Boks Nedir / Boks Hakkında Genel Bilgiler / Boks Sporu

'Diğer Spor Dalları' forumunda KaRDeLeN tarafından 16 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Boks Nedir / Boks Hakkında Genel Bilgiler / Boks Sporu konusu Boks Nedir / Boks Hakkında Genel Bilgiler / Boks Sporu

    BOKS, iki yarışmacının belirli kurallar içinde, yumruklarıyla dövüşerek yaptığı bir spordur. Boks karşılaşmaları ring adı verilen, üç sıra halatla çevrili, yerden yüksekte kare biçimin*de bir alanda yapılır.


    Kurallar ve Puanlama

    Bir boks maçı üç türlü kazanılabilir: Boksör*lerden biri rakibinden daha fazla puan topla*yarak maçı sayıyla kazanabilir; yere düştük*ten sonra 10 saniye içinde ayağa kalkmayı ya da raundun başında ringe yeniden çıkmayı başaramayan boksöre nakavt oldu denir ve rakibi galip ilan edilir; ring hakemi ya da doktoru bir boksörün artık kendini savuna-mayacak durumda olduğuna karar verebilir ve rakibinin maçı teknik nakavtla kazandığı ilan edilir.
    Zorunlu sekize kadar sayma pek çok maçta uygulanan bir kuraldır. Bu kurala göre, bir boksör yere düştükten sonra, ring hakemi sekize kadar saymayı tamamlamadan boksa yeniden başlanmaz; her iki boksör ayakta olsa bile hakem sekize kadar saymayı sürdürür. Rakibini yere düşüren boksör, hakemin say*maya başlamasından önce tarafsız köşeye gitmek zorundadır. Gong çaldığında boksör yerdeyse sayma devam eder. Zorunlu seki*ze kadar sayma kuralı daha çok ABD'de uy*gulanır. Gene ABD'deki maçlarda bir raunt*ta üç kez düşen boksör yenilmiş kabul edi*lir.
    Bokstaki önemli kuraldışı davranışlar (faul*ler) şunlardır: Belden aşağıya vurmak; bir elle vururken öbür elle rakibi tutmak; rakibi yerdeyken ya da yerden kalkıyorken vurmak; rakibi itmek, kafa, omuz ya da dizle vurmak; enseye vurmak. Faul yapan bir boksör uyan-labilir, puan kaybedebilir ya da yenik sayıla*bilir.
    En yaygın puanlama yöntemleri raunt ve sayı sistemleridir. Raunt sisteminde, her bir raunt*ta hangi boksörün daha iyi dövüştüğü belirle*nir. Rauntların çoğunda daha iyi dövüştüğü kabul edilen boksör kazanır. Sayı sisteminde, her raundun sonunda, o rauntta başarılı olan boksöre amatör boksta 20, profesyonel boks*ta 10 sayı verilir. Rakibine de ona oranla daha az bir sayı verilir. Maç sonunda, daha çok sayı almış olan boksör kazanmış olur. ABD ve birçok başka ülkede puanları bir ring hakemi ve iki masa hakemi verir. Olimpiyatlar'da ring hakeminin oy hakkı yoktur; yalnızca beş masa hakemi puan verir. İngiltere'de ve bazı ülkelerde maçı kimin kazandığına çoğu za*man ring hakemi tek başına karar verir.
    Amatör karşılaşmalar genellikle profesyo*nellerden daha kısadır ve bazen yalnızca ikişer dakikalık üç raunttan oluşabilir. Pro*fesyonel boksta her biri üç dakikalık, en çok 15 raunt vardır. Genellikle her raunt arasında bir dakika ara verilir.


    Tarih

    Eski Yunan'da ve Roma'da spor olarak bir tür yumruk dövüşü yapılırdı; ama boksun asıl başladığı yer Londra'dır. 1719'da gezgin bir gösterici olan James Fig çıplak yumrukla yapılan basit bir boks türü ortaya attı. Lon*dra'da, Tottenham Court Road'da bir ring kurarak ders vermeye başladı; kendisini şam*piyon ilan etti ve gelen gidene kendisiyle dövüşmesi için meydan okudu. Ödüllü dövüş olarak adlandırılan bu boksun başlangıçta hiçbir kuralı yoktu; ısırma, tekmeleme, raki*bi yere atma gibi hareketler yasak değildi. Çıplak yumrukla yapılan bu dövüşler çok acımasız oluyor ve bazen saatlerce sürü*yordu.
    1795-1825 yılları arasında her sınıftan insa*nın çok sevdiği ödüllü boksun en tanınmış öğreticisi 1795'ten 1800'e kadar şampiyonluk unvanını koruyan "centilmen Jackson" oldu. Ama, bu yıllardan sonra ödüllü boks giderek gözden düştü. Bu düşüşün başlıca üç nedeni vardı: Birincisi, maçları izlemeye gelen kana susamış kalabalıklar; ikincisi, maçlar üzerine laşmaları yalnızca eş kilolardaki boksörler arasında yapılır. Uygulamada, her iki yarış*macının da aynı sıklette (uluslararası kurallar*la belirlenmiş ağırlık gruplarında) olması ge*rekir.

