Bilecik Bozüyük İlçesi

'Bilecik Tanıtımı' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 30 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Bilecik Bozüyük İlçesi konusu Bozüyük

    Bozüyük adı nereden geliyor?

    Bozüyük, yurdumuzun birçok yöresinde olduğu gibi adını bulunduğu yerin coğrafi özelliklerinden almaktadır.
    Şehir merkezinin kuzeyinde ve çevresindeki tepelere göre bozkır olan bir tepe bulunmaktadır. Şehre ismini veren bu tepe bir höyük'e benzediğinden ve bozkır olduğundan şehire "BOZHÜYÜK" denilmiştir. Hüyükler yığma topraktan yapılmış yapay tepeler olmalarına karşın buradaki tepe doğayla birlikte oluşmuştur.
    Şehrin kuruluşu çok eski ve birçok uygarlıkların beşiği ve önemli yolların düğüm noktası olduğu için kurulduğu yerin çevresel ve coğrafi özelliğine uygun olarak Bozhüyük olarak anılmaya başlanmıştır. Türk ağız ve ses yapısına uygun olarak ve çabuk söylemeye yönelik şekilde "Bozhüyük" sözü zamanla "Bozüyük" olarak biçimlenmiştir. Kaybolan "H" harfi yerine yine Anadolunun birçok yerlerinde bulunan hüyükler ve buna bağlı yerleşim yerlerinde aynı şekilde kaybolmuştur. Karayük, Üçüyük, Yeşilüyük ...... gibi.


    ismini aldığı tepe


    [​IMG]

    Bozüyük 'ün Yeri ve Sınırları

    Yurdumuzun kuzeybatısında Bilecik ilinin ilçesidir. Kuzeyinde merkez ilçe, kuzeybatıda Pazaryeri ilçesi, Kuzeydoğuda Söğüt ilçesi, doğuda Eskişehir ili, güneyde Kütahya ili, merkez ve Tavşanlı ilçesi, batıda Domaniç ilçesi ve İnegöl ilçesi ile komşudur.
    İlçenin yüzölçümü 928 Km2 olup, denizden yüksekliği 740 metredir.


    Bozüyük 'ün Yeryüzü Şekilleri

    Dağları: Yükseklikler genellikle ilçenin bat ve güneybatısında yer alır. Batı da Yirce dağında Üçtepeler in yüksekliği 1790 metredir. Güneybatıda Kala dağının yüksekliği ise 1906 metredir. Doğuda Metristepe 1307 metre, batıda Çamyayla tepesi 1322 metre, Güneyde Kandilbayırtepesi 1320 metre ve kuzeyde 900 metre ile Kızıltepe ilçenin yükseltilerini oluştururlar.

    Ovaları: Kızıltepe ve Boztepenin güney eteklerindeki neojen çanağının yanından uzanarak yaklaşık 60 km2 likbir alanı kaplayan Bozüyük ovası, kuzeybatıda daralarak Karasu vadisine uzanır. Ova, güneyde genişleyerek, bir yandan İnönü - Kandilli düzlüğüne, diğer yandan Karaağaç ve Akpınar köylerinin kuzeyindeki sırtlara kadar devam eder. Ova 3. zaman neojen kayalarla örtülüdür.

    Yaylaları: İlçenin güneybatısında yer alan Kömürsu ve Batan yaylaları ilçenin belli başlı yaylalarıdır.
    Bozüyük 'ün Akarsu ve Gölleri

    Dikilitaş Deresi: Akpınar köyünün kuzeyindeki Hüsümler ovasındaki Sazpınar kaynaklarından çıkan dere doğu - batı yönünde akışını sürdürerek Bozüyük içinden geçer, Bursa yol kavşağında Karasu ile birleşir.

