz ki; uzayla ilgili çalışmaların en iyi yapılabileceği yerlerden birisi Antalya. Sadece Türkiye'de değil, dünyada en iyi gözlemlerin yapılabildiği bir yer burası.
    Bu alanda çalışan insanlar özel insanlar. Herkesin kendi bünyesinde görmek istediği insanlar. Biz Akdeniz Üniversitesini bu çalışmaları yapabilecek her türlü altyapıya sahip bir üniversite olarak görüyoruz.''
    -ÖNCE UYDU, SONRA MEKİK-
    Bölümün kuruluşunun ardından en kısa sürede altyapıyı hazırlayacaklarını belirten Kurtcephe, ''Nihai amacımız, kendi yaptığı araçlarla uzayda adından söz ettiren, kendi çıkarlarını koruyan, rakipleriyle arasındaki rekabette öne çıkan bir Türkiye yaratmak. Eğer biz Türkiye'yi uzayda bu olanaklara sahip bir devlet haline getirirsek, Türkiye'yi kimse tutamaz, Türkiye gerçek anlamda büyük bir güce dönüşür'' dedi.
    Kurtcephe, bölümün hizmet vermesi için yeni bir binaya ihtiyaç duyulduğunu, kuruluş işlemlerinin tamamlanmasının ardından binanın da hizmete gireceğini dile getirdi.
    Bölümün ilk hedefinin, uzaya uydu göndermek olduğunu vurgulayan Kurtcephe, ''Ama biz sadece uyduyla yetinmek niyetinde değiliz. Nasıl gelişmiş ülkeler uzaya mekikler gönderiyorlarsa, dileğimiz en kısa süre içinde Akdeniz Üniversitesinde yapılacak Türk mekiğiyle uzaya ulaşmak. Bilimsel araştırmaları orada yürütmek'' diye konuştu.
    Üniversitede bilimsel alandaki bu çalışmaların ardından, ''Akdeniz Üniversitesinde neler oluyor?'' sorularına muhatap olduğunu anlatan Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe, üniversitenin kabuk değiştirdiğini, yeni bir çehreye büründüğünü ifade etti.
    -''BİR BİLİM YILDIZI DOĞUYOR''-
    Prof. Dr. Kurtcephe, bu çalışmalarda Birleşmiş Milletler Uzay Seksiyonu'nun başında bulunan profesör Peter Willmore'un da danışmanlığına başvurduklarını anlattı.
    Willmore'un Antalya'ya geldiğini ve burada incelemelerde bulunduğunu belirten Kurtcephe, kendisine, bugüne kadar yaptıkları çalışmaları anlattıklarını ve bilim adamından bölümün kuruluşunda yapılması gerekenler konusunda bilgi aldıklarını dile getirdi. Prof. Dr. Kurtcephe, Willmore'un ziyaretinin ardından, ''Burada bir bilim yıldızı doğuyor, bu yıldızı hep beraber parlatmamız gerekiyor'' dediğine de dikkati çekti.
    Üniversitenin uzay çalışmalarının sadece bölümle sınırlı kalmayacağına işaret eden Kurtcephe, ayrıca TÜBİTAK ve Birleşmiş Milletler ile görüşerek, Dünya 2010 Uzay Konferansı'nın Antalya'da yapılmasının da kararlaştırıldığını bildirdi.
    -AÜ BEYİN AVINA ÇIKTI-
    Çalışmalara ABD'deki Ohio State Üniversitesi Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ali Hayrani Öz'ün de destek verdiğine dikkati çeken Rektör Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe, Öz'ün Akdeniz Üniversitesi ile çalışma konusundaki kararını kendileriyle paylaştığını aktardı.
    Bu alanda çalışacak akademisyenlerin isimlerinden oluşan bir liste hazırladıklarını anlatan Kurtcephe, bu girişimlerin olumlu sonuçlar vermeye başladığını, Akdeniz Üniversitesine davet edilmesi kararlaştırılan 9 öğretim üyesinden Mustafa Helvacı'nın bu teklifi kabul ederek Antalya'da çalışmalarına başladığını, 8'inin de Antalya'ya gelme sözü verdiğini bildirdi.
    Akdeniz Üniversitesinin araştırmacı üniversite kimliğiyle öne çıkmasını, üretilen bilginin tozlu raflara kaldırılması yanlışına ise düşmemeye çalıştıklarını anlatan Kurtcephe, sözlerini şöyle tamamladı:
    ''Bu bilgiler teknolojiye dönüşmeli. Üniversiteler sektörle bir araya gelip, seri üretim metoduyla ürünleri ortaya çıkarmalı. Bu ürünler bize dünya pazarlarında pay, rant sağlamalı. Bunu yapabilecek altyapıya Türk insanının fazlasıyla sahip olduğunu görüyorum. Artık biz 1950'lerin, 70'lerin ülkesi değiliz. Bizim yetişmiş pek çok insanımız var. Tek sorun istihdam. O beyinleri çalışabilecekleri uygun ortamlara kavuşturmak görevi de bize düşüyor.''
     

Bu Sayfayı Paylaş