Brezilya - Brezilya'nın Coğrafyası,İklimi,Nufusu ve Tarihi Hakkında Bilgi

'Ülkeler Coğrafyası' forumunda Siraç tarafından 1 Temmuz 2009 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Brezilya - Brezilya'nın Coğrafyası,İklimi,Nufusu ve Tarihi Hakkında Bilgi konusu Brezilya
    Temel Britannica
    Hemen hemen Avrupa kıtası bü*yüklüğünde olan, dünyanın beşinci büyük ül*kesi Brezilya Güney Amerika'nın yaklaşık ya*rısını kaplar. Büyük bir bölümü ekvatorun güneyinde yer alan ülke, Ekvador ve Şili dı*şında, tüm öbür Güney Amerika ülkeleriyle komşudur. Uzun kıyı şeridi güneyde Atlas Okyanusu'na doğru kıvrılır. Kuzey Brezilya'ya kuşbakışı bakıldığında, Amazon ormanları dışında hemen hemen hiçbir şey görülmez. Ülkenin iç kesimlerinde bugün bile keşfedil*memiş bölgeler vardır ve buralarda ilkel kabi*leler yaşar. Brezilyalıların büyük çoğunluğu ise kıyı şeridinde yer alan modern kentlerde yaşamaktadır.
    Brezilya Siyasi Harita


    [​IMG]


    Yüzölçümü: 8.511.965 km2
    Nüfus: 141.302.000 (1987).
    Yönetim: Bağımsız cumhuriyet
    Başkent: Brasilia
    Coğrafi Özellikler: Brezilya Latin Amerika ülkeleri*nin en büyüğüdür. Amazon, Parana, Paraguay ve Sâo Francisco gibi büyük ırmakları vardır. Güneyde*ki Iguaçu Çavlanları ülkenin en ünlü doğal güzellikle*ri arasındadır.
    Dış ülkelere satılan önemli ürünler: Kahve, ham pamuk, soyafasulyesi, kakao, demir cevheri, manganez, kereste, şeker, tütün, elektrikli aletler, motorlu araçlar ve yedek parçalar, ayakkabı, doku*ma ve petrokimya ürünleri.
    Önemli Kentler: Rio de Janeiro, Sâo Paulo, Brasilia, Salvador, Belo Horizonte, Manaus.
    Eğitim: 7-15 yaş arası zorunludur. Okuma ve yazma oranı gittikçe yükselmektedir.
    Bu geniş ülkede büyük iklim değişiklikleri görülür. Amazon vadisinde dünyanın en geniş tropik yağmur ormanları vardır. Bu bölgede ve kuzey kıyı şeri*dinde nemli tropik iklim egemendir. Hava sıcaklığı ortalama 26°C'dir. Ülkenin yarısın*dan fazlasını kaplayan güneydeki büyük yay*lada gündüzler sıcak, geceler genellikle serin geçer. Atlas Okyanusu kıyılarına doğru bu yayladan sonra yükselen dağların ötesinde, gene çok sıcak ve nemli bir iklimin egemen olduğu verimli ovalar kıyı boyunca dar bir şerit oluşturur. Rio de Janeiro'nun güneyinde iklim biraz serinler.
    Ülkenin üçte birinden daha küçük bir yüzölçümü olmasına karşın toplam nüfusun yüzde 70'ini barındıran güneydeki yaylalarla kıyı bölgeleri Brezilya'nın can damarıdır. Önemli kentlerin çoğu, kara ve demiryolları, sanayi merkezleri bu bölgede yoğunlaşmıştır.

    Tarih
    Amerika'nın keşfinden sonra, İspanya ile Portekiz yeni keşfedilen topraklan paylaştı*lar. Dünya haritası üstünde boydan boya çizi*len bir çizginin doğusu Portekiz'in, geri kalanı ise İspanya'nın oldu. Güney Amerika'nın bu çizginin doğusunda kalan bölümü bugünkü Brezilya'nın kapladığı topraklardı. Bu payla*şımdan sonra Portekizliler bu bölgeye yerleş*tiler.