    Karasu: İlçenin Bozalan Köyü yakınından doğan Karasu, Bozüyük'ten Dikilitaş deresini alıp, Ankara İstanbul demiryolunu izleyerek Pazaryeri'nden
    Sorgun deresini Batıdan Selöz , Hamsu, Bekdemir derelerini, doğudan Kızıldamlar çayını alır, Osmaneli yakınlarındaki Paşalr boğazından 500 metre sonra Sakarya nehri ile birleşir.

    Sarısu: İlçenin güneybatısındaki Yeşildağ'dan doğan sarısu, kuzeye doğru akışını sürdürür. Üzerinde Dodurga barajı kurulmuştur. Kandilli köyü yakınlarından ilçe topraklarını terk ederek Eskişehir topraklarında Sakarya nehrinin bir kolu olan Porsuk çayı ile birleşir.

    Dodurga Barajı - Yapay Göl: Sarısu üzerindedir. Taşkınları önlemek ve sulama yapmak amacıyla inşa edilip 1976 yılında işletmeye açılmıştır. Baraj, toprak dolgu tipindedir. Barajın temelden yüksekliği 33.40 metre, depolama hacmi ise 35 milyon m3 olup, göl alanı 245 hektardır.



    Bozüyük 'ün İklimi ve Bitki Örtüsü

    Bozüyük, Marmara bölgesi sınırları içinde kalmasına karşın, iç anadolu da görülen karasal iklimin etkisi altındadır. Kışları oldukça soğuk ve yağışlı,yazları sıcak ve kuraktır. Yağışlar genellikle kış aylarında ve kar şeklinde olmaktadır. Don ve kırağı olayının fazla olduğu aylar, Ocak ve Şubat tır. Don ayları Kasım ayı ortalarında başlar Nisan ortalarına kadar devam eder.

    Dağlık alanlar genellikle koruluk durumundaki ormanlarla kaplıdır. Bu ormanlarda 1000 metreyi aşan bölümlerdeki egemen ağaç türleri karaçam, kayındır. Platolar üzerinde yer yer topluluklar oluşturan karaçamlara karşın daha alçak kesimlerde kızılçam ve meşe türlerine rastlanmaktadır. Yirce dağının 1500 metreyi aşan kesimlerinde köknar türleri ile birlikte ardıç ağaçlarıda yer almaktadır. Alçak ve düz alanlarda otsu bitkiler ile çalılıklar görülür.

    Ortalama sıcaklık 10 derece
    En yüksek sıcaklık 29 derece
    En düşük sıcaklık -23 derece
    Ortalama yağış miktarı 435 kg/km2
    Ortalama kar yağışlı gün sayısı 22
    Ortalama kar kalınlığı 35 cm
    Ortalama rüzgar hızı 2,4 m/Sn
    En hızlı rüzgar yönü Güney-güneybatı



    İlçenin Tarihi

    Asya ile Avrupa arasında doğal bir köprü görevi gören Anadolu'nun hemen her köşesibu önemle jeopolitik konumu nedeniyle, ilk çağlardan bu yana hareketli ve zengin bir tarihe sahiptir.

    İlkçağlardan beri bölgemizde sırasıyla Hititlerin, MÖ 1200 yıllarından sonra balkanlardan gelen Frigya'lıların bölgeye egemen olduğu şimdiki İçköy, Yaylacık ve Manişar olarak adlandırılan kesimlerde tarihi Mina şehrinin kurulmuş olduğunu antik kalıntılardan anlıyoruz.

    Bölgemizdeki yaklaşık 600 yıllık Frig egemenliğine doğudan kafkaslardan gelen Kimmer'ler son veriyor. Kimmerlerin yaklaşık 1 asırlık egemenliğinede batıdan gelen Lidya'lılar son vermiştir.

    Bundan sonraki asırlarda sırasıyla bölgemize doğudan gelen Pers'ler ile batıdan gelen Büyük İskender komutasındaki Makedonyalılar egemen olmuştur. İskender imparatorluğu parçalanınca bölgemizde uzun yıllar bu imparatorluğun parçası olan Bitinya'lılar yaşamıştır. Sonraları Roma İmparatorluğu egemenliğine giren bölgemiz M.S. 395 yılından sonra doğu Roma yani Bizans egemenliğine katılmıştır. Bu yıllarda Bozüyük'ün adının "LAMUNİA" olduğunu biliyoruz.