    Boks Sıkletleri Üst Sınırlar

    Profesyonel
    Amatör

    Boksta
    Boksta
    Hafif sinek sıklet
    49 kg
    48 kg
    Sinek sıklet
    51 kg
    51 kg
    Horoz sıklet
    53,5 kg
    54 kg
    Süper horoz sıklet
    55 kg
    ------
    Tüy sıklet
    57 kg
    57 kg
    Yarı hafif sıklet
    59 kg
    ------
    Hafif sıklet
    61 kg
    60 kg
    Yarı velter sıklet
    63,5 kg
    63,5 kg
    Velter sıklet
    66,5 kg
    67 kg
    Yarı orta sıklet
    70 kg
    71 kg
    Orta sıklet
    72,5 kg
    75 kg
    Yarı ağır sıklet
    79 kg
    81 kg
    Cruiser sıklet
    88,45 kg
    ------
    Ağır sıklet
    88,45+kg
    91 kg
    Süper ağır sıklet
    ------
    91+kg


    Özgürlük Savaşı

    1810'da Venezuelalılar İspanyol valiyi devi* oynanmaya başlanan kumar ve üçüncüsü, bazı maçların çok acımasız olmasıydı.1866'da Amatör Spor Kulübü kuruldu. Başlıca destekleyicileri olan John Chambers ve VIII. Oueensburg markisinin yönlendir*mesiyle eldivenle yapılan maçlar için kurallar kondu. Çağdaş boks bu kurallara dayanmak*tadır.
    ABD'de boks 19. yüzyıl başlarında ortaya çıktı. İlk dönem maçlarının çoğunluğu çeşitli çiftliklerden köleler arasında yapıldı. 1880'lerde John L. Sullivan'la birlikte ABD' de boksa karşı ilgi arttı. Sullivan, dünya şam*piyonu olduğunu ileri süren ilk ABD'li bok*sör Paddy Ryan'ı 1882'de nakavtla yenerek dünya şampiyonluğunu kazandı.
    Dünya ağır sıklet boks şampiyonluğunu ka*zanan ilk Siyah boksör Jack Johnson oldu. Johnson 1908'de şampiyon olur olmaz, boks girişimcileri şampiyonluğu geri alacak bir be*yaz adam aramaya başladılar. Johnson'un boks yaşamının büyük bir bölümü ırkçı önyar*gılardan kaynaklanan gerilim içinde geçti.
    1937'de Joe Louis ağır sıklet şampiyonu ol*du; "Kara Bomba" olarak anılan Louis bu un*vanı kazanan ikinci Siyah boksördü . Louis 1949'da, yenilmeyen şampi*yon olarak emekliye ayrılıncaya kadar unva*nını 25 kez koruyarak bir rekor kırdı.
    1950'lerin en ünlü şampiyonu Rocky Mar-ciano'ydu. Boks tarihindeki en sert yumrukla*ra sahip boksörlerden biri olarak kabul edilen Marciano, hiçbir profesyonel maçında yenilgi almamış tek boksör olarak 1956'da boksu bı*raktı.
    1960'lar ve 1970'lerde dünya boksunun en gözde kişisi Muhammed Ali oldu (bak. Mu-hammed AÜ). Boksun en hareketli ve en çok tartışılan şampiyonlarından biriydi.
    Ağır sıklet dışındaki sıkletlerde de önem*li boksörler çıkmıştır. Örneğin Henry Armstrong aynı zamanda tüy sıklet, hafif sık*let ve velter sıklet şampiyonluğunu elde et*mişti. Tüy sıklet ve hafif sıklette George Dbcon, VVillie Pep, Joe Gans ve Benny Leo-nard gibi büyük boksörler dövüşmüştü.