    1500'de Pedro Âlvares Cabral adında Por*tekizli bir kaptan Güney Afrika yoluyla Doğu
    Hint Adaları'na gitmek amacıyla yelken açtı. Ama iyice batıya açılarak, gideceği yönden çok uzaklaştı ve karşısına Güney Amerika anakarası çıktı. Cabral buralara Portekiz kralı adına el koydu ve Terra da Santa Cruz (Kutsal Haç Topraklan) adını verdi. Sonralan, kırmızı boya yapımında kullanılan kırmızı pau-brasil ağacının yetişmesi nedeniyle adı Brezil*ya olarak değiştirildi. 1501'de Brezilya kıyıla*rını dolaşan Amerigo Vespucci'den sonra, bölgede umulduğu gibi altın bulunmayışı bir süre için ilginin azalmasına yol açtı.
    Portekizliler 1533'e kadar Brezilya'yı tam olarak sömürgeleştirmediler. Daha sonra kra*la yakın kişilere toprak verilerek yeni yerle*şim bölgeleri kuruldu ve doğrudan Portekiz kralına bağlı bir genel valilik oluşturuldu. Za*manla Brezilya büyük bir şeker, altın ve el*mas üreticisi oldu. Bu arada Portekizliler ba*tıda And Dağları'na, güneyde Rio de la Plata' ya, kuzeyde Amazon bölgesine kadar yayıl*dılar.
    Avrupa'da 1804-15 yılları arasındaki Na*polyon Savaşları döneminde Fransızlar Por*tekiz'i işgal edince, Portekiz veliahtı Brezilya' ya sığındı. Kral ailesi İngiliz savaş gemileri eşliğinde 1808'de Rio de Janeiro'ya çıktı. Rio de Janeiro artık Portekiz'in başkenti Lizbon' un yerini almıştı. Napolyon'un 1815'teki ye*nilgisinden sonra bu bölge tıpkı Portekiz gibi bir krallık oldu ve Brezilya ile Portekiz eşit konumda iki ülke sayıldı. Kral, oğlu Dom Ped-ro'yu Brezilya'da bırakarak 1821'de Portekiz' e döndü. Bu arada Portekizliler ile Brezilya*lılar arasında sürtüşmeler artmış, Brezilya'yı yeniden sömürgeleştirme eğilimi belirmişti. Buna karşı çıkan Dom Pedro 7 Eylül 1822'de Brezilya'nın bağımsızlığını ilan ederek impa*ratorluk tacını giydi. Portekiz Brezilya'nın bağımsızlığını 1825'te tanıdı. Böylece, Güney Amerika'nın İspanyolca konuşulan ülkelerin*den farklı olarak, Brezilya bağımsızlığını kansız bir yolla elde etmiş oldu.
    Kısa süre sonra ülkede iç karışıklıklar arttı; Arjantin ile Brezilya arasında savaş çıktı. Savaştan sonra, 1831'de kral tahtını beş ya*şındaki oğluna bırakarak çekildi. Çocuk kral 15 yaşındayken II. Dom Pedro adıyla resmen tahta çıkıncaya kadar karışıklıklar sürdü. II. Pedro halkı ve ülkesiyle yakından ilgilenen akıllı ve bilgili bir yöneticiydi. Yak*laşık yarım yüzyıl süren yönetimi sırasında başlıca toplumsal ve ekonomik sorunları çöz*meye çalıştı. 1831'de köle ticareti kaldırıldı. Köleliğin bütünüyle ortadan kaldırılması ise ancak 1888'de oldu. Ne var ki, köleliğin kaldı*rılması üzerine toprak sahipleri arasında te*dirginlik ve hoşnutsuzluk arttı. Ordu ile kili*senin de kraldan desteğini çekmesi üzerine, 1889'da II. Dom Pedro babası gibi tahttan çe*kilmek zorunda kaldı. Pedro'nun Avrupa'ya sürgüne gönderilmesiyle, imparatorluk döne*mi sona erdi. Bu kez Brezilyalılar ülkelerin*de cumhuriyet ilan ettiler.
