Bitkiler teknolojide nerede kullanılıyor?

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda Kayıtsız Üye tarafından 21 Mart 2011 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Bitkiler teknolojide nerede kullanılıyor? konusu bitkiler teknolojide nerede kullanılıyor

    Tentür Hazırlamak
    Tentürler 35-40 derece alkol içerikli damıtılmış içkilerin veya aynı derecede etil alkol kanyak veya elma sirkesi kullanımı ile elde edilirler. Bir şişe veya ağzı kapanabilir bir kavanoz ince kıyılmış bitkilerle gevşekce doldurulur (Kuru bitkiler için kavanozun 1/5' i taze bitkiler için kavanozun 2/5' i) ve üstüne etil alkol kanyak veya elma sirkesi eklenir. Sıvı bitkilerin üstüne çıkmalı ve kavanozun çalkalanacak kadarlık bir kısmı boş kalmalıdır. Ağzı iyice kapatılan şişe veya kavanoz 14 gün güneşte bekletilir ve her gün 2-3 kez çalkalanır. Süre sonunda ince delikli bir süzgeç veya tülbentle birkaç kez süzülür ve bitki posasının suyu sıkılır. 1-2 gün bekledikten sonra bir kez daha süzülür ve koyu renkli şişelere aktarılır. Elde edilen bu başlangıç tentürü serin bir ortamda saklandığında kullanım süresi 2-3 yıl civarındadır. Tentürler içten doğrudan veya çaya ve suya eklenerek dıştan da kompres veya friksiyon (sürülme) biçiminde kullanılırlar.
    Tentürün İnceltilerek Güçlendirilmesi:
    Bazı bitki tentürlerinin kullanımında yukarıda açıklanan başlangıç tentürü tercih edilir. Ama tentürler genellikle inceltilip-güçlendirilerek kullanılr.
    İnceltme-Güçlendirme Yöntemi:
    1 ölçü başlangıç tentürü 9 ölçü 30-35 derecelik etil alkol-su karışımı kanyak veya elma sirkesi ile koyu renkli küçük bir şişede inceltilir ve iyice çalkalanır. Elde edilen tentür desimal ölçüye göre; D1' dir ve şişenin üstüne kullanılan bitkinin adı tentür yapımının tarihi ve incelti derecesi (D1) bilgilerini içeren bir etiket yapıştırılır. D1 inceltisinden alınan 1 ölçü aynen yukarıdaki gibi 9 ölçü etil alkol-su kanyak veya elma sirkesi karışımıyla inceltilirse D2 inceltisi elde edilir. Böylece devam edilerek kullanımı önerilen incelti derecesine ulaşılır. (D3 D4 D5 D6... gibi)
    Homeopaty biliminde (tentür ile tedavi) 2 yüzyıl boyunca yapılan sürekli araştırmalar ve insan üzerinde yapılan deneylerle hangi hastalıklara karşı hangi bitkisel hayvansal veya mineral tentürün hangi incelti derecesinde hiç bir yan etki yapmadan başarılı olabileceği kesinlikle saptanmıştır. Homeopaty (Homeopathic- Homeopathie-Homöopathi) yöntemleriyle yapılacak tedavilerde konu literatüründe yerini almış olan bu incelti derecelerine ve kullanım dozajlarına mutlaka uyulmalıdır. Bazı hastalıklara karşı çok yüksek incelti dereceleri (Örnek: D30 gibi) önerildiğinde konunun yabancısı olan kişiler şaşkınlığa kapılabilirler ama bu tespitler kesinlikle doğrudur çünkü tentürlerin etkinlikleri genelde inceldikçe artar!
    Tentürler kullanım miktarları göz önüne alındığında bitki çaylarından çok daha etkilidirler. Alkol almak istemeyen veya kesin alkol yasağı altında olan kişiler için sıcak su karışımı idealdir çünkü alkol sıcak suyun içerinde kısa bir sürede uçar ve geriye yalnızca bitkisel etken maddeler kalır. Tentürler ayrıca eklenerek de kullanılabilir.
    Özsu Çıkarmak
    Bitkilerin taze özsuları damla biçiminde kullanılmaya veya hasta organları nemlendirmeye uygundur. Bu özsular evlerde kullanılan meyva sıkma aleti ile de elde edilebilirler. Bitkilerin özsuyu her gün taze olarak sıkılabilir. Ağzı iyice kapalı küçük renkli şişelerin içinde buzdolabında bir kaç gün saklanabilir.
    Bitki Lapası
    Saplar ve yapraklar bir tahta tabla üstünde bir bitki lapası haline gelene kadar merdane ile ezilir. Elde edilen lapa bir keten bezin üstüne yayılarak hasta organın üstüne yatırılır sargı bezi ile sarılır ve sıcak tutulur. Bu lapa kompresi gece boyunca etkilemeye bırakılabilir.
    Bitki-Buhar Kompresi
    İçinde su kaynayan bir kabın üstüne yerleştirilen süzgecin içine taze veya kurutulmuş bitkiler konduktan sonra süzgecin üstü kapanır. Bir süre sonra yumuşamış olan bu sıcak bitkiler bir bezin üstüne yerleştirilerek hasta organın üstüne yatırılır. Hepsi bir yünlü kumaşla örtülür ve başka bezlerle sıkıca sarılır. Hasta kişi üşümemelidir.Örneğin:[Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekiyor. buğu kompresleri çok etkilidir. Buğu kompresleri iki saat veya gece boyunca hasta organın üstünde kalabilirler.