    Türkiye'de Boks

    Boks Türkiye'de I. Dünya Savaşı sonrasında ilgi görmeye başladı. İlk boks kulübü 1919'da İstanbul'da açıldı. 1923'te Boks Federasyonu kuruldu. İlk başkanı Eşref Şefik Atabey olan Boks Federasyonu, bir süre sonra Güreş Fe-derasyonu'na bağlandı ve ancak 1945'te yeni*den bağımsız bir federasyon kuruldu.
    Uluslararası ilk boks karşılaşmaları 1928'de SSCB ve Azerbaycan takımlarıyla Moskova ve Baku'da yapıldı. 1940'ta ABD'de yapılan "Altın Eldiven" amatör boks şampiyonasında Melih Acba 66 kiloda birincilik kazandı. Dub*lin'de yapılan 1947 Avrupa Boks Şampiyona*sında Vural İnan en teknik boksör seçildi.
    Profesyonel boks Türkiye'de 1950'lerde başladı. Eski boksörlerden Mahmut Kefeli, İstanbul Boks Kulübü adıyla ilk profesyonel kulübü kurdu.
    1960'larda Akdeniz Oyunları, Balkan Şam*piyonası ve Avrupa Şampiyonasında birçok madalya kazanıldı. Bu dönemin başlıca bok*sörleri Seyfi Tatar, Celal Sandal, Cemal Ka*macı, Nazif Kuran, Engin Yadigâr ve Kemal Yalçınkaya'dır. Cemal Kamacı profesyonel boksa geçerek 1970'te Avrupa şampiyonu ol*du. 1970'lerde de Akdeniz Oyunları ve Bal*kan Şampiyonası'nda basanlar sürdü. Celal Sandal yedi birincilik ve iki ikincilik, Seyfi Ta*hazırlanırken, boksörlerin birbiriyle yapacağı antrenmanların yanı sıra, gölge boksu, kum torbasıyla çalışma, ip atlama ve kondisyon için koşu yapılır.
    Boksörün saldın ve savunma gücü ile hızı dengesine ve harekete hazır olmasına bağlı ol*duğu için duruşu çok önemlidir. Ayaklann her hareketinin bir amacı olması gerektiği her zaman akılda tutulmalıdır. Boksör, ancak yumruk atmak, rakibinin sal-dınsından kaçınmak, daha iyi bir pozisyon almak ya da yanıltıcı hareketlerle ne yapaca*ğı konusunda rakibini şaşırtmak için hareket etmelidir. İyi ayak oyunlan, bir boksörün rakibine her zaman yumruk atabilecek kadar yakın, ama attığı yumruktan sonra geri çekile*bilecek ve karşı saldınyı savuşturacak kadar ra*kibinden uzak olması anlamına gelir.
    Bunu başarmak için boksörün duruşu rahat olmalıdır. Sağa doğru biraz açılan sağ ayak, biraz öndeki sol ayakla bir denge oluşturmalı*dır. Her iki ayağın ucu da hafifçe sağa dönük olmalıdır; böylece bedenin yalnızca sol yanı rakibe gösterilir. Sol kol ileride, hafifçe sıkıl*mış sol yumruk çene hizasında olmalıdır. Gene yukan kalkık olan sağ kol ve çene hizasında çeneden yaklaşık 15 cm önde du*ran, daha az sıkılı sağ yumruk bedeni korur. Her iki dirsek de bedeni korumak için içe doğru çekilmiş ve çene sol omza doğru eğik olmalıdır. Denge yitirilmeksizin rakibin yum*ruğundan geriye kaçmayı kolaylaştırmak amacıyla beden öne doğru biraz eğik durmalı*dır. Bu duruş "İngiliz" ya da "Ortodoks" biçim olarak bilinir. Bunun tam tersi yani sağ ayağı ileride duran solak boksörlerin duruşu*na "ters duruş" denir.
    Boksta doğru vuruş temeldir. Boksör yum*ruk atarken yumruğu eldivenin içinde iyice sıkılmış olmalıdır. Parmaklar kapalı ve baş*parmak ilk iki ya da üç parmağın kıvnmı içinde olmalıdır.
    En yaygın vuruşlar, direk vuruş, çengel ve kroşe vuruş ile aparküt vuruştur. Direk vu*ruş, sağ ya da sol yumrukla düz olarak hızla ve genellikle art arda yapılan vuruştur. Bu tür yumruk rakibin dengesini ya da zamanlama*sını bozmak amacını taşır. Çengel vuruş kıvnk ve gergin bir durumdaki kolla yakın*dan atılan hasar verici bir yumruktur. Kroşe de buna benzer bir vuruştur, ama ağırlık merkezinin kaydınlmasıyla yumruğa bedenin ağırlığı da katılır. Aparküt aşağıdan yukarı doğru genellikle çeneyi hedef alarak atılan bir yumruktur. Çengel vuruş, kroşe ya da apar*küt rakibi nakavt edebilir.