    Çağdaş Brezilya'da halkın temsilcilerinden oluşan bir meclis ile her eyaletin temsilcilerin*den oluşan bir senato vardır. Cumhurbaşkanı altı yıllık süre için seçilir.
    Cumhuriyetin kurulduğu 19. yüzyıl sonla*rından bu yana Brezilya yönetiminde ordu ağırlığını hep duyurdu ve 1930'a kadar orduda bazı başarısız ayaklanma girişimleri oldu. 1930'da gerçekleştirilen bir askeri darbeden sonra başa getirilen Getülio Vargas ülkeyi 1930'dan 1945'e kadar yönetti. Demokrasiyi tümüyle ortadan kaldıran yeni bir anayasayı yürürlüğe koydu. Sonunda bir askeri darbe ile diktatörlüğüne son verildi.
    1946'da yeni bir anayasa kabul edildi. 1950'de bu kez seçimle devlet başkanı olan Vargas, 1954'te bir grup subayın baskısıyla devlet başkanlığından uzaklaştırıldı. Bundan sonraki 10 yılda hızlı bir ekonomik gelişme hedeflenerek, bağımsız bir dış siyaset yürütül*meye çalışıldı. Ne var ki, ordu 1964'te ülke yönetimini yeniden ele geçirdi. 1970'lerin so*nuna doğru sivillerin yönetimde daha fazla söz sahibi olabilmesi için bazı reformlar yapıl*dı ve 1984'te sivil bir başkan seçildi.
    1970'lerin ortalarında petrol fiyatlarının hızla yükselmesi Brezilya ekonomisini olum*suz yönde etkiledi. Petrol giderlerini kısmak için, ülkede üretilen motorlu araçlarda yakıt olarak kullanılmak üzere şekerkamışından alkol üretimine başlandı. Tarım ve sanayi ala*nındaki gelişmelere karşın, bugün Brezilya'da enflasyon ve dış borçlar başta olmak üzere birçok ekonomik sorun vardır.
    19. yüzyılda kurulduğundan beri sık sık askeri darbelere ve askeri yönetimlere sahne olan Brezilya'da Ocak 1985'te yapılan seçimleri kazanan muhalefetin adayı Tancredo de Almeida Neves daha göreve başlayamadan Ni*san 1985'te öldü. Bu nedenle sivil yönetimin ilk devlet başkanlığı görevini Neves'in yardımcısı Jose Sarney üstlendi. Sarney yönetimi ülke ekonomisini düzeltmek üzere bir önlem*ler paketini uygulamaya koydu. Önceliği eko*nomik büyüme ile sosyal adalete veren ve enf*lasyonu önlemeyi amaçlayan bu program başa*rılı olmadı. 1986'da yapılan Ulusal Kongre se*çimlerini iktidar partisi kazandıysa da, ekono*mik bunalım yönetimi güç durumda bıraktı.
    Ekim 1988'de yeni anayasa kabul edildi. Kasım 1989'da yapılan başkanlık seçimlerini Fernando Collor de Mello kazandı. De Mello Mart 1990'da görevi devraldıktan sonra, Col*lor Planı olarak anılan yeni ekonomik önlem*ler paketini uygulamaya koydu. Ama bu plan da hayat pahalılığını önleyemediği gibi, eko*nomik durgunluğun şiddetlenmesine de yol açtı. Bunun üzerine Collor II olarak bilinen yeni bir plan uygulamaya kondu. Parlamento*dan ve iş çevrelerinden yeterli desteği bula*mayan bu plan da başarısız oldu. Ülke içinde yaşanan bu sıkıntılara karşın, dünyanın en borçlu ülkelerinden biri olan Brezilya'ya, dış borçlarını ödemede bazı kolaylıklar sağlandı.
