Beydere Köyü Fındıklı Rize

'Rize Tanıtımı' forumunda KaRDeLeN tarafından 21 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Beydere Köyü Fındıklı Rize konusu Rize İli Köyleri - Fındıklı Beydere Köyü - Beydere Köyü Hakkında Bilgiler - Beydere Köyü Resimleri



    Beydere, Rize ilinin Fındıklı ilçesine bağlı bir köydür.

    Tarihi

    Ahmet Kaptan’ın hayatına başlamadan önce kaptanın gelip kendisine yerleşip yurt edindiği köyden başlamak istiyorum. Ahmet Kaptanın yerleşip kendine yurt edindiği köy Beydere Köyü’dür. Eski ismi Supe-Peynirciler’dir.

    Beydere Köyü Türkiye’nin kuzeydoğusundaki Rize ilinin Fındıklı ilçesine bağlı sahilden 8 km kadar içerde etrafı yüksek dağlarla çevrilmiş, köyün ilçeden girişi tek bir vadi yolundan olup köyün merkezine gidildikçe sanki bir yay gibi sağa ve sola doğru açılmaktadır. Köyün girişi tek ama dört mahallesini köyün Merkez Mahallesi’ne bağlayan dört yoldan ve dört yamaç tepesinden oluşmaktadır. Köyün yerleşimi dağınıktır, ama bütün yolların tek bir noktaya yani okulun, caminin ve bakkalların bulunduğu merkeze çıktığından köyde yaşayan insanların kalpleri ve gönülleri tek yol ve tek yürektir.

    Köyümüzün tarihi ve köyümüze ilk kimin gelip yerleştiği tam olarak bilinmemektedir. Rivayetlere göre 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’u fethinden sonraki döneme rastladığı bilinmektedir. Orta Asya’dan Göç edip Anadolu’ya yerleşmiş Türk boylarının Kaçkar Dağları’nı aşıp Rize dolaylarında çeşitli bölgeleri kendilerine yurt edinmişlerdir. Köyümüzün tarihide bu fetihten sonra çeşitli bölgelerden gelen insanların kendilerine yurt edinip yerleşmeleriyle başlamıştır.

    Köyümüze yerleşen insanların Anadolu’nun çeşitli bölgelerinden geldiklerini farklı soyadlarından ya da eskiden beri anıla gelmiş ata isimlerinden anlıyoruz. Köyümüze yerleşim sebeplerinin başında tamamen hayvancılıkla geçinmekte olup kendilerine yeni meralar ve otlaklar bulmak istediklerindendir. Diğer bir sebep de o devrin zengin ve tanınmış ailelerinin yanında çalışıp yıllarını o aileye hizmet etmekle geçirmiş kişilerin emeğinin karşılığını nakit olarak değil de kendilerine o zaman boş olan geniş arazileri tahsis ederek karşılığını ödemek istemelerindendir.

    Bu şekilde yer sahibi olanlardan biride şahsen benim de gurur duyduğum atam, soyumun başlangıcı kabul ettiğim Ahmet Kaptan’dır. Ahmet Kaptan aslen Trabzon’lu olup devrin en iyi mesleği olan gemi kaptanlığı ile uğraşıyormuş. Kaptanlık yaparken kendini Fındıklı’nın Çağlayan (Abu) köyünde ikamet eden devrin varlıklı aileler sınıfında olan İnceoğlu ailesinin ticaret amaçlı işlettiği geminin kaptanı olur. Yıllarca çalışır fakat çalıştığının karşılığını tam olarak alamaz. Ve kendisine emeğinin karşılığı olarak Beydere Köyü’nün kuzeydoğusuna bakan o zaman hayvancılığa elverişli geniş araziyi kendisine alacağına karşılık olarak tahsis ederler. Bu aynı zamanda Ahmet Kaptanın macerası bu tarihten sonra başlar. Ahmet kaptan kendisine ilk yerleşim yeri olarak şu anki Memişler denen yeri seçmiştir. Bu yerleşimden sonra Ali ve Emin ismini koyduğu iki çocuğu dünyaya gelmiştir. Yıllar geçtikçe sürekli çoğaldıklarından orası da kendilerine yetmez olur. Ve daha yukarılara doğru gitme mecburiyeti doğar. Şu anda torunlarının ikamet ettiği Beydere Köyü’nün en güzel yeri olan Karşıyaka Mahallesi’nin Bekirler semtine yerleşir. Bu tarihten sonra Ahmet Kaptan’ın sülalesi çocuklar torunlar derken o kadar çoğalır ki Bekirler de yetmez olur. Buralardan büyük şehirlere göç başlar.

