Birinci Göktürk Devleti, Kuruluşu ve Gelişmesi Hakkında Bilgi

'Tarihi Bilgiler' forumunda Mavi_inci tarafından 9 Ocak 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Birinci Göktürk Devleti, Kuruluşu ve Gelişmesi Hakkında Bilgi konusu Birinci Göktürk Devleti, Kuruluşu ve Gelişmesi Hakkında Bilgi

    BİRİNCİ GÖKTÜRK DEVLETİ, KURULUŞU VE GELİŞMESİ


    Juan-Juanlara karşı ayaklanan Töleslerin isyanını bastırmada büyük yararlılıklar gösteren Bumin (Bumm), kendisini Juan-Juan hükümdarı ile eşit bir seviyede görüyordu. Bu yüzden hükümdarın kızı ile evlenmek istedi. Bu isteği kabaca reddedilen Bumin, Batı Tabgaç Devleti 'nden bir prenses ile evlendi. Tabgaçlarm da desteğini alan Bumin Juan- Juanlara saldırarak, ağır bir yenilgiye uğrattı. Juan- Juan hükümdarı intihar etti.
    Bu büyük başarı üzerine istiklâlini ilân eden Bumin, "İl-Kağan" unvanını alarak Birinci Göktürk Devleti'ni kurdu (552). Büyük Hun İmparatorluğu'nun da başkenti olan, kutsal Otüken şehrini devletin merkezi yapan Bumin aynı yıl öldü.
    Devletin kuruluşunda Bumin'le birlikte önemli roller üstlenen kardeşi İstemi Yabgu, bu sırada batı kesimlerini idare ediyordu. İstemi batıda fetihlere devam ederken, Ötüken'de tahta çıkan Bumin'in oğlu Kolo ve bunun erken ölümü üzerine kağan olan Bumin'in diğer oğlu Mukan (553-572) zamanında devlet en kudretli çağına ulaştı.
    Dirayetli bir hükümdar olan Mukan Kağan, önce Juan-Juanlara büyük bir darbe vurarak bunların devletine son verdi (555). Daha sonra doğuda Kitanları ve kuzeyde Kırgızları hakimiyetleri altına aldı.
    İstemi'nin batıdaki faaliyetleri sonucunda, Ak Hun ve Maveraünnehir halkı Çin'den yardım isteyince, Mukan Kağan Çin'i baskı altına alarak, bu yardıma engel oldu.
    İstemi Yabgu (552-576) kısa zamanda, Altayların batısını Işık Göl ve Tanrı Dağları'na kadar hakimiyetine aldı. İran'da hakimiyet süren Sâsâni İmparatorluğu'nun Şehinşahı Anuşirvan ile anlaşarak Ak-Hun (Eftalitler) Devletini ortadan kaldırdı. Topraklan Ceyhun (Amu-derya) Nehri sınır olmak üzere iki devlet arasında paylaşıldı (557). Maveraünnehir Fergana'nın bir kısmı, Batı Türkistan'ın güneyi, Kaşgar, Hoten vb. gibi Orta Asya kervan yolu üzerindeki önemli yerler Göktürklerin eline geçmiş oldu.
    Fakat Sâsânî İmparatoru Anuşirvan bu durumdan memnun olmamıştı. Ticaret yolundaki Maveraünnehir'i ele geçirmek istiyordu. Huzursuzluk çıkarmak için, ipek ticaretinde önemli rol oynayan ve Türklere bağlı olan Soğd halkının faaliyetlerini yasakladı. Böylece Türkleri ipek ticareti vergisinden mahrum etmek isteyen Anuşirvan İstemi'nin gönderdiği elçileri de öldürttü.
     
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Birinci Göktürk Devleti

    İ lk defa Türk adını taşıyan Türk devletidir. Göktürkler, Türklerin atlı uygarlık ya da bozkır uygarlığından yerleşik uygarlığa geçiş döneminde, Türk boylarının başına geçerek hüküm süren bir hakan sülâlesidir (552-745). Kurdukları devlete de Göktürk Devleti denir.