    600 - 720 yılları arasında bölgemiz, İstanbulu almak için gelen Arap Emevi kuvvetlerinin geçit yeri olmuştur.

    1071 yılında doğudan gelen Selçuklu Türk'lerinin Malazgirt Savaşı sonucu, Bizans İmparatorluğuna son vermesiyle Bozüyük ve çevresi ebedi Müslüman Türk egemenliğine kavuşmuştur.

    Ancak bölgemiz yukarıdada belirtildiği gibi jeopolitik yani(Asya - Avrupa kervan yolu, İpek yolu, Haçlı yolu) üzerinde olma özelliği nedeni ile sık sık doğudan ve batıdan gelen akınlarda el değiştirmesi yoluyla uygarlıklar kurulup yıkılmıştır.

    Daha ilerki yıllarda (M.S. 11.asır ve daha sonra) haçlı seferlerinde özellikle 1.Haçlı seferinde bölge zaman zaman Hristiyanla Müslümanlar arasında el değiştirmiştir. Bu konudaki en yakın tarihi olay Eskişehir yakınlarındaki 1097 yılında yapılan Haçlı komutanı Godefdoit ile Selçuklu Hükümdarı Kılarslan arasındaki Dorylaion savaşıdır.

    Selçukluların Anadolu'ya egemen olması ile birlikte Bozüyük Sultanönü uç beyliğinin bir Kariye'si (köy) idi. Selçuklu hükümdarı II. Gıyasettin Mesut'un 1289 taihinde Osman beye gönderdiği 2. menşurunda Eskişehir'den Yenişehir'e kadar olan bölgeyi bir sancak kabul edip Osman beye vermesiyle Bozüyük'te o tarihten itibaren Osmanlı egemenliğine girmiştir.

    Cihannuma tarihi, Bozüyük'ün ikinci adına İNÖNÜ olarak göstermekte ve bazı eski kayıtlarda ise bu ad "BOZÜYÜK MAA İNÖNÜ" olarak geçmektedir.
    Osmanlı devletinde gerek sınırlarda savaşan orduların, gerekse cepheye giden orduların yol boyunca beslenmesinide halka yüklemiştir. Bu amaçla ordunun hareketinde önce izleyeceği askeri yol, kısa bir süre için dinleneceği noktalar belirlenmekte ve bu yerlerde ordunun yiyecek ve yem olarak kullanacağızaire miktarı saptanarak kadınlardan bunları sağlaması istenmekteydi.

    Kanuni Sultan Süleyman'ın Bağdat seferine çıkacak Kasım paşa komutasındaki ordusunun Bozüyük'tekonaklayacağı haberi gelince, ordunun ihtiyacı olan erzak karşılanır. Kasım paşa bu yardımlardan çok memnun kalır. "Eğer savaşı kazanıp dönersem bu dört köyün ortasına bir cami yaptıracağım." der. Savaştan zaferle dönen komutan sözünü tutup cami ve külliyeyi (han, hamam, yemekhane, sıbyan mektebi gibi eklentileri) 1525 - 1528 yılları arasında yaptırır.


    Cami ve külliyenin yapılmasıyla birlikte bu ödrt köy halkı birer ikişer şimdiki Kasımpaşa Mahallesinin bulunduğu yerde toplanarak bu günkü BOZÜYÜK'ü oluştururlar.

    Bozüyük uzun yıllar Sultanönü sancağının Kariyesi durumunda kalmıştır. 93 Harbi diye bilinen 1877 - 1878 Osmanlı - Rus savaşlarından sonra Balkanlardan kaçarak Anadolu'ya göç eden Türklerin büyük bir bölümünün Bozüyük'te yerleşmeleri sağlanınca nüfus artmış, daha sonra bucak ve belediye kurumları kurulmuştur.

