Bir Savaş Anısı

'İlginç Resimler' forumunda Asi_isyankar tarafından 15 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Bir Savaş Anısı konusu [​IMG]

    Çok beğendiğim bir yazıyı, gerçek bir olayı aktarmak istiyorum size :

    "8 Haziran 1972’de, Kuzey Vietnam’da saklandıkları tapınağa bir Amerikan uçağından dört napalm bombası atıldı.

    Sağ kalan çocuklar, elbiseleri, saçları, vücutları yanık içinde, çığlıklar atarak kaçışırken, foto muhabiri Nick Ut kendisine Pulitzer ödülünü getirecek olan bu fotoğraf karesini çekti.


    Ortada, çığlık çığlığa koşan çıplak kız, Vietnam Savaşı’nın bütün dehşetinin isimsiz simgesi haline geldi.

    Amerika’yı dünya kamuoyunun önünde mahkum eden bir simge...

    1982’de bir Alman gazeteci "resimdeki kızın" peşine düştü.

    Kızın adının Kim Phuc olduğu ortaya çıktı.

    Bütün vücudu yandığı için Saigon’da 14 ay hastanede yatmış, yanık derisi ayıklanırken her seferinde acıdan bayılmıştı.

    İleri bir yaşta, kocasıyla gittiği Moskova dönüşü siyasi mülteci olarak Kanada’ya sığınmıştı Kim.
    O günlerde 34 yaşındaydı.

    Evliydi, 3 yaşında bir oğlu vardı.

    Astım ve şeker hastasıydı, sık sık migren krizi geçiriyordu.

    Vücudunda, her vesileyle azan, silinmek bilmez yaralar taşıyordu, cildi nefes alma yeteneğini kaybetmişti, ama "Ama ne talihliymişim ki yüzümde en küçük bir leke bile yok" diye avunuyordu.

    1995 senesinde Washington’da Vietnam Savaşı’nı anmak için bir tören yapıldı.
    Kim Phuc da oradaydı.

    Kürsüde konuşurken, "O bombaları atan pilotla karşılaşsam, ona ’geçmişi değiştiremeyiz’ derdim, "ama bugün ve yarın, barışa hizmet etmek için elimizden geleni yapabiliriz’".

    Salondan sessizce ayrılıyordu ki, eline bir kağıt sıkıştırdılar, göndereni işaret ettiler.

    Kim Phuc önce dönüp adama baktı.

    Adam orada öylece durmuş, eli ayağı titreyerek Kim Phuc’a bakıyordu.

    Sonra elindeki notu okudu Kim Phuc, notta, "Kim, o adam benim!" yazıyordu.

    8 Haziran 1972 günü Vietnam’daki o mabede napalm atan uçağın pilotu John Plummer’di orada duran.

    Savaştan sonra yıllarca kendine gelememiş, ne yapacağını bilememiş, din adamı olmuş, "o küçük kızın" resmini gazeteden kesip her an cüzdanında taşımıştı.
    Kim bir an adama baktı, sonra kollarını açarak ona doğru koştu.

    Hangisinin yarası daha derindi dersiniz? "


    Bu sorunun cevabını çok düşündüm.. ikisinin de çok derindi galiba...
     

Bu Sayfayı Paylaş