Bir Gevrek Bir Boyoz İki de Kumru Filmi

'Sinema Film Tanıtımları' forumunda SeLeN tarafından 11 Ağustos 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Bir Gevrek Bir Boyoz İki de Kumru Filmi konusu
    Bir Gevrek Bir Boyoz İki de Kumru 2010 - Bir Gevrek Bir Boyoz İki de Kumru Filmi - Bir Gevrek Bir Boyoz İki de Kumru Film Konusu - Bir Gevrek Bir Boyoz İki de Kumru Film Hakkında - İzmir Filmi



    İzmir'i anlatan film tanıtıldı...

    [​IMG]

    İzmir'de, İzmirli oyuncular ve yönetmenle çekilen ve İzmir'i tanıtan ve anlatan ilk film olma özelliğini taşıyan 'Bir Gevrek, Bir Boyoz, İki de Kumru' adlı sinema filminin çekimleri tüm hızıyla sürüyor.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İzmir Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen filmin yönetmeni Osman Dikiciler, bir aşk filmi olarak tanıtılan "Bir Gevrek, Bir Boyoz, İki de Kumru" üzerinde iki yıldır çalıştığını, filmi ekim ayı sonunda vizyona girecek şekilde yetiştirmeye çabaladığını belirtti. Dikiciler ayrıca, "Bu film benim ilk uzun metrajlı filmim. Bu ne en iyi, ne de en çok istediğim senaryo, sadece kariyerime kendi şehrimle alakalı bir film ile başlamak istedim" dedi.

    Filmin aynı zamanda İzmir'in tanıtımında büyük rol oynayacağını söyleyen Dikiciler, "Marka bir kent olmak istiyorsanız, yolunuzun mutlaka sinemadan geçmesi gerekiyor. Ben de doğduğum büyüdüğüm kent olan İzmir’in tanıtımına bildiğim yoldan katkı koymak istedim. Bu filmin hedef kitlesi İzmir’de yaşayanlar değil, İzmir’i bilmeyen yabancılar ve İzmirli olup başka illerde ve yurt dışında yaşayanlar. İzmir içine çoğunlukla inmeyen ve zenginliğini görmekten mahrum kalan tüm yerli ve yabancı turistlerin, başta saat kulesi olmak üzere kentin sembollerini görmelerine katkı sağlamak istiyoruz" şeklinde konuştu.

    Filmin İzmir’i çok iyi anlattığını ve senaryodan çok etkilendiğini söyleyen sinema oyuncusu Selen Seyven "Senaryoyu okuduğumda çok etkilendim. Bir şehir ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Gerçekten çok isteyerek kabul ettim ve böyle bir projede çalışmaktan çok memnunum" diyerek projeden umutlu olduğunu dile getirdi.

    Ünlü oyuncu Selçuk Uluergüven ise "Senaryoyu okur okumaz ben bu filmde oynamak istiyorum dedim. Senaryomuz İzmir’i çok iyi anlatıyor, okuyunca adeta İzmir’i hissettim ve yaşadım" açıklamasını yaptı.

    Geniş bir oyuncu kadrosuna sahip olan filmde, Selçuk Uluergüven, Ali Yaylı, Melih Ekener, Selen Seyven, Funda Şirinkal, Yılmaz Tüzün, Metin Büktel gibi isimler yer alıyor. 50 yıllık bir öyküyü konu edinen film, Yunanistan’dan Türkiye’ye uzanan bir aşk hikayesini içeriyor.

    Filmin Konusu:

    1955 yılında İzmir'i terk ederek Selanik'e gitmek zorunda kalan Hristo, ölen eşinin küllerini saat kulesi maketinin içine koyarak İzmir'e getirmek için uçağa biner. Uçakta sevdiği kızla evlenemediği için 15 yıl önce İzmir'den İstanbul'a giden Tan ile yan yana oturur. Kısa sohbet ikiliyi eski zamanlara götürür. Hristo, eski arkadaşı Oktay ve mahallelisiyle 55 yıllık hesabı vermeye çalışırken, onu büyük ve inanılmaz bir sürprizin beklediğinden habersizdir. Bu arada bir başka yerde Melih ve Ceyhun isimli iki define avcısı ise bütün paralarını vererek aldıkları bir define haritasıyla hayallerini gerçekleştirecek büyük bir hazineyi bulma umuduyla İzmir'e gelmişleridir ancak haritanın sahte olduğunu anladıklarında beş parasız Kordon'da kalırlar. Kordon hazine avcıları ile Hristo'yu birleştirir. Hazine avcıları hikayesini dinledikleri Hristo'nun kaçarken bıraktığı hazineyi almaya geldiğini düşünürler. Hristo'nun arkadaşı Oktay onu bir deponun önüne götürür, kapı açıldığında 55 yıllık sır ortaya çıkar depoda Hristo ve ailesinin kaçarken geride bıraktıkları eşyalar vardır.

    Kentin bir başka köşesindeki Tan, İzmir'den kaçmasına neden olan eski sevgilisi Hasret ile cenazede karşılaşır. Konuşmak istemese de konuşur. Filmin finalinde Tan, Hasret ile Kordon’da en sevdikleri şarkı ‘Hasret’ eşliğinde son danslarını yaparlarken,bunun aslında yıllar önce yarım kalan,ertelenen son vedalaşmalarının da olduğunu anlarız. Çünkü Tan, İzmir'den gittikten kısa bir süre sonra Hasret zaten ölmüştür. Hazine avcıları ise Hristo'nun hazinesinin anahtarını elinden bırakmadığı saat kulesi maketinde olduğuna kanaat getirip ele geçirmeye karar verirler.
     

Bu Sayfayı Paylaş