    Bozüyük'ün bucak durumuna getirilmesinin ilginç bir öyküsü vardır. Rivayete göre Bozüyük'ün ileri gelenleri buranın bucak olması için aralarında anlaşarak İnönü bucak müdürünü kaçırmayı planlarlar. Daha önceden müdürün oturacağı resmi dairesi ve evi hazırlanır. Bir gece geç saatlerde atlı arabalarla İnönü'ye giderek bucak müdürünü kaçırıp Bozüyük'e getirirler. Ertesi gün müdürün kaçırıldığını anlayan İnönü'lüler durumu yetkililere bildirirler. yetkililer bu duruma çok şaşırır. Çünkü böyle bir olay o zamana kadar ne duyulmuş ne de görülmüştür. Bir taraftan da Bozüyük'lülerin bu hareketi çok hoşlarına gider. İnönü'lülere yeni bir bucak müdürü sözü vererek kaçırılan müdürün Bozüyük'te kalmasını sağlarlar.

    Böyle bir yöntemle bucak merkezi olan Bozüyük, önce Söğüt'e bağlandı. 1885 te Ertuğrul livası kurulunca Söğüt'ün bucağı olarak bu livaya bağlandı. 2.Meşrutiyetin ilanı ile (1908) aynı livaya bağlı kaza merkezi durumuna getirildi. 1924'te iller teşkilatının kurulması ile ilçe durumuna getirilerek Bilecik iline bağlandı.

    Kurtuluş savaşında batı cephesinin ilk kuruluş günlerinde (18 Haziran 1920) Bozüyük bir müddet cephe karargahı olmuş ve halkın gösterdiğivatan sevgisi ve fedakarlıkla 1920 Haziranında başlayan ve Bursa'nın düşmesiyle sonuçlanan ilk düşman taarruzunun Eskişehir'e doğru ilerlemesini durdurmakta ordumuz için bir dayanak olmuştur.



    KÜLTÜREL DURUM

    İlçe nüfusunun % 98 i okur-yazar durumdadır.

    Yükseköğretim:

    ilçede bulunan tek yükseköğretim kurumu Anadolu Üniversitesine bağlı Meslek Yüksek Okulu'dur.



    Halk Kütüphanesi

    1954 yılında açılan kütüphanede 1 müdür ve 1 hizmetli çalışmaktadır.5000 i çocuk kitabı olmak üzere 16975 kitap mevcutlur.
    Halk Eğitimi Merkezi; 1965 yılında açılmıştır. 2 idareci,2 öğretmen,2 hizmetliden oluşan kadrolu personelinin dışında sözleşmeli olarak 6 usta öğretici çalıştırılmaktadır.1998 yılı içinde el nakışı,ilk yardım,kalorifer ateşçiliği,giyim,bilgisayar... gibi konularda 17 kurs açılmış, bu kurslara 183 erkek,189 kadın olmak üzere 372 kursiyer katılmıştır.

    İlçe merkezindeki kültürel faaliyetler çeşitli dernekler aracılığıyla da yürütülmektedir. Bunlardan bazıları şunlardır: Ertuğrul Gazi Kültür ve Sosyal Dayanışma Derneği,Bozüyük Kuzey Kafkasya Dayanışma Derneği,Karadenizliler Sosyal Dayanışma Derneği,Dodurgalılar Yardımlaşma Derneği,Balkan Göçmenleri Yardımlaşma Derneği.

    ilçe merkezinde Zaman,Akit,Yenişafak gazetelerinin temsilcilikleri ,Türkiye Gazetesinin Bölge Müdürlüğü bulunmaktadır. Mahalli basında günlük olarak Yeni Bozüyük Gazetesi çıkarılmaktadır.

