Belli Belli Bağlarının Boranı Türküsü Hikayesi

'Müzik Sohbet & Fan Club' forumunda Mavi_inci tarafından 21 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Belli Belli Bağlarının Boranı Türküsü Hikayesi konusu Belli Belli Bağlarının Boranı Türküsü ve Hikayesi..



    Belli Belli Bağlarının Boranı


    Akşehirli Ahmet Hamdi Efendinin Karaca Oğlan'ın köyünde yazdığı bu koşmanın altında şu not vardır:

    "Karaca Oğlan'ın işbu türküsü Defa-i saniye gurbete revanında Sivas'tan öte, halkı dağılmış Munbuç Yaylasın bikes görünce söylediği Sekban duran (sekbanlık yapan) Serdar Hüban İsmet bin Mehmet Efendi el-maruf be-Savıl zade ilam eylemiştir."


    Belli Belli Bağlarının Boranı


    Belli belli bağlarının boranı
    Çift çift olmuş çöllerinin ceranı
    Sana derim sana Munbuç Viranı
    Çarşısında çağrışan dellallar hanı

    Munbuç'un kapısı altın tokalı
    Kimse yaptırmamış felek yıkalı
    Ulu şadırvanlı çatal peykeli
    Peykelerinde abdest alanlar hanı

    Gider gider yol üstünde dururum
    Kara taş dibinde sular görürüm
    Bağ bahçe yetirip güller korurum
    Tomurcuk gülünü derenler hanı

    Öğlenedek kalkmaz başımın pusu
    Silindi kalmadı kalbimin pası
    Kulağım duymuyor bir ezan sesi
    Minareden sala verenler hanı

    Karac'oğlan yavuz ata binerdi
    Üstümüzde avcu kuşlar dönerdi
    Ha deyince beş yüz atlı sünerdi
    Akça ceranları kovanlar hanı


    Karacaoğlan - Beste Formu
     

Bu Sayfayı Paylaş