Bozoğlak Köyü Baskil Elazığ

'Elazığ Tanıtımı' forumunda DeMSaL tarafından 16 Mart 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Bozoğlak Köyü Baskil Elazığ konusu bozoğlak köyü bilgileri - bozoğlak köyü tanıtım - bozoğlak köyü resimleri



    Bozoğlak, Elazığ ilinin Baskil ilçesine bağlı bir köydür.

    Tarihçe

    Köy sakinleri köyleri için eski dönemde Dıhi Mezın ismini de kullanmışlardır. Bu deyim büyük köy anlamına gelmektedir. Köye ayrıca Berete'de denilmiştir. Berete Oymak anlamına gelmektedir.

    Bozoğlak köyü; ilk tunç çağına uzanan yerleşim izlerine rastlanmıştır. Köyün tarihi bütünlüğü genel anlamda Fırat havzası Suyatağı yerleşkesi ve Bozoğlak köyü "maltê" yerleşkesiyle birlikte değerlendirilmelidir.Karakaya baraj çalışmaları sırasında çıkan kalıntılar, özellikle Fırat havzasına birçok kavimlerin yerleştiğini göstermektedir. Elde edilen bilgilere göre Hititler burada uzun süreli hakimiyet kurmuşlardır. Daha sonra Asur ve Makedon istilası başlamıştır. En son Romalılar ve Bizanslılar hakim olmuşlardır.

    Bozoğlak köyü ve çevresinde İslamiyet’in hakimiyeti ilk olarak Sasaniler döneminde başlar. Daha sonra, Selçukluların Anadolu’yu ele geçirmesiyle Baskil ve yöresi uzun yıllar Artuklu Beyliğinin egemenliği altında kalmıştır. Yavuz Sultan Selim’in 1514 yılında düzenlediği doğu seferi sırasında Osmanlı İmparatorluğuna bağlanmıştır.

    Köy coğrafi olarak tarihsel bağlamda Malatya ili geçmişiyle bağlantılıdır. Özellikle Osmanlı imparatorluğunun 1514 yılındaki fethine kadar Bölge doğu ve batının sınır bölgesi olarak kalmıştır.Bu ayrışım çizgisini doğal olarak fırat nehri oluşturmuştur. Köy ve civarı kültürel değişimini en çok Selçuklu hükümdarlığı zamanında yaşamıştır. Bu değişime önderlik yapan Selçuklu hükümdarı tarafında bölgeye yerleştirilen Şehy Hasan ve himayesindeki obalardır. Timurun anadoluya girmesine yardımcı olan Akkoyunlular karşılığında Malatya yı aldılar. (1402) Köy en çokta bu Akkoyunlular devleti zamanında nüfus hareketi yaşamıştır. Akkoyunluların batı sınırı olan bölge İran ve Diyarbakır civarlarından getirilen nüfusça konumlandırılmıştır. Köy halkı bir çok savaşa katılarak kahramanlıklar göstermiştir. Akkoyunluların iktidarının yıkılmasında sonra Şah ismail Bu bölgeye hakim olmuş ve İmamı Caferi mezhebi üzerine kurulu Alevi İslam düşüncesini pekiştirmiştir. Bölgenin ilk müslüman oluşuyla 1700 lü yıların sonuna kadar tümüyle nüfus olarak İmamı Cafer mezhebi Alevi İslam inancı hakimiyetindeydi. 1514 yılında Yavuz Sultan Selim han ile Şah İsmail arasındaki Çaldıran savaşından sonra bölgenin Osmanlı topraklarına katılmasıyla devlet politikası olarak İslamiyetin bir mezhebi olan sünülük benimsenmiştir. Köy nüfus olarak büyük ve coğrafya açısında devletin fazla gözüne ilişmediğinden Alevi İslam inancını devam ettirmiş ve bu günlere gelmiştir.

    Köy; Türkiye Cumhuriyeti kurulana kadar Keban ve Harput’a bağlı bir köy olarak yönetilmiştir. 1950 yılına kadar Muşar bucağına bağlı bir köy iken daha sonradan Aydınlar bucağına bağlanmıştır

    Yerleşim yerlerinin adlarının değiştirilmesi hakındaki kanunun 1950 yılında uygulanmasıyla Bozoğlak Köyü adını almıştır. Köy yakın zamana kadar merkez Berete köyü ve ona bağlı mezraları; Bayrik, Közük, HaciHasan ve Matar uşağı köyleri yerleşim yerlerinden oluşmaktaydı.Köy halkı Müslüman Alevi kökenli itibarlı zengin kabilelerden oluşmaktadır..Şu an merkez Bozoğlak köyü ve ona bağlı Mataruşağı köyü ile birlikte muhtarlık (Tüzel kişilik) oluşturmaktadır.