    Boksun Örgütlenmesi

    Birçok ülkede yurtiçi şampiyonalan ve her düzeyde amatör boks karşılaşmaları düzenle*yen ulusal bir kurum bulunur. Başlıca ulus*lararası şampiyonalan Uluslararası Amatör Boks Birliği düzenler.
    Aynca bazı ülkelerde profesyonel boksu yöneten örgütler de vardır. İki ayrı örgütün bulunduğu uluslararası alanda ise durum karı*şıktır. Dünya Boks Derneği (WBA), ABD' nin pek çok bölgesinde profesyonel boksu denetler. Dünya Boks Konseyi (WBC) ise Avrupa, Latin Amerika ve Doğu ülkelerinde*ki boks örgütlerini kapsayan, daha çok uluslar*arası nitelikte bir kuruluştur. Genel olarak her iki örgüt de yalnızca kendi şampiyonlarını tanır. Ne var ki, birkaç kez iki örgüt de aynı kişiyi dünya şampiyonu olarak tanımıştır.

    Donanım


    Amatör boksörler, yumuşak bir maddeyle beslenmiş 227 gr ağırlığında eldivenler giyer*ler. Profesyonel boksta sıklete göre, ağırlığı 170-283 gr arasında değişen eldivenler kulla*nılır. Eldiven giymeden önce eller koruyucu bir bantla sarılır. Profesyonel boksörler yal*nızca şort giyer, dişleri korumak için ağza lastikten dişlik, kasıkları korumak içinse şor*tun içine madeni bir koruyucu yerleştirirler. Antrenmanlarda koruyucu başlık giyerler. Amatör boksörler şort ve atlet giyer, karşılaş*malarda, diş ve kasık koruyucularından başka koruyucu başlık da takabilirler.
    Profesyonel boksta ring büyüklüğü 5-6 m2 arasındadır. Amatör ring en az 3,6 m2 olur. Ringin köşeleri yumuşak bir maddeyle bes*lenmiştir.


    Antrenman ve Teknik

    [​IMG]


    [​IMG]

    [​IMG]




    Boks, çok yorucu bir spordur ve kusursuz bir sağlık ve zindelik gerektirir.

    Temel Britannica
     
  2. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    [​IMG]

    Boks
    Konu başlıkları
    Antrenman ve teknik
    Kurallar
    Tarih
    Türkiye'de boks
    Tehlikeli bir spor olarak görülmesi
    Resimler




    Boks karşılaşmaları ringde yapılır. Ring, üç veya dört sıra halatla çevrili ve yerden yüksekliği en az 91 cm en fazla 122cm olan kare biçiminde bir alandır. Halat aralıkları en az 40 cm olmalıdır. Ringte kırmızı mavi ve tarafsız beyaz köşeler vardır. Sporcular ait oldukları köşeden, hakem ve doktor ise jüri masasına yakın olan beyaz köşeden ringe çıkar.

    Profesyonel boksta ringin büyüklüğü 5-6 m², amatör boksta ise en az 3-6 m²’dir. Boks karşılaşmalarında, her iki boksörün de aynı sıklette (ağırlıkta) olması gerekir.

    Profesyonel ve amatör boksun kuralları birbirinden farklıdır. Amatör boksörler 227 gr ağırlığında, profesyonel boksörler ise ağırlığı 170-283 gr arasında değişen eldivenler kullanırlar. Profesyonel boksörler yalnızca şort, amatör boksörler ise şort ve atlet giyer. Hem amatör hem de profesyonel boksörler karşılaşmada diş ve kasık koruyucuları kullanırlar. Amatör boksörler ayrıca koruyucu başlık da takabilirler.
     
  3. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    [​IMG]

    Antrenman ve teknik


    Boks, zor ve çok yorucu bir spordur. Boksörler antrenman yaparak karşılaşmaya hazırlanırlar. Antrenman bir başka boksörle yapılan çalışmanın yanı sıra, gölge boksu, kum torbasıyla çalışma, ip atlama ve kondisyon için koşu gibi başka çalışmaları da kapsar.

