Bir duanın ağırlığını yalnız Allah bilir.

'İslami Kıssalar & Hikayeler' forumunda Fatma tarafından 12 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. Fatma

    Fatma Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Bir duanın ağırlığını yalnız Allah bilir. konusu Bir Duanın Ağırlığını Yalnız Allah Bilir

    Loise adında, çok fakir giyimli bir kadın, yüzünde derin bir hüzünle
    bir markete girer Market sahibine mahcup bir şekilde
    yaklaşır "Kocasının çok hasta olduğunu, çalışamaz duruma düştüğünü
    ve yedi çocuğu ile birlikte aç kaldıklarını ve yiyeceğe ihtiyaçları
    olduğunu" söyler John adındaki market sahibi, ona ters bir şekilde
    bakar ve derhal dükkanını terk etmesini söyler

    Bu davranış Loise'i çok üzer ama, ailesinin ihtiyaçlarını
    düşünerek, "Lütfen efendim" der, "Paramız olur olmaz getirip borcumu
    ödeyeceğim" John, kendisine bir kredi açamayacağını, çünkü onun eski
    bir müşterisi olmadığını, kendisinde bir hesabının bulunmadığını
    söyler

    O sırada dükkanın girişinde bekleyen bir müşteri, ikisinin arasında
    geçen bu konuşmayı duymuştur Markete girerek John'a yaklaşır ve "Ben
    o kadının almak istediklerine kefilim" der "Ailesinin ihtiyacı olan
    şeyleri ona ver"

    Market sahibinin yüzü buruşur Çok isteksiz bir şekilde kadına döner
    ve "Bir alış-veriş listen var mıydı?" diye sorar Louise bir an
    duraksar, "Hayır efendim, ama hemen yazabilirim" diyerek, başını
    önüne eğer ve çantasından çıkarttığı ufak bir kağıt parçasına utana
    sıkıla bir şeyler karalar "Tamam" der marketçi ve alaycı bir
    edayla, "Şimdi listeni terazinin şu kefesine koy, onun ağırlığınca
    diğer kefeye istediklerinden koyacağım!"

    Louise, şaşırmıştır ama listesini manavın kendisine gösterdiği kefeye
    özenle bırakır Başı hala öne eğiktir Diğer müşteri, gözlerini
    terazinin kefesine dikmiş, marketçinin ne yapacağını merakla
    beklerken, market sahibi listede yazılanlardan birini terazinin öteki
    kefesine koyar ve "alaycı bir gülümseme" ile kağıt parçasının olduğu
    kefenin yukarı fırlamasını bekler Ama terazinin kefesi yerinden
    kıpırdamaz İkisi birden hayrete düşerler Market sahibi, müşteriye
    dönerek, kısık bir sesle, "İnanamıyorum" der İnanılacak gibi
    değildir de zaten

    Kefil olan müşteri, market sahibinin haline gülerken, marketçi,
    çoktan diğer kefeye, eline geçeni doldurmaya başlamıştır ama, nafile,
    diğer kefeyi yerinden kıpırdatamamıştır bile Terazinin kefesini,
    artık üzerindekileri almayacak kadar doldurduğunda çaresiz hepsini
    bir torbaya doldurarak kadına verir

    Loise, kendisine teşekkür ederek dükkandan ayrılırken, market sahibi
    merakla üzerinde bir şeyler çiziktirilmiş kağıdı eline alır Okuyunca
    şaşkınlığı bir kat daha artar Çünkü kağıtta alış-veriş listesi
    yerine sadece bir dua yazılıdır:

    "Allah'ım neye ihtiyacım olduğunu en iyi sen bilirsin, kendimi senin
    ellerine teslim ediyorum!"

    Terazisinin kırılmış kefelerinden gözlerini alamayan market sahibi,
    taş gibi bir sessizliğe bürünmüştür Kefil olduğunu söyleyerek bu
    duruma şahit olan diğer müşteri, market sahibi John'un eline bir 50
    dolar tutuşturur ve "Her kuruşuna değdi!" diyerek oradan ayrılır
     

Bu Sayfayı Paylaş