Belçika Flamalar ve Valonlar Hakkında Bilgi

'Ülke Kültürleri' forumunda DeMSaL tarafından 14 Haziran 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Belçika Flamalar ve Valonlar Hakkında Bilgi konusu Belçika flamanlar Hakkında - Flamalar ve Valonlar Hakkında Bilgi - Flamalar ve Valonlar Irkları Hakkında - Belçika Flamanlar Valonları istemiyor Hakkında




    Belçika basını ve siyasal bilimcileri, Valon ve Flaman politikacıların uzlaşmazlığından kaynaklanan, 5 aydır devam eden krizin "suni" olduğunu, bu krizin, "kamuoyunu, ülkenin bölünmesi gereğine ikna amacıyla" yaratıldığını savunuyor.

    Hükümet kurmakla görevlendirilen, Flaman kesiminin güçlü isimlerinden Hristiyan Demokrat Parti (CDV) üyesi Yves Leterme, Valon partileriyle koalisyon arayışlarında başarılı olamadı. Müzakereleri sık sık askıya alan ve bizzat devreye giren Belçika Kralı II. Albert'in temasları da somut sonuçlar getirmedi.

    Hristiyan demokratlar ile liberaller arasında, sosyalistleri muhalefete iterek oluşturulmak istenen koalisyonun pazarlıkları, Flaman-Valon çekişmesini ve etnik gruplar arasında büyük görüş ayrılıklarını gün ışığına çıkardı. Flamanlar, derin kurumsal reformlarla bölgesel yönetimlerin yetkilerini artırmayı, bölünme adımlarını hızlandırmayı hedefliyor. Bu alanda, aşırı sağcı politikacılarla uzlaşmaya gidildi.

    Uzmanlar, "bağımsızlık ilanına hazır olan Flamanların, Belçika'nın sonunu getirmenin sorumluluğunu tek başına üstlenmek istemediklerini, Valonları da bu sorumluluğu paylaşmaya ittiklerini" belirtiyor.

    Belçika'nın haritadan silinmesi olasılığının giderek artması, geleceği meçhul bir hal alan Kraliyet ailesini de endişelendiriyor.

    Siyasi partilerin, sosyal ve ekonomik işleri yürütecek "geçici bir koalisyon hükümeti" kurması, ülkenin bölünmesi ve paylaşılması müzakerelerinin ayrı bir platformda sürdürülmesi önerisi ön plana çıkıyor.

    Belçika'nın eski başbakanlarından, bugünkü Devlet Bakanı Marc Eyskens, siyasi kriz yüzünden ülke ekonomisinin ağır darbe yediğini, yıllık enflasyonun yüzde 1,5'tan yüzde 5'e fırlayabileceğini söyledi.

    Avrupa'nın güçlü devletleri tarafından, 1830 yılında, "tampon bölge" olarak kurulan, İngiltere'de yaşayan bir Alman prensinin kraliyetine verilen ve Kongo sömürgesiyle zenginleşerek ihtiyaçlarının büyük kısmını gideren Belçika, Hollandaca konuşan Flamanlar ve Fransızca konuşan Valonlardan oluşuyor. Ülkede Almanca konuşan küçük bir halk grubu da bulunuyor. Yüzde 90'ı Fransızca konuşan Brüksel'in "çift lisanlı bölge" olduğu varsayılıyor.

    Belçikalılar, 1980'li yılların başında, "model olmak" iddiasıyla yöneldikleri federal sistemle yerel parlamento ve yönetimlerin yetkilerini genişletti. Valonya, Flandr ve Brüksel bölgelerinde farklı hükümetler kurulurken, "ayrılıkçılık" (seperatisme) ülke anayasasının "temel ilkeleri" arasında yer aldı. Bu durum, Valonlar, Flamanlar ve Brükselliler arasındaki kopukluğu artırırken, menfaat çatışmalarını da hızlandırdı.

    Siyasi partileri de Flaman ve Valon olarak bölünen ülkede, ayrı ayrı kurulmuş olan liberal, muhafazakar veya sosyalist Flaman partiler ile Valon partilerin, ideolojik eğilimleri aynı gözüktüğü halde tamamen farklı görüşler içinde çatışmaları da hız kazandı.

    Politikacılar, kurumlar ve vatandaşlar arasında diyalog giderek koptu, toplumlar arası menfaat kavgaları arttı. "Ulusal marş" ve "bayrak" gibi kavramların geniş ölçüde anlam yitirdiği ülkede, "Belçikalı" kavramı, giderek yerini "Flaman", "Valon" ve "Brükselli" kavramlarına bıraktı.