    Boksta duruş çok önemlidir. Çünkü bir boksörün saldırı ve savunma gücü ile hızı, dengesine ve harekete her an hazır olmasına bağlıdır. Boksörün duruşu rahat olmalıdır. İyi bir duruşta sağ ayak, biraz öndeki sol ayakla bir denge oluşturacak biçimde sağa doğru biraz açılmalıdır. Her iki ayağın ucu da hafifçe sağa dönük olmalıdır. Böylece bedenin yalnızca sol yanı rakibe açık tutulur. Hafifçe sıkılmış sol yumruk biraz ileride ve çene hizasında olmalıdır. Sağ kol da çene hizasında, ama çeneden yaklaşık 15 cm önde tutulur. Her iki kolun dirseği, bedeni korumak için içe doğru çekilmelidir. Bedenin öne doğru biraz eğik tutulması, rakibin yumruğu karşısında denge yitirilmeksizin geriye kaçmayı kolaylaştırır.
    [​IMG]
    Doğru vuruş boksun temelini oluşturur. Rakibe atılan yumruğun eldivenin içinde iyice sıkılmış olması gerekir. Başlıca vuruş biçimleri şunlardır:

    * direkt yumruk (stright punch)
    * sağ direk (right stright punch)
    * sol direk (left stright punch)
    * sağ kroşe (right hook punch)
    * sol kroşe (left hook puch)
    * aparkat (uppercut punch)
    * swing
    * dış el yumruk (backfist)

    Direk vuruş adından da anlaşılacağı gibi düz bir şekilde atılır. Sol kroşe ise sol kol ile gövde arasında 45-90 derece arasında açı yapılarak atılan vuruştur. (Aynı durumun tersi sağ kroşe için geçerlidir). Aparkat çok fazla kullanılmayan,yani genelde vurma fırsatı bulunmayan bir vuruş türüdür. Fakat böyle bir durum yakalandığında çok sert etki bırakır. Genelde çeneyi hedef alır. Swing ise kroşelerin uzatılmış şeklidir. Devamlı hareketlerle rakibi şuursuz bir hücuma zorlamak ve hemen kontraataklara geçmek üzere yapılır.
     
  4. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye



    [​IMG]

    Yunan Santorini adasında bir Minos freskinde boks yapan gençler.



    Boks Tarihi
    Eski Yunan'da ve Roma'da boks önemli sporlardan biriydi. Ama bu spor acımasız bir biçimde yapılırdı ve dövüş genellikle boksörlerden biri ölünceye kadar sürerdi. Daha sonra yasaklanan boks, 18. yüzyılın başlarında İngiltere’de yeniden ortaya çıktı. 1719'da James Fig, Londra'da bir ring kurarak hem ders verdi, hem de bütün rakipleriyle dövüştü. Çıplak yumrukla yapılan bu dövüşlerin kuralları yoktu ve çok acımasız biçimde bazen saatlerce sürüyordu. İngiltere’de 1866'da Amatör Spor Kulübü kuruldu. John Chambers ve VIII. Queensburg markisinin yönlendirmesiyle eldivenle yapılan maçlar için kurallar getirildi. Böylece çağdaş boksun temelleri atılmış oldu.

    ABD'de ise boks 19. yüzyıl başlarında ortaya çıktı ve boksa olan ilgi 1880'lerde John L. Sullivan'la birlikte arttı. Sullivan, Paddy Ryan'ı 1882'de nakavtla yenerek eldivensiz boksun tartışmasız şampiyonu oldu. Daha sonra eldivenli olarak pek çok maç yaptı. Dünya ağır sıklet boks şampiyonluğunu kazanan ilk siyah boksör Jack Johnson’dı. 1937'de ağır sıklet şampiyonu olan Joe Louis, bu unvanı kazanan ikinci siyah boksör oldu. Louis, bu unvanını 25 kez korudu ve 1949'da yenilmeyen şampiyon olarak emekliye ayrıldı.

    ABD’de 1950'lerin en ünlü şampiyonu olan Rocky Marciano, boks tarihine en sert yumruklara sahip boksörlerden biri olarak geçti. Hiçbir profesyonel maçta yenilgi almamış tek boksör olarak 1956'da boksu bıraktı. 1960'larda ve 1970'lerde dünya ağır sıklet boksunun efsanevi kişisi Muhammed Ali’ydi. ABD’de ağır sıklet dışındaki sıkletlerde de önemli boksörler yetişti. Henry Armstrong, George Dixon, Willie Pep, Joe Gans ve Benny Leonard bunların başında gelir.