    Merhem ve Yağ Hazırlamak
    İki avuç taze bitki ince kıyılır. 500 gr içyağı veya bir doğal margarin sanki kızartma yapılacakmış gibi bir kabın içinde kızdırılır. Bitkiler bu kızgın yağın içine atılarak karıştırılır 1-2 dakika sonra ateş söndürülür kabın kapağı kapatılır ve soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra buzdolabına koyulur. Ertesi gün kap yine ısıtılır (kızartılmaz) ve bir tülbentten geçirilerek süzülür ve hazırlanmış olan merhem kaplarına dağıtılır.
    Bitki yağı hazırlamak için çiçekler veya yapraklar gevşek biçimde bir şişeye doldurulur ve bitkilerin iki parmak üstüne çıkacak miktarda sızma zeytinyağı eklenir. 14 gün boyunca güneşte veya sıcak bir ortamda bekletildikten sonra tülbentten geçirilerek süzülür.
    Oturma Banyosu
    T** banyo için gerekli bitkiler geceden soğuk suya koyulur. Bir banyo için bir kova dolusu (6-8 litre) taze bitki veya 200 gr kurutulmuş bitki gereklidir. Ertesi gün bu miktar ısıtılır (kaynatılmaz) ve süzüldükten sonra banyo suyuna eklenir (küvet). Banyo süresi 20 dakikadır. Kalp ve göğüs bölgesi suyun dışında kalmalıdır. Ilık ya da sıcak su ile belirtilen sınırları aşmayacak şekilde doldurulmuş küvete bitki suyunu süzüp boşalttıktan sonra 20 dakika süreyle oturmalısınız. Bu esnada ilgili sayfalarda belirtilen bitki çayını da yudum yudum içebilirsiniz. Banyodan sonra kurulanılmaz ve durulanılmaz. Bir bornozun içinde sıcak yatakta bir saat kadar yatarak dinlenilir.
    Yarım banyo için yarım kova (3-4 litre) taze bitki veya 100 gr kurutulmuş bitki gereklidir. Yarım banyonun hazırlanışı ve uygulanışı da aynı tam banyo gibidir. Ancak banyo suyu böbreklerin üstüne kadar çıkmalıdır. Yarım banyo süresi de 20 dakikadır. Banyodan sonra kurulanılmaz ve bir bornozun içinde sıcak yatakta bir saat kadar yatarak dinlenilir. İlgili sayfalardaki bitki özelliklerine uygun önerilere dikkat edilmesi gerekir.
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 16 Nisan 2015
  2. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Tentür Hazırlamak
    Tentürler 35-40 derece alkol içerikli damıtılmış içkilerin veya aynı derecede etil alkol kanyak veya elma sirkesi kullanımı ile elde edilirler. Bir şişe veya ağzı kapanabilir bir kavanoz ince kıyılmış bitkilerle gevşekce doldurulur (Kuru bitkiler için kavanozun 1/5' i taze bitkiler için kavanozun 2/5' i) ve üstüne etil alkol kanyak veya elma sirkesi eklenir. Sıvı bitkilerin üstüne çıkmalı ve kavanozun çalkalanacak kadarlık bir kısmı boş kalmalıdır. Ağzı iyice kapatılan şişe veya kavanoz 14 gün güneşte bekletilir ve her gün 2-3 kez çalkalanır. Süre sonunda ince delikli bir süzgeç veya tülbentle birkaç kez süzülür ve bitki posasının suyu sıkılır. 1-2 gün bekledikten sonra bir kez daha süzülür ve koyu renkli şişelere aktarılır. Elde edilen bu başlangıç tentürü serin bir ortamda saklandığında kullanım süresi 2-3 yıl civarındadır. Tentürler içten doğrudan veya çaya ve suya eklenerek dıştan da kompres veya friksiyon (sürülme) biçiminde kullanılırlar.
    Tentürün İnceltilerek Güçlendirilmesi:
    Bazı bitki tentürlerinin kullanımında yukarıda açıklanan başlangıç tentürü tercih edilir. Ama tentürler genellikle inceltilip-güçlendirilerek kullanılr.
    İnceltme-Güçlendirme Yöntemi:
    1 ölçü başlangıç tentürü 9 ölçü 30-35 derecelik etil alkol-su karışımı kanyak veya elma sirkesi ile koyu renkli küçük bir şişede inceltilir ve iyice çalkalanır. Elde edilen tentür desimal ölçüye göre; D1' dir ve şişenin üstüne kullanılan bitkinin adı tentür yapımının tarihi ve incelti derecesi (D1) bilgilerini içeren bir etiket yapıştırılır. D1 inceltisinden alınan 1 ölçü aynen yukarıdaki gibi 9 ölçü etil alkol-su kanyak veya elma sirkesi karışımıyla inceltilirse D2 inceltisi elde edilir. Böylece devam edilerek kullanımı önerilen incelti derecesine ulaşılır. (D3 D4 D5 D6... gibi)