    Göç ederler ama kalpleri hep orada olduğundan yılda birkez de olsa oraya gidip o güzel havayı solumadan ve soğuk suları içmeden duramazlar. Nedeni ise onlar tek can ve tek kandan çoğalıp yıllar geçse de kendilerini daima kardeş saymalarından kaynaklanmıştır.

    Kültür

    Köyümüzde mısır ekimi; mısır tarlalarına güz mevsiminde arpa veya yulaf ekimi yapılır. Nisan ayı gelince hayvanlara bu yulaf otlatma ve biçme suretiyle tarla temizlenir. Daha sonra bel denilen çapalama aleti ile tarla bellenir. İnek gübresi tarlaya serildikten sonra mısır serilerek çapalama yapılarak mısır ekimi gerçekleşir.

    Eğreti biçme; ağustos ayı geldiğinde artık eğrelti otu sararmaya başlamış ve yavaş yavaş suyu çekilmeye başlamıştır. Bu dönemde eğrelti otu biçilir havaların sıcak olduğu günlerde biçilmesine özen gösterilir. 1-3 gün kurutulduktan sonra aynı tarlada su geçirmeyecek şekilde bardi yapılır. Kış dönemlerinde yavaş yavaş bu bardiler çözülür ve kullanılır.

    Ekin kaldırma; bu dönem genellikle köyümüzde Ekim ayının 15'inden sonradır. Ekinlerin sararması beklenerek en uygun zaman seçilir önce mısır kelleleri toplanır ve daha sonra kurumuş mısır filizleri kesilerek koruma altına alınır ve kışın hayvanlara yedirilir.

    Küme Yapımı; köyümüzde hurma, üzüm gibi meyvelerden küme yapılır. Önce meyveler toplanarak suyu çıkartılır ve belli kıvama gelmesi için bekletilir. Bu bekletme süresinde fındık ve ceviz içleri ipliklere dizilir ve küme yapımına hazırlıklar yapılır. Bekletilen bu meyve suları pişirilir meyve suları pişirilirken katı halini alırken dizim yapılan fındık ve ceviz içleri suya batırılır bu tekrar tekrar batırılan dizimler küme halini alarak daha önce hazırlanan dizim ağaçlarına asılır ve kurutulur.

    Pekmez Yapımı ; Armut-Elma-Üzüm pekmezin ana hammaddesini oluşturur. Armut ve Elma önce doğranır pişirilir ve suyu çıkarılır. Üzüm ise toplandıktan sonra suyu çıkarılır. Çıkan bu meyve suyu büyük pekmez tavalarında en az 10 saat pişirilir ve pekmez elde edilir.

    Muhlama ; Köyümüzde genellikle bol tereyağı başlı peynir heğ peyniri ve çekme peynirle muhlama yapılır.Önce tereyağı eritilir daha sonra doğranan peynir yağın içinede 1-2 dakika kaynatılarak muhlama yapılır.

    Laz böreği ; önce sütten yapılmış mahallebi hazırlanır ve soğutulur daha sonra en çok 3 tane yufka açılarak tepsinin altına konur soğuyan mahallebi yufkanın üzerine dağıtılır. 7 adet yufka muhallebinin üzerine konur ve böreğin kesimi yapılarak fırında pişirilir. Pişirme işlemi bittikten sonra şerbet verilir ve soğuduktan sonra yenir.

    Lapa ; köyümüzde yetiştirilen baliş kabak denilen bir tür kabaktan yapılır. Kabak sıcak suda pişirilerek kabuğundan ayrıştırılır daha sonra kabak sütle ve şeker ilave edilerek katılaşır ve lapa elde edilir.

    Lahana yemekleri; Döğme lahana, Pirinçli lahana, Lahana sarma, Gavaneyi-Sarmısaklı

    Fasulye Yemekleri; Kuru fasulye, Taze Fasulye, sarımsaklı

    Coğrafya

    Rize iline 68 km, Fındıklı ilçesine 8 km uzaklıktadır.Köy beş mahalleden oluşur bunlar; Bulutlu ( Kampara ), ( Baupe ), Karşıyaka ( Bekirler ), Esentepe ( Titeyn ) ve Merkez Mahallesidir

    İklim

    Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.

    Nüfus

    Yıllara göre köy nüfus verileri
    2007
    2000 542
    1997 478

    Ekonomi

    Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

    Muhtarlık

    Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

    Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:

    2004 - Mehmet Gül
    1999 - Ahmet Çolak
    1994 - Hüseyin Gündoğdu ( Vefat )
    1989 -
    1984 -

    Altyapı bilgileri

    Köyde, ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

    [​IMG]

    Kaynak : Vikipedi, özgür ansiklopedi
    Kaynak : Yerel Net

    Köyünüze Ait Bilgi ve Resimleri Bu Konu Altında Paylaşabilirsiniz
     

Bu Sayfayı Paylaş