Blur Oyunu (İnceleme)

'Oyunların Tam Çözümü' forumunda DeMSaL tarafından 16 Ağustos 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Blur Oyunu (İnceleme) konusu Yarış oyunlarına arcade tadı verildikçe, daha keyifli ve adrenalinleri daha yüksek olmaya başladı. Amaç sadece finiş çizgisini ilk olarak geçmek değil, aynı zamanda hayatta kalmak ve kendini korumak oldu. En hızlı ve son model araca sahip olmak, artık bir yere kadar önemli. Ne kadar zeki hareket edebilir ve çevreyi kendi faydanıza ne kadar fazla kullanabilirseniz, 1. olma şansınız da o oranda artıyor. Artık herşey sadece hız gösterisi değil, aynı zamanda güç gösterisi adeta.

    Kadrana gerek bile yok

    Blur de yukarıda bahsetmiş olduğumuz kategorinin bir elemanı. Yarışmak ve kazanmanın yanında, düşmanları saf dışı bırakmak da ön planda. Zaman zaman stratejiler geliştirmeniz ve bunlara uygun hareket etmeniz gerekebiliyor. Bunu yaparken ise, hız ve heyecan bir dakika olsun düşmüyor. Şahsen ben, Blur’un başında beklediğimden çok daha fazla zaman geçirdim çünkü gerçekten eğlence vaadediyor. Sadece tek kişilik değil, multiplayer oynandığı zaman, eğlence daha da tırmanıyor ve keyifli dakikalar kaçınılmaz oluyor.

    Menüler son derece pratik hazırlanmış. En başta tek ya da çok kişilik oyun modunuzu belirliyor, ondan sonra diğer seçeneklere geçiyorsunuz. Tek kişilik sistemde, asıl mod kariyer modu. Burası, bir bakıma Need For Speed mantığıyla çalışıyor. Bölümler içerisindeki yarışları tek tek geçerek, kilitli olan diğer bölümleri açmaya çalışıyoruz. Bunun dışında, topladığımız achivement’ların gösterildiği yerler, Internet kapışmaları ve yarış içerisinde çektiğimiz fotoğrafların tamamına, tek kişilik oyun menüsünün altından ulaşabiliyoruz. Az evvel de belirttiğimiz gibi; tek kişilik olarak oynayacağınız zaman, vaktinizi çoğunluklu kariyer modu içerisinde harcayacaksınız.

    [​IMG]

    Bölüm içlerindeki yarışlar da birkaç çeşitten meydana geliyorlar. Race bildiğimiz yarış ve alt etmemiz gereken birçok yarışçı var. Destruction’da, rakiplerimize çeşitli power up’lar kullanarak, belirli miktarda hasar vermeye çalışıyoruz. Bu power up’lara az sonra değineceğiz. Checkpoint’te ise bölüm içlerindeki checkpoint noktalarından zamanında geçmeye çalışıyoruz. One on one’da teke tek yarış yapıyoruz. Belli başlı yarış mod’larını bu saydıklarımız teşkil ediyor. Bu yarışlardan topladığımız Fan Point’ler birikiyor ve bir sonraki yarışı ve bölümü açmamızı sağlıyor. Aynı zamanda, kullanabileceğimiz yeni araçları da topladığımız bu Fan Point’ler ile serbest bırakıyoruz. Race’lerde mutlaka ilk 3’e girmemiz gerekiyor, yoksa başarısız sayılıyoruz.

    Yarışabileceğimiz birçok pist yer alıyor. Barcelona, San Francisco, Brighton, Tokyo gibi pistler; oraların havasını verecek şekilnde, oldukça güzel tasarlanmışlar. Seçebileceğimiz birçok araç var ve biz Fan Point’leri topladıkça, yenileri de açılmaya devam ediyor. Araçların özellikleri, yarıştan önceki araç seçme ekranında gösteriliyor. Maksimum hız, hızlanma, yol tutuşu ve dayanıklılık gibi özellikler son derece önemli. Zira, bunu yarışacağımız piste göre de belirleyebiliriz. Genellikle hızlı araçlar, daha dayanıksız oluyorlar ancak yavaş araçların dayanıklılıkları yüksek oluyor. Seçimimizi bunu göz önünde bulundurarak yapmamız gerekiyor.