    Homeopaty biliminde (tentür ile tedavi) 2 yüzyıl boyunca yapılan sürekli araştırmalar ve insan üzerinde yapılan deneylerle hangi hastalıklara karşı hangi bitkisel hayvansal veya mineral tentürün hangi incelti derecesinde hiç bir yan etki yapmadan başarılı olabileceği kesinlikle saptanmıştır. Homeopaty (Homeopathic- Homeopathie-Homöopathi) yöntemleriyle yapılacak tedavilerde konu literatüründe yerini almış olan bu incelti derecelerine ve kullanım dozajlarına mutlaka uyulmalıdır. Bazı hastalıklara karşı çok yüksek incelti dereceleri (Örnek: D30 gibi) önerildiğinde konunun yabancısı olan kişiler şaşkınlığa kapılabilirler ama bu tespitler kesinlikle doğrudur çünkü tentürlerin etkinlikleri genelde inceldikçe artar!
    Tentürler kullanım miktarları göz önüne alındığında bitki çaylarından çok daha etkilidirler. Alkol almak istemeyen veya kesin alkol yasağı altında olan kişiler için sıcak su karışımı idealdir çünkü alkol sıcak suyun içerinde kısa bir sürede uçar ve geriye yalnızca bitkisel etken maddeler kalır. Tentürler ayrıca eklenerek de kullanılabilir.
    Özsu Çıkarmak
    Bitkilerin taze özsuları damla biçiminde kullanılmaya veya hasta organları nemlendirmeye uygundur. Bu özsular evlerde kullanılan meyva sıkma aleti ile de elde edilebilirler. Bitkilerin özsuyu her gün taze olarak sıkılabilir. Ağzı iyice kapalı küçük renkli şişelerin içinde buzdolabında bir kaç gün saklanabilir.
    Bitki Lapası
    Saplar ve yapraklar bir tahta tabla üstünde bir bitki lapası haline gelene kadar merdane ile ezilir. Elde edilen lapa bir keten bezin üstüne yayılarak hasta organın üstüne yatırılır sargı bezi ile sarılır ve sıcak tutulur. Bu lapa kompresi gece boyunca etkilemeye bırakılabilir.
    Bitki-Buhar Kompresi
    İçinde su kaynayan bir kabın üstüne yerleştirilen süzgecin içine taze veya kurutulmuş bitkiler konduktan sonra süzgecin üstü kapanır. Bir süre sonra yumuşamış olan bu sıcak bitkiler bir bezin üstüne yerleştirilerek hasta organın üstüne yatırılır. Hepsi bir yünlü kumaşla örtülür ve başka bezlerle sıkıca sarılır. Hasta kişi üşümemelidir.Örneğin:[Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekiyor. buğu kompresleri çok etkilidir. Buğu kompresleri iki saat veya gece boyunca hasta organın üstünde kalabilirler.
    Merhem ve Yağ Hazırlamak
    İki avuç taze bitki ince kıyılır. 500 gr içyağı veya bir doğal margarin sanki kızartma yapılacakmış gibi bir kabın içinde kızdırılır. Bitkiler bu kızgın yağın içine atılarak karıştırılır 1-2 dakika sonra ateş söndürülür kabın kapağı kapatılır ve soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra buzdolabına koyulur. Ertesi gün kap yine ısıtılır (kızartılmaz) ve bir tülbentten geçirilerek süzülür ve hazırlanmış olan merhem kaplarına dağıtılır.
    Bitki yağı hazırlamak için çiçekler veya yapraklar gevşek biçimde bir şişeye doldurulur ve bitkilerin iki parmak üstüne çıkacak miktarda sızma zeytinyağı eklenir. 14 gün boyunca güneşte veya sıcak bir ortamda bekletildikten sonra tülbentten geçirilerek süzülür.
    Oturma Banyosu
    T** banyo için gerekli bitkiler geceden soğuk suya koyulur. Bir banyo için bir kova dolusu (6-8 litre) taze bitki veya 200 gr kurutulmuş bitki gereklidir. Ertesi gün bu miktar ısıtılır (kaynatılmaz) ve süzüldükten sonra banyo suyuna eklenir (küvet). Banyo süresi 20 dakikadır. Kalp ve göğüs bölgesi suyun dışında kalmalıdır. Ilık ya da sıcak su ile belirtilen sınırları aşmayacak şekilde doldurulmuş küvete bitki suyunu süzüp boşalttıktan sonra 20 dakika süreyle oturmalısınız. Bu esnada ilgili sayfalarda belirtilen bitki çayını da yudum yudum içebilirsiniz. Banyodan sonra kurulanılmaz ve durulanılmaz. Bir bornozun içinde sıcak yatakta bir saat kadar yatarak dinlenilir.
    Yarım banyo için yarım kova (3-4 litre) taze bitki veya 100 gr kurutulmuş bitki gereklidir. Yarım banyonun hazırlanışı ve uygulanışı da aynı tam banyo gibidir. Ancak banyo suyu böbreklerin üstüne kadar çıkmalıdır. Yarım banyo süresi de 20 dakikadır. Banyodan sonra kurulanılmaz ve bir bornozun içinde sıcak yatakta bir saat kadar yatarak dinlenilir. İlgili sayfalardaki bitki özelliklerine uygun önerilere dikkat edilmesi gerekir.
     