    Eski dönemde, Berete köyü ve civarında; Adaf, Kale, ŞıhHasan, Emirhan gibi anaç köyler vardır. Diğer yerleşim yerleri birer ikişer hane mezralardır. Köyün geçmişi ören yerleri ve ona bağlı mezar yerleri ve arazinin karış, karış isimlendirilmesinden yola çıkarsak, çok eskilere dayanmaktadır.

    ( İran'dan 550 yıl önce göç edip Akkoyunlu devletinde yerleşmişlerdir. Bir çok kanlı savaşlara aslanca katılıp çarpışmışlardır) Bu bilgi 02.11.2009 tarihinde eklenmiştir.. Doğruluğu köy halkınca ve söylencelerde rastlanmamıştır. Bilgi sahibi lütfen tartışma sayfasına bilgi kaynağını aktarsın..
    Ören Yerleri

    Eski ören yerlerinden tarihi öneme sahip köyün doğusundaki; Ğuresan (Eyüpler köyünün üst kısmı), güney batıdaki Gaşkıne (Zaynanların bademlerinin içi ve üstü) güney batıdaki Ğör (Közük köyünün eski köy çeşmesinin yanı), batıdaki Kâlke (Bayrik köyünün eski su kaynağının üstündeki tepelik) ve Kuzey batıdaki aşağı Malte'dir. Bu ören yerlerinin tarihi, milattan öncedir. Bu ören yerlerindeki kalıntılar ve emareler araştırması yapılmış ülkemizce bilinen tarihi yerlerle kıyaslanırsa M.Ö. 3000 yıllarına kadar gidebilir. Bu ören yerlerinin hala kalıntıları mevcuttur. Malte'de yaşayan halkın çok eski tarihlerden beri yöreye hakim olup, idare ettikleridir. Söylenceye göre bura halkının çoğunluğu Malatya'ya göç edip orada yerleştikleridir. Köyün nüfusu ile Eskimalatya halkı arasında akrabalık bağları hala mevcuttur.
    Söylenceler

    Büyüklerimiz anlatırlardı: -Yakın köylerden KALE de önemli bir tutsağın olduğudur. (Büyük ihtimalle bu tutsak Selçuklu Türk Hükümdarı İzeddin Keykavus'un kardeşi Alaeddin Keykubat'tır. Muşar Kalesinde Alevi Türk önderi Seyh Hasan tarafından hapsedilmektedir. (1204-1212) ) Bu bilgi dahi köyün 800 yıllık geçmişini göstermektedir. Köylünün bir kısmı bu değerli tutsağa nöbet tutarlarmış.

    Yine Köy büyüklerimizin anlatığına göre, Fırat havzasının Elazığ ve Malatya tarafının çoğu köylerine Berete'den göç edilmiştir. Bunlardan; Arguvan ilçesi Ambarcık küyündeki Ateş Soyadını taşıyan aileler köyümüzden gitmelerdir. Köyümüzde Şappeyler kabilesi olarak bilinmektedir. Fırat kıyısı köylerinden İmik Köyü (İmikan) ilk Berete'den göç eden üç, dört aileden oluşmuştur. Akçadağın Berete köyü de köyümüzden göç edenlerce kurulmuştur.
    Osmanlı imparatorluğu dönemi [değiştir]

    Yine XVI YY Malatya kazası 1516-1560 Dr.Göknur Gögebakan kitabında Berete'de 1520'de ve 1530'da 35 hane, 10 kabile, ve bir düşkün bakıma muhtaç ihtiyar, 1560'da 66 hane, 21 kabile olduğu belirtilmektedir. Köy geçmişi genelikle hayvancılıkla uğraşmaktadır. Köyde 1530'da 800, 1560'da 5000 civarı koyun bulunduğu belirtilmektedir.

    1914-1915 Sarıkamış'ta Rus birliklerine karşı savaşan kahraman doğu cephesi askerlerimiz içerisinde 87 Bereteli köylü askerde bulunmaktaydı. Savaşın sonunda asker Bereteli köylülerden 84 şehit ve 3 gazi kalmıştır. Bu dönemde güney cephesinde asker Bereteli köylülerden 4 asker şehit düşmüştür.[1]
    Vergi

    Osmanlı dönemi Malatya kazasına bağlı iken köyden toplanan vergilerin bir kısmı padihşah hassı, geri kalanıda Eskimalatya'daki Zaviye Hatun hayratına ayrılırdı. Vergiler köy ağası tarafından toplanır ilgili yere ulaştırılırdı. Köy Ağalığı 1930 dan sonra hükmünü yetirmiştir. Geçmişte bu köy ağalarının en renkli siması Reyhan ağadır. ( 1750-1810 ) Ata biner Köy, köy dolaşıp düzen sağlarmış. Aksiliklerde kırbacı en büyük mahkemeymiş.
    Demoğrafi

