Birinci Kirte Muharebesi-Çanakkale Savaşı

'Tarihi Bilgiler' forumunda Mavi_Sema tarafından 19 Mart 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Birinci Kirte Muharebesi-Çanakkale Savaşı konusu
    Çanakkale Savaşı Birinci Kirte Muharebesi
    Seddülbahir Cephesi Birinci Kirte Muharebesi
    çanakkale Birinci Kirte
    çanakkale 1. Kirte Muharebesi


    Birinci Kirte Muharebesi
    Çanakkale Savaşı / Seddülbahir Cephesi
    Tarih: 28 Nisan 1915
    Bölge :Gelibolu Yarımadası
    Sonuç :Osmanlı galibiyeti

    Taraflar
    Birleşik Krallık İngiltere
    Britanya Hindistanı
    Fransa

    Türk Çephesi

    Osmanlı İmparatorluğu

    Kumandanlar
    Birleşik Krallık General Hunter Weston Osmanlı İmparatorluğu Albay Halil Sami Bey


    Birinci Kirte Muharebesi, Çanakkale Savaşı sırasında Seddülbahir Cephesi’nde İngiliz-Fransız kuvvetleriyle Osmanlı tarafı arasıda gerçekleşen 28 Nisan 1915 tarihli muharebedir.

    General Hunter Weston’un Alçıtepe’nin ele geçirilmesi için çıkartma öncesindeki planı, ilk aşamada cephenin sol kanadından Kirte Köyü yönünde ilerlemek, köyün 1 km. kuzeyindeki Yazıtepe’yi ele geçirmek şeklinde idi. İkinci aşamadan Yazıtepe’den doğu yönünde taarruz ederek Alçıtepe alınacaktı. Bir gün önce birlikleri ilerletmiş olması da bu planı uygulanabilir duruma getirmeyi sağlamış, cephe hattı bir bütün olarak ileri çıkmıştı.

    Taarruz planına göre 87. İngiliz Tugayı Zığındere’nin her iki yanından taarruz ederek Yazıtepe’yi ve onun batısındaki Sarıtepe’yi ele geçirecektir. 88. İngiliz Tugayı 87. Tugay’ın sağını örtecek biçimde ilerleyerek Kirte Köyü’nü alacaktır. Fransız birlikleri ise sahil kesiminde sabit kalarak sol kesimleriyle ilerleyecek, İngiliz birlikleriyle teması sağlayacaklardır. 86. İngiliz Tugayı da ihtiyat olarak tutulacaktır.


    Osmanlı savunma durumu

    Seddülbahir Cephesi’nde 9. Tümen, 27. Alay’ı Arıburnu Cephesi’ne, 19. Tümen emrine göndermişti. Dolayısıyla çıkarmanın ilk üç gününde üç taburlu 25. ve iki taburlu 26. alaylarıyla, beş taburla mücadele etmişti. Bu beş tabur, 27 Nisan gününe kadar mevcutlarının yarıya yakın bölümünü kaybetmiş durumdadır ve ancak bir alay kuvvetindedir. 9. Tümen, 27 Nisan’da iki alay ve Bursa Jandarma Taburu kadar takviye almıştı. Bolayır bölgesindeki 7. Tümen’den gelen üçer taburlu 20. Alay ve Saros bölgesindeki 7. Tümen’in 19. Alay’ı. 19. Alay’ın iki taburu, 28 Nisan sabahı saat 04:00 sularında bölgeye ulaşabilecektir. Üçüncü taburun gelişi 28 Nisan akşamını bulacaktır. Sonuç olarak 9. Tümen, bir sonraki muharebeyi 9 taburluk bir kuvvetle karşılamak durumundadır. Bu taburların üçte birindeki erat, üç günlük kesintisiz muharebelerden yorgun ve uykusuzdur. Bu günler süresince, Tümen’in bağlı olduğu 3. Kolordu emrinde yedekte herhangi bir kuvvet yoktur. Tüm kuvvetler Arıburnu Cephesi’ndeki Anzak ileri hareketini durdurmakta kullanılmıştır. Arıburnu Cephesi’ndeki durum, 9. Tümen’in geri bağlantısını kesebilecek derecede kritik bir durumdu.