    [​IMG]

    Türkiye'de boks​


    Türkiye'de boksa ilgi I. Dünya Savaşı sonrasında başladı. 1919'da İstanbul'da ilk boks kulübü kuruldu. Türk boksörler ilk uluslararası karşılaşmalara 1928'de Moskova ve Bakû'da katıldılar. 1940'ta ABD'de yapılan "Altın Eldiven" amatör boks şampiyonasında Melih Acba 66 kiloda birinci oldu.

    Türkiye'de profesyonel boks 1950'lerde başladı ve eski boksör Mahmut Kefeli, İstanbul Boks Kulübü adıyla ilk profesyonel kulübü kurdu. Ne var ki profesyonel boks fazla bir gelişme göstermedi. Daha önce amatör boksta başarılı biri olan Cemal Kamacı profesyonel boksa geçti ve 1970'te Avrupa şampiyonu oldu.

    1960'larda İlhan Tabak, Seyfi Tatar, Ali Uçar, Celal Sandal, Cemal Kamacı, Nazif Kuran, Hikmet Demirbayrak, Engin Yadigâr ve Kemal Yalçınkaya gibi boksörler yetişti. Bu sporcular Akdeniz Oyunları, Balkan Şampiyonası ve Avrupa Şampiyonası'nda birçok madalya kazandılar. 1970'lerde ve 1980’lerde de Türk boksörler özellikle Akdeniz Oyunları ve Balkan Şampiyonası'nda başarılı oldu. Celal Sandal yedi birincilik ve iki ikincilik, Seyfi Tatar altı birincilik, sekiz ikincilik kazandı,Kemal Yalçınkaya Birinci Balkan Boks Şampiyonasında Türkiye'ye ilk altın madalyayı kazandırmıştır. 1984’te Los Angeles’ta düzenlenen Olimpiyat Oyunları'nda Eyüp Can ve Turgut Aykaç üçüncü oldu. Bunlar, Türk boksörlerin Olimpiyat Oyunları’nda aldıkları ilk derecelerdi. Eyüp Can ayrıca 1985’te Dünya üçüncüsü, profesyonliğe geçtikten sonra da 1989’da Danimarka lisansıyla Avrupa şampiyonu oldu.

    Türk boksörler 1990’larda Akdeniz Oyunları’nda, Dünya ve Avrupa şampiyonalarında pek çok gümüş ve bronz madalya kazandı. Nurhan Süleymanoğlu 1993’te Avrupa şampiyonu, Sinan Şamil Sam 1993’te Akdeniz Oyunları birincisi ve 1999’da Dünya şampiyonu oldu. Malik Beyleroğlu 1996’da Atlanta’daki Olimpiyat Oyunları’nda ikincilik elde etti. 2000’de yapılan Avrupa Şampiyonası’nda Agasi Ağagüloğlu, Ramaz (Ramazan) Paliani ve Bülent Ulusoy altın madalya alırken, Türkiye de takım sıralamasında ikinci oldu.

    Boks dalında Ferdi Türkiye şampiyonası ilk kez 1949'da, ilk Türkiye Kulüplerarası Boks Şampiyonası ise 1965'te Ankara'da düzenlenmiştir. İlk takım şampiyonu Jandarmagücü olmuştur. 1980'lerin başına kadar yapılan şampiyonalarda Silahlı Kuvvetler Gücü, Emniyet, Yolspor, Tekel ve Büyükdere Boronkay gibi kulüpler şampiyon oldu. 1988'den sonra tekrar düzenlenmeye başlayan ancak zaman zaman yine kesintiye uğramıştır.

    Türk takımları Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'na ise bir kez katılmışlardır. 1998'de şampiyon olan Fenerbahçe, Temmuz 1999'da Ukrayna'nın Lvov şehrinde düzenlenen Avrupa Şampiyon Kulüpler Şampiyonası'nda 3 birincilik ve 5 ikincilik ile Avrupa ikincisi olmuştur.




    [​IMG]

    Tehlikeli bir spor olarak görülmesi ​



    Bazı düşünür ve yazarlar, boksun olimpiyat sporlarından çıkarılması ve açık gösterimden yasaklanması yönünde görüşler belirtmektedirler. Boksun, insan değerini rencide ettiği yönünü savunmaktadırlar. Fakat herhangi bir sonuç elde edilememiştir.
     
  5. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

Bu Sayfayı Paylaş