    Folklor Bozüyük halkının çoğunluğunu Yörükler ve muhacirler oluşturmaktadır. 1960 dan itibaren Erzurum-Bayburt yöresinden gelenler Akpınar,Kovalıca ve Karaağaç Köylerine yerleşmişler,Osmanlı-Rus Harbinden sonra (1877 -1878) Kafkas Türkleri ve Rumeli'den bu bölgeye göç olmuştur.

    Çerkezler genelde Akpınar ,Poyra ,Çepni ve Kovalıca köylerine yerleşmişlerdir. Bozüyük bütün bu göçlerden sonra adeta bir folklor mozaiği olmuş,halk birbiriyle kaynaşmış ve kız alıp vermeyle de akrabalık bağları kurulmuştur. Yakın zamanlara kadar köyler arasındaki düğünlerin ayrı bir yeri ve önemi vardır. Ataerkil bir aile yapısına sahip olmakla birlikte özellikle son yıllarda çekirdek aile yapısı hakim olmaya başlamıştır. Tarihten gelen giyim-kuşam bazı özel günlerin dışında hemen hemen bırakılmıştır. Mahalli giyeceklerden yeldirme,kirlik,terlik,örtme,atkı ve mahrama en bilinenleridir. Bayramlarda ve düğünlerde bindallı,şalvar,sitari,elmasiye,cepken ve zeybek elbisesi giyilir. Erzurum-Bayburt yöresinden gelenlerin kadın giyiminde çarşaf,ihram başta gelir. Erkeklerde ise baş hemen daima kapalı ve kasket veya başlık(terlik)la örtülüdür. Bölgenin gele,neksel oyunlarında türkülerin önemi ve yeri ayrıdır. Özellikle Karşılama denilen oyun ve türküler meşhurdur. Türküler bağlama eşliğinde söylenir. Zeybek,karşılama ve kaşık oyunları birbirleriyle iç içe girmiştir. Oyunlar bağlama,zil, darbuka,tef ve kaşık ile oynanır. Yörenin bilinen başlıca türküleri Et koydum tencereye, kız pınar başında yatmış uyumuş,Ay oğlan tatar mısın,aşağıdan gelen hanım oynasın,öte yaka urgan burgan,söğüdün erenleri.. dir. ilçe ,nüfusu 1940 dan itibaren devamlı bir artış göstermiştir.1950 yılına kadar kırsal kesim nüfusunda artış gözlenirken 1950-1960 arası ilçenin nüfusunda azalma olmuştur. Nüfusun azalmasının başta gelen sebebi de Bozüyük'e bağlı bucak merkezi iken 1954 yılında ilçe olan Pazaryeri'nin ayrılmasıdır.1963 yılında inönü Bucağı 14 köy Eskişehir'e Bağlanmıştır.1970 yılından itibaren ilçe nüfusu artmaya başlamış,bu artışta ilçedeki sanayileşme önemli rol oynamıştır.



    ULAŞIM

    ilçeden geçen 25 numaralı devlet karayolu iç Anadolu,Akdeniz,Ege ve Marmara bölgelerini birbirine bağlayan yoldur. Ayrıca 2 numaralı devlet karayolu Bursa'yı Eskişehir ve Ankara'ya bağlar. iıçe merkezi Bilecik'e 32 km,Eskişehir'e 45 km, Bursa'ya 1 05 km, Kütahya'ya 72 km mesafededir.1892 Nisanında Bozüyük'te ilk istasyon açılmış,ilçeden geçen demiryolu istanbul -Hicaz Demiryoludur. ilçeden ulaşım,kara ve demiryoluyla sağlanmaktadır. ilçeyi köylere bağlayan yollar genelde asfalt olmakla birlikte yüksekteki köy yolları stabilizedir. Ulaşım köy minübüsleri ve 25 numaralı devlet yolu üzerindeki köyler ile Kütahya yolu üzerindeki Akpınar Köyü'ne halk dolmuşları ile sağlanmaktadır. iıçedeki üç ayrı kooperatif birleşmiş ve 1 00 minübüs ile Bilecik ve Eskişehir arasında çalışmaktadır
     

Bu Sayfayı Paylaş