    Yarış kısmına geçtiğimiz zaman bizi gerçekten görsel bir şölen bekliyor. Grafikler müthiş ve çevre detayları da gayet güzel gözüküyorlar. Arka plan hiç eğreti durmuyor ve hatta görsel efetklerle birlikte oyuna çok şey katıyor. Efektler gerçekten harika, power up’ları kullandıkça ve bir yandan hızlı gittikçe, ekranın buna göre nasıl şekillendiğini daha iyi göreceksiniz. Efektlere göre ışıklandırmalar ve yansımalar da değişiklikler gösteriyorlar. Yüksek hızda giderken çevrenin bulanıklaşması ve araç ışıklarının buna göre daha flu gözükmesi gibi detaylar gayet güzel. Yarış başladıktan sonra, oyunun kilit noktasını power up’lar oluşturuyor. Yarışlar sırasında, karşımıza hep bunlardan çıkacak ve o an uygulamak durumunda olduğumuz stratejiye göre hangisini almamız gerektiğine, kısa bir süre içerisinde karar vermemiz gerekiyor. Zira, yarış devam ediyor ve bir yandan rakipleriniz de sizlere saldırı üstüne saldırı yapıyorlar.

    Gücümüze güç katıyoruz

    Power up lar genelde şunlardan oluşuyorlar; turbo, korunma kalkanı, ateş topu, mayın, elektrik, yıldırım, tamirat ve yan araç saldırısı. İşin heyecanlı kısmı, bu power up’lardan sadece siz değil, rakipleriniz de yararlanabiliyor ve onlar da sizin elinizden almaya çalışıyorlar. Aynı anda 3 power up taşıyabiliyorsunuz ve bunları duruma göre seçerek kullanabiliyorsunuz. Hasar aldıkça ya da verdikçe, araçların dayanıklılıkları da giderek düşüyor. Dayanıklılık seviyesi sıfırlandığı zaman da aracınız patlıyor ancak belirli bir noktadan tekrar yarışa dahil oluyorsunuz. Bu yüzden, tamirat power up’ı büyük önem taşıyor ve kritik noktalarda aldığınız zaman hayatınız kurtuluyor. Bazen öyle sahnelerle karşılaşıyorsunuz ki; birinciyken birden 10.’luğa kadar gerileyebiliyorsunuz. Ya da arkalardayken rakiplerin kendi aralarındaki mücadele kızışmış oluyor ve siz birden bire üst sıralara yükseliyorsunuz. Yarışlar tamamen sürprizlerle dolu ve her an herşey olabiliyor.

    [​IMG]

    Çabuk karar vermek çok önemli; çünkü zaman zaman bu power up’ları üzerinize yapılmakta olan saldırıları savuşturmak için de kullanabiliyorsunuz. Üzerinize yollanmış olan güdümlü bir ateş topunun sinyalini alıyorsunuz, bu sırada kalkan kullanarak ondan kurtulabilir, ya da yanınızdaki araçları savuşturmakta kullandığınız power up ile ateş topunun yönünü değiştirebilirsiniz. Bu arada; oyun içerisinde yapacağınız tüm bu saldırılar, savunmalar, drift’ler, dereceye girmeler vs, size Fan Point’ler olarak geri dönüyor, bu yüzden sadece kazanmak için değil, bol puan toplayabilmek için de bunları yapmanız gerekli. Yarışlar sırasında karşınıza bazı mini bonuslar çıkacak. Bunlarda; sizden ufak checkpoint’lerden geçmeniz, başarılı bir bolt saldırısı ya da turbo kullanımı yapmanız istenebilir. Bu ufak bonusları da başarılı bir biçimde kullandığınızda, Fan Point’leriniz daha da artacak.