    Politikacılar, bölgesel sorunları aşmak ve kendi seçmenlerinin taleplerini yanıtlamak için devlet bütçesini küçültüp bölgesel bütçelere ağırlık verdi. "Federal kurumlar" devletin ortak malları, değerleri, menfaatleri için karar alamaz duruma geldi.

    Demir yollarını, vergi sistemini ve sosyal sigortaları da "bölgeselleştirme" hedefi ön plana çıktı. Flaman kesiminde yüzde 8 olan işsizlik oranı Valonya'da yüzde 20'yi bulunca, Flamanlar, "Valonların sosyal sigorta ve hastane masraflarını karşılamayı reddetme" eğilimine girdi.

    İlk aşamada, "yeni devlet kurma", "Belçika'yı haritadan silme" hedefini açıkça ortaya koyan ve "devlete ötanazi" öneren aşırı sağcı Vlaams Belang (Flaman Menfaati) partisi, bugün Flaman bölgesinde "Kahrolsun Belçika" sloganıyla oyların yüzde 25'ini elde etti. Bu durumu gören ve aşırı sağın tırmanışını engelleyemeyen diğer bazı Flaman partiler de "yeni devlet kurma", "Valonlardan kopma" fikirlerini desteklemeye başladı. Valonlar, "Fransa'ya ilhaktan" söz ederken, Brüksel Bölgesi "bağımsızlık" ve "AB'ye sığınma" formülleri arayışına girdi.

    Ülke basınında ve siyasal çevrelerde "Çekoslovakya örneği" sürekli gündeme getirilirken, 1993'te, birkaç günde bölünen bu ülkenin sınırlarının ve koşullarının Belçika'ya çok benzediği üzerinde duruluyor. Çekoslovakya'nın bölünmesinin "6 ayda" ve "kolaylıkla" tamamlandığı hatırlatılıyor.

    "Federal sistemi" sarsılan Belçika'da, "iki veya daha çok sayıda bağımsız devletin, bazı alanlarda yönetim işbirliğinde bulunması" olarak tanıtılan "konfederal sistem"den söz ediliyor.


    Belçika’da flamanlar topraklarını fransızca konuşanlara kaptırmak istemiyor.

    Başkent Brüksel’in bazı Hollandaca konuşan Flaman bölgeleri inşaat şirketleriyle anlaşmalar yaparak evlerin Fransızca konuşan Valonlar tarafından satın alınmasını engelliyor.
    Böylece Flaman kültürünün Fransız etkisinden korunması hedefleniyor.

    Villvoorde belediye başkanı inşaat şirketleriyle bu tür anlaşmalar yaptıklarını yalanlamıyor:

    ‘‘İnşaat şirketlerinden bize evleri satın alanlar hakkında bilgi vermelrini istedik. Böylece onlarla bağlantıya girebilir ve Flamanca konuşmaları için onları ikna edebiliriz.’‘

    Brüksel’in üç bölgesi bu ayrımı uzun zamandır uyguluyor. Bunun sebebiyse Gooik belediye başkanına göre çok basit:

    “Yaptığımız anlaşmalar evleri satın alan kişşilerin nereden geldiğini ve uyruğu hakkında bilgilenmemizi sağlıyor. Böylece gelen kişilerin yerel halkla daha kolay bütünleşmesini sağlamayı hedefliyoruz.’‘

    Bu yöntem Brüksel’in farklı belediyelerinde daha önce de uygulandı. 2007 yılında Zaventem bölgesinde düşük faizli ev kredisi sunuldu. Fakat bu kredilerden sadece Hollandaca konuşan ya da Hollandaca öğrenmeye istekli kişiler faydalanabildi. Zaventem belediyesi bütünlüğü sağlayabilmek için bunun gerekli olduğunu belirtiyor:
    ‘‘Yürürlükteki yönetmeliğimizle Flaman bölgesinde yaşamak isteyen insanların Flamanca öğrenmelerini teşvik ediyoruz. Çünkü sadece bu şekilde bölgenin bütünlüğünü koruyabiliriz.’‘

    Flamanlarla Valonların bilek güreşi Fransızca’nın büyük baskısına rağmen tüm hızıyla devam ediyor. 2006 yerel seçimlerini kazanan üç Valon belediye başkanı Flamanların engellemesi yüzünden görevlerine henüz başlayabilmiş değil. Suçlarıysa Flaman hükümetinin koyduğu seçim kampanyasını Fransızca yürütme yasağını çiğnemiş olmaları
     

Bu Sayfayı Paylaş