    Ekonomik planların başarısızlığına Collor' un aile bireylerinin adlarının yolsuzluğa ka*rışması eklenince, başkanın saygınlığı sarsıldı. Başkana karşı muhalefet giderek yükseldi. Parlamentoda oluşturulan soruşturma komi*tesi Collor'u, rüşvet almaya göz yummak, nü*fuzu kötüye kullanmaya sessiz kalmak gibi pasif yolsuzluklarla suçladı. 26 Ağustos 1992'de yüz binlerce kişi sokaklara dökülerek başkanın istifasını istedi. 28 Ağustos'ta soruş*turma komitesinin suçlu bulması üzerine, Collor'a görevden el çektirildi.

    Yabanıl Yaşam ve Bitki Örtüsü
    Brezilya'da çok çeşitli kuşlar, böcekler ve küçük memeliler yaşar. 30 binden fazla türü olan kelebeklerden bazılarının kanatları 22 santimetreye ulaşır. Büyük Amazon vadisi yabanıl yaşam açısından çok zengindir. Bura*da maymunlar, kızıl geyikler, tapirler, jaguar*lar, pumalar, oselolar, tembelhayvanlar, ka-rıncayiyenler ve armadillolar yaşar. Kuş türle*ri arasında parlak tüylü papağanlara, bu bölgeye özgü bir papağan türü olan aralara ve kolibrilere sıkça rastlanır.
    Yalnızca Amazon Irmağı'nda, aralarında et yiyen piranalar da olmak üzere, yaklaşık 2.000 balık türünün yaşadığı saptanmıştır. Atlas Okyanusu kıyılarında ise köpekbalığı, kılıçbalığı, yengeç, karides, İstakoz ve hamsi avlanır.
    Amazon Nehri

    [​IMG]

    Amazon havzası da dünyanın en zengin bitki örtüsüne sahiptir. Yaprak dökmeyen tropik ağaçların oluşturduğu yağmur orman*ları, salkım salkım begonyalar ve orkidelerin yanı sıra, yer yer göz alıcı kırmızı, turuncu, sarı ve pembe çiçekler tüm toprak yüzeyini kaplar.
    Ülkenin üçte ikisi ormanlıktır. Bu orman*larda çok değişik ağaç türleri vardır. Kereste elde etmek amacıyla kullanılan çeşitli ağaçlar, kinin ilacının elde edildiği kınakına ağacı ve bir tür böcek ilacı üretiminde kullanılan timbo ağacı bunlardan bazılarıdır.
    Başka ağaç ve çalılardan fındık, yağ, balmumu ve tıpta kullanılan birçok ilacın hammaddesi elde edilir. Güney Amerikalı-lar'ın çay yapmakta kullandıkları yerba mate hem yabanıl yetişen, hem de özel yetiştirilen bir bitkidir. Kuzeydeki Para eyaletinde üreti*len kauçuk ise çok niteliklidir.

    Ekonomi
    19. yüzyıl sonları ile 20. yüzyıl başlarında Brezilya'nın dış ülkelere sattığı en önemli ürün kauçuktu. Belem'den Uzakdoğu'ya to*hum ***ürülerek oradaki ekim alanlarında yüksek verimli kauçuk elde edilmesi Brezilya kauçuk sanayisine çok zarar verdi. Ayrıca, birçok ülkenin yapay kauçuk üretmeye başla*ması Brezilya'da kauçuk üretimini geriletti.
    Brezilya kahve üretiminde dünyanın en önde gelen ülkesidir. Dış ülkelere satılan öbür ürünler arasında soyafasulyesi, pamuk, kakao, kereste, demir cevheri, manganez ve tütün sayılabilir.
