Beyin Kontrolü Nedir, Ne Elde Etmek Isteniyor?

'Psikoloji' forumunda Siraç tarafından 29 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Beyin Kontrolü Nedir, Ne Elde Etmek Isteniyor? konusu
    BEYİN KONTROLÜ NEDİR, NE ELDE ETMEK İSTENİYOR?

    Dünya istihbarat örgütlerinin karşı tarafı yönlendirmek için psikolojik operasyon yapabilmeleri en önemli hedefleridir. İstihbarat örgütleri özellikle CIA ve MOSSAD bu konuya büyük önem vermektedirler.

    Bir Çin atasözü vardır,

    "Yüz savaş kazanmak hüner değil, hüner savaşmadan güvenliği sağlamaktır."

    İstihbarat örgütleri bu konuya bilimsel olarak eğilmektedirler. Sürekli çalışmalarla yeni yollar araştırmaktadırlar.

    Bugün MOSSAD'ın CIA'dan daha başarılı operasyonlar yapmasının iki nedeni vardır.

    Birincisi, Tevrat'ta Musa Peygamber'e Kenan ilinde casusluk yapmasının emredilmesi.

    İkincisi de, ideallerinin yüksek fakat güçlerinin az olması ve dünya bilim çevresinde önemli etkinliklerinin olmasıdır.

    TARİHTEN ÖRNEKLER

    Bilinen ilk ve en önemli psikolojik operasyon örneği Hasan Sabbah'tır. Haşhaşî tarikatı da denilen bu örgütlenmede kişiler Haşhaşın etkin maddesi Eroinle keyif duygusuna ve cennet inancına şartlandırılıyor. Hasan Sabbah'a itaat ederlerse hep böyle yaşayacaklarına inandırılıyorlardı. Böylece intihar saldırılarını zevkle yapıyorlardı.

    1937'de Stalin'in Halk mahkemelerinde davalıların itiraflarında bazı kimyasallar kullandığı bilinmektedir. Hatta Macaristan Kardinalinin de bulunduğu bir davada davalılar devlete karşı bir tutum aldıklarını birden itiraf etmişlerdi.

    BU DURUM ETİK MİDİR?

    Kesinlikle değildir.

    Mamafih, Dünya Af Örgütü 1992 yılında bir rapor neşretti.

    Bu durum

    "İnsanın zihni yetilerini bozmayı, yok etmeyi,
    değiştirmeyi hedefleyen sorgulama prosedürü ahlâki suçtur."


    denildi."Fiziksel işkence sınıflandırması kadar insanlık dışıdır." düşüncesi
    benimsendi.

    HANGİ YÖNTEMLER UYGULANIYOR?

    Klasik yöntem; psikolojik faaliyet, propaganda ve beyin yıkama
    yöntemidir.

    En sık kullanılan yöntem; kimyasal maddeler kullanılarak kişinin
    düşüncesini etkilemektir.

    Son yıllarda üzerinde çalışan ve durulan yöntem ise elektronik
    implantlar yerleştirilerek kişinin beynini uzaktan kumanda ile
    yönetme çabalarıdır.

    KİMYASAL YÖNTEMLER

    Zihin kontrolü deneylerinde ilk kullanılan madde LSD idi.

    LSD psikokimyasal bir maddedir. Alan kişide olağanüstü psikolojik
    değişimler olur. Halüsinasyonlar görür, canlı, neşeli, güçlü duygu,
    düşünme ve davranışlar içerisine girer.

    Bu madde beynin ön bölgesinde DOPAMİN isimli zevk maddesini aşırı salgılamaktadır. Bu maddeyi alan bir kişi inandığı konuda olağanüstü eylemler
    gerçekleştirebilmektedir.

    İkinci Dünya Savaşında hem Hitler hem Amerikan ordusu "Amphetamin" isimli uyarıcı kimyasalı kullanarak askerlerin savaş gücünü arttırmayı hedeflemişlerdir. Hatta Hitlerin milyonlarca psikoaktif madde kullanarak ordusunun hareket kabiliyetini çok hızlı hâle getirdiği bilinmektedir.

    İçkisine LSD veya uyuşturucu katan kişilerin kolay intihar ettiklerive kolay insan öldürdükleri bilinen gerçeklerdir.

    Bu konu da ABD'de gönüllüler, siyahlar ve eşcinseller üzerinde ilginç deneyler yapılmıştır.

    Deney yapılan kişilerde akıl hastalıkları, yaşayanlarda da erken bunama, erken yaşlanma gözlemlenmiştir. Bu konuda Dr. Armen Victorian'ın kitabında ilginç
    kaynak ve bilgiler mevcuttur.

    Kitabın ismi "İnsan Davranışının Manipülasyonu, Beyin Kontrolüdür." Bu kitap Timaş yayınları arasında tercüme edilerek yayınlanmıştır.