    Köy Müslüman Alevi inancını taşıyan nüfustan oluşmaktadır. Geçmişinde Kürtçe konuşulsa dahi inanç ve gelenek görenek dili Türkçedir. Köy bu özelliğiyle örnek teşkil etmektedir.Köy tarihinde; cinayet, hırsızlık, hak gaspı, namus meselesi gibi vakalar görülmemiştir. Bu geçmişinden dolayı devlet kurumları tarafında civar köylere örnek olarak gösterilmektedir.

    1970 yıllarında 60 hane 360-400 civarında olan köy nüfusu, 2007 yılı döneminde 10 hane 30-35 civarı insan yaşamaktadır.
    Kabileler

    Eski dönemde; Guzaran, Şığbirinan, Hassiyan, Pullan, Puffan, Zaynan, Badıyan, Omman, Çırtinan, Karazge gibi kabileler vardı. 1560 yılında 21 kabile olan köy nüfusu 1900 yıllardan sonra 10 kabileye düşmüştür. Bunda şunu anlamaktayız. Civar köylere göç, savaşla birlikte bazı ailelerin soy sürememesi ve erkek cocuğu olmadığından yaşayamayan aileler. Erkek çocuğu olmayıpta yok olan ailelerden Karazge ve Çırtinan aileleri örnek verilebilir.

    Cumhurriyet dönemi soyadı kanunuyla birlikte bu kabileler; Aşan, Örk, Seçgin, Selçik, Berktaş, Öztürk, Kasul, Özkan, Sekendur, Örgev, Sanır, Sara, Örnek, Selçuk, Kezer, Ökke, Oyur soy isimlerini almışlardır. Köyde şehire göç 1970 yılarında başlamıştır. Nüfusun büyük çoğunluğu Malatya iline, geriye kalanıda Adana, Mersin, İzmir,İstanbul gibi sanayiisi gelişmiş illere göç etmişlerdir. Avrupada yaşayan bir kaç ailede mevcuttur.

    Köyümüzde okuma yazma oranı % 90 ların üzerindedir. Şehir hayatına intibaa etmiş mesleklerini oluşturmuşlardır. Ekonomik olarak büyük çoğunluk orta sınıfa yakın refah düzeyindedir.
    Kültür

    Köyde okuma yazma oranı yüksektir. Köyde ilköğretim okulu 1950 yılında ilk eğitim, öğretim faaliyetine başlamıştır. Bu dönemde köy halkı kız ve erkek çocuk ayrımı gözetmeksizin okuma seferberliğine büyük bir arzuyla katkıda bulunmuşlardır. Köy okulu öğretmenliğne atanan ideali ve azmi yüksek öğretmenler sayesinde, kısa zamanda övgüye değer öğrenim dönemleri gerçekleşmiştir.Okuma, yazmaya bağlı olarak çeşitli illerde bu köyden nüfusa ve kamu görevlilerine rastlamak mümkündür.

    Elazığ ve Malatya ilinin müşterek kültürünü yansıtan köyde başlıca Halkoyunları Delilo, Halay, Bervâri ve Üç ayak halk oyunları oynanmaktadır. Geleneksel törenlerde oynanan oyunlar Simsimi, Güreş ve Tura'dır. Cirit'te köyümüzde zevkle oynanan oyunlardandı. Bu oyun 1940'lardan sonra güncelliğini yetirmiştir.

    Yemekler, bulgur ve sebze ağırlıklıdır. Ekmek sacda kışlık ve yazlık yufkalar şeklinde pişirilir. Özellikle Kümbe, İçli köfte, Sırrın, Mahir köfte ve Arpa kavurgası meşhurdur. Kümbe meşe odununun köz ateşiyle taş ocakta pişirilir. Mükkemel bir tadı vardır.

    Evlilikler aile onayı ve görücü usulüyle olmaktadır. Kına Gecesi, kapı tutma, kardeş payı, gelin yolu kesme düğünlerdeki bahşiş gelenekeleridir. Yakınlık ve dostlukla sıcaklık oluşturan kivrelik, hediyeleşme ve dayanışma doğurmaktdır.

