Besmelenin Hikmeti

'İslami Kıssalar & Hikayeler' forumunda RiVeR_Nn tarafından 29 Ocak 2009 tarihinde açılan konu

  1. RiVeR_Nn

    RiVeR_Nn Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Besmelenin Hikmeti konusu Besmelenin Hikmeti

    Bir zamanlar İstanbul’un Fatih semtinde Berber Ali isminde mütevazı bir amca yaşardı. Çocukları çok seven Ali Amca bu körpecik fidanlara elinden geldiğince, dilinin döndüğünce iman hakikatleri hakkında bilgiler verir hikayeler anlatırdı.
    Yaz tatili gelip, okullar kapanınca Ali Amcanın dükkânının önü çocuklarla dolardı.
    Ali Amca bir taraftan müşterilerinin traşını yaparken, bir taraftanda da göz ucuyla, “torunlarım” dediği çocukların oyunlarını izlerdi.
    Temmuz ayının sıcakları kendini göstermeye başladığında çocuklar sık sık evlerine su içmeye giderler ve sıcaktan etkilenmemeleri için anneleri uzun bir süre çocuklarını sokağa yollamazlardı.
    Çocukların içinde yaramaz olduğu kadar bir o kadar zeki olan Demet isminde bir çocuk vardı.
    Demet yine çok susamış, dili damağı kurumuştu. Eve gidip su içse annesi sokağa yollamayacak, arkadaşlarından ve oyunlardan mahrum kalacaktı.
    Hemen aklına Ali Amca geldi ve onun dükkânından su içmeyi düşündü.
    Demet, Ali Amcanın berber dükkânına gitti ve utangaç bir ifadeyle:
    — Şey … Biraz su içebilir miyim, diye izin istedi. Ali Amca:
    — İçebilirsin, ama bir şartım var, dedi. Demet, şartının ne olduğunu sordu.
    Su içmeden önce Bismillah, içtikten sonra şükür Allah diyeceksin, dedi Ali Amca.
    Demet:
    — Bundan kolay ne var, deyip suyu içti. Tabiî başta Bismillah, sonunda da şükür Allah demeyi unutmadı.
    Artık mahallenin çocukları eve gitme zahmetine katlanmıyor, Ali Amcanın dükkânından su içiyorlardı.
    Ali Amca dükkânından kapının önüne bir musluk bağlatmış ve su içen çocukları takip altına almıştı. Şartına uymayanlara:v
    — Bir daha su içirmem bak, Besmeleyi ve şük-retmeyi unutmayın, diyordu.
    Çocuklar bu şarta o kadar alışmışlardı ki, artık evlerinde su içmeden önce mutlaka “Bismillah”, içtikten sonra da “Şükür Allah” diyorlardı.
    Demet’in babası her akşam olduğu gibi, akşam yemeğinde içki içiyordu. Babası yudumlamak için kadehi kaldırmıştı ki, Demet hemen atıldı:
    — Baba dur bir dakika, Bismillah demeden içme.
    Babası her ne kadar:
    — Kızım, bu zıkkımı içerken Besmele söylenmez, dese de, Demet ısrarla babasına, Bismillah demesinin gerektiğini anlatıyordu.
    Artık her akşam bu hadise devam edince Demet’in babası evde içki içmekten utanır hâle gelmişti.
    Utancından evde içki içmiyor, içmeye dışarıda devam ediyordu.
    Aradan bir süre geçti. Ali Amca bir gün müşterisini traş ediyordu. İçeriye başörtülü bir kadın girdi.
    — Ali Amca, dedi. Sana teşekkür etmeye geldim.
    Traşı bırakıp kadına döndü. Şaşırmıştı. Bu kadın niçin teşekkür ediyordu?
    — Anlamadım, dedi. Ben ne yaptım ki?
    — Eşimi kurtardınız, dedi kadın.
    Meğer Demet’in babası, dışarıda bile içki içmeyi bırakmış ve namaza başlamış. Yıllardır eşinin içkiyi bırakması için yalvaran, gözyaşıyla dualar eden kadın, onun namaza başladığını görünce sevincinden ne yapacağını şaşırmış.
    Bunları dinleyince başını önüne eğip duygulanan Ali Amca, iyi niyetle yapılan küçük bir hizmetin bile ne büyük bir netice verdiğini görmüştü.
    — Şükürler olsun Rabbim, dedi. Ben sadece su ikram etmek istemiştim. Ama Sen, muhtaç bir kuluna, ebedî saadetin yolu olan hidâyeti ihsan ettin.
     

Bu Sayfayı Paylaş