    PSİKİYATRİDE TEDAVİ AMACIYLA KULLANILIYOR

    Psikiyatrik uygulamada tanı ve tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır. Narkoanaliz olarak tanımlanan bu yöntemde kişiye damardan kısa süre etkili barbibüratlar verilir. Kişi uyku uyanıklık arası bir boyuttadır. Bilinçaltının üstündeki baskılar aralanır. Kişiyle güven ilişkisi içinde psikoterapödik ilişki kurulabilirse bilinçaltı duygular, eğilimler, hatıralar, şartlanmalar ortaya çıkarılır.

    İlaçlı hipnoz da denilebilen bu yöntem kişinin bilinçaltı çatışmalarını analiz edip onun tedavisini gerçekleştirmek için kullanılır.

    HİPNOZLA BEYİN YIKAMAK MÜMKÜN MÜ?

    Hipnoz bilimsel bir yöntemdir. Kişi hipnotik uykuya geçtiğinde vücut ve beyin uyur, fakat terapistle, kişi arasında seçici bir algılama alışverişi kanalı açılır. Böylece kişi yönlendirilir, düşünceleri, duyguları değiştirilebilir.

    Psikiyatride hastalıklı düşünceleri yok etmek, sağlıklı düşünceler kazandırmak, ego gücünü arttırmak için bu yöntemi kullanıyoruz.

    Her bilimsel yöntem gibi hipnozda gösteri malzemesi veya siyasi amaçla kullanılabilir.

    Hipnozda ilk şart iki tarafın birbirine güvenmesidir. Daha sonra konsantrasyon gücü artırılır, uygun telkinde bulunulan kişi geçmişine götürülebilir, beyni yıkanabilir, yanlış şeylere inandırılabilir.

    Ancak kişiye hipnozda istemediği şeyi yaptıramazsınız. Bazı kişiler telkine çok yatkındır, kolaylıkla girerler. Fakat obsesif ve paranoid denilen güvensiz özelliği fazla
    olan kişileri hipnotik transa geçirmek çok güçtür.

    ELEKTROMANYETİK ETKİLEME

    Evren "Radiant Enerji" denilen yayılan bir enerjiden oluşur, gözümüzle gördüğümüz spektrum bir dalga boyudur. Morötesi ve kızılötesi dalga boyları gözümüzle görülmez. Ancak röntgen filmlerinden, termal kameralara, yeraltı su havza haritalarına kadar
    bir çok alanda kullanılır.

    Her elektrik kaynağı bir radyasyon neşreder. Bazı radyasyonlar
    iyonlama yaparak hücre ölümlerine yol açar. Hidrojen atomu frekansına uygun mikrodalga ile MR gibi beyin tomografileri çekilir. Mikrodalga fırınlarda ışınların camı geçerek tabak içindeki suyu buharlaştırdığını biliyoruz.

    MİKRODALGA İLE BEYİN KONTROLÜ

    Mikrodalga ile uzaktan gürültü hissi oluşturmak mümkündür.

    Elektromanyetik ritmik vuruşlar kişinin başını elektrikli matkapla oyulduğu hissi uyandırabilir. Çok düşük frekans da (VLF), iyonlamanın olmadığı bir radyoaktivite ile baş ağrısı, çınlama,sinirlilik, depresyon, hafıza kaybı hatta panik duygusu
    oluşturulabilir.

    Radyasyonun diş dökülmesi, kan kanseri, sakat doğumlara neden olduğu yaptığı bilinmektedir. İyonlanmanın olduğu radyasyonlar X ışınları Radyum gibi kanser tedavisinde kanserli hücreleri öldürmek için kullanılır. Bu ışınları uzaktan yönetmek mümkün olmamakta, fakat mikrodalga kaynağını 1-2 km. uzaktan bir hedefe yöneltmek mümkün olabilmektedir.

    Kötü niyetli kişilerin elinde korkunç bir silah haline dönebilen bir teknoloji insanlık
    dışı amaçlarla kullanılırsa insanlığın sonu başlar.

    ELEKTRONİK PARÇA YERLEŞTİRMEK MÜMKÜN MÜ?

    İnsan davranışını kontrol etmek isteyenler hayvan deneylerinde bunu
    gerçekleştirmişlerdir.

    FM radyo kanalı ile sinyaller alabilen ve nakledebilen minyatür
    elektrotlar hayvan kafasına yerleştiriliyor. Maymunda cinsel
    saldırganlık, boğada aniden durma komutu verme deneyleri başarılı
    oldu. Yunus balıkları yönetilebildi.

    ABD'de beynin elektronik uyarılması zihinsel özürlülerde ve eşcinsellerde araştırılmıştır. James Olds isimli araştırmacı beynin hipotalamuş bölgesine elektronik implant yerleştirerek eşcinselleri kontrol etmeyi başardı. Hastalarda korku, heyecan, halüsinasyon oluşturarak davranışlarını ödüllendirdi veya cezalandırdı.