  3. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Bitkilerden nikel üretiliyor




    [​IMG]


    Endüstride sıklıkla kullanılan nikel ve kadmiyum gibi değerli metallerin bitkiler yoluyla elde edilmesini öngören çalışma, çevre kirliliğinin önlenmesinin yanında, jeolojik ya da insan etkinlikleri sonucu oluşan kirli toprakların geri kazanılmasını hedefliyor.

    Proje ile metalleri büyük oranda bünyesine alabilen ve "hiper toplayıcı" adı verilen bitkilerin besin olarak hayvanlar ya da insanlar tarafından kullanılıp kullanılmadığı da araştırılıyor.

    Çalışmanın bir sonraki aşamasında hiper toplayıcıların ihtiyaç duyacağı altyapıların kontrollü ortamda gerçekleştirilerek sürecin hızlandırılması hedefleniyor.

    AA muhabirine bilgi veren AÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhami Ünver, Atatürk, Hacettepe üniversiteleri ve Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü ile ortaklaşa yürüttükleri çalışmalarının ana konusu olan nikel ve kadmiyum metallerinin topraktan arıtılıp temizlenmesinin tamamlanması durumunda endüstriye de büyük katkı yapılabileceğini ifade etti. Bu tür çalışmaların Avrupa’da ve ABD’de yaygın olarak yapıldığını anlatan Ünver, şöyle devam etti:

    "Bu ağır metallerin bitki yolu ile saflaştırılıp teknolojik olarak üretimde kullandırılması başarıldığında pek çok çıktısı olacak. Nikelin diğer metallerden ayrılan özellikleri var. Örneğin bir yerde çinko, demir, bor işletecekseniz günümüzde en az yüzde 20’nin altındaki bir cevher verimliliği kabul edilemez. Ama nikelde ülkemiz koşullarında yüzde 1,5 nikelli bir kaynak bulsanız neredeyse zengin olacak kadar bir değerli cevher elde etmiş olursunuz. Kadmiyum da benzer şekilde. Kadmiyum, çinko ve kurşun metalleri ile birlikte gezdiği için ve özellikle çiplerle birlikte elektronik endüstrisinde önem kazanan bir metal olduğu için çok düşük miktarlarda bile çok değerli bir metal olarak kabul ediliyor. O bakımdan biz proje sonuçlarının endüstriye de hizmet edeceğini düşünmekteyiz. "