    Ülkenin küçük bir bölümünde ekim yapıl*masına karşın, Brezilya dünyanın önde gelen tarım ülkelerinden biridir. Halkın üçte biri geçimini tarım ve çiftlik hayvanlarından sağ*lar. Böylesine büyük bir ülkede her tür tarım ürünü çok büyük çapta üretilir. Güneydeki çiftliklerde kahve ve pamuk yetiştirilir. Geniş otlaklarda ise sığır, domuz ve koyun sürüleri beslenir. Güneyde yetiştirilen ürünler arasın*da soyafasulyesi, mısır ve buğdayı da sayabili*riz. Şeker ve pamuk hem güneyde, hem de kuzeyde üretilir. Bu yörenin temel besini fasulye ile manyoktur. Kuzeyde ve doğuda yetiştirilen ürünler pipo tütünü, vanilya, ka*kao, portakal, muz ve çeşitli meyvelerdir. Pirinç kıyılardaki ovalarda yetiştirilir. Bre*zilya'nın kuzeydoğusunda ve güney ucunda da sığır otlakları bulunmaktadır.
    Brezilya maden açısından oldukça zengin*dir. Doğu ve kuzeydeki demir yatakları dünyadaki toplam demir cevherinin hemen hemen üçte birini oluşturur. Ayrıca, Amazon Irmağı'nın denize döküldüğü bölgenin yakı*nında da önemli ölçüde manganez bulunmak*tadır. Kömür ve petrol yeterli değilse de, boksit, krom, tungsten, kalay, bakır, nikel, kurşun, çinko, asbest, mika ve saatçilikte kullanılan kuvars yatakları zengindir.
    Brezilya'da altın, platin, gümüş, elmas, topaz ve başka bazı değerli taşlar da çıkarılır. Elmas işletmeleri ise 200 yıldan beri çalışmaktadır.
    Pik demir ve çelik üretimini de içeren, ****l sanayisinin yanında, sınırsız su gücün*den elde edilen elektrikle başka sanayi kolları da hızla gelişmektedir. Bugün, ülkede günlük yaşamda kullanılan birçok araç gereç çoğun*lukla güneydoğudaki Sâo Paulo, Rio de Jane-iro ve Belo Horizonte çevresindeki fabrika*larda üretilmektedir. Brezilya'da öbür Latin Amerika ülkelerinin hepsinden daha çok sayı*da fabrika vardır. Bu fabrikaların başlıca ürünleri karayolu taşıtları, gemi, uçak, mobil*ya, giyim eşyası, radyo, televizyon, çimento, ayakkabı ve deri eşyalardır. Ülkede büyük ölçüde hammadde üretilmekle birlikte, kö*mürle petrol ve fabrikalarla çiftliklerin dona*nımı için gerekli makineler dışarıdan satın alınır. Dışarıdan alınan öbür ürünler arasında bazı ****ller, kimyasal maddeler, gübre ve buğday vardır.
    Ulaşım her zaman Brezilya'nın en büyük sorunlarından biri olmuştur. Güney ve kuzey bölgeleri dışındaki bölgelerde dağlar yüzün*den kıyıdan iç bölgelere ulaşmak çok zordur. Bu nedenle, büyük bir bölümü kıyılarda bulunan demiryollarından çok karayolları önem kazanmıştır. Özellikle Amazon orman*larına ve iç bölgelere havayolu ile ulaşılmakta ve kentler arasında düzenli uçak seferleri yapılmaktadır.
    Dünyanın en büyük ırmaklarından Ama*zon ve Parana sayısız kollarıyla ülkenin dört bir yanına uzanır. Amazon Irmağı'nın ana kolu büyük ölçüde ulaşıma elverişlidir. Para*na, Paraguay ve Rio de la Plata ise kısa yolculuklar dışında ulaşıma elverişli değildir. Ülkenin hidroelektrik enerji üretiminin bü*yük bölümü Parana Irmağı üzerindeki baraj*lardan sağlanır. Bu ırmakla*rın, kollarıyla birlikte toplam uzunluğu 43 bin kilometreyi bulur.