    Köylüler ilkbaharda nisan ayının gelmesiyle birlikte; köyümüzde bulunan YATIR Şehit Mezarı-ziyaret yerlerini 15 günde bir CUMA günleri ziyaret etmektedirler. Yatır yerleri 8 adettir. Bunlar; Sahabeler (Sıvva), SehyHasan, Şehyİbrahim, Kaçkıgâzi (Sarıkız), Ağırbaba (Gırane) ve üç kardeşler olarak bilinen Ğuflubaba (Ğufulbaba), Tatlı (Ğaşke), Üçağaç (Sedarık)'tır.

    Bu ziyaretler esnasında köylüler dualar etmekte, dilekler dilemektedir. Bu ziyaret esnasında herkes kendince evinde hazırlayıp getirdiği lokmasını, topluluk içerisindeki yaşlı kadına teslim ederek harmanlaştırmaktadır. Harmanlaşan bu lokmalar duvası yapıldıktan sonra ihtiyar kadın tarafından eşit şekilde dağıtılr.

    Kış mevsiminde Abdal Musa Lokması olrak bilinen ocak ve şubat aylarında düzenlenen ve tüm köylülerin katkıda bulunmasıyla oluşan bir yemek düzenlenir. Bu lokmada duası okunduktan sonra eşit şekilde herkese dağıtılır. Tüm bu oluşumlar köylünün sosyalleşmesi, varsa küskünlüklerin ortadan kaldırılıp hoşgürülü olmasını sağlamaktır.

    Kabile yapılanmasına rağmen köyde hoşgörü hakimdir. Berdel, başlık geleneği kalkmıştır.
    Coğrafya

    Elazığ iline 78 km, Baskil ilçesine 40 km uzaklıktadır. Malatya iline 40 km dir. Yalnız Malatya iline geçişte Karakaya baraj gölünü gemilerle geçmek diye bir güçlük vardır. Malatya ya geçiş feribotla olmaktadır. Feribotla geçilen uzaklık 8 km dir. Bu mesafe 25 dakikada geçilmektedir.

    Köy; kuzeyinde sıradağ, güneyinde sıradağ, doğusunda kuzey ve güney dağlarının birleşmesiyle oluşan seher dağının eteğinde bir vadi içerisindedir. Batısında Muşar dağı (Eşraf Briha, Hasan Dağı, Muşar dağı veya Mukkades dağı olarakta bilinmektedir.) bulunmaktadır.

    Muşar dağı üzerinde M.S 600-800 YY arasında Bizanslılar döneminde yapıldığı düşünülen çok katlı bir manastır (Mar Ahron manastırı) bulunmaktadır. Günümüzde giriş katı sağlam birinci katı yarı yıkılmış, metruk şekilde dağın 1315 metre yüksekliğindeği zirvesinde bulunmaktadır.

    Köy; Batıda Bayrik, Kuzeyde Matar uşağı Doğuda Eyüpler, Güneyde Haci Hasan, Güneybatıda Kuzzan köyüyle sınır komşusudur.

    Köy arazisi büyüktür. Otlakları geniş ve hayvan sürülerine elverişlidir. Arazinin dörte biri (1/4) meşe ağaçlarıyla kaplıdır. Köresel ısınmayla birlikte eski yağışların olmamasından dolayı, pınarlar veya sızıntı şeklindeki çoğu su kaynağı yok olmuştur. Köyün sınırları içerisinde doğuda SIĞĞILE, ĞAŞKE ve kuzeyde GIRANE de ki su kaynakları kalmıştır. Ama yetersizdir.
    İklim

    Köyün iklimi, karasal iklimi etki alanı içerisindedir.2000 yılından sonra iklim akdeniz iklimine benzer değişiklikler göstermektedir.Kışlar kısa ve ılıman; ilkbahar hızlı geçişli, yaz uzun ve kurak, sonbaharsa yazı andırır gibi geçer.
    Nüfus [değiştir]
    Yıllara göre köy nüfus verileri
    2007 132
    2000 140
    1997 217
    Ekonomi

    Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Hayvancılıkta genelikle koyun sürüsü beslenmektedir. Bu işi sürdüren çok az aile kalmıştır. Tarımsa makineleşmiştir. Genelikle buğday, arpa, nohut, mercimek ekilmektedir.

    Yakın zamanda budur badem, ceviz gibi ticari mallar üretilmesi için çalışmalar sürdürülmektedir. Köy toprağı budur tarz ceviz ve badem yetiştirilmesi için çok uygundur.
    Muhtarlık

    Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.


    Altyapı bilgileri

    Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ve kullanılmaktadır.Kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol stabilize olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Köyün ortak kullandığı bir kaynak su çeşmeside bulunmaktadır.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    kaynak - yerel net
    vikipedi - özgür ansiklopedi


    köyünüze ait bilgi ve resimleri bu konu altında paylaşabilirsiniz
     

Bu Sayfayı Paylaş