    9. Tümen komutanı Albay Halil Sami Bey, yeni gelen alaylarla savunmayı yeniden düzenlemiştir. Buna göre ağır kayba uğrayan ve yorgun 25. ve 26. alaylar geriye alınıp dinlendirilecek, aynı zamanda tümen ihtiyatını oluşturacak, 19. ve 20. alaylar da cephe hattını devir alacaklardır. Doğal olarak yeni alayların siperlere yerleşmesine kadar 25. ve 26. alaylar yerlerinde kalacaklardır. Kirte – Seddülbahir yolunun doğu (sol) kesimi 19. Alay, batı (sağ) kesimi ise 20. Alay tarafından tutulacaktır. İki taburlu 19. Alay, Bursa Jandarma Taburu ile takviye edilecektir. Jandarma taburu, Kerevizdere’nin doğusundaki, savunma hattının kilit noktası sayılabilecek tepeyi tutmaktadır. Tümen emrindeki iki ağır makineli tüfek bölüğünün her biri iki kesime verilmiştir. Tümenin topçu unsurları, üç sahra bataryası ile Müstahkem Mevkii Komutanlığı’nın tahsis ettiği üç obüs bataryasıdır. Toplam 24 namlu.

    Müttefikler sahile henüz beş batarya çıkarabilmişlerdir. Bunlar, çabuk ateşli, yeni silahlardı. Ayrıca donanmanın yüzde sekseni yarımadanın burun kesimini üç yandan çevirecek şekilde düzen alacaklardır. Donanmanın 75-381 mm.lik arası değişik çaplarda 470 namlusu vardır. Ayrıca Müttefik komutanlığı emrindeki 19 taburdan her birinin kuruluşunda birer ağır makineli tüfek bölüğü vardır. Bu bölüklerin tüfek sayısı, Osmanlı ağır makineli tüfek bölüklerinden iki üç kat fazladır.


    Savaş

    Osmanlı cephesinin sol kanadındaki birlikleri değiştirmek üzere bölgeye yaklaşan 19. Alay’ın iki taburunun, 9. Tümen bölgesine 28 Nisan 1915 sabahı saat 04:00 dolaylarında ulaşmış olması beklenmektedir. Ancak 7 saattir yürüyüşte olan Alay, yanlış yöne saparak Kirte Köyü’nün güneyindeki yamaca yönelmiştir. Geçecekleri bu uzun alan, donanma ve kara topçusunun ateşine açıktı. Gündüz gözüyle buradan ilerlemek çok fazla kayba neden olacaktır. Alay derhal döndürülerek belirli bir yere kadar gerisin geri yürütüldü. Kirte Köyü kuzey yamaçlarından geçen bir yay çizerek cepheye yöneltildi. Bu yanlışlık, Alay’ın üç saatten fazla gecikmesine neden olacaktı.

    Alay’ın yürüyüşü düzenlendikten sonra saat 08:00 sıralarında cephe hattında ve derinliklerde donanma ve kara topçusunun bombardımanı başlamıştır. Son derece iyi düzenlenmiş bombardıman, boşluk bırakmaksızın Osmanlı siperlerini bir saat boyunca taramıştır. Osmanlı cephesinin kanatlarının yakın olduğu sahillere iyice sokulan ve serbestçe ateş açan gemilerin yan ateşleri son derece etkili olmuştur. Müttefik kuvvetlerin taarruzu, saat 09:00’da, cephenin sol kesiminden başladı. Osmanlı cephesinin sağ kanadının denize dayanan kesiminde, iki deniz piyade taburu ile takviyeli İngiliz 87. Tugayı’nın taarruzu, 20. Alay’ın bu hattaki taburu tarafından geri atılmıştır.

    Cephenin merkezinde dört taburlu İngiliz 88. Tugayı’nın saldırısı ise etkili oldu. Bu bölge, 19. ve 20. Alay’ların temas bölgesiydi ve doğal olarak zayıftı. Tümen Komutanı Albay Halil Sami Bey, açılması olası gediği doldurmak için 25. Alay 2. Tabur’unu cephe hattına sürmüştür. Çıkarmadan bu yana geçen üç gün boyunca sürekli muharebe etmekte olan ve mevcudunun yarıdan fazlasını kaybetmiş bulunan bu tabur, durumu kontrol altına almıştır. 20. Alay’ın halen ihtiyatta tuttuğu 15. Alay 2. Tabur da bölgeye kaydırıldı. İki alayın, cephenin merkezindeki birleşme noktasındaki bu kriz, saat 10:00 sonrasında giderilmiş oldu.