    Kullanabileceğimiz araçlar çok çeşitli ve hepsinin de kendine has özellikleri var. Ford, Nissan, Chevrolet gibi araçlar kullanabiliyoruz. Kimisi eski modelleriyle, kimisi de yenileriyle karşımıza olacak. Arazi araçlarına, Beetle’a ve kamyonetlere de rastlayabilmek mümkün. Hepsinin ana özellikleri de, teknik özelliklerinin yanında belirtilmiş. Kimisi, bir drift aracı özelliğini taşırken, bir başka aracın ana özelliğinin yol tutuşu olduğu belirtiliyor. Bu yüzden seçimimizi yaparken bu kriterleri de göz önünde bulundurmamız gerekebiliyor. Yarışlarda başarısız olduğumuz zaman da panik yapmaya gerek yok. Oyun bize, başarısız olduğumuz yarış sonrasında aracımızı değiştirebilme fırsatını da veriyor. Hasar modellemeleri tatminkar. Çok hasar aldığımızda tamponun düştüğünü ya da camların çatladığını görebiliyoruz.

    Ses efektleri de son derece iyi. Bir power up kullanıldığında ortaya çıkan sesler ve bunun hıza göre yapılmış olan entegrasyonu oldukça iyi. Uzun lafın kısası, Blur’de sesler de, grafiklere gayet iyi bir biçimde refakat ediyor. Yapay zeka ise beklediğimizden daha iyiydi. Kolay modda oynuyor olsanız bile, size rahatça geçit vermiyorlar. 1. olarak yarışa devam ediyorken, tehlikeyi tamamen ensenizde hissediyorsunuz, çünkü lider olduğunuz için saldırıların odak noktası genelde siz oluyorsunuz. O an power up taşımıyorlarsa, çarparak sizi yoldan çıkartmaya çalışıyorlar. Bir yere takıldığınızda ya da uçuruma, denize düştüğümüzde, Blur sizi otomatik olarak spawn ediyor. Bu arada Blur’ün bize sunduğu güzel birde ayrıntı, yarış içlerindeki unutulmaz anların resimlerini çekebiliyoruz ve bu resimleri fotoğraf albümü olarak saklaybiliyor, hatta Xbox Live sisteminde de paylaşabiliyoruz.

    Split screen savaşları

    Single player kadar, multiplayer kısmı da oldukça eğlenceli. Split screen olarak ya da Live sistemden kapışmalar yapabilmek mümkün. Birçok oyunda olduğu gibi, Blur’ün de multiplayer kısmını sevgili Emre Günen ile test etme şansına sahip olduk. Dilediğimiz aracı seçiyoruz ve yapay zekanın kontrol ettiği rakiplerle birlikte yarışa giriyoruz. Burada bize oyun modunu seçme şansı da verilmiş. İstersek, yarışlarda power up olmadan da kapışmak mümkün oluyor. Split screen yarışlar da son derece keyifli. Yarış bittikten sonra, 2 oyuncu arasında oylama yapılıyor ve oylamaya göre bir sonraki haritanın hangisi olacağına karar verebiliyorsunuz. Bu gibi ufak detaylar, Blur’ü gerçekten daha da keyifli kılıyor.

    [​IMG]

    Belki single player mod’ları biraz daha fazlalaştırılabilirmiş. İnsan bu haliyle çok keyif alıyorken, aynı zamanda daha farklı şeyler görüp onlardan da aynı keyfi almak istiyor. Yine de bu haliyle Blur, beklenilenin kat kat üstünde ve eğlence ve heyecanı fazlasıyla verebiliyor. Kariyer modunun dışında, fırsat buldukça multiplayer modu da es geçilmemeli.

    Ses ve görüntü efektlerinin de sağlam olmasıyla birlikte, Blur arşivimizde mutlaka olması gereken bir yapım olarak nitelendirilebilir.
     
  2. megas61

    megas61 Yeni Üye

    yaa bu oyunun serial keyini bulamaz mıyım
    yardımcı olursanız mutlu olurum şimdiden teşekkürler
     
  3. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    sitemizde serial key full paylaşım yasaktır
     

Bu Sayfayı Paylaş