    Asya Türk kelimesinin aslı "türümek" fiilinden gelmektedir. Bu fiilden türetilmiş, kişi ve insan anlamında "türük" ve nihayet hece düşmesiyle "Türk" kelimesi ortaya çıkmıştır. Nitekim Anadolu'da bir kısım göçebeler de yürümekten "yürük" adını almışlardır. Türk kelimesi, ayrıca, çeşitli kaynaklarda; "töre sahibi, olgun kimse, güçlü, terk edilmiş, usta demirci ve deniz kıyısında oturan adam" manalarında kullanılmaktadır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Büyük Hun İmparatorluğu'ndan sonra, her bakımdan temsil ettiği Türk kültürü itibariyle ikinci "süper" Türk imparatorluğu niteliğinde olan Gök-Türk hakanlığı, "Türk" sözünü ilk defa resmî devlet adı olarak benimsemekle, bütün bir millete ad vermek şerefini kazanmış, Doğu Sibirya'daki Yakut Türkleri ile batıda Ogur (Bulgar) Türklerinin bir kısmı dışındaki Türk asıllı bütün kütleleri kendi idaresinde birleştirmiştir. Hakanlığın yıkılmasından sonra bir yelpaze gibi açılarak dört tarafa yayılan çeşitli Türk zümreleri gittikleri yerlerde 'Türk" adını ve Gök-Türk idarî, siyasî ve iktisadî geleneklerini yaşatmışlardır. Yine bütün bu Türklerin tarihinde Gök-Türk teşkilatının, edebiyatının, töre ve hayat telakkisinin izleri görülmüştür. Gök-Türklerden sonraki çağlarda, R Türkçesi (Ogur lehçesi) müstesna, bütün Türk lehçe ve ağızları Gök-Türk Türkçesi'nin damgasını taşır. Doğudan batıya: Orta Asya, Türkistan, Maveraünnehir, Kuzey Hindistan, İran, Anadolu, Irak, Suriye ve Balkan Türkleri, Gök-Türkler yolu ile Türk'tür.

    Bizim bugün diğer Türk devlet ve zümrelerinden ayırdetmek üzere Gök-Türk (Kök-Türk) dediğimiz bu topluluk ve devletin adı "Türk" veya "Türük" idi. Ancak, kitabelerin bir yerinde, kendini Gök-Türk olarak tanıtmıştır ki, "Gök'e mensup, ilahî Türk" manasına gelen bu tabir, V. Thomsen'e göre hakanlığın parlak devresine işaret etmekte olmalıdır (herhalde Mu-kan Kağan zamanı).

    Gök-Türk hakanlığı çağında, daha doğrusu 6.-9. asırlarda M.Ö. 220 yılında Hunlar tarafından kurulan ilk imparatorluktur. Türk ve Moğol boylarından oluşturulmuştur. Hiung-nu (Hun) adına ilk olarak M.Ö. 318 yılında Çin ile yapılan Kuzey Şansi Savaşı'nda ve bunun sonucunda yapılan anlaşmada rastlanmaktadır. Hunlar günümüzün Moğolistan bölgesinde; Çin'in kuzeybatısında yaşamlarını sürdürmekteydiler. En büyük imparatorları Mete'dir. Çinliler önüne geçemedikleri Hunlarin saldırıları ardından Çin Seddi'ni inşa etmek zorunda kalmıştır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Orta Asya'da tarihî rol oynayan toplulukların, çeşitli adlar altında gruplaşan Tölesler olduğu anlaşılmaktadır. Türkçe Töles kelimesi, ihtimal "asıl, kök, temel" manalarına gelmektedir. (Bk. L. Bazin, Les Calendriers..., s. 661, 667.)

    Tölesler (Tölös, Tolis, Çince'de T'ie - lo, T'ieh - le), Çin kaynaklarında eski Hun boylarından olarak zikredilen ve bütün Orta Asya'ya yayılmış kalabalık Türk kütleleri bütünüdür. Sui-shu'da (Çin Sui hanedanının 581-618 yıllığı) 50 kadar kabilesi sayılmakta ve şöyle sıralanmaktadır: 1'i Baykal gölünün kuzeyinde, 5'i Tola ırmağı kuzeyinde, 5'i Tanrı dağları kuzey eteğinde, 9'u Altaylar'ın güneybatısında, 4'ü K'ang (Semerkant havalisi) krallığının kuzeyinde, 10'u Seyhun boyunda, 4'ü Hazar'ın doğusu ve batısında, 6'sı Fu-lin'in (Bizans) doğusunda". Ancak Baykal gölünden Karadeniz'e kadar yayılan bu toplulukların hepsini de Türk menşeli saymak doğru olmasa gerektir. En batıda gösterilen bazılarının (mesela Alanlar) İranlı oldukları biliniyor. Wu-hun'lar (=Ugor) da Urallı bir kavim grubudur. Ayrıca, Ogur boylarının da T'ieh-le'ler olarak zikredildiği anlaşılmaktadır. Töles boylarının, taşıdıkları adlar henüz tamamen çözülememiş olmakla beraber, Hunlardan geldikleri ve umumiyetle dil ve örflerinin Gök-Türklerinkinin aynı olduğu belirtilmiştir. Bazı Çin kayıtlarına göre, Tabgaçlar devrinde (386-534), yüksek tekerlekli araba kullandıklarından dolayı Kao-kü (Chao-ch'e = yüksek tekerlek) diye adlandırılan bir kısım Töles kabileleri, diğer Türkler gibi kendilerini kurt ata'dan türemiş kabul ederlerdi. Ayrıca, T'ang-shu'da (Çin T'ang sülalesi 618-906 yıllığı) da 15 Töles kabilesinin adlan verilmiştir. Gök-Türk hakanlığı zamanında Orta ve Doğu Asya'da gruplaşan Tölesler ile diğer ilgili bölgelerdeki topluluklar şunlardır:

    1. Tarduşlar (Çince'de Sie Yen-t'o, Hsieh Yen-t'o. Hsie/ = Sir/ Yen-t'o = Tarduş?). Töles kabilelerinden bir grup (herhalde Tarduş: Hakan Tar-du'nun unvanı ile anılanlar: Batı Gök-Türkleri= On-oklar) Altaylar'ın batısında oturmakta olup Töleslerin en zengin ve kuvvetlileri olarak gösterilirler.

    2. Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Tacikistan, Afganistan, Çin'in bir kısmı (Doğu Türkistan), Rusya ve Pakistan'ın bir kısmından oluşan bölge ve bölgeyi tanımlamak için kullanılan coğrafi terim.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Uygurlar. Töleslerden bir kütle. Tola ırmağının kuzey sahasında yer almışlardı.

    3. On-Oklar (ihtimal "Tarduş" diye de adlandırılan Töles grubu), Altaylar'dan Seyhun (Sîrüderya) yakınlarına kadar uzanan geniş bölgede görünüyorlar. Çu ırmağı - Isıkgöle göre, 5'i doğuda To-lu (sol kanat), 5'i batıda Nu-çi-pi (sağ kanat) adı ile 10 kabileden kurulu olup, "Batı Gök-Türkleri" diye de anılmışlardır. Türgişler, To-lulardan idiler. Ayrıca bunlardan bir kısmı Çu-yüe (Çiğil?) ve Ç'u-mi (Çumul) adları ile anılan Türk kabileleri ile birlikte 630'u takip eden yıllarda, Gök-Türk hakanlığının fetret devresinde, Beş-balık civarındaki kurak bozkırlara çekilmişler ve Şa-t'o (Çince çöl veya Türkçe sadak? Veya Çiğil'ler?) adını almışlardır.

    4. Uygurlar (Uygurca: ئۇيغۇر Uyghur), çoğunluğu Çin Halk Cumhuriyeti'ne bağlı Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşayan Türk halkıdır. Dilleri Türk dillerinden Uygurca'dır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Karluklar.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Altaylar'ın batısında idiler.

    5. Altaylar Türk-Tatar halklarından, Sibirya'da yaşayan bir halk grubudur. Bazen Altay-Tatarları ya da Altay-Türkleri diyede adlandırılırlar.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.

    Oğuzlar (630'dan sonra bu adla ortaya çıkan Töles boyları.) Selenga ırmağı - Ötüken bölgesinde oturuyorlardı.

    6. Doğu Oğuzlar, Oğuz Boyu Bugün; Türkiye, Balkanlar, Azerbaycan, İran, Irak ve Türkmenistan’da yaşayan Türklerin ataları olan büyük bir Türk boyu. Oğuzlara, Türkmenler de denir.

    Oğuz kelimesinin türeyişiyle ilgili çeşitli fikirler ileri sürülmüştür. Kelimenin boy, kabile mânâsına gelen “Ok” ve çokluk eki olan “z”nin birleşmesinden “Ok-uz” (oklar, koylar) anlamında olduğu ileri sürüldüğü gibi, oyrat (haşarı, yaramaz) kelimesinin eş anlamlısı olduğunu iddiâ edenler d
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Avrupa'da Türk toplulukları: Avrasya olarak bilinen eski dünya kıtasının batısındaki büyük yarımada olan Avrupa, Sami dillerde Erep (yahut Irib) Güneşin Battığı taraf anlamına gelir. Fenikelilerden Yunanlılara geçen bu ad, Yunanca'da Europa olmuş ve Ege Denizi'ne göre batıda bulunan ülkelere bu ad verilmiştir.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Avarlar, İkinci Türk İmparatorluğu'nu kuran kavim (lll.-IX.yy.). Hun İmparatorluğu'ndan sonra Orta Asya'da, Avar İmparatorluğu kuruldu (M.S. III. yy.). Kore Yarımadası'na kadar yayılan bu devlet önce Çinlilere yenildi (458), sonra Göktürkler tarafından yıkıldı (522).
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Hazarlar, Ortaçağ'da Güney Rusya'da imparatorluk kuran Türkler (468-965). Hazarlar, Batı Hun Devleti yıkıldıktan sonra onun kalıntıları üzerinde devlet kurdular. Devletin ağırlık merkezi Kırım ve Volga dolaylarıydı. Bu durumda doğuda Sasanîlerle (İran), batıda Bizanslılarla ilişkileri vardı.