    "Bitkiler besin zincirinin halkası"

    Projenin TÜBİTAK tarafından da destek gördüğünü ve çevre kirliliğinin önlenmesi gibi bir amacı olduğunu da dile getiren Ünver şunları kaydetti:

    "Jeolojik yoldan ya da insan etkinlikleri sonucunda dahi olsa, proje kirli toprakların geri kazanılmasını amaçlıyor. İkinci olarak da bitkiler besin zincirinin en önemli halkalarından birisini oluşturur.

    Çalışma ile hangi bitki türlerinin, nikel ya da kadmiyumu bünyelerine alıp biriktirdikleri de ele alınıyor. Bitkiler, bu metalleri biriktirmekle de kalmıyorlar, besin zincirine de dahil ediyorlar. Yani bunlar hayvanlar ya da insanlar tarafından doğrudan ya da dolaylı olarak tüketilebiliyorlar."

    Gen kaynakları açısından da çalışmanın önemine değinen Ünver, halk arasında "lahanagiller" adı verilen bitki familyasının, özellikle Akdeniz kuşağında çok yaygın alt türlere sahip olduğunu da belirterek, şöyle devam etti:

    "Dünyanın başka bir yöresinde olmayan alt türlere sahip bu türlerden bir bölümü de bizim hiper toplayıcı dediğimiz aşırı derecede nikel ya da kadmiyum toplayan özelliklere sahip. Bu konudaki çalışmalar sınırlı.

    Dünyadaki örneklere bakıldığında ülkesel ölçekte tam tarama yapan başka bir çalışmayı bulmak zor. Biz projenin her aşamasını doğal topraklar üzerinde yürüteceğiz. İklim odası ve sera koşullarında kontrollü olarak, aşırı oranda nikel veya kadmiyum toplayan bitkileri yetiştirip analiz edeceğiz. Böylece bir yandan serpantin üzerinde ve çinko yatakları çevresinde oluşmuş toprakları taramış olacağız. Öte yandan bu topraklarda yetişen başlıca türleri ve bu türlerin ağır metal toplama yeteneklerini incelemiş olacağız."

    Kadmiyum metalinin yanında var olan kurşun ya da nikelle bulunan demir gibi diğer metallerin bitki gelişimini ne yönde etkileyeceğini de araştırdıklarını kaydeden Ünver, "O kadar iddialı çalışmalar yaptık ki, doğrudan cevher üzerinden de bitki örnekleri topladık. Doğrudan doğruya madencilerin piyasaya sürdükleri cevherleri de bu çalışmaya dahil ettik.

    Çalışmanın birinci bölümünden eminiz, taramalar yapıldı ve analizler devam ediyor. İkinci etapta uyum sağlama ve biriktirme yetenekleri nedir? bunları araştıracağız"dedi.

    Kirli bir toprağın da bu bitkiler kullanılarak temizlenebilirliğine de dikkati çeken Ünver, şunları kaydetti:

    "Binde 4-5 oranında nikel içeren bitkiler bulduk. Eğer bu bitkileri yakıp da külünü zenginleştirebilirsek belki ileride doğrudan nikeli cevher olarak kullanacağız. Endüstriye aktaracağız nikeli. Sonra bunun bir sonraki aşamasında bir adım atıyoruz. Bir bilim dalına bir hizmet daha sunacağız. Nikel toplayan bitkileri topladık. Daha sonraki çalışmaların ileriki aşamalarına bakılacak. Üçüncü aşamasında ise bu kez buralardan alınan toprak örneklerindeki biyolojik aktiviteyi inceleyeceğiz. Toprakta yaşayan mikroorganizmalar bu metallerin varlığından nasıl etkileniyorlar ve toprak özellikleri bu canlıların gelişimini hangi doğrultuda etkileyecektir? Daha sonraki aşamasında bitkilerin biyolojik kütleler de incelenerek bunların nikel ve kadmiyum biriktirme yöntemleri için gereken sıcaklık, nem gibi gereklilikler sağlanarak bu sistemi daha hızlı çalışır hale getirmeye çalışacağız. Bu araştırmayla daha sonra yapılacak çok sayıda çalışmaya yol açacağımız düşüncesindeyiz."
    Kaynak: milliyet.com.tr
     

Bu Sayfayı Paylaş