    Toplum ve Kültür
    Brezilya'yı keşfedip sömürgeleştiren Porte*kizliler, ülkeye dillerinin yanı sıra sanat ve bilimlerini de ***ürdüler. Brezilya, Amerika kıtasında dili Portekizce olan tek ülkedir. Ülkeye ilk gelenler Güney Amerika Yerlileri' ni köleleştirerek çiftliklerde ve madenlerde çalıştırdılar. Yerli nüfusun sömürü koşulların*da hızla azalması üzerine, Portekizliler 16. yüzyılda Afrika'dan gemilerle binlerce Si*yah köle getirdiler. İlk zamanlar ülkeye çok az sayıda Portekizli kadın geldiği için, er*kekler Yerli ya da Siyah kadınlarla evlendi*ler.
    Sömürge döneminde Brezilya'ya yalnız Portekizliler geldi, 1822'de bağımsızlığını ka*zanınca başka ülkelerden de göç başladı. Brezilya'ya yerleşen beyazlar arasında İtal*yanlar, Almanlar, İspanyollar, Polonyalılar, hatta Japonlar vardı. Günümüzde nüfusun yarısı beyaz, beşte ikisi mulatto da denen beyaz-Siyah karışımı ile mestizo denen beyaz-Yerli karışımıdır. Çok azalan Yerli nüfus Amazon bölgesinin erişilmez kesimlerinde yaşar. Siyah nüfus arasında ölüm oranının yüksekliğine karşılık, beyaz nüfus artmakta*dır. Halkın hemen tümü Katolik'tir. Ne var ki, Yerlilerin ve Siyahların bir bölümü eski dinsel inançlarını sürdürmektedir.
    15 yaşın üzerinde okuma yazma oranı yüzde 79,3'tür (1985). Özellikle kentlerde temel eğitim giderek yaygınlaşmaktadır. Bre*zilya'da 65 üniversite ve 700 kadar yükseköğ*renim kurumu vardır.
    Brezilya'nın geniş ormanları yer yer kesile*rek yeni yollar ve kentler için alanlar açılmış*tır. Bir zamanlar el değmemiş olan bölgelere doğru bir yayılma vardır. Eskiden çok sayıda insanın yakalandığı sıtma, sarıhumma ve veba türünden hastalıkların büyük ölçüde önüne geçildiyse de, beslenme bozuklukları ve bula*şıcı hastalıklar bugün de önemli sorunlar ara*sındadır. Brezilya'da sağlık hizmetleri yaygın değildir. İnsanlar bu hizmetlerden gelir dü*zeylerine göre yararlanmaktadır. Brezilya'da, yüksek doğum ve ölüm oranı nedeniyle nüfu*sun yarısından fazlası 18 yaşın altındadır.
    Brezilya'nın zengin bir edebiyat ve sanat geçmişi vardır. En ünlü heykeltıraşlarından, sakat olarak doğan Aleijadinho (1738–1814) ellerini kullanamamasına ve kör olmasına karşın, aletleri bileklerine bağlayarak heykel, iç süsleme ve mimarlık alanlarında çok sayıda ürün vermiştir. Brezilya'da. 19. ve 20. yüzyıl*lar boyunca birçok değerli yazar, şair ve res*sam yetişti. Afrika ve Yerli müziklerinden esinlenen ünlü besteci Heitor Villa-Lobos, 19. yüzyılda yaşamış olan Joaquim Maria Machado de Assis, 20. yüzyıl yazarları Gilberto de Mello Freyre ve Jorge Amado ile çağdaş ressamlardan Candido Portinari bun*lar arasındadır. Samba gibi Brezilya dansları Brezilya müziğinin dünyada yaygınlaşmasını sağlamıştır. Rio de Janeiro, her yıl düzenle*nen ve Rio Karnavalı olarak bilinen şenliğiyle ünlüdür.
    Rio Karnavalı
     

Bu Sayfayı Paylaş