    627'de yapılan Bizans-İran savaşında Hazarlar Bizans'ı tuttular. VII. yy.da sürekli olarak Müslüman Arap saldırıları karşısında kalan Bizans İmparatorluğu Hazarlardan yardım istedi. Bizans'ın yardımına koşan Hazarl
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Ogurlar,
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Peçenekler ve ihtimal Kıpçak-Kumanlar vb.

    7. Peçenekler Türk boylarından. Oğuzların Üç-ok koluna mensupturlar. İslâm kaynaklarında “Beçene, Beçenek, Biçene”; Anadolu ağzında “Peçeneke, Beçenek” olan boyun adı, “iyi çalışır, gayret gösterir” mânâsındadır. Peçeneklere Bizanslılar “Patzinak”, Lâtinler “Bissenus”, Ruslar “Peçennyeg”, Macarlar “Beşennyö”, Ermenilerin “Badzinag” dedikleri, kaynaklarda yazılıdır. Asıl yurtları, Orta Asya’da, Seyhun (Siriderya) ile İdil (Volga) nehirleri arasındadır.
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Kırgızlar. Baykal'ın batısında, Yenisey nehrinin kaynakları bölgesinde idiler.

    8. Basmıllar (Çince'de Pa-si-mi). İdi-kut'unun (hükümdar) Türk olduğu belirtilen bu kavmin aslen yabancı olup, Türklerle karıştığı ileri sürülmüştür. Daha ziyade İç Asya'da Beş-balık havalisinde görünmektedirler.

    9. K'i-tan, Tatabı, Dokuz-Tatar, Otuz-Tatar gibi Moğol soyundan kabileler doğu bölgesinde Kerulen ve Onon nehirleri havalisinde bulunuyorlardı.

    Ancak, hatırlatmak gerekir ki, bütün bu topluluklar, zaman zaman yer değiştirmekte, arada bir çözülen boylardan yeni birlikler meydana gelmekte, hulasa oynak kütleler teşkil etmekte idiler. Yine görülmektedir ki, Tarduş, Uygur, On-ok, Oğuz, Ogur, Hazar vb isimler Türk soyundan gelen kütlelerin türlü teşkilatlanmalar dolayısıyla aldıkları adlardan ibarettir. "Türk" de, bilinen manası ile önceleri belirli bir topluluğun (Aşına ailesi etrafında toplananların) adı iken sonraları yaygınlaşmıştır.

    Gök-Türkler,
    ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Çin kaynaklarının açıkça belirttikleri üzere, Asya Hunlarından iniyorlardı. Başbuğ ailesi olan Aşına soyunun bir dişi kurttan türediğine dair o çağda pek yaygın olduğu anlaşılan rivayetler, Gök-Türklerin erken tarihini efsanelerle karıştırmaktadır. Ancak kurttan-türeme geleneğinin, Asya Hunları arasında da mevcut olması ve kurt ata'nın Türkleri dar, geçilmez yollardan selamete ulaştırdığı (Bozkurt Destanı'nın aslı) rivayetinin Hunlarda görülmesi, Gök-Türklerin Hunlara nispetini ortaya koymaktadır. Aşına ailesinin, yalnız bir erkek çocuk hayatta kalmak üzere, katliama uğramış olduğu rivayetini, Tsü-kü (aslında Asya Hun devletinde bir unvan) adlı Hun ailesine mensup Meng-sün tarafından kurulan Kuzey Liang Hun Devletinin, 439'da Tabgaçlar tarafından yıkılması hadisesine bağlamak mümkündür. Sui-shu'ya (Çin yıllığı, 581-618) göre, bu Hun devletinde idareyi elinde tutan Tsü-kü (Chü-ch'ü)'ler imha edildiği zaman, A-shih-na (Aşına) kolu, 500 ailelik bir kütle halinde, Kan-su bölgesinden göçerek, Juan-juanlara sığınmışlardı. Gök-Türklerin nüvesini teşkil ettiği belirtilen ve Meng-sün'ün oğlu An-çu ve sonra torunu Şu'nun öldürülmesi üzerine önce Hsi-hai'da iken sonra Altaylar'a nüfuz eden bu kütle, Chü-ch'üler (Tsü-kü) yolu ile de Asya Hunlarına bağlanmaktadır ve hatta, bu kısa göç hareketini idare eden Aşına soyunun, Güney Hun tanhuları yolu ile Mo-tun'un mensup olduğu ünlü T'u-ko (Tu-ku) ailesinden gelmesi kuvvetle muhtemeldir. Kurt ata inancı dolayısıyla Gök-Türk hakanlık belgesi, altından kurt başlı sancak (tuğ) olmuştur.
     

Bu Sayfayı Paylaş