    Sağ kanada doğru genişleyen taarruzla Fransız taburları bu bölümde Yarbay Kadri Bey’in 26. Alay’ı cephesine yüklendi. Asıl tehlike cephe hattında değil geride baş göstermiştir. 19. Alay, açıklık bir alandan geçmek zorundaydı ve gecikme dolayısıyla o sırada gün ağarmıştı. Bölükler, donanmanın başlattığı bombardıman nedeniyle geride ağaçlık araziye yayılmak zorunda kaldı, ilerleyemedi. Bu durum, cephenin sol kesimini fazlasıyla etkilemiş ve Osmanlı savunmasının tümden çökmesine yol açmıştır.

    Cephenin sol yarısını tutmakta olan 26. Alay, beş Fransız taburunun karşısında uzun süre tutunamadı. Bu Alay ve 25. Alay’dan bazı müfrezeler, 25 Nisan sabahından bu yana sürekli muharebe halindeydiler ve ağır kayıplara uğramışlardı. 19. Alay zamanında siperlere gelebilseydi geri alınıp yeniden düzenleneceklerdi. Yorgunluk ve uykusuzluk bir yana, uğradıkları kayıplar, normal koşullarda bir birliğin kadrodan düşülmesine yol açacak düzeyi bile geçmişti. Ancak Çanakkale Boğazı’nın Anadolu yakasındaki topçu bataryalarının bu kesime yönelen ateşleri Fransız taburlarının hızını bir ölçüde kesmeyi başarmıştır. 26. Alay, Fransız Tümeni’nin taarruzlarına ancak saat 11:00’e kadar dayanabilmiştir. Alay, 11:30 sıralarında çözülmeye başlamıştır. Öğleye doğru Fransız askerleri yer yer Osmanlı mevzilerine girmeye başladılar. 19. Alay, küçük gruplar hallinde sızmayı ve böylece yaklaşmayı denese bile 5 km. geridedir. Cephenin sol kesiminin 19. Alay’la takviye edilip tutulması olanağı yoktur. En sol kesimde Beyoğlu Jandarma Bölüğü de emir almadan mevzilerinden ayrılmıştır, Bursa Jandarma Taburu’nun bu durumda mevzilerinde kalabilesi kuşkuludur.

    Sol kanat çökmüştü ve bunu düzeltmeye olanak yoktu. Sol kesim bütün bütün çökecek olursa sağ kesimdeki 20. Alay da kuşatılarak imha edilecek, Alçıtepe yolu savunmasız kalacaktır. Madem 19. Alay cepheye gelemiyordu, cephe ona taşınırdı. Tümen Komutanı Albay Halil Sami Bey, saat 12:00'de, 26. Alay] bölgesinde cephenin yarılmasını önlemek için bu alayın ve cephenin merkez bölümündeki kıtaların geri çekilmesini emretmişti.

    Aslında 26. Alay Komutanı, daha önce alaydan bir kısım kuvveti ayırmış, Alay'ın 3. Tabur komutanı Binbaşı Mahmut Sabri komutasında ihtiyatta tutuyordu. Bu birlik o karmaşada nasılsa unutulmuştu. Binbaşı Mahmut Sabri, ilerideki hatların çözülerek yüz geri etmeleri üzerine bu 820 kişilik birliği alarma geçirdi. Birliklerini yararak, kendisi de öne fırlayıp asıl mevziler üzerine atıldı. Rastladığı birlikleri de çevirip emrine alan ihtiyat grubu gittikçe büyüdü. Tam zamanında başlayan ileri hareket uzakta bulunan diğer birlikleri de canlandırmakta gecikmedi. Çekilen kuvvetler durdular ve tekrar geriye döndüler. Siperlere girmekle kalmadılar süngü hücumlarına da giriştiler. Tekrarlanan bu süngü hücumlarıyla bu kez Fransız hatlarında çözülmeler başladı. Fransız birlikleri ve iri satırlar kullanarak giriştikleri vahşi boğuşmalarlda ün kazanmış Senegal birlikleri tamamen paniğe uğradılar. Subayların silahlı müdahalelerine rağmen firarlar önlenemedi.

    Cephenin sol kesimindeki bu durumu öğrenen Tümen Komutanı, derhal çekilme emrinin geri alındığı, bulunulan siperlerde savunmaya devam edileceği emri vermiştir.

    Öğleden sonra saat 15:00’den itibaren İngiliz ve Fransız birlikleri taarruz çıkış hatlarına çekilmeye başlamışlardır. Bu zaman içinde cepheye ulaşmış olan 19. Alay, iki taburuyla Fransız kesiminde kısa bir taarruza girişmiştir.
     

Bu Sayfayı Paylaş