    Zihin özürlülere de benzer deneyler yapıldı. Bu çalışmalar çok
    tartışıldı. Bilimin iyiliği değil hastanın iyiliği ön planda tutulması etik kuralına göre çalışmalar durduruldu.

    FM radyo kanalında sinyaller alabilen ve nakledebilen bu uzaktan beyin elektronik uyarılması ateşli tartışmalara konu oldu. Hatta Fransa'da her doğan çocuğa kimliğini belirtir elektronik parça yerleştirerek ömür boyu nerede olup olmadığını izleyebiliriz tezi
    bile ortaya atıldı.

    İnsanın robot gibi tuşlarla kontrol edilmesi çok tehlikeli bir gelişmeydi.

    Elektronik implantı (Stimoreceiver) bulan Dr. Delgado beynin amigdal ve hipokampus gibi alanlarını canlandırarak neşe, tuhaf duygu, renkli görüntü gözlemlediğini kayıt ederek kitabında açıkladı.

    Radyohipnotik beyinler arası kontrol projesi elektronik hipnoz yapmayı amaçlamaktadır. Bu projede kişiye istemediği şeyler yaptırmak mümkün hale gelecektir. Tuşlarla kontrol edilen insana ne yaptırılmaz ki!

    YENİ BİLİMSEL GELİŞME:

    Düşünce Teknolojisi

    Bugün psikiyatride beynin ürettiği sinyalleri kaydederek beyin
    fonksiyonel görüntülemesi yapılabilmektedir. Klasik EEG'nin
    bilgisayar devriminden sonra analog sinyallerin sayısallaştırılması
    ile beyin haritası çıkarılıyor.

    Biz Memory Center Nöropsikiyatri Merkezinde bu sistemi kullanarak beynin hastalıklı çalışan alanlarını görüntüleyebiliyoruz. Tanı ve tedaviyi güçlendirmek için
    işe yarayan bir yöntemdir. Hatta ilaç tedavisinin biyoyararlılığını
    hasta izlerken görselleştirmiş oluyoruz.

    TRANSKRANİYAL MANYETİK UYARIM

    Elektromanyetik enerjinin tedavide kullanımı yeni gelişmelerdendir.
    TMU denilen bir yöntem ile Tedaviye dirençli depresyon, Obsesif
    KOMPULSİF Bozukluk ve Şizofreni gibi ruhsal bozukluklarda ilaç
    tedavisine bir üstünlük olarak dikkat çekmektedir.( Arch Gec-
    Psyhiatry.1999; 56:300-311).

    Bu konuyu daha sonraki bir yazımda ele alacağım merak edenler Psikiyatri, Nöroloji, Psikoloji, Uzman Psikiyatrist ve Psikologlar ile Ruh Sağlığında Öncü - Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi adresinden gerekli bilgiye ulaşabilirler. Evet beynin ön bölgesine elektromanyetik uyarı
    vererek Depresyonu tedavi etme projesi elektroşok tedavisine
    alternatif olarak işe yarayacak gibi görünmektedir.

    DUYU ÖTESİ ALGI

    Birleşik Devletler parapskolojik araştırmalara büyük bütçeler
    ayırmaktadır. Beş duyuyu kullanmada insanın geçmiş, gelecek ve
    şimdiki zaman hakkında bilgi edinmesi çok ilgi çeken bir konudur.

    Telepati, Duru görü (Clair-voyance), Altıncı his de denilen bu algılama biçimi hakkında şu anda bilimsel çalışmalarda sağlam deliller yoktur.

    Sesin, elektromanyetik frekansın, lazerin varlığı başka dalga boylarının varlığına kanıt olabilmektedirler. Zihni kontrol etmenin, ikizlerin, anne-çocuk arasındaki uzaktan duygusal etkilenmelerin nasıl olduğu henüz çözülemedi. Rüya laboratuarlarında telepati yolu ile kavram ve imaj uyandırıldığının gözlemlenmesi elektronik psikiyatri açısından devrim niteliğindeki çalışmalardır.

    Duru görü veya beden dışı sezgi denilen bir yöntemde de bazı denekler
    odada gizlenmiş nesnelerin yerini tespit etmeyi başarabiliyorlar.

    "Remote Viewing, remote sensing" denilen uzaktan görme ve hissetme özelliği olan insanların bunu nasıl başardıkları bilimsel ilgi alanına girmektedir. Uzaktan görüşün elektromanyetik işleyişi çözülebilirse insanlığın kaderi etkilenecektir.

    Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz insanın zihninin uzaktan kontrol edilmesi dünya için sosyal ve politik etkileri çok fazla oluşacağı gelişmeleri getirecektir.


    Prof. Dr. Nevzat Tarhan


     

Bu